T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/13
KARAR NO: 2024/570
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/01/2023
KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket araç kiralama şirketi olup ---- plakalı aracın sahibi olduğunu, 09.08.2022 tarihinde, --- numaralı davalıya ait ve ----numaralı davalının sevk ve idaresindeki ----- plakalı araç ile davacıya ait ---- plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğini, TRAMER kayıtlarına göre davalı araç sürücüsüne % 100 oranında kusur verildiğini, bu kusur dağılımı maddi gerçeğe uygun olduğunu, kaza tutanağı ile sabit olduğu üzere davalı sürücü, aracını park ederken gereken tedbirleri almayarak kazaya sebebiyet verdiğini, davacıya ait araç sürücüsünün ise kazaya etken herhangi bir kural ihlali bulunmayıp kusur izafe edilemeyeceğini, bu kaza nedeniyle davacı şirketin uğramış olduğu zarardan; kazaya %100 kusurlu olarak sebep olan ---- numaralı davalı araç sürücüsü TBK md. ----ve --- numaralı davalı araç maliki KTK'nın 85.maddesinde düzenlenen araç sahibinin kusursuz tehlike sorumluluğu hükümleri uyarınca sorumlu olduğunu, dava konusu kaza sonucunda davacı şirkete ait ----- plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle aracın bir süre onarımda kaldığını, davacı şirketin araç kiralama şirketi olmakla, dava konusu araç onarımda kaldığı süre boyunca kiralanamadığını ve bu sebeple davacı şirketin kazançtan mahrum kaldığını, dava konusu her iki aracın da ticari araç olması ve ticari bir işte kullanılması sebebiyle 6102 sayılı T.T.K.m.5/A kapsamında dava şartı arabuluculuk kurumuna başvurulmuş ise de taraflarla anlaşılamaması sebebiyle işbu davanın açılması zarureti doğduğunu, açıklanan nedenler ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak sebeplerle kısmi alacak talepli davanın kabulüne, 09.08.2022 tarihli kaza sebebiyle müvekkilin ----- plakalı aracında meydana gelen iş durması - kazanç kaybı süresinin ve bedelinin tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik kısmi alacak olarak açılan 100,00 TL iş durması - kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalılar vekili tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalılar vekili yazılı ve sözlü beyanlarında davanın özellikle kusur durumu ve oranı nezdinde reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLER : Ticaret Sicil Kayıtları, Nüfus Kaydı, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Kaza ve Araç Fotoğrafları, --- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Bilirkişi Raporları, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacı şirkekin maliki/işleteni olduğu araçta meydana gelen hasarın onarım süresince kazanç kaybı/ikame araç bedelinin; 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince malik/işleten ve 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu sürücü tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken dava şartı zorunlu arabuluculuk ile HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip zapta yazılarak yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.
Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. İkame araç bedeline gelince; Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Sonuç itibarıyla araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir. (Yargıtay ----. HD ---- sayılı ilam), Bu anlamda dava dilekçesindeki anlatım ve aşamalardaki davacı vekilinin beyan ve işlemleri, olaya özgü hususlar ve özellikle davacı şirketin zaten araç kiralama şirketi olaması hasebiyle talebin ikame araç zararın ilişkin olduğu kabul ve takdir edilerek uyuşmazlık izale edilmiştir.Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; Mahkememizce öncelikle kaza tespit tutanağı ve bunu doğrulayan bilirkişi raporuna göre davalı sürücünün KTK'nin 84/j maddesinde düzenlenen manevraları düzenleyen genel şartlara aykırı davranmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği tespitinin olaya ve delilere uygun olduğu anlaşılmakla davalı sürücünün kazada asli ve tam kusurlu olduğu kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74, HMK 266 vd, 282 Yargıtay ----.HD.----) Bu kabulden hareketle Makine Mühendisi bilirkişi raporunda belirlenen kazanç kaybı bedelinin de yukarıda açıklanan ilkeler nazarında olaya ve dosya kapsamında bulunan delillerle örtüştüğü, söz konusu zararların kaza tarihindeki piyasa koşullarına göre kadri maruf olduğu ve gerçek zararları yansıtığı da kabul ve takdir edilmiştir. Böylece somut olayda kusur, hasar ve ikame araç süre ve bedeli yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporları da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle belirlenen zararın davalı işleten ve sürücü tarafından müteselsilen tazmin edilmesi gerektiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TBK, 49, 50/1,51, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki ıslah işlemi ve taleple bağlılık ilkesi, eldeki olayda dava kısmi dava olarak açılsa da olay haksız fiilden kaynaklandığından bedelin tamamı için kaza tarihinde oluşan temerrüt ve olayda davcının aracının hususi nitelikte olmasına rağmen şirketin faaliyet alanına göre kiralık araç olarak ticari kazanç amacıyla işletildiğinin anlaşılması nedeniyle avans faiz tür ve oranı da gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; toplam 10.250,00 TL tazminatın kaza/haksız fiil//temerrüt tarihi olan 09/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 85/1,son, 86/1 88/1, 109/1, TBK, 49, 50,51/1, 74, 117/1,2, HMK, 25, 26,27, 29, 30,31,33, 187/1, 190, 198, 266 vd, 282 )
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; toplam 10.250,00 TL tazminatın kaza/haksız fiil//temerrüt tarihi olan 09/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 700,75 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 179,90 TL peşin harcın ve 173,34 TL ıslah harcının mahsubuyla bakiye 346,83 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı 179,90 TL peşin harç, 173,34 TL ıslah harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 239,00 TL posta masrafı ve 4.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.197,74 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 10.250,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (10.250,00 TL