T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/409
KARAR NO: 2024/556
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/03/2020
KARAR TARİHİ: 09/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu araç davalılardan 19/11/2018 tarihinde satın alındığını, aracın tesliminden kısa bir müddet sonra periyodik bakımlarının gelmesi sebebi ile ---- adresinde bulunan ----- aracın bırakıldığını, Periyodik bakımlarda yapılması gerekli olan işlemler haricinde araçta dış sıcaklık sensörü, yağ pompası, yağ fitresi, enjektör, partikül temizliği, piston sekman tk, takım conta, subap, anayatak, kol yatak yağ fıskiyesi, seperatör, silindir kapağı, bakım malzemesi, gezi yayı vd. arızaların olduğunu, bahse konu arızaların eskiden oluştuğunu ve arızalı olarak taraflarına satıldığını, tüm bu arızalar müvekkili tarafından yaptırıldığını ve satın alınma tarihinden önce oluşmuş arızalar için toplamda 27.615,00 TL. ödendiğini ve faturalandırıldığını, araç her ne kadar ikinci el olsa da , müvekkili davacıya araçtaki mevcut arızalar ve aracın kronik arızası bildirilmediğini, ayıbın davacı müvekkilden gizlendiğini, ayıbın gizlenmediğinin ispat yükü de davalıda olduğunu, aracın ayıplı olması ve sürekli arıza vermesi, arızasının kronik olması, toplamda 45 gün boyunca tamirde kalması nedeni ile müvekkili davacının çeşitli firmalarla olan personel taşımacılığı ile ilgili sözleşmelerdeki yükümlüklerini aksatmamak amacı ile ikame araç kiralandığını ve sözleşmelerdeki edimlerini bu suretle yerine getirdiğini,
aracın uğradığı aracın ayıplı olması ve çalıştırılmaması nedeni ile müvekkili davacının bu zararının karşılanması gerektiğini, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla araç mahrumiyet ve kazanç kaybı için şimdilik 100,00'TL'nin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili onarım bedeli için 100,00 TL' nin onarım tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, araç mahrumiyet ve kazanç kaybı için şimdilik 100,00 TL' nin kaza tarihi olan 20/08/2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini,her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ----- vekili dava dilekçesinde özetle; Esasa girilmeden usul yönünden davalı müvekkili şirketin satış sözleşmesinin tarafı olmaması nedeniyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine, hak düşümü ve zamanaşımı süreleri göz önüne alınarak davanın reddine; herhangi bir çekince konulmadan ödenen tamir bedeli ile tamamen soyut ifadelere dayanan kazanç kaybı ve zarara dair davacı taleplerinin reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı -----. vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle HMK 6 ve 116/a maddeleri gereğince davanın tümü yönünden, bu talebinin kabul edilmemesi halinde ise HMK 7/2 maddesi gereğince davalılara yöneltilen davaların ayrılarak müvekkili şirket yönünden yetkisizlik kararı verilmesine, BK 223 ve TTK 23/c maddeleri gereğince hak düşürücü süre dolduğundan, 13/02/2018 tarihli ----- yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik'in 15. maddesi gereğince zamanaşımı süresi dolduğundan, araçta satıcının sorumluluğunu gerektirir bir husus bulunmadığından, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Araç Trafik Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevabı, Bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı TBK'nun 209 ve devamı maddelerindeki taşınır satımı hükümleri uyarınca davacı tarafa ayıplı olarak satıldığı iddia edilen aracın onarım ile araç mahrumiyet ve kazanç kaybı bedellerinin tazmini talebine ilişkindir.
Somut olayda; dava konusu ---- ( Yeni Plaka --- ) plakalı, --- marka, ---- model, ticari minübüsün davalı ...----- 19.11.2018 tarihinde satın alındığı, aracın periyodik bakımı sırasında bir takım arızaların tespit edildiği ve bu arızaların eskiden oluştuğu ve arızalı olarak davacı tarafa satıldığı iddiası ile davacı tarafça huzurdaki davanın ikame edildiği, periyodik bakımından dava dışı ---- tarafından 28.12.2018 tarihli olarak faturalandırıldığı, davacı tarafça aracın ayıplı olduğunun 05.04.2019 tarihli mail ile yalnızca davalı ----- bildirildiği, aynı zamanda araçtaki onarım, mahrumiyet ve kazanç kaybı bedellerinin de talep edildiği, ödeme yapılmaması üzerine ---- Noterliği'nin 03/05/2019 Tarih ve ----- Yevmiye numaralı ihtarnamesinin yine yalnızca davalı ---- gönderildiği görülmüştür.
Husumete ilişkin itirazın değerlendirilmesinde;
Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini; davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti; davalı sıfatı da pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyorsa o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının belirlenmesinde olduğu gibi maddi hukuka göre tespit edilir. (YHGK ---- Karar)
Dava konusu ayıplı olduğu iddia edilen araca ilişkin dava dilekçesi ekinde sunulan ---- Noteliği'nin 19/11/2018 Tarih ve ----- yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin incelenmesinde, alıcının dosyamız davacısı, satıcının ise dosyamız davalısı ----olduğu, dava konusu olayda diğer davalı ---- dava konusu aracın satıcı, üretici ya da ithalatçısı sıfatı ile yer almadığı buna bağlı olarak davalı ----- pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla işbu davalı bakımından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.Ayıp ihbar süresi ve Zamanaşımına ilişkin itirazların değerlendirilmesinde;TTK'nın 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."TBK'nın 223. Maddesi; "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."TBK'nın 231. Maddesi ise, "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz hükmünü içermektedir." şeklindedir.Davalı ---- dava konusu aracın satıcısı olmakla davada pasif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Davacı tarafça dava açılmadan evvel davalı ----- şirketine araçtaki ayıp iddiasına dayalı herhangi bir bildirim yapmadığı, dava konusu aracın 19.11.2018 tarihinde davalı ----- şirketinden satın alındığı, 28.12.2018 tarihli fatura ile bakımının yaptırıldığı ve en erken bu tarihte ayıbın varlığını öğrenmiş olabileceği, 09.03.2020 tarihinde ise huzurdaki davanın ikame edildiği, davacı tarafça dava tarihine dek davalı şirkete herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığı bu haliyle TBK 223. Maddesi gereği satılanı mevcut haliyle kabul etmiş sayılacağı anlaşılmakla davanın davalı -----bakımından da reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın ---- bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
-Davanın ----- bakımından zaman aşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 373,20 TL nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davalı ----- kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2, 13/2 maddesi gereğince 200,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Davalı ----- kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2, 13/2 maddesi gereğince 200,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.