T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/91
KARAR NO: 2025/593
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/01/2025
KARAR TARİHİ: 10/07/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflarca alacağı tahsil etmek amacıyla ----- İcra Müdürlüğü -----. sayılı icra dosyası ile davalı------- Limited Şirketi aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, yapılan bu icra takibine davalı tarafça bir takım gerekçelerle icra takibindeki ödeme emrine ve borca itiraz edildiğini, davalıya ait borca itiraz dilekçesinin ekte sunulduğunu, davalı tarafça yapılan itiraz haksız bir itiraz olup kabul edilemeyeceğini, davacının nakliye işi ile uğraştığını, davacı ile davalı-------Şirketi arasında 23/01/2023 tarihinde nakliye işi yapılmasına dair anlaşma sağlandığını, yapılacak bu işin karşılığı olarak ise davalı tarafından 6.292 TL bedel ödeneceğini, davacının anlaşma gereği üzerine düşen nakliye işini yaparak edimini ifa ettiğini, buna ilişkin taşıma irsaliyesi ve faturanın dilekçe ekinde sunulduğunu, davacının sevk irsaliyesinden de anlaşılacağı üzere edimi yerine getirmesine rağmen davalı şirketin davacıya herhangi bir ödeme yapmadığını, ödeme yapılmaması üzerine taraflarca icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın anlaşma gereği ödeme yapmaması üzerine davacının zararı olduğunu, davalı tarafın haksız olduğu ve sözleşmeye aykırı davranıldığı açıkça anlaşıldığını, tüm bu sebeplerle davalı tarafın yapmış olduğu bu itiraz açıkça haksız olup davalı tarafın bu yöndeki itirazları yersiz beyanlardan ibaret olduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle; öncelikle açılmış olan davanın kabulüne, davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, davalının yüzde yirmi (%20)’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ----- İcra Müdürlüğü ------ esas sayılı icra dosyasının istenilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve talep etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirket ------ adına davacı tarafından nakliye işi yapılmak üzere anlaşıldığını, davacı taraf her ne kadar taşıma işlemini yerini getirdiğini iddia etse de teslim evrakları davalı şirkete ibraz edilmemesi sebebiyle davacı tarafça kesilen faturaya istinaden iade faturası kesildiğini, taşıma işlemine istinaden hizmet bedeli olarak davacı tarafça ----- İcra Müdürlüğü ------ Esas numarası ile icra takibi başlatılmış olup işbu icra takibi taraflarca yapılan itiraz nedeniyle durduğunu, davacı tarafça başlatılan icra takibi ve akabinde açılan işbu dava haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı taraf nakliye hizmetine ilişkin evrakları doğru ve eksiksiz teslim ettiğine dair davalı şirketten herhangi bir onay yazısı almamış olup faturanın kesildiği tarihte borcun muaccel olmadığını, işbu sebeple davacının alacağı ile birlikte icra inkar tazminatı talep etmesi de haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, arz ve izah edilen sebeplerle, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız davanın reddine, kötü niyetli olduğu açıkça görülen davacının % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: ----- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Tarafların Vergi Dairesi Mükellef Kayıtları ve 2023 Yılı BA/BS Formları, Ödeme Emri Başlıklı Belge, Taşıma irsaliyesi, Fatura, Dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince taşıma sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturadan dolayı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan itiraz üzerine açılmış; itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada Mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelenip gözetilmesi gereken başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez takdiren sulh teşvikine ilişkin vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek, deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek aynı duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Öncelikle davaya esas ------ İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyaya eklenmiş ve bir örneği dosya arasına alınarak içeriği incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu, itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. Ayrıca tarafların nüfus ve ticaret sicil kayıtları dosyaya kazandırılmış ve bağlı bulundukları vergi dairelerine ayrı ayrı müzekkereler yazılarak tarafların vergi kayıtları ve uyuşmazlığa ilişkin 2023 yılına ait BA-BS formları celbedilmiştir.
2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu hükümden haretketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir...İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, iddia ve savunma, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; ----- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu hakkında taşıma sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaya dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, ödeme emrine karşı yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da fatura kapsamında çözülmesi gerekmektedir. Faturadan kaynaklanan itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Öte yandan 6102 sayılı TTK'nin 850. maddesinde yer alan tanımlamaya göre taşıyıcı; taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini üstlenen kişidir. İki taraf arasında akdedilecek taşıma sözleşmesi ile taşıyıcı, eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı, buna karşılık eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır. Taşıma sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması yönünde yasal bir zorunluluk bulunmamakta olup, sözleşmesinin mevcudiyeti her türlü delil ile ispat edilebilir. Mahkememizce bu şartlara göre açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, taraf vekillerince gösterilen deliller toplanmış, tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden uyuşmazlığın tabi olduğu 2023 yılına ait BA-BS formları getirtilmiştir. Bu kapsamda yapılan inceleme ve değerlendirmede dosyaya sunulan ve davalı şirketin antetli kağıdı olduğu anlaşılan ödeme emri başlıklı belge içeriğinin iddiayı ve özellikle taşıma sözleşmesini tevsik ettiği gibi takibe dayanak yapılan faturanında işbu belgede yazılı olan bedele ilişkin olduğundan faturanın mezkur belgeden neşet ettiğinin anlaşıldığı, yine taşıma ilişkisinin ve bedelin taşıma irsaliyesine göre de açık olduğu, sıralanan bu bilgi ve belgelerin birbirini doğruladığı, davalının icra takibine itirazında somut bir itiraz ileri sürülmeyip genel ifadelerle borca itiraz edildiği gibi savunmada da bu tutumun sürdürüldüğü tespit ve tayin edilmekle somut olay özelinde araştırılaması gereken başkaca bir husus bulunmadığı, davacını davasını, yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ile HMK'nin 190. maddeleri gereğince ispatladığı sonuç ve kanaatiyle davanın niteliği gereği icra takip dosyası ve taleple bağlılık ilkesi nazarında faiz ifadesinden anlaşılaması gerekenin yasal faiz olacağı, 6098 sayılı TBK'nin 117/1 maddesi gereğince temerrütün istem gibi icra takibiyle oluşacağının de denetlenmesi ve gözetilmesiyle birlikte davanın kabulü ile, davalı-borçlunun ----- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile iptali ile icra takibinin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle aynen devamına karar verilmiştir.Davacı tarafın icra inkar tazminatı isteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Bu nedenlere göre davalının takibe itirazının haksızlığına karar verilmesi ve davalı-borçlu yönünden icra takip dosyası, iş emri. fatura, taşıma irsaliyesine havi belgeler nezdinde mevcut asıl alacak/borç likit/muayyen olduğundan İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluştuğundan takibe konu asıl alacağın (6.292,00 TL) %20'i olan 1.258,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine de hükmedilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince esasa ilişkin aleyhinde hüküm verilen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ---- İcra Dairesinin------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile iptali ile icra takibinin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle aynen devamına,
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle, asıl alacağın (6.292,00 TL) %20'i olan 1.258,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı 615,40 TL peşin harç ve 87,50 TL vekalet harcı, 60,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.378,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1-2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 6.292,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) ve Ek Madde 1 (2) fıkrası gereğince dava tarihi itibarıyla kararın miktar yönünden (6.292,00 TL