T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/21
KARAR NO: 2024/312
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 09/01/2024
KARAR TARİHİ: 08/05/2024
Tarafları yukarıda belirtilen dava hakkında Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
"...
Konusu:TTK'nın 547. Maddesi uyarınca ----- Ticaret Sicili'ne ---- numara ile kayıtlı iken tasfiye edilen ------ ihyasına karar verilmesi talebimizin arzıdır.
Açıklamalar:
1.Müvekkil ... ile davalı ... üniversite yıllarından beri arkadaştırlar. 2020 yılı içerisinde birlikte bir restoran açmaya karar vermişler, bu maksatla ----- kurmuşlardır.
2.Şirket kurulurken tüm hisseler ...’ yönlendirmesi ile onun adına tescil edilmiş (Ek-1, ----- Gazetesi), bilahare müvekkilin şirket iş işlemlerinde bir takım usulsüzlükler olduğunu anlayıp ısrarla talep etmesi üzerine hisselerin yüzde ellisi 03/02/2022 tarihinde müvekkile devredilmiştir (Ek-2, Hisse devir sözleşmesi).
3.Müvekkil adına hisse devrini müteakip ... ile müvekkil arasında sorunlar baş göstermiştir. ..., müvekkilin tüm taleplerine rağmen TTK’nın 510. Maddesine aykırı olarak hisse devrini sicile tescil ettirmemiş, tescil edilmemesi için şirket muhasebecisine de talimat vermiştir.
4.Bu nedenle, 15/03/2022 tarihinde ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----. Sayılı dosyası ile tescile icbar davası açılmıştır.
5.Ancak, bu dava devam ederken 25/10/2022 tarihinde şirketin tasfiye edildiği öğrenilmiştir.
6.Bu nedenle,----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----. Sayılı davasında verilen 21/09/2023 tarihli ara karar ile taraf teşkilini sağlamak maksadıyla şirketin ihyası hususunda dava açmak üzere tarafımıza süre verilmiştir (Ek-3).
7.Takdir edileceği üzere; 6102 Sayılı TTK`nun 547. maddesinde de; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri belirtilmiştir. Dolayısıyla, tasfiyesi tamamlanıp ticaret sicilinden silinmek suretiyle hukuk alemindeki varlığı sona eren (münfesih) şirketin takibin tarafı olmak ehliyeti de bulunmamaktadır. Ticaret sicilinden terkin edilmiş şirket hakkında takip işlemlerine başlanması ve yürütülmesi tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile mümkündür. (T.C.YARGITAY ------- HUKUK DAİRESİ-----)
8.Öte yandan, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün bu davada taraf olmasının yasal zorunluluktan ötürü olduğunu izaha lüzum yoktur
"İhya davasında ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım olup tasfiye işlemlerinde bir kusuru bulunmaması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Davalı tasfiye memuru davada hasım olup şirket tasfiyesinin usulüne uygun şekilde yapılmaması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden HMK'nın 312/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuştur. Davanın ön inceleme duruşmasından önce kabul edilmesi nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi gereğince tarifeyle belirlenen avukatlık ücretinin yarısına hükmedilmiştir." (----- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ -----. HUKUK DAİRESİ ----- ve T. 24.6.2021)
9.Bu çerçevede, şirketin ihyası için Sayın Mahkemenize başvurma zorunluluğumuz doğmuştur.
........................
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ----- numara ile kayıtlı iken tasfiye edilen ---- ihyasına Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan ve tasfiyede bir kusuru bulunmadığından yargılama giderleri ile vekalet ücretinin diğer davalı ... üzerinde bırakılmasına Karar verilmesini saygı ile vekaleten arz ve talep ederiz..09/01/2024...."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeple söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; konuya ilişkin yasal düzenlemeler hatırlatılarak ticaret sicilinin mevzuata uygun işlem yaptığı ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
"...
KONU: Cevap Dilekçemizin Sunumundan İbarettir
A Ç I K L A M A L A R
Taraflar arasında ---- Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ----- numarasıyla Tescile İcbar davası derdest olup, söz konusu davanın 21.09.2023 tarihli ara kararında dava konusu şirket tasfiye edildiği ve taraf teşkili sağlanmadığı için davacı tarafa şirketin ihyası davası açılması için süre verilmiştir. Davacı tarafça işbu dava açılmış olunup, yasal süremiz içerisinde cevaplarımızı sayın mahkemeye sunarız.
DAVACININ DAVA KONUSU ŞİRKETLE HERHANGİ BİR HUKUKİ BAĞI BULUNMAMAKLA BİRLİKTE BAHSEDİLEN HİSSE DEVİR SÖZLEŞMESİ GEÇERLİLİK ŞARTLARINI SAĞLAMAMAKTADIR. KALDI Kİ SAĞLASA BİLE TARAFLARIN İMZASININ BULUNMADIĞI HİSSE DEVİR SÖZLEŞMESİNİN HİÇBİR GEÇERLİLİĞİ YOKTUR.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; davalı tasfiye edilmiş ----- Şirketi’nin yasal olarak kurucusu ve yasal tek ortağı müvekkilim ...tır.
Davacı tarafın EK-1 olarak sunmuş olduğu ------ Gazetesi’ne bakıldığında ihya davası açmakta hukuki yararı olmadığı açıkça ortadadır. ----- Gazetesinden görüleceği üzere şirketin kurucusu, şirketin idaresinden sorumlu müdürü, temsile ve imzaya yetkili tek kişisi müvekkilimdir.
Davacı taraf EK-2 olarak hisse devir sözleşmesi örneği koymuştur. Ancak ilgili hisse devir sözleşmesinde tarafların İMZASI DAHİ BULUNMAMAKTADIR. İmzası olmayan hisse devir sözleşmesinin kabulü mümkün değildir. Kaldı ki imzaların olduğu bir hisse devir sözleşmesinde dahi Limited Şirketler özelinde hisse devrinin geçerli olabilmesi için yalnızca noter huzurunda yapılan sözleşme yeterli olmayıp, hisse devir işleminin Genel Kurul kararı ile onaylanması zorunludur. Bahsedilen bu husus GEÇERLİLİK ŞARTI olup, ortada geçerli bir hisse devrinin bulunmadığı aşikardır. Dolayısıyla davacı tarafın ihya davası açmakta hukuki yararı yoktur.
TÜRK TİCARET KANUNU’NUN EK TASFİYE BAŞLIKLI 547. MADDESİNDE İHYA DAVASI AÇABİLECEK KİŞİLER TAHDİDİ (SINIRLI) OLARAK SAYILMIŞ OLUNUP, DAVACI KANUNDA SAYILAN KİŞİLERDEN DEĞİLDİR. BU SEBEPLE İŞBU DAVAYI AÇMAKTA HUKUKİ YARARI BULUNMAMAKTADIR.
TTK 547. Maddesi’nde;
“Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.”Denilmiş olunup, şirketin yeniden tescilini (ihya) isteyebilecek kişiler tahdidi olarak sayılmıştır. İlgili madde uyarınca ihya davası açmakta hukuki yararı olan kişiler son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya şirket alacaklılarıdır. Davacı taraf ne tasfiye memuru ne yönetim kurulu üyesi ne pay sahibi ne de şirket alacaklısıdır. Kanunda sayılan kişilerden değildir. Açıklanan bu sebeplerle davacının işbu davayı açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır.
---- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NDE DERDEST OLAN TESCİLE İCBAR DAVASI 15.03.2022 TARİHİNDE AÇILMIŞ OLUNUP, DAVA KONUSU ŞİRKETİN TASFİYESİ İÇİN DAVA TARİHİNDEN ÖNCE 08.03.2022 TARİHİNDE GENEL KURULU ALINMIŞTIR.
Tasfiye işlemleri ve dava tarihlerini kronolojik sıraya dizmek gerekirse;
Tasfiye kararı alınma tarihi ----- 08.03.2022 (EK-1)
Tasfiye kararı alınması noter onaylama tarihi -----15.03.2022 (EK-1)
Tescili İcbar davasının açılma tarihi ----- 15.03.2022 (EK-2)
Tasfiye kararının Ticaret Siciline tescil tarihi -----21.03.2022 (EK-3)
Tescili İcbar Davası dava dilekçesinin davalı müvekkile tebliğ tarihi ----- 31.03.2022 (EK-4)
Tasfiyenin sona erme, tescil ve terkin tarihi -----25.10.2022 (EK-5)
İşbu davanın açılma tarihi ----- 09.01.2024
Söz konusu tarihler göz önüne alındığında şirketin tasfiyesinin başladığı tarih dava tarihinden, ticaret siciline tescil tarihi de dava dilekçesinin müvekkile tebliğ tarihinden öncedir. Müvekkil tescile icbar davasının açılmasından çok daha önce usulüne uygun olarak tasfiye işlemlerine başlamıştır. İlgili dava açıldığı tarihte şirket tasfiye aşamasında olduğu davacı tarafça bilinmektedir. Ve tasfiyenin sona erme ve tescil, terkin tarihi dava açılmasından 1.5 yıl sonradır. Bu süreç içerisinde tedbir kararı olmak üzere davacı taraf tasfiyeyi durdurma imkanı mevcuttu. Böyle bir imkanı göz ardı eden davacı işbu ihya davasını açmakta kötüniyetlidir. Müvekkil şirketin müdürü ve tasfiye memuru olarak görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmiş ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralları çerçevesinde göstererek basiretli bir tacir ve görevini layıkıyla yerine getiren bir tasfiye memuru sıfatında davranmıştır.
Haksız ve hukuki yararı olmayan işbu davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz.
........................
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re’sen göz önüne alınacak sebeplerle;Davacının haksız ve mesnetsiz davasının Hukuki Yarar bulunmaması sebebiyle davanın ve tüm taleplerin REDDİNE,..."
eklinde olup yukarıya aynen aktarılan cevap dilekçesinde ileri sürülen şekilde öncelikle davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı belirtilerek öncelikle bu sebeple olmak üzere davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.
Dava ticaret sicilinden tasfiyeye bağlı olarak terkin edilmiş olan ''Tasfiye Halinde ----- ünvanlı şirket aleyhine açılan ve ------. Asliye Ticaret Mahkemesinin -----Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava nedeniyle ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir.
TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547. maddesi: "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü içermektedir.
Ticaret sicilinin cevabına göre söz konusu şirketin 25/10/2022 tarihinde tasfiyeye bağlı olark terkin edildiği, şirketin adresinin "----- olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, son tasfiye memurunun davalı ... olduğu belirlenmiştir.Gerekli kısımlarının örneği celp edilen -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davanın davacı tarafından söz konusu şirket aleyhine açılan dava olduğu ve 21/09/2023 tarihli ara karar ile ihya davası açılması için süre verilmiş olduğu, yargılamasının devam ettiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket hakkında bir dava olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı; yargılaması devam eden söz konusu ----- Esas sayılı davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infaz işlemlerinin yapılmasının TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği ve davacının bunda hukuki yararı olduğu anlaşılmış olup, ön inceleme duruşmasında hukuki yarar yokluğu itirazı reddedilerek tahkikata geçilmek suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi yönünden söz konusu son tasfiye memuru davalı ... tasfiye memuru olarak atanmasının ve ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru olarak ... tarafından yapılması uygun görülmüş olup, yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı ... Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın TTK'nin 547. Maddesi uyarınca KABULÜ ile;
----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ------ sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan ''Tasfiye Halinde-----ünvanlı şirketin ticaret sicil kaydının, -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dava dosyası yönünden ve Mahkemece verilecek kararının infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere ----- Ticaret Siciline yeniden tesciline,
Ek tasfiye işlemlerinin daha önceki tasfiye memuru davalı ... tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine,Kararın ----- Ticaret Siciline tescil ve ilanına,
Gerekçede açıklanan nedenlerle davalı ... sicil müdürlüğünün yargılama giderinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına ve buna göre sonuçta:
Harç peşin alındığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına, Davacı tarafça ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafça yapılan toplam 1.118 TL yargılama giderinin davalı ... alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 17.900,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalı ... alınarak davacıya verilmesine,
Davalılar tarafından yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir karar oluşturulmasına yer olmadığına,Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,İlişkin olmak üzere davacı vekilinin ve davalı tasfiye memuru vekilinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.