T.C.
İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/85
KARAR NO: 2024/572
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/02/2024
KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı şirketin uzun yıllardır, mobilya alanında faaliyet gösteren köklü bir firma olup, mobil ve bilumum ahşap ürünlerini yurt dışına ve özellikle ----- bulunan müşterilerini ihraç ettiğini, davacının ---- kurulu ve uzun yıllardır müşterisi olan ‘----’ firmasından 1370 adet ----- cinsi ‘iki basamaklı ahşap merdiven’ siparişi aldığını, davacının aldığı sipariş üzerine sipariş edilen ürünlerin imal edilmesi için davalı firmayla anlaşma sağladığını, davacı şirket ile davalı şirkette uzum zamandır çalışmakta olup, aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davacı şirket tarafından, davalı firmayla imal edilecek toplam 1370 adet ürün için, ürün imal bedeli olarak ürün başı 100 EURO ‘dan anlaşma sağlandığını, davalı firma tarafından imal edilecek ürün ----cinsi ‘iki basamaklı ahşap merdiven’ olduğunu, davalı firma anlaşmaya varılan ve imalı gereken ürün adedi 1370 olduğu halde, bu ürünlerden sadece 585 adedini davacı şirkete teslim edebildiğini, gecikmeli teslim edilen 585 adet ürün davacı şirketçe ------ kurulu ve davacı şirketin müşterisi olan ----- gönderildiğini, davalı firmaca üretilen ürünlerin 330 adetinin gizli ve ürünün niteliği gereği kullanılan hatalı malzemeler nedeniyle sonradan ortaya çıkan kusurlar nedeniyle ayıplı olduğu ve ----- kurulu ---- firması tarafından ayıp nedeniyle davacı şirkete iade edilmesi üzerine, davacı şirketçe ----Noterliği’nin 13.10.2023 tarih ve ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile durum davalı şirkete bildirildiğini, yine şirket içi yetkili personellerce de ayıplı ürünlerle ilgili davalı şirkete bilgi verildiğini, 330 adet ürünün ayıplı olduğunu kabul etmediklerini bildirdiğini, açıklanan nedenle davalı şirket tarafından imal edilen 330 adet ürünün ayıplı olması nedeniyle bahsi geçen ürünler için davalı şirkete ödenen imalat bedeli, müşteri olan ----- kurulu ------ firmasının davacı şirkete yansıttığı reklamasyon bedelleri, ayıplı ürünlerin taşınması ve uluslararası nakliyesi için yapılmak zorunda olunan masraflar ve uğranılan zararlardan ayıplı hizmet ve üretim yapan davalı şirketin sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile davacı şirketin uğradığı zararın kapsamı ticari defterlerin ve cari hesabın, ayıplı ürünlerin incelenmesi ve yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu netleşeceğinden sonradan bedel artırım yapılarak artırılmak kaydı ile şimdilik belirsiz alacak vasfında 100,00 EURO maddi tazminatın işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı şirket, iddia ettikleri ayıplar yönünden ihbar yükümlüğünü yerine getirmediğini, Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticari alım satımlarda alıcı açık ayıplar için iki, gizli ayıplar için ise sekiz günlük olan yasal süreler içerisinde muayene külfetini yerine getirip ayıp ihbarında bulunulması gerektiğini, bu hak düşürücü sürelere tabi muayene külfetini yerine getirmeyen alıcının ayıba bağlı hakları da ortadan kalktığını, davalı şirket, ----- İlçesinde her türlü büro ve ev mobilyaları üretimi pazarlaması imali, alım, satımı, ithali ve ihracı işlerini yaptığını, davalı ile davacı şirket işbu davaya konu dışında, daha öncesine dayanan ticari ilişkileri mevcut olduğunu, taraflar, ticari ilişkileri boyunca ihtarnameye konu ürün dışında birçok ürün üzerinde anlaşma sağlamış olup işbu anlaşmaya yönelik edimler davalı tarafından layıkıyla yerine getirildiğini, davalı tarafından, bu zamana kadar gerçekleştirmiş oldukları ticari faaliyetlerde herhangi bir ayıplı mal teslimi söz konusu olmadığını, her ne kadar davacı şirket, ürünlerin ayıplı olduğuna dair ---- firması tarafından rapor düzenlenip ürünlerin davacı şirkete iade edildiğini ve bu hususun da davalı tarafa ihtarname yolu ile bildirildiğini dile getirmişse de; Borçlar Kanunu kapsamında bahsi geçen zarardan hukuki olarak sorumluluğunun söz konusu olamayacağı açık olduğundan davacı tarafından talep edilen zarar bedelinin davalı şirketten tazminine yönelik talebi somut gerçeklikten uzak, haksız ve dayanaksız olduğunu, davacı tarafından, --- ihtarnamesi ile davalı şirkete yapılan bildirime karşılık olarak; davacı şirket tarafından ---- Noterliği'nin 01.11.2023 tarih ve ---- yevmiye numaralı ihtarnameye cevap verildiğini, açıklanan ve resen dikkate alınacak tüm nedenlerle; davanın husumet yokluğu gerekçesiyle davalı yönünden reddine, davanın herhalde reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER:
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Sulh Tutanağı, ihtarname, Denetim Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :
Dava, ayıplı mal nedeniyle tazminat İstemine İlişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ancak ön inceleme duruşması tamamlanmadan önce tarafların sulh olduğu ve uyuşmazlığın izale edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından UYAP sistemi Avukat Portal üzerinden gönderilen 10/09/2024 tarihli dilekçeyle eldeki davadan tarafların sulh olması nedeniyle feragat edildiği ve buna göre karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından da, UYAP sistemi Avukat Portal üzerinden gönderilen 11/09/2024 tarihli dilekçe ile davacının davadan feragat etmesine göre kendisinden yargılama gideri taleplerinin bulunmadığı açıkça beyan edilmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 74.maddesi kapsamında dosyaya mübrez vekaletname üzerinde yapılan incelemede davacılar vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nin 309/1.maddesi gereğince; feragat dilekçe ile veya sözlü olarak yapılır. HMK'nin 310/1 maddesi gereğince; Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK'nin 309/2.maddesine göre ise; feragat karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir. HMK'nin 309/4 maddesine göre de; Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
6100 Sayılı HMK'nin 311.maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmü bulunmaktadır.6100 Sayılı HMK'nin 312/1.maddesine göre ise "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat veya kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerini mahkumiyet, ona göre belirlenir." hükmü bulunmaktadır.Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmede; usulüne uygun olarak yapılan ve davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğindeki vaki feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderleri taraf vekillerinin beyanları ve dosya kapsamına ve yargılamanın aşamasına göre değerlendirilmek ve hesaplanmak suretiyle karşılıklı olarak tarafların üzerinde bırakılmıştır. Ancak yargılama gideri kapsamında kalan ve taraflarca irade beyan edilmeyen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A- (13) maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden AÜT uyarınca ödenen arabuluculuk ücreti ise, dosyada bulunan sulh protokolü içeriği değerlendirildiğinde vaki feragat beyanının esasen hakkın özüne ilişkin olmadığı sulh nedeniyle feragat beyan edildiği ve buna göre davanın açılmasına davalının sebep verdiği anlaşılmakla arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. (Bkz; Yargıtay ----Hukuk Dairesi’nin ----- Esas ve ---
.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın, FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde bırakılmasına,
3-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davalı üzerinde bırakılmasına,
4-) 492 Sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin (III) kısmınin 2-a fıkrası gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, Harçlar Kanununun 22.maddesi gereğince davanın ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra feragat ile sonuçlanmış olması nedeniyle 1/3'ü alınacağından, alınması gereken 142,53 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan (427,60 TL) peşin harçtan mahsubu ile bakiye 285,07 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesine göre AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansınin yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına )
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansınin yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına ) Dair, taraf vekillerinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.