T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/43
KARAR NO: 2024/569
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 17/01/2024
KARAR TARİHİ: 11/09/2024
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından tedbir talepli olarak ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
''...
KONUSU:Tasfiyeye ilişkin Davalı Şirketin 31.10.2023 tarihli ve----- Karar No'lu Genel Kurul Toplantısında alınan 1, 2 ve 3 no'lu kararların (EK 1) yok olduğunun tespiti ile iptali, buna karar verilmediği takdirde TTK 447 m. gereği butlan ile malul olduğunun tespiti ile iptali, buna karar verilmediği takdirde TTK 445 m., 446 m. gereği iptali, TTK 449 m. gereğince dava konusu genel kurul kararlarının uygulanmasının geri bırakılması, buna karar verilmediği takdirde HMK 389 vd maddeler gereğince dava konusu genel kurul kararlarının uygulanmasının durdurulması istemidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Müvekkil, 2022 yılı sonunda mahallesindeki dükkanda aynı köyden arkadaşı olan dava dışı --- ile ortak olmuştur.
2. Dava dışı ---- 2023 Ocak ayı başında “bakkal dükkanı ile olmuyor, bir şirket kuralım bu konuda bize yardımcı olacak arkadaşlarım var, çalışan şirkette haftalık 2.000-3.000 TL olur aylık 10.000 TL gibi para alırsın” diyerek Müvekkili yine dava dışı ----- isimli kişiyle tanıştırmıştır.
3. Dava dışı ----, Müvekkili ---- adına biriyle tanıştırmıştır. --- ve ----, Müvekkile bazı evraklar imzalattırarak 2015 yılı kuruluşlu----- Noterliği’nin 18.01.2023 tarih ve ---- yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi (EK 2) ile ---- Müvekkil adına devretmişlerdir.
Devirle birlikte dışarıdan müdür olan ---- ve şirket ortağı ---- müdürlük görevine son vererek Müvekkil müdür olarak atanmıştır. Aynı anda Müvekkil adına ----. Noterliği’nin 18.01.2023 tarih ve ----- yevmiye numaralı vergi ve muhasebeci vekaletnamesini imzalattırıp bu vekaletname ile de ertesi gün ---- firmasının Ticaret Odası’nda Müvekkil adına tescilini yaptırmışlardır.
4. ---, Müvekkile 01.02.2023 tarihinde ---- firması adına----. Noterliği 01.02.2023 ve ----- yevmiye numaralı geniş yetkili vekaletnameyi (EK 3) düzenlettirmiştir.
Bu tarihten sonra ---- arayarak şirketler hakkında bilgi almaya çalışan Müvekkile “6 Şubat’ta deprem oldu… şu anda işler iyi gitmiyor, herhangi bir faaliyetimiz yok. Olduğunda bilgi vereceğim” demişler, ancak bilgi vermemişlerdir.
5. Müvekkile, 2023 Haziran ayı içinde vergi dairesinden tebligat, daha sonra ---- Banka Alacakları İcra Dairesi’nin --- sayılı icra dosyasından ----- alacaklı olduğu 67.000 TL kredi kartı borç yazısı gelmiştir.
Gelen tebligatlar üzerine Müvekkil, ---- aramış ancak dönüş alamamıştır.
6. Bu olay sonrası Müvekkil ---- Noterliğinin 09.10.2023 tarih ve ---- yevmiye numaralı Azilname (EK 4) ile Müvekkil adına ----- Noterliğinden tasdikli 18.01.2023 ve ----- yevmiye numaralı vekaletnameden ---- Noterliğinin 09.10.2023 tarih ve ----- yevmiye numaralı Azilname (EK 5) ile --- firması adına ---- Noterliğinden tasdikli 01.02.2023 ve ---- yevmiye numaralı vekaletnameden ---- azletmiştir. Noterliklerden sonra ----- Vergi Dairesi'ne gittiğinde ---- vergi borcu göründüğü belirtilmiştir.
Müvekkil e-devlet sayfasını kontrol ettiğinde de adına ---- 17 hat alındığını, bunlardan 3 adedinin iptal edilmiş olduğunu görmüştür. Müvekkilin bilgisi olmadan adına alındığını tespit edebildiğ hatları 12.10.2023 tarihinde iptal ettirmiştir. 27.10.2023 tarihinde de hatırlayabildiği bankalara giderek ---- firmasının banka hesaplarını kapattırmıştır.
7. Müvekkil bu süreçte hukuki destek almak için Av. ---- ile görüşmüş. 17.10.2023 tarihinde ----Noterliğinden ---- firması ile kendi adına dava vekaletnamesi vermiştir.
8. Müvekkil vekalet verdiği Av. ---- daha sonra gerekli gördüğü lüzum üzerine azletmek için notere gittiğinde ----- firmasına tasfiye memuru atanmış, imza sirküsünü çıkaramazsınız, vekaletname iptal olunmaz” denmiştir.
Bunun üzerine Ticaret Odasına giden Müvekkile ----- için tasfiye başvurusunda bulunulmuş, kayıtlarda ..., ... isimli kişiyi tasfiye memuru olarak atamış” denmiştir.
9.---- firmasına ait tasfiye başvuru dilekçe ve eklerinin birer örneğini alan Müvekkil 31.10.2023 tarihinde kendisinin ve ...katıldığı bir genel kurul toplantısı yapılmış gösterildiğini, ---- (muhasebeci veya muhasebeci çalışanı) isimli kişinin genel kurul toplantı ve müzakere defterinin ----- Noterliği’nin 02.11.2023 tarih ve ----- yevmiye numarası ile tasdik edilmiş olduğunu, 02.11.2023 tarihli bir dilekçe ile de ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne tescil ve ilan için başvurulmuş olduğunu öğrenmiştir (EK 6).
10. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre bir genel kurul kararının oluşabilmesi için iki kurucu unsurun varlığı gerekmektedir. Bunlar; genel kurul toplantısı yapılması ve toplantıda karar alınmasıdır.Müvekkil böyle bir toplantıda bulunmamış, -----Noterliği’ne kararın tasdiki için başvurmamış, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne tescil ve ilan için dilekçe vermediği gibi genel kurul karar defterindeki 31.10.2023 günlü ve ---- Karar nolu karar ile 02.11.2023 tarihli dilekçedeki İMZALAR MÜVEKKİLE AİT DEĞİLDİR.
adresinde ikamet eden ... isimli kişiyi de tanımamaktadır.
Bir toplantı yapılmadan, şirketin tek ortağı olan Müvekkilin haberi olmadan, İMZASI TAKLİT EDİLEREK DÜZMECE BİR KARAR ALINMASI genel kurul kararlarının yokluğu sebeplerinden olup her zaman ileri sürülebilecektir.
11. Müvekkil tarafından elde edilebilen ---- firmasına ait faturalardan 2023 Ağustos ayında ----. firması için düzenlenen satış faturası KDV dahil toplam 191.928.643,92 TL,----. firması için düzenlenen satış faturası KDV dahil toplam 138.006.356,58 TL olmak üzere 329.935.000,50 TL olduğu görülmektedir. BU TUTARLAR, faturaların sahte olduğu ve amacın vergi kaçırmak olduğunu göstermektedir.
Müvekkilin ---- ve --- kendisinin ve şirketlerin vekillik görevlerinden azletmesinden sonra (09.10.2023), İMZASINI TAKLİT ETMİŞLER, ----- firmasının TASFİYESİNİ başlatarak ...’i tasfiye memuru olarak atamışlardır. Bu kişiler ve firmanın ---- olmak üzere diğer firmaların para transferi veya çek, bono vb. takaslarını yapabilmek olduğu düşünülmektedir.
12. Müvekkil yaşanılan bu olaylardan sonra 14.12.2023 tarihinde ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- Soruşturma Numaralı dosyası ile nitelikli dolandırıcılık, evrakta sahtecilik, vergi kaçakçılığı, sahte fatura düzenleme ve tespit edilecek diğer suça konu ve hukuka aykırı fiiller nedeniyle şikayetçi olmuş, soruşturma devam etmektedir. Ayrıca ----- Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanlığı'na 20.12.2023 tarihli ---- sayılı dilekçe ile ihbarda da bulunmuştur.
13.Yukarıda açıklanan nedenlerle ...'nin 31.10.2023 tarihli ve ---- Karar No'lu Genel Kurul Toplantısında alınan 1, 2 ve 3 no'lu kararların yok olduğunun tespiti ile iptaline, buna karar verilmediği takdirde TTK 447 m. gereği butlan ile malul olduğunun tespiti ile iptaline, buna karar verilmediği takdirde TTK 445 m., 446 m. gereği iptaline karar verilmesini talep ediyoruz.
14.Müvekkilin imzası taklit edilerek düzenlenen genel kurul kararları ile ---- firmasının tasfiyesi ile Müvekkil firma üzerindeki yetkileri ve haklarının gasbı amaçlanmaktadır. Müvekkilin uğradığı ve uğrayabileceği zararların önlenmesi için teminat istenmeksizin TTK 449 m. gereğince dava konusu genel kurul kararlarının uygulanmasının geri bırakılmasına, buna karar verilmediği takdirde HMK 389 vd maddeler gereğince dava konusu genel kurul kararlarının uygulanmasının durdurulmasına karar verilmesini talep ediyoruz.
........................................
SONUÇ VE İSTEM:Yukarıda açıklanan nedenler ve Sayın Mahkemenizce kendiliğinden gözetilecek nedenlerle;
1.Davamızın kabulü ile ...'nin 31.10.2023 tarihli ve ----- Karar No'lu Genel Kurul Toplantısında alınan 1, 2 ve 3 no'lu kararların,
-yok olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini,
-buna karar verilmediği takdirde TTK 447 m. gereği butlan ile malul olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini,
-buna karar verilmediği takdirde TTK 445 m., 446 m. gereği iptaline karar verilmesini,
2.Verilecek kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce tescil ve ilanına,
3.Müvekkilin uğradığı ve/veya uğrayabileceği zararların önlenmesi için teminat istenmeksizin,
-TTK 449 m. gereğince dava konusu genel kurul kararlarının uygulanmasının geri bırakılmasına,
-buna karar verilmediği takdirde HMK 389 vd maddeler gereğince tedbiren dava konusu genel kurul kararlarının uygulanmasının durdurulmasına ve Sayın Mahkemenizce takdir edilecek diğer ihtiyati tedbirlerin uygulanmasına karar verilmesini,
- Tedbir kararının Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce tescil ve ilanına,
...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak davalı şirketin 31/10/2023 tarihli genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptaline ve uygulanmasının tedbiren geri bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davacı vekili duruşmadaki beyanında dava dilekçesini tekrar etmiştir.
Davanın niteliğine ve davalı şirketin tek ortaklı şirket olup bunun da davacı olmasına nazaran hukuki yarar yönünden beyanda bulunmak üzere davacı vekilinin süre talebi karşılanmış olup, davacı vekili tarafından ibraz edilen 10/09/2024 tarihli söz konusu dilekçenin gerekli-yeterli kısımları:
"...
KONUSU:08.05.2024 tarihli --- nolu celsenin-- no'lu ara kararı gereğince beyan dilekçemizin sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR :
08.05.2024 tarihli --- nolu celsenin ---- no'lu ara kararı ile hukuki yararımız açıklamak üzere tarafımıza süre verilmiş olup bu hususa ilişkin beyanlarımız aşağıda sunulmuştur:
Huzurdaki davayı açmakta hukuki yararımız bulunmaktadır. Şöyle ki;
1.Dava dilekçemizde de açıklandığı üzere yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre bir genel kurul kararının oluşabilmesi için iki kurucu unsurun varlığı gerekmektedir. Bunlar; genel kurul toplantısı yapılması ve toplantıda karar alınmasıdır.
Şirketin tek ortağı olan Müvekkil 31.10.2023 tarihinde bir genel hukuk toplantısına Müvekkil katılmadığı gibi ne genel kurul karar defterindeki 31.10.2023 günlü ve ---- Karar nolu kararı imzalamış ne ------ Noterliği’ne kararın tasdiki için başvurmuş ne de ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne tescil ve ilan için 02.11.2023 tarihinde dilekçe vermiş ve imzalamıştır.
2.Davaya konu 31.10.2023 günlü ve----Karar nolu genel karar tutanağında ... isimli bir kişinin toplantıya katıldığı ve tasfiye memuru olarak atandığı yazmaktadır.
Suç ihbarı ve şikayet başvurumuz üzerine ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın---- Soruşturma Nolu dosyasında ...'nin talimatla ifadesi alınmıştır.
..., 05.06.2024 tarihli kolluk ifadesinde (EK 1) "Bu ve benzeri konular ile ilgili defalarca ifade verdim. Tüm dosyalarda vermiş olduğum ifadeler aynen geçerlidir. Ayrıca dilekçede --- isimli şahsı tanımıyorum ve dosyada yer alan ----GSM numarası bana ait değildir. Benim yıllardır kullandığım tek sabit numaram ---- anlamam. Ben sadece gündelik bahçe işlerini bilirim. Diğer dosyalarda belirtmiş olduğum ve ifadelerimde söylemiş olduğum gibi yeniden belirtmek isterim ki '' Ben sadece yaklaşık 1 yıl kadar önce kendi icra borçlarımı dosyalarımı kapatabilmek için, ---- isimli bayan arkadaşımın bana üzerimde bulunan tüm borçlarımı icra dosyalarımı kapatabileceği hususunda yardımcı olabileceğini söylemesi üzerine ben --- gittim ve ---- isimli bayan arkadaşıma noter onaylı vekaletimi verdim. Bunun tek amacı karşılıklı olarak birbirimizi çıkar ve yarar sağlamaktı, onlarında 1 şirketinde sorun olduğunu ve bu şirketin yasal sorumluluğunu üzerime 1 ay süre ile almam sonucunda onlarda benim tüm borçlarımı ödeyecekti. Ancak anlaştığımız gibi olmadı. Benim hiçbir borcum ve icra dosyalarım kapatılamadı. Dolayısıyla bende -----Mahallesinde en doğru bildiğim gündelik işlerime devam ettim. Bu olayın üzerinden 1 yıl geçmesinin ardından hiçbir ilgi alakam olmayan, hiçbir şekilde adını duymadığım tanımadığım insanlar tarafından şikayet edildiğim ve hakkımda soruşturma açıldığını öğrendim. Bu sebeple 2023 yılları içerisinde ---- isimli bayan arkadaşıma vekalet verdiğim süre içerisinde sanırım tüm bu yasa dışı işlemler yapılarak birden fazla insan mağdur edilmiştir. Ben ilkokul mezunuyum, bu işleri bilmem, prosedürü bilmem, ben sadece kendi yararım için bir çaba gösterdim ancak en büyük mağdur ben oldum. Bu sebeple üzerime atılı suçlamaları asla kabul etmiyorum. Vekalet verdiğim ---- isimli şahıstan şikayetçiyim beni aldattı ve vaat vererek güvenimi kötüye kullandı" demektedir.Bundan da anlaşılacağı üzere ... de, ---- şirketi ile ilgili hiçbir toplantıya katılmamış, hiç bir evrakı imzalamamış, tasfiye memuru da değildir.
3.Şirketin ticari defter ve belgelerinin nerede olduğu Müvekkil tarafından bilinmemektedir. Şirket defter ve belgelerinin tasfiye memuru ... nezdinde olduğu düşünülmekte iken onun da tasfiye memuru olmadığı ortaya çıkmıştır. Genel Kurul karar defteri olmadan yeni bir karar almak hukuken mümkün olmadığı gibi yargı kararı olmadan da yeni bir defteri noterden tasdik ettirmek hukuken mümkün değildir.
4.Ayrıca tasfiye kararından dönmek için hukuken geçerli bir tasfiye kararının bulunması gerekmektedir.Bir toplantı yapılmadan, şirketin tek ortağı olan Müvekkilin haberi olmadan, daha doğrusu dava konusu işlemlerin kurucu unsuru olan MÜVEKKİLİN İRADESİ OLMADAN, imzası taklit edilerek düzmece bir karar alınması genel kurul kararlarının yokluğu sebeplerinden olup her zaman ileri sürülebilecek olup Müvekkilin huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.
5.Huzurdaki dava terditli olarak açılmış olup Sayın Mahkemeden terditli olarak yapmış olduğumuz taleplerimizden birisinin kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz.
..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.Tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmış ise de davanın niteliği gözetilerek herhangi bir usuli anlam içermemek üzere ve ilgili sıfatıyla bilgi mahiyetinde olmak üzere davacı vekilinin 23/02/2024 tarihli dilekçesi doğrultusunda söz konusu dilekçe, dava dilekçesi, tensip tutanağı ve 08/05/2024 tarihli duruşma tutanağı örnekleri duruşma günü ve saatiyle birlikte tasfiye memuru ...tebliğ edilmiş ise de bu tebliğe bağlı olarak herhangi bir beyanda bulunulmadığı gibi duruşmaya gelen de olmamıştır.Ön inceleme duruşması yapılarak engel bir dava şartı eksikliğinin bulunmadığı ve davanın yokluk iddiası nedeniyle süreye tabi olmamakla birlikte terditli iptal talebi yönünden de 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı belirlendikten sonra tahkikata geçilmiştir.Ticaret sicil kaydına göre davalı şirket tek ortaklı olup, bu tek ortak davacının kendisi ve temsilci de başlıkta ilgili olarak gösterilen ... görünmektedir.Celbedilip incelenen ticaret sicil kayıtlarına göre dava konusu 31/10/2023 tarihli kararla ... imzasıyla şirketin tasfiye halinde girmesine, şirket müdürü ...'ın ibrasına ve ... tasfiye memuru atanmasına karar verildiği belirlenmiştir.
--- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- Soruşturma sayılı dosyasında celbedilip incelenen UYAP içeriğine göre ...'ın nitelikli dolandırıcılık, evrakta sahtecilik, vergi kaçakçılığı gibi suçlamalarla şikayette bulunduğu, ihbar olunanlar arasında ... ismine de yer verildiği ve soruşturmanın devam ettiği belirlenmiştir....'in soruşturma kapsamında verdiği 05/06/2024 tarihli verdiği ifadenin gerekli-yeterli kısımları:"...Bana isnat edilen suçu anladım. Bu ve benzeri konular ile ilgili defalarca ifade verdim. Tüm dosyalarda vermiş olduğum ifadeler aynen geçerlidir. Ayrıca dilekçede ----- isimli şahsı tanımıyorum ve dosyada yer alan ... GSM numarası bana ait değildir. Benim yıllardır kullandığım tek sabit numaram .... 'dur. Dilekçede belirtilen hususlar ve iddiaları asla ve kattı suretle kabul etmiyorum. Ben hiçbir şirkette tasfiye memuru olarak görev almadım. Ben o işlerden anlamam. Ben sadece gündelik bahçe işlerini bilirim. Diğer dosyalarda belirtmiş olduğum ve ifadelerimde söylemiş olduğum gibi yeniden belirtmek isterim ki " Ben sadece yaklaşık 1 yıl kadar önce kendi icra borçlarımı dosyalarımı kapatabilmek için, ---- isimli bayan arkadaşımın bana üzerimde bulunan tüm borçlarımı icra dosyalarımı kapatabileceği hususunda yardımcı olabileceğini söylemesi üzerine ben ---- gittim ve ---- İsimli bayan arkadaşıma noter onaylı vekaletimi verdim. Bunun tek amacı karşılıklı olarak birbirimizi çıkar ve yarar sağlamaktı, onlarında 1 şirketinde sorun olduğunu ve bu şirketin yasal sorumluluğunu üzerime 1 ay süre ile almam sonucunda onlarda benim tüm borçlarımı ödeyecekti. Ancak anlaştığımız gibi olmadı. Benim hiçbir borcum ve icra dosyalarım kapatılamadı. Dolayısıyla bende ----- Mahallesinde en doğru bildiğim gündelik işlerime devam ettim. Bu olayın üzerinden 1 yıl geçmesinin ardından hiçbir iigi alakam olmayan, hiçbir şekilde adını duymadığım tanımadığım insanlar tarafından şikayet edildiğim ve hakkımda soruşturma açıldığını öğrendim. Bu sebeple 2023 yılları içerisinde ---- isimli bayan arkadaşıma vekalet verdiğim süre içerisinde sanırım tüm bu yasa dışı işlemler yapılarak birden fazia insan mağdur edilmiştir. Ben ilkokul mezunuyum, bu işleri bilmem, prosedürü bilmem, ben sadece kendi yararım için bir çaba gösterdim ancak en büyük mağdur ben oldum. Bu sebeple üzerime atılı suçlamaları asla kabul etmiyorum. Vekalet verdiğim ---- isimli şahıstan şikayetçiyim beni aldattı ve vaat vererek güvenimi kötüye kullandı. Ben kimseyi dolandırmadım. Dedi. ..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. Dava ile ilgili maddeler TTK. madde 445, 446, 447, 448, 449 ve 408 maddeleri olup bu düzenlemelerden madde 408, 447 ve 449 maddelerinin metninin buraya aynen alınması uygun görülmekle:
''...
B) GÖREV VE YETKİLERİ
Madde 408- (1) Genel kurul, kanunda ve esas sözleşmede açıkça öngörülmüş bulunan hâllerde karar alır.
(2) Çeşitli hükümlerde öngörülmüş bulunan devredilemez görevler ve yetkiler saklı kalmak üzere, genel kurula ait aşağıdaki görevler ve yetkiler devredilemez:
a) Esas sözleşmenin değiştirilmesi.
b) Yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları.
c) (Değişik bent: 26/06/2012-6335 S.K./22.md.) Kanunda öngörülen istisnalar dışında denetçinin seçimi ile görevden alınması.
d) Finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil, kullanılmasına dair kararların alınması.
e) Kanunda öngörülen istisnalar dışında şirketin feshi.
f) Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı.
(3) Tek pay sahipli anonim şirketlerde bu pay sahibi genel kurulun tüm yetkilerine sahiptir. Tek pay sahibinin genel kurul sıfatıyla alacağı kararların geçerlilik kazanabilmeleri için yazılı olmaları şarttır.
.........................
H) BUTLAN
Madde 447- (1) Genel kurulun, özellikle;
a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,
b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,
c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.
.........................
II - KARARIN YÜRÜTÜLMESİNİN GERİ BIRAKILMASI
Madde 449- (1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir....''
şeklinde düzenlemeler içermektedir.Sonuç olarak ticaret sicil kayıtları, soruşturma dosyası, dava konusu genel kurula ilişkin toplantı tutanağı, davalı şirketin tek ortaklı şirket olup bu tek otağın davacının kendisi olması, esasen davacının genel kurul toplantısının sahteliğini fark etmesi üzerine yeni bir genel kurul kararı ile istediği sonuca ulaşabilecek olmasına rağmen hukuki yarar yönünden davacı vekilinin yukarıya gerekli kısımları aynen alınan 10/09/2024 tarihli dilekçesinde ileri sürülen hususlar, dava konusu kararın tasfiyeyle ilgili olması, tasfiyenin 3. kişilere yönelik etkisi, sahtelik iddiası ve davanın kendine özgü şartları gözetildiğinde davacının eldeki davada hukuki yararının bulunduğu sonucuna varılması, dava konusu kararda tasfiye memuru atandığı belirtilen ...'in ifadesinde davacıyı tanımadığını ve hiçbir şirkette tasfiye memuru olarak görev almadığını belirtmiş olması, tek ortaklı davalı şirketin genel kurulunun tek ortak olan davacının mutlak iradesine dayanması, davacının dava konusu genel kurula yansıyan iradenin kendine ait olmadığını ifade etmiş olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğu ve herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasında hukuki yarar bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından davanın kabulü ile dava konusu genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile buna bağlı olarak iptallerine karar verilmiş olup, terditli diğer taleplerin irdelenmesine gerek kalmamıştır.
Son olarak belirtmek gerekir ki her ne kadar davanın tensibinde TTK. Madde 449 düzenlemesi bütün ihtimaller yönünden öngörülmüş ise de TTK. Madde 449 düzenlemesi "...iptal veya butlan davası" yönünden yönetim kurulu üyelerinin görüşlerinin alınmasını öngördüğünden ve fakat eldeki dava bu sebeplere bağlı olmayıp "yok hükmünde" sayılma yaptırımına bağlı olarak sonuçlanması, esasen yöneticinin davacının kendisi olup görüşünü dava ile ortaya koymuş olması ve ihtimale göre de ilgili sıfatıyla şeklen tasfiye memuru görünene de tebligat yapılmış olması karşısında ve ayrıca görüş ne şekilde olursa olsun emredici yasal düzenlemeyi etkiler nitelikte değer içermeyeceği ve sonuca bir katkısı olmayacağı da bedihi olup, söz konusu emredici düzenlemenin yerini bulduğu da değerlendirilerek kararla birlikte tedbir talebinin de takdiren teminatsız olarak kabulüne de karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın kabulü ile 31/10/2023 tarihli genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptallerineTedbir talebinin takdiren teminatsız olarak kabulü ile 31/10/2023 tarihli genel kurul kararlarının ihtiyati tedbir yoluyla uygulanmasının geri bırakılmasına,
Tedbir kararının ticaret siciline ve davacı vekilinin bildireceği yerlere bildirilmesine ve buna göre:Ticaret siciline bildirim dışında tedbir kararının yerine getirilmesinin ihtiyati tedbir isteyen tarafın sorumluluğunda olduğuna ve kararın ihtiyati tedbir isteyen tarafça ilgili yerlere ibraz edilmesi gerektiğine,HMK.M.393/1 düzenlemesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde kararın uygulanmasının talep edilmemesi halinde ihtiyati tedbir kararının ticaret sicili dışındaki yerlere bildirim yönünden yasa gereğince kendiliğinden kalkmış sayılacağına,Yukarıdaki ara kararlar gereği süresinde talep edilmesi halinde tedbir kararının bir örneğinin tedbir kararı yerine getirilip sonucundan bilgi verilmek üzere bildirilecek yerlere de gönderilmesine,Maktu karar harcı peşin alındığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Davacı tarafça peşin ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafça yapılan toplam 1.459 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 17.900,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Artan avansın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,İlişkin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.