T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/769
KARAR NO: 2024/522
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/11/2023
KARAR TARİHİ: 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, ev yemeği “Tedarik ve Komisyon Sözleşmesi" anlaşması yapıldığını, yapılan anlaşma uyarınca; davacının kendisinden talep edilen yer, tarih ve kalitede yemek ve organizasyon hizmetini, davalı şirketin, aracı şirket unvanıyla hareket edip bulduğu üçüncü firmalara temin edecek, tedarik sağladığını, davacının yapılan anlaşmaya uygun surette; talep edilen yemek hizmetini yerine getirmiş, işbu davaya konu icra takibine dayanak 16.06.2023 tarihli, 11.821,68 TL bedelli, ----- nolu faturayı keserek, davalı şirketin ödemesini talep ettiğini, davalı şirket, faturaya itiraz etmediğini ve fatura bedelini ödemediğini, fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle davalı şirket aleyhine -----. İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatılmış, davalı şirket 31.08.2023 tarihinde haksız ve hukuka aykırı bir şekilde icra takibine itiraz ederek, takibi durdurduğunu beyan ederek; davanın kabulüne, itirazın iptali ile icra takibinin devamına, alacağın likit, belirli olmasına rağmen haksız surette itiraz ederek takibi durduran davalı aleyhine uyuşmazlık konusunun %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirkettin, itiraz konusu icra takibine dayanak faturaya konu hizmeti / hizmetleri almadığını, davacı verilmeyen hizmetlere ilişkin fatura düzenlemiş, haksız şekilde tahsil etmeye çalıştığını, davacı tarafından faturasında dayanılan alacaklara esas hiçbir bilgi, belge, sevk irsaliyesi vs. sunulmadığını, çünkü böyle bir belge bulunmadığını, davacının yemek hizmeti verdiğine, faturaya, yemek bedeline ve sair her türlü iddiasını kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, davacı icra takibinde ticari defter deliline dayanmamış olmakla, dava aşamasında dayanması mümkün olmadığını, bunun yanında ticari defterler bir vakayı tek başına ispat etmeye elverişli olmayıp, mutlaka yazılı ve muteber delille ispatlanmasını, davalının faturada iddia edilen hizmetleri almadığını, aksini davacı ispatlaması gerektiğini, davacı taraf itirazın iptalini istediği icra takibinde, takip talebinde "1/4 açıklamasında" herhangi bir faiz oranı belirtmemiş, dayandığı faizi açıkça yazmadığını, dolayısıyla talep ettiği alacağa herhangi bir faiz işletilmesi mümkün olmadığını beyan ederek; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan işbu davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
---- İcra Müdürlüğü ----- Esas, Taraf şirketlere ait BA/BS formları, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ---- İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı tarafın dava konusu 11.821,68 TL'lik alacağının taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, TBK'nın 117. Maddesine göre "muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer" kuralı gereği davacı tarafça icra takibinden evvel davalı tarafın temerrüde düşürülmediği bu haliyle davacının asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu, işlemiş faiz talebinin ise yerinde olmadığı kanaati ile likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalının ---- İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 11.821,68 TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 11.821,68 TL nin % 20 si oranında olmak üzere 2.364,33 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 807,53 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 269,85 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 537,68 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 1.311,50 TL nin kabul red oranına göre 1.248,31 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 2.810,00 TL nin red kabul oranına göre 2.763,66 TL lik kısmının davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 11.821,68 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 198,22 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3120 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.050,27 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3120 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 69,73 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.