T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/100
KARAR NO: 2025/694
DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 04/02/2025
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -------. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı asıl borçlu olan ---- firmasını -----ile birlikte 02.06.2021 tarihinde ---- salonları alanında faaliyet gösterilmek üzere kurulduğunu ve faaliyete başladığını, davacının söz konusu firmada ortaklığı %50 oranında şirket yetkilisi olduğunu, davacı evlilik arefesinde kurulan bu şirkete ilişkin olarak yaklaşık 3 ay boyunca şirket ile ilgilenemediğini, tüm yönetimi ortağı olan ----- yürüttüğünü, davacı evlilikten sonra Eylül ayında şirkete gelmesi ile sorunlar başladığını, şirket ortağı olan ------ 3 ay boyunca davacıya elde edilen kardan herhangi bir ödeme yapmadığını, Eylül 2021 ayına gelindiğinde ise şirketin elde ettiği kar 430.000 TL civarında olduğunu, kendisine bu süre zarfında ödeme yapılmaması nedeni ile taraflar arasında sorunlar çıktığını, davacı kendisine ödeme yapılmaması nedeni ile şirketin bağlı olduğu ------- ait POS cihazından 19.000 TL ödemeyi aldığını, davacı tarafından alacağına mahsuben 19.000 TL ödeme alındığını, bu olaydan sonra ----- şirket içerisine başka bir firmayı dahil ettiğini, bu firmanın yetkilisi ise ---- olduğunu, bu firma yetkilisi davacının eşi olan------ karşı tehdit ve hakaret suçlarını işlemiş ve ceza aldığını, söz konusu dava dosyası ise --- Asliye Ceza Mahkemesi ----. Ve ------ sayılı dosyası olduğunu, davacı alacaklarına binaen 15.11.2021 tarihinde -----. İcra Dairesi----. Sayılı dosyası ile ----- tarafından işletilen-----Merkezinin işletilmesi sonucu şimdiye kadar elde edilen 430.000 TL gelirden ortak ------ %50 payı nisabına düşen 215.000 TL'nin faizi ile birlikte istemi ile icra takibi başlattığını, söz konusu takibe karşı ------- tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davacıya tebliğ edilen üçüncü haciz ihbarnamesinin haczin neye ilişkin olduğu, hangi miktar için yapıldığı kısmında da herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. borcun neden kaynaklandığına dair her hangi bir kayıt söz konusu olmadığı yine davacının tüm alacak ve borçlarının şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, ticari defterlerin bilirkişi incelemesi sonucunda dava dışı borçlu olan -----firmasına herhangi bir borcu olmadığı aksine alacaklı olduğu buna ilişkin olarakta davalı takip alacaklısından önce ------ karşı alacağını tahsil etmek amacı ile icra takibi başlattığı açıkça ortada olduğunu, davacının dava dışı takip borçlusu olan ----- firmasına herhangi bir borcu olmamakla birlikte aksine alacaklı olması nedeni ile İcra ve İflas Kanunu’nun 89/3. maddesinde belirtilen sürede davacının takip dava dışı takip borçlusu ----- borçlu olmadığının tespit edilmesi için işbu davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle; davacının dava dışı takip borçlusu ----- borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız kötü niyetli olarak takip başlatmasından kaynaklı olarak %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ilişkin ----. Sulh Ceza Hakimliği'nin 04.12.2023 tarih ve ------ sayılı kararıyla CMK m. 133 vd. maddeleri gereğince kayyım atanmasına, kayyımlık görev ve yetkilerinin kullanılması bakımından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun tayin edilmesine karar verildiğini, davalı şirket ile davacının %50 oranında ortağı olduğu----- Şirketi (VKN: ------) arasında 07/06/2021 tarihli Franchise Sözleşmesi imzalandığını, dava dışı ------sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklere aykırı hareket ettiği tespit edildiğini, şirket tarafından 10.12.2021 tarihli düzenlenen ihtarname ile tüm bu hususlar detaylı olarak belirtidiğini ve sözleşme haklı şekilde feshedilerek, ödenmemiş royalty bedelleri ile gecikme cezalarından kaynaklanan toplam 802.030.51 TL’nin ihtarın tebliğinden itibaren üç gün içerisinde davalı şirkete ödenmesi talep edildiğini, borcun gereği gibi ifa edilmemesi üzerine, davalı şirket tarafından takip borçlusu/ dava dışı/ davacının %50 ortağı olduğu ---- aleyhinde, -----İcra Dairesi'nin ------ sayılı dosyası üzerinden 747.408,82TL toplam alacak talepli ilamsız icra takibi başlatıldığını, alacağın tahsili amacıyla davalı şirket tarafından, İİK m. 89 kapsamında borçlunun üçüncü kişilerdeki mal ve alacaklarının haczi yoluna gidildiğini, bu bağlamda takip borçlusu/ dava dışı -----%50 ortağı olan davacı ---- usulüne uygun olarak düzenlenen birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri gönderildiğini, usulüne uygun tebliğ edilen ihbarnamelere karşı davacı tarafından itiraz edilmediğini, İİK m. 89/3 uyarınca; üçüncü şahıs, ikinci haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci haciz ihbarnamesine de itiraz etmezse, borcun zimmetinde sayıldığı kesinleşeceğini, davacı ile ------. arasında gerçekleştirilen para transferlerinin tespiti ile şirket hesaplarının davacının şahsi kasası olarak kullanılıp kullanılmadığının tetkiki bakımından davacıya ait banka kayıtlarının ve ---- ticari defter kayıtlarının celbiyle birlikte incelenmesini talep ettiklerini, mahkemece resen nazara alınacak nedenlerle birlikte; işbu yargılama konusu olaya ilişkin yasal hakları saklı kalmak kaydıyla; işbu davanın reddine, işbu dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhinde tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Franchise Sözleşmesi, ---- İcra Dairesi'ne Ait ----- Esas Sayılı Dosyası UYAP Kayıtları,---- İcra Dairesi'ne Ait ---- Esas Sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, ---- Asliye Ceza Mahkemesi'ne Ait ------ Esas Sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :
Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 89/3 maddesi gereğince açılmış Menfi Tespit istemine İlişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce ön inceleme için duruşma açılmış ve taraf teşkili sağlanmıştır. Ancak 6100 sayılı HMK'nin 30, 114, 115 ve özellikle 138. maddelerinde bulunan düzenlemeler kapsamında duruşmada; duruşmaya katılan davalı vekili dinlenmek suretiyle dava şartlarına yönelik yapılan ilk inceleme ve değerlendirme sonucunda somut olay yönünden görev dava şartı eksikliği tespit edilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Şöyle ki; 2709 Sayılı T.C. Anayasasının 37. maddesine göre "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz". 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(1)-c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Bu yasal çerçevede mahkemelerce görev konusu her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu değildir. Bu kapsamda davanın basit yargılama usulüne tabi olması ve usul ekonomisi ilkesi gözetilerek dosyanın tensiben görev yönünden incelenmesi ve sonuçlandırılması gerekmiştir. 6102 Sayılı TTK'nin 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlığın konusu işin her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde özel düzenleme olmalıdır. Yine Türk Ticaret Kanunun 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılmasının görevin belirlenmesi yönünden bir etkisi bulunmamaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar ve alıntılanan yasal düzenlemeler ve dava dilekçesindeki anlatım ışığında dava konusu olaya bakınca; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı (alacaklı) ----- tarafından dava dışı----- hakkında genel takip yoluyla (ilamsız takip) başlattığı -----.İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasından davacıya İİK'nin 89/1 maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnamelerine bağlı olarak oluşan hukuki durum nedeniyle dava dışı borçlu şirkete borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Görüldüğü üzere uyuşmazlığın temeli her halde İİK'nin 89/3 maddesindeki menfi tespit olgusudur. Burada işbu davanın tarafları arasında hiçbir ticari iş ve ilişki bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nin temelde ticari işletme esasını benimsediği ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır. Bilindiği üzere bu konuda ----- Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlığın giderilmesi için alınan karar uyarınca, uyuşmazlığın Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin 18/09/2023 tarihli ------ karar sayılı kararıyla "Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olanın davanın genel mahkemelerde görülmesi olduğu, özel mahkemelerde görüleceğine dair açık bir düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesinin esas olduğu, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihtarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda açık bir düzenleme bulunmadığı, buna göre davanın tarafları arasında doğrudan ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan ilişkinin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine" karar verilmiştir. Buna göre işbu uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nin 4.maddesine göre mutlak ve nispi ticari dava kapsamında kalmadığı, İİK'nin 89/1 maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnamelerinden dolayı İİK'nin 89/3 maddesinden kaynaklanan işbu davada görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK’nin 1 ve 2. maddeleri gereğince genel görevli Asliye Hukuk mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Binaenaleyh, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca eldeki dosyada mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; davanın, 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. (Bkz; ---- BAM ---- HD-----
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; davanın 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-)6100 sayılı HMK'nin 114/1-c ve 1, 2. maddeleri uyarınca görevli mahkemenin ----- Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
3-)6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının görevli ------ Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine
4-)Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nin 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde mahkememizce bu durumun tespiti ile dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
5-)6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nin 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine,
Dair, davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı ; ;6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.