T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/263
KARAR NO: 2025/762
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/03/2025
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız --------Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket belgelendirme, kalibrasyon, muayene, laboratuvar testleri, denetim, sertifikasyon, eğitim, danışmanlık ve veri hizmetleri sunan, inşaat ve enerji tedarikinden içme suyuna, sağlık hizmetlerinden, gıda, yem ve tarıma kadar geniş bir pazar segmentinde faaliyet gösteren, yıllar boyunca binlerce kurumsal şirkete hizmet vermiş, maruf ve muteber bir kuruluş olduğunu, davacı şirket muhtelif akreditasyon kuruluşları tarafından düzenli olarak yapılan denetimler ile de akredite edildiğini, onaylanmış ve denetlenen bir kuruluş olduğunu, davacı şirket ile davalı arasında imzalanan 11.08.2023 tarihli hizmet sözleşmesi tahtında davacı şirket, davalının güneş paneli tesislerinde ürettiği solar panelleri için aşağıda detaylı olarak belirtilen bir takım inceleme test ve raporlama hizmetlerini ifa etmeyi yüklendiğini, davalı da buna mukabil davacıya hizmet bedelini ödemeyi yüklendiğini, davalı şirkete karşı sözleşme kapsamında yüklenilen hizmetler davacı tarafından ifa edildiğini, sunulan bahse konu hizmetlere ilişkin olarak, davacının şirket tarafından tanzim edilen faturanın davalı şirkete tebliğ edildiğini, ancak davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderilen 15.11.2024 tarihli e-postada belirtilen bir kısım haksız ve dayanaksız gerekçe ile ödemekten imtina edildiğini, davalı şirket haksız ve asılsız iddialarıyla sözleşme kapsamında üzerine düşen ödeme borcunu ötelemeye, mutabık kalığı sözleşmedeki tutarları azaltmaya çalıştığını, davacı şirket sözleşme kapsamındaki inceleme, test ve raporlama hizmetlerini tam ve eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, ancak, davalı şirket, 15.11.2024 tarihinde, davacı şirkete gönderdiği e-postasında, sözleşmeden dönme iradesini ve sözleşme kapsamında ödemekle yükümlü olduğu tutarı ödemeyeceğini davacı şirkete bildirdiğini, davacı şirket tarafından -----Noterliğinden 20.11.2024 tarihinde keşide edilen ------ yemiye numaralı İhtarname ile konu meblağı (53.950 € ) ödemesi akdi aynen ifa ederek akdi borcunu tediye etmesi , talep ve ihtar olunduğunu, 20.11.2024 tarihinde e-tebliğ olarak tebliğ edildiğini, davalı şirket tarafından, sözleşmeden dönme iradesi 15.11.2024 tarihinde---- Noterliğinden ------ yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarname ile de davacı şirkete bildirilmişse de, bu ihtarname davacı şirkete 22.11.2024 tarihinde tebliğ olunduğunu, ------ Noterliğinden 20.11.2024 tarihinde keşide edilen ------- yemiye numaralı ihtarname davalı şirkete tebliğ edildikten sonra da davalı şirket tarafından üzerinde düşen ödeme yükümlülüğü yerine getirilmediğinden, taraflarınca ticari davalarda dava şartı olan ticari arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak arabuluculuk sürecinde de davalı şirket ile anlaşma sağlanamadığını ve 20.01.2025 tarihli Arabuluculuk Son Tutanağı ile süreç kapatıldığını, davacı şirket ile davalı arasında akdedilen sözleşme'nin "Ödeme Şarları" başlıklı maddesi uyarınca, davalı şirket sözleşme ile ödeme yükümlülüğünde bulunduğu toplam tutarın %25'ini başlangıç aşamasında, %25'ini numunelerin teslim alınması aşamasında, 25'ini test işlemleri yarılandığında, %25'ini ----- sertifikasyonu gönderilmeden önce yapmakla yükümlü olduğunu, söz konusu bu madde uyarınca, davalının başlangıç aşamasında ödemekle yükümlü bulunduğu tüm hizmet bedelinin %25'ine karşılık gelen tutar üzerinden kesilen 17500- € tutarlı fatura 28.09.2023 tarihinde davalı şirkete gönderildiğini, ancak, davalı şirket söz konusu faturayı iade ettiğini ve fatura tutarını ödemediğini, yine davacı şirket tarafından hizmet bedelinin 25'ine karşılık gelen tutar üzerinden kesilen 17500- € tutarlı fatura, öncekinin iadesi sebebiyle, 26.02.204 tarihinde yeniden düzenlendiğini ve davalı şirkete gönderilmiş ancak davalı şirket söz konusu faturayı da haksız şekilde iade ettiğini, arz ve izah olunan sebeplerle; haklı davanın kabulü ile, davacı şirketin kısmi dava olarak şimdilik 10.000- € alacağının fazlaya ilişkin hakları ile munzam zarar talep hakları ve sair her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla 12/11/2024 tarihli faturanın vadesi olan 26/11/2024 tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi (Euro kuruna Bankalarca Yıl ve Daha Uzun Vadeli Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami faizi) yargılama masrafları , avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı ile davalı şirket arasında aktedilen sözleşmede, uyuşmazlık halinde yetkili mahkeme belirtilmediğini, bu halde genel yetki kuralları uygulanacak olup, davalı olan davacı şirketin merkezi ------ bulunduğundan, --------- Ticaret Mahkemeleri uyuşmazlığa bakmakla yetkili olduğunu, bu nedenle Mahkemenin yetkisine itirazları nedeniyle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında 11.08.2023 tarihinde imzalanan -------numaralı hizmet sözleşmesi ile davacı üretimini yaptığı solar panellerin numunelerine ilişkin test, rapor ve sertifikasyon hizmeti alınması konusunda davacı ile anlaştığını, davacının edimi, ---- Test Raporunun hazırlanması, ----- Ürün Sertifikasının hazırlanması, Uygunluk Sertifikası ----- uygunluk sertifikası (------- sunulması şirketin edimi ise numunelerin------ laboratuvarına gönderilmesi, sözleşme konusu hizmetin ifası için, davacı şirketin üzerine düşen, numunelerin ----- gönderilmesi olduğunu, bu nedenle numuneler, davacının talep ettiği kapsamda hazırlandığı ve 29.09.2023’te ------- sayılı ihracat beyannamesi ile ------ firmasına gönderildiğini, ancak sözleşmede belirtilen 18 haftalık tahmini işlem süresine rağmen, yaklaşık 30 hafta boyunca davacı tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını; 13.03.2024 tarihli ve davacı şirket yetkilisi ------ tarafından gönderilen elektronik posta ile "malesef gecikme söz konusu" şeklindeki ikrarda bulunulduğunu ve akabinde 29.04.2024 tarihinde elektronik posta ile numunelerin hatalı olduğu bildirildiğini, sözleşme konusu hizmetin ifasında gecikme yaşandığı, bizzat davacı şirket adına tüm görüşmeleri ve süreci yürüten ------ tarafından ikrar edildiğini, gecikmeye ilişkin ikrar sadece elektronik posta ile değil, davalı şirket adına görüşmeleri yürüten ---- İle davacı şirket temsilcisi ------ arasındaki --------- yazışmalarından da anlaşıldığını, davalı şirket tarafından davacıya, sözleşme konusu işin aşırı şekilde gecikmesi nedeniyle sözleşme konusu işten beklenen faydanın ortadan kalkmış olduğu şifahen bildirilince alelacele test raporlarının gönderilmesi, hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının hem ----- Noterliği'nin 15.11.2024 tarih ve ------ Y. Nolu ihtarnamesi ile hem de aynı tarihli elektronik posta ile dava konusu sözleşmeden döndüğünü beyan etmesi hukuka uygun olmadığını, 15.11.2024 tarihinde sözleşmeden dönüldüğünü, bu geçerli ve hukuka uygun bir fesih olup, davacının ödeme borcu sona erdiğini, davalı şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı hususunu ticari defter kayıtları ve fatura kayıtları da teyit ettiğini, davalı şirketçe gerek sözleşme süresince, gerekse sözleşmeden döndüğü tarihten sonra, davacı tarafından düzenlenmiş olan faturalara yasal süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak itiraz edildiğini ve faturalar noter kanalıyla davacıya iade edildiğini, bu husus mahkemece tarafların ticari defter kayıtları üzerinden yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile ispatlanacağını, arz ve izah olunan nedenlerle, haksız ve dayanaktan yoksun bu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, 11/08/2023 tarihli eser sözleşmesi, Faturalar, İhtarnameler, Vergi Dairesi Kayıtları, 2024 Yılına Ait BA-BS Formları, ------- Konuşmaları, Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler,
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :
Dava, Eser Sözleşmesi nedeniyle HMK'nin 109.maddesi kapsamında kısmi dava olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada hazırlanan tensip zaptı bağlamında usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılmış; taraf teşkilinin sağlandığı, dilekçeler aşamasının tamamlandığı anlaşılmış başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince özel ve genel dava şartları , harç, sıfat ve hak düşürücü süre de değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşmasına devam edilmiştir. Ne var ki davalı tarafça cevap dilekçesinde Mahkememizin yetkili olmadığına yönelik yetki ilk itirazında bulunulduğunun anlaşılması üzerine bu konuda taraf vekilleri de dinlenip beyanları zapta yazılmak sunetiyle; davalı şirket vekili tarafından usulüne uygun olarak ileri sürülen yetki ilk itirazı değerlendirilerek ön inceleme duruşması tamamlanmadan doğrudan yetkisizliğe ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm verilmesi gerekmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116. maddesi gereğince; '' (1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir:
a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı.
b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı.
c) (MÜLGA BENT -----: 28.07.2020 ---- NO: ---- KANUN NO: -------
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 117. maddesi gereğince ise ; ''(1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez.
(2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir.
(3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır.''
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendinde “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmü bulunmaktadır.
6100 Sayılı HMK 'nin 6/1.maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır. Aynı yasanın 7. maddesinde ise, davalının birden fazla olması halinde, davanın bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, aynı kanunun 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılması mümkündür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendi “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü içermektedir. Mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek haller, dava şartı olan kesin yetki halleridir. 6100 sayılı HMK'nin 18. maddesi kesin yetkinin olduğu hallerde tarafların yetki sözleşmesi yapamayacaklarını açıkca düzenlemiştir. Bu nedenle yetki sözleşmesi kesin yetkinin olduğu hallerde yapılamaz. Yetki sözleşmesinin yapılmış olması da re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden değildir.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar nezdinde somut olaya bakıldığında ; öncelikle davalı şirket vekili tarafından süresi içinde verilen cevap dilekçelerinde ilk itiraz olarak usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunulduğu ve yetkili mahkemenin ------- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun öne sürüldüğü tartışmasızdır. (HMK-116/1-a, 119/2) Buna göre taraflar arasındaki iddia ve savunma kapsamında uyuşmazlığın kaynağının 11/08/2023 tarihli davalı------Şirketinin -------- kurulu bulunan güneş panelleri tesisinde ürettiği güneş solar enerji panelleri için davacı şirket tarafından yapılacak test ve kontrol sonucunda kaliteye/uygunluğu ilişkin sertifika verilmesi konusunda imzalanan sözleşmeden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin niteliğine, içeriğine ve amacına bakıldığında işbu sözleşmenin TBK'nin 470 vd maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olduğu sonuç ve kanaati oluşmuştur. Bu kabulden hareketle para alacakları yönünden yetkili mahkemeyi alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirleyen 6098 Sayılı TBK'nin 89. maddesi hükümlerinin ise sadece karz akdinden doğan borçlarla sınırlı olduğunun kabulü gerekmektedir. Aksi halde, bütün para borcu ilişkilerinden doğan ihtilâflarda yetkili mahkemenin bu maddeye göre tayini gerekeceğinden, para borçlarıyla ilgili tüm ihtilâfların davacının yerleşim yerinde davaya konu olması sonucu doğar ki, bu da Hukuk Muhakemeleri Kanununda yer alan yetkiyle ilgili kuralları adeta istisna haline getirmiş olur. Eser sözleşmesinden kaynaklanan bir alacakta yetkili mahkemenin tayininde 6098 Sayılı TBK'nin 89. maddesi hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Nitekim Yargıtay -----.HD'nin (kapatılan ------.HD.) istikrar kazanmış içtihatları da bu yöndedir. 6100 Sayılı HMK'nin 6. maddesi gereğince de bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki, bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Somut olayda davalı şirketin genel yetki yönünden bakıldığında yerleşim yeri ------- olduğu gibi anılan sözleşmenin niteliği gereği enerji panellerinin üretim yeri de aynı adres olduğuna göre sözleşmenin ifa yerinin de doğrudan ------- olduğu söylenmelidir. Binaenaleyh, davalı vekilinin 6100 Sayılı HMK'nin 19/2, 116/1-a, 117/1 maddeleri gereğince cevap dilekçesinde ileri sürdüğü yetki ilk itirazının kabulüyle; 6100 sayılı HMK'nin 6,117/3,164/2 maddeleri gereğince Mahkememizin yetkisizliğine, aynı yasanın 19/3.maddesi gereğince yetkili Mahkemenin ----- merkez ilçesinin tabi olduğu -------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine ve dosyanın hüküm fıkralarında açıklanan yasal prosedüre bağlı olarak belirlenen yetkili Mahkemeye gönderilmesine karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davalı vekilinin, 6100 Sayılı HMK'nin 19/2, 116/1-a, 117/1 maddeleri gereğince cevap dilekçesinde ileri sürdüğü yetki ilk itirazlarının kabulüyle; 6100 sayılı HMK'nin 6,117/3,164/2 maddeleri gereğince Mahkememizin yetkisizliğine,
2-)6100 sayılı HMK'nin 19/3.maddesi gereğince aynı yasanın 6.maddesine göre yetkili Mahkemenin ------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine,
3-)6100 Sayılı HMK'nin 20.maddesi uyarınca taraflardan birinin süresi içinde Kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleştiği tarihten veya Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın ------ Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
4-)Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nin 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
5-)6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde Kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve 6100 Sayılı HMK'nin 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.