T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/153 Esas
KARAR NO: 2025/710
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 20/02/2025
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasında duruşma sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ---------, maliki olduğu ticari aracını davalı--------- firmasına aralarında akdedilen taşıt kira (taşıma) sözleşmesi ile kiraladığını, davacı, söz konusu kira sözleşmesi gereği davalı firmaya faturalarını kesip gönderdiğini ve davalı firma tarafından da faturalar ödendiğini, bu kapsamda davacı son olarak icra takibine konu --------- No'lu --------- plakalı 25 günlük kiralama bedeli açıklamalı KDV Dahil 95.000,00 TL tutarlı faturayı da 30.09.2024 tarihinde keşide edip davalı firmaya göndermiş ve davalı firma tarafından ticari defterlerine işlendiğini, davalı firma tarafından söz konusu faturaya herhangi bir itiraz edilmemesine rağmen fatura kapsamında herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine bu kez tarafımızca --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. Sayılı icra takibi başlatılmış olup, başlatılan icra takibinde TTK 1530. Maddesi gereği faiz işletildiğini, başlatılan icra takibi kapsamında düzenlenen ödeme emri davalı firmaya tebliğ edilmiş ise de davalı firma tarafından söz konusu icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini ve icra müdürlüğü tarafından düzenlenen 22.11.2024 tarihli tensip tutanağı ile icra dosyası durdurulduğunu, bu kez söz konusu alacağı tahsil edebilmek adına zorunlu arabulucuya başvurulmuş ise de -------- Adliyesi Arabuluculuk Bürosu’nun ---------- arabuluculuk numaralı dosyasının son oturum tutanağından da anlaşılacağı üzere davalı şirket ile anlaşma sağlanamadığını, bu sebeple de huzurdaki davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, icra takibine ve nihayetinde işbu davaya konu davacının alacağı niteliği itibari ile belirli olup, yani likit nitelikte olduğunu, ödemediği borcuna karşılık, bir de kötüniyetli olarak itiraz ederek icra takibinin durmasına sebebiyet veren davalı tarafın asıl alacağın %20’sinden az olmamak şartı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, haklı davanın kabulü ile davalı (borçlu) tarafın, --------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- Esas sayılı dosyasında borca yapmış olduğu itirazının fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'sinin iptaline ve takibin işleyecek avans faiziyle devamına, kötüniyetli olarak borcun ve fer’ilerinin tamamına itirazı üzerine takibin durmasına sebebiyet veren davalının, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu alacak kalemleri açısından zamanaşımı süresinin gözönünde bulundurularak davanın reddini talep ettiklerini, huzurda açılan davanın zamanaşımı sürelerinin geçmiş olması sebebiyle reddini talep ettiklerini, davacı yan dava dilekçesinde --------- No'lu --------- plakalı 25 günlük kiralama bedeli açıklamalı KDV Dahil 95.000,00 TL tutarlı faturaya istinaden icra takibi başlattığını ve ---------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- E. sayılı icra dosyasındaki taraflarınca yapılan itirazın iptali için huzurdaki davayı açtığını beyan ettiğini, yine aynı şekilde davacı yan dava dilekçesinde davacı yanın alacağının niteliği itibari ile belirli olduğunu yani likit nitelikte olduğunu beyan ederek icra inkar tazminatı talebinde bulunduğunu, işbu sebeple davacı alacağının belirli ve likit olduğunu belirtirken aynı zamanda kısmi dava açmasında hiç bir hukuki yarar bulunmamakta olup davanın işbu yönden davanın usulden reddi gerektiğini, ---------Ş., müşterilerine ------- --------, ------- --------- ülkelerine karşılıklı olarak ihtiyaçlarına yönelik ve yurt içinde butik taşımacılık hizmetleri sunan, lojistik alanında uygun maliyetli ve yenilikçi çözümler geliştiren köklü bir şirket olduğunu, taraflar arasında da 01.04.2024 tarihli "Taşıt Kira (Taşıma) Sözleşmesi" akdedilmiş olup, bu sözleşme uyarınca davacı, kendi maliki olduğu ---------- Plakalı ticari aracı ile yurt içinde sözleşmeli olarak müvekkil şirkete taşıma hizmeti sunduğunu, -------- plakalı araçla davacı tarafça taşıma hizmetinin verildiği tarihlerdeki yakıt giriş-çıkış ve km verileri incelendiğini, GPS sistemi verileri ve yakıt istasyonu alım raporuna istinaden yapılan incelemede, söz konusu tarih aralığında ilgili araç verileri kontrol edildiğinde, toplam kilometre ile araç yakıt tüketim miktarı karşılaştırıldığında ve yakıt giriş çıkışlarının kontrolü sağlandığında yakıt açığı tespit edildiğini, davalı şirket davacı yandan takograf raporunun gönderilmesini talep etmişse de davacı yanca müvekkil şirkete ibraz edilmediğini, davacı tarafça takograf kayıtlarının sayın mahkemeye sunulması ile de bu durum açıkça görüleceğini, davalı şirketçe yapılan tespitler neticesinde açığa çıkan yakıt tüketimi nedeniyle davalı yana 31.10.2024 tarihli --------- fatura numaralı Akar Yakıt Geliri Yansıtma (filo) - ---------- ismiyle 101.479,81 TL fatura kesildiğini, davalı şirketçe kesilen fatura akabinde müvekkil şirket cari hesabına göre davacı yandan 9649,81 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup buna istinaden --------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyası ile davalı şirketçe davacı yana icra takibi başlatıldığını, ancak davacı yan haksız ve kötü niyetle işbu icra takibine itiraz ettiğini, arz ve izah edilen nedenlerle; öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: -------- İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı dosyası, Taşıt Kira Sözleşmesi, Fatura, Tarafların Vergi Dairesi Mükellef Kayıtları ve 2024 Yılı BA-BS formları, Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :Dava, İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce Anayasa'nın 141/4 ve 6100 Sayılı HMK'nin 30.maddesi gereğince çabukluk ve usul ekonomisi ilkeleri de gözetilerek 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115 ve 138.maddeleri maddelerinde bulunan düzenlemeler kapsamında duruşmada taraf vekilleri de dinlenmek suretiyle dava şartlarına yönelik yapılan ilk inceleme ve değerlendirme sonucunda görev dava şartı eksikliğine bağlı olarak aşağıdaki gerekçelerle ön inceleme duruşması tamamlanmadan doğrudan aşağıdaki gerekçelerle sonuçtaki şekilde karar verilmiştir. 2709 Sayılı T.C. Anayasasının 37. maddesine göre "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz". 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(1)-c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Bu yasal çerçevede mahkemelerce görev konusu her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu değildir. Bu kapsamda davanın basit yargılama usulüne tabi olması ve usul ekonomisi ilkesi gözetilerek dosyanın tensiben görev yönünden incelenmesi ve sonuçlandırılması gerekmiştir. 6102 Sayılı TTK'nin 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlığın konusu işin her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde özel düzenleme olmalıdır. Yine Türk Ticaret Kanunun 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılmasının görevin belirlenmesi yönünden bir etkisi bulunmamaktadır. 6100 Sayılı HMK'nin 4/1-a maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda " Sulh Hukuk Mahkemeleri" görevlidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesinde; " Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır. Bu kapsamdataraflar arasındaki sözleşmenin niteliği ve dava konusu edilen uyuşmazlığın mahiyeti gereği olaya kira hükümleri nezdinde genel hükümlerin uygulanması gerektiği, tarafların tacir olmasının ve/veya işin ticari olmasının da mahkemenin görevini etkilemeyeceği ifade edilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar ve alıntılanan yasal düzenlemeler ve dava dilekçesindeki anlatım ışığında dava konusu olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinin '01/01/2024 tarihli taşıt kira sözleşmesinden' kaynaklandığı ve davanın bu kapsamda düzenlenen faturaya dayalı olarak -------- İcra Dairesinin -------- Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takibe karşı ileri sürelen itiraz nedeniyle duran takibin devamı için itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nin 4.maddesine göre mutlak ve nispi ticari dava kapsamında kalmadığı, işb kira ilişkisine matuf taşınır kira sözleşmesinden kaynaklanan davada HMK'nin 4.maddesinde açıkça kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıklar vurgusu bulunmasının ve olayın temelinin taşınır kira sözleşmesi olmasının açıkça anlaşılması karşısında görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK’nin 4/1.a maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle davanın, 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine; 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c ve 4/1-a maddeleri uyarınca görevli mahkemenin --------- Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-)6100 sayılı HMK'nin 114/1-c ve 4/1-a maddeleri uyarınca görevli mahkemenin --------- SULH HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-)6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin, süresi içinde Kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; veya Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının GÖREVLİ -------- SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE
4-)Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nin 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
5-)6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin,süresi içinde Kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nin 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025