T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/746
KARAR NO: 2024/313
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 06/11/2023
KARAR TARİHİ: 08/05/2024
Tarafları yukarıda belirtilen dava hakkında Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
"...KONU:
07.12.2022 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde -----Şirketinin ek tasfiyesi amacıyla tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesi talebimiz hakkındadır.
AÇIKLAMALAR:1.Müvekkil idare tarafından,----- Asliye Hukuk Mahkemesinin -----Sayılı dosyası ile müvekkil idare emrinde ve alt işveren yüklenicilere bağlı olarak olarak çalışan ----- 16.08.2018 tarihinde yapılan 12.154,08 TL kıdem tazminatı ödemesinin sorumlulukları oranında rücuen tazmini için yüklenici şirketlere karşı dava açılmıştır.Söz konusu davada, davalı şirketler, Kanun hükmü gereğince, işçilerin işe alımlarında ve işten çıkarılmalarında tek başına yetki sahibi olup bu yetkilerine karşılık, ihale genel ve teknik şartnameleri ile hizmet alımı sözleşmelerinde yer alan hükümler gereğince çalıştırdığı işçilerin özlük haklarının ödenmesinden de tam olarak sorumludur.
İhale sözleşmesinin;
22. maddesinde, yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları bakımından, yüklenicinin ilgili mevzuatın konuyu düzenleyen emredici hükümlerini ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde belirlenen hükümleri aynen uygulamakla yükümlüğü olduğu ifade edilmiştir.Ayrıca sözleşmenin yüklenicinin tazmin sorumluluğu başlıklı 31. maddesinde, “yüklenici, … taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine göre yerine getirilmemesi ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan sorumludur.” hükmüne yer verilmiştir.
Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği Ekinde Yer Alan Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin;Yüklenicinin Çalıştırdığı Personel, Çalışanların Hakları ve Çalışma Şartları başlıklı 6. Bölümünün çalışanların özlük hakları başlıklı 38. maddesinde, işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Ayrıca sözleşme ve eklerinin çeşitli bölümlerinde yüklenicinin 4857 sayılı Kanun hükümleri gereği personelin haklarından sorumlu olduğu ifade edilmiştir.
2.İşbu dava ile tüzel kişiliğinin ihyası talep edilen Tasfiye Halinde------ Şirketi, söz konusu dava dosyasında davalı olarak gösterilmiştir. Söz konusu şirketin sicilden terkin edilmeden önceki unvan, adres ve sair bilgileri aşağıdaki şekildedir.Tasfiye Halinde -----Şirketi
----- V.D. / V.K.N. -----
-----Ticaret Sicil Müdürlüğü / Sicil No: -----
Adres:------
3. ----- Asliye Hukuk Mahkemesinin----- Sayılı dosyasının davalısı Tasfiye Halinde -----Şirketi-----. Noterliğinin 15.03.2021 tarih ve ----- sayı ile tasdikli, 01.03.2021 tarihli ve ----- sayılı Genel Kurul Kararı ile tasfiye sürecine girmiştir.Tasfiye sürecine giren şirketin tasfiye işlemleri, ---- Noterliğinin 05.12.2022 tarih ve----sayı ile tasdikli, 30.11.2022 tarihli ve 1 sayılı Genel Kurul Kararı ile tamamlanmıştır. Söz konusu şirket, 07.12.2022 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilmiş ve terkin ilanı ---- Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından ilan edilmiştir.Söz konusu şirketin tasfiyeye giriş ilanında, davalı ---- tasfiye memuru olarak atandığı ilan edilmiştir. Buna ek olarak, ---- Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından ----. Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Sayılı dosyasına gönderilen müzekkere cevabında, davalı -----01.03.2021-15.06.2036 tarihleri arasında tasfiye memuru olarak atandığı belirtilmiştir (EK-1,2).
4.Tasfiye süreci tamamlanarak tüzel kişiliği sona eren şirketin, ----- Asliye Hukuk Mahkemesinin-----. Sayılı dosyası ile talep edilen alacaklar ile sınırlı olarak ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için söz konusu Mahkemeden ihya davası açmak üzere yetki talep edilmiştir.
Söz konusu Mahkemenin 08.09.2023 tarihli ara kararıyla davalı Tasfiye Halinde----- Şirketinin ihyası için dava açmak üzere tarafımıza yetki verilmiştir (EK-3).Bu nedenle, Tasfiye Halinde ---- Şirketinin, ----. Asliye Hukuk Mahkemesinin -----. Sayılı dosyasındaki alacak talebimizle sınırlı olmak üzere ihyası için işbu davayı ikame etme gereği hasıl olmuştur.
5.Dava konusu şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memuru sorumludur. Davalı tasfiye memuru ---- , müvekkil idare ile Tasfiye Halinde ----- Limited Şirketi arasında imzalanan ihale sözleşmesi uyarınca müvekkil idareye karşı borçlu hale gelen şirketi tasfiye ederek kusurlu davranmış ve işbu davanın açılmasına sebebiyet vermiştir.Diğer davalı ------ Ticaret Sicil Müdürlüğü ise yasadan kaynaklı zorunlu hasım sıfatıyla davalı olarak gösterilmiştir.
Bu nedenle, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı Davalı tasfiye memuru ------- üzerinde bırakılmasını talep ederiz.
6.Her ne kadar ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin -----Sayılı ve 19.07.2023 tarihli kararı ile söz konusu şirketin ihyasına karar verilmiş ise de bu ihya kararı-----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere işbu davayı ikame etme gereği hasıl olmuştur.
"Ticaret şirketlerinin tasfiye edilmesinden sonra, ek tasfiyeyi gerektirecek bir zorunluluğun ortaya çıkması halinde, bu ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyası talep edilebilir. Bu nedenle gerek TTK'nın 547. maddesi ve gerekse geçici 7. maddesi uyarınca yapılacak ihya işleminin, ek tasfiye amacıyla sınırlandırılması gerektiği uygulamada kabul edilmiştir. Bu kapsamda, belirli bir ek tasfiye işlemi için ihya edilen şirketin, sadece o ek tasfiyenin amacıyla sınırlı işlemler yapabileceği, bunu dışında iş ve işlemler yapamayacağı kabul edilmelidir. Her ne kadar, davacının başka bir alacak dosyası nedeniyle şirketin o dosya ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmiş ise de bu işlemin gelecekteki tüm davalar dava ve işlemler yönünden şirketin ihya edildiği anlamına gelmemelidir. Somut olayda da ek tasfiyenin gerektiği açık olup, bu husus davalı tasfiye memurunun da kabulündedir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince, dava konusu olan ---- -. İş Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir." (---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi -----. 24.6.2021)
........................
NETİCE-İ TALEP: Yukarıda arz edilen ve Mahkemenizce resen nazara alınacak nedenlerle, fazlaya dair talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla;
1-) Davanın KABULÜ ile Tasfiye Halinde ---- Limited Şirketi'nin----- Asliye Hukuk Mahkemesinin -----. Sayılı dosyası ve bu dosyada verilecek kararın infazı ile sınırlı olarak tüzel kişiliğinin İHYASINA,
2-) Kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE,
3-) Davalı------ EK TASFİYE MEMURU OLARAK ATANMASINA,
..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeple söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; konuya ilişkin yasal düzenlemeler hatırlatılarak ticaret sicilinin mevzuata uygun işlem yaptığı ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı tasfiye memuruna tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmış ise de bu davalı adına duruşmaya gelen olmamış ve cevap verilmemiştir.Dava ticaret sicilinden tasfiyeye bağlı olarak terkin edilmiş olan "Tasfiye Halinde-----Şirketi" ünvanlı şirket aleyhine açılan ve -----. Asliye Hukuk Mahkemesinin ------- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava nedeniyle ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir.TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547. maddesi:
"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."
hükmünü içermektedir.
Ticaret sicilinin cevabına göre söz konusu şirketin 07/12/2022 tarihinde tasfiyeye bağlı olark terkin edildiği, şirketin adresinin "-----" olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, son tasfiye memurunun davalı --- - olduğu belirlenmiştir.Gerekli kısımlarının örneği celp edilen -------. Asliye Hukuk Mahkemesinin------ Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davanın davacı tarafından söz konusu şirket aleyhine açılan dava olduğu ve 18/10/2023 tarihli ara karar ile ihya davası açılması için süre verilmiş olduğu, yargılamasının devam ettiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket hakkında bir dava olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı; yargılaması devam eden söz konusu ----- Esas sayılı davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infaz işlemlerinin yapılmasının TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği anlaşılmıştır.Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi yönünden söz konusu son tasfiye memuru davalı ----- tasfiye memuru olarak atanmasının ve ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru olarak ---- tarafından yapılması uygun görülmüş olup, yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı ----- Ticaret Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
Davanın TTK'nin 547. Maddesi uyarınca KABULÜ ile;
---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ------ sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan ''Tasfiye Halinde -----Şirketi'' ünvanlı şirketin ticaret sicil kaydının,----- Asliye Hukuk Mahkemesinin ------Esas sayılı dava dosyası yönünden ve Mahkemece verilecek kararının infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere ------ Ticaret Siciline yeniden tesciline,Ek tasfiye işlemlerinin daha önceki tasfiye memuru davalı ------ tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine,Kararın ----- Ticaret Siciline tescil ve ilanına,
Gerekçede açıklanan nedenlerle davalı ticaret sicil müdürlüğünün yargılama giderinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına ve buna göre sonuçta:
Davacının harçtan muaf olması nedeniyle başlangıçta harç alınmamış olması da gözetilerek sonuçta: dava tarihinde geçerli 269,85 TL başvurma harcı ve karar tarihinde geçerli 427,60 TL maktu karar harcının toplamı olan 697,45 TL TL harcın davalı ---- alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafça yapılan toplam 461 TL yargılama giderinin davalı------ alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 17.900,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalı ---- alınarak davacıya verilmesine,Davalılar tarafından yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir karar oluşturulmasına yer olmadığına,Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İlişkin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.