T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/755
KARAR NO: 2025/578
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 23/10/2024
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ------ numaralı tesisatına kayden elektrik enerjisi kullandığını, davacı şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, davalının dava dışı ilgili elektrik perakende satış firması ile karşılıklı herhangi bir perakende satış sözleşmesi imzalamaksızın sayaçsız/bağlantısız elektrik enerji kayıtta olmayan tesisatsız sayaçtan kullanımı yaptığının13.06.20218 tarihinde tespit edildiğini ve kullanım yerinin elektrik enerjisinin kesildiğini, davacı şirketin ilgili ekipleri tarafından 13.06.2018 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde sayaçsız/bağlantısız elektrik kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine ------ seri numaralı kaçak tutanağı düzenlendiği ve fatura tahakkuk edildiğiğini, 34.457,52 TL tutarındaki faturalarının tahsili maksadıyla davacı şirketin davalı aleyhine huzurdaki davanın konusu -----. İcra Dairesi'nde -------Esas sayısına kayden ilamsız icra takibi başlattığını, davalının icra takibine yönelik 15.09.2022 tarihinde itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına, davalının hükmolunan bedelin %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP : Davalı şirket 6100 Sayılı HMK'nın 126-131 maddeleri kapsamında davaya cevap dilekçesi vermemiştir. Davalı şirket temsilcisi duruşmalara katılmamış; kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.
DELİLLER: --- İcra Dairesi'nin ------- Esas sayılı takip dosyası, Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı, Kaçak Elektrik Tüketim Bedeli Tahakkuk Hesabı, Fatura, ---- ve ------ Kayıtları, Bilirkişi Raporu, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava, Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı kapsamında düzenlenen faturaya dayalı olarak başlatılan genel haciz yoluyla takibe karşı yapılan itiraz nedeniyle; 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelenip gözetilmesi gereken başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez takdiren sulh teşvikine ilişkin vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek, deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip tutanağa geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öncelikle davaya esas ---- İcra Dairesi'nde ----- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamıza eklenmek ve yanı zamanda bir örneği fiziki olarak çıkarılıp dosyaya konulmak suretiyle incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür.
Bilindiği üzere 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; davacı vekili tarafından ----. İcra Dairesi'nde -----Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu şirket hakkında Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı kapsamında düzenlenen faturaya dayalı olarak geçerli bir icra takibi başlatıldığı ve ödeme emri gönderildiği ,ödeme emrinin tebliğine bağlı olarak davalı borçlu tarafından yasal (7) günlük süresi içerisinde icra takibine/borca tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edildiği, takibin 2004 sayılı İİK'nin 66.madde hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu, işbu itirazın iptali davasının da, icra dosyalarına yapılan itiraz dilekçesinin tebliğine rastlanmadığından her durumda (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da, taraflar arasında sözleşme ilişkisi yönünden bir itilaf bulunmadığından temelde kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu kapsamda düzenlenen faturalara göre çözülmesi gerekmektedir. Faturadan kaynaklanan itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak davalının davaya cevap vermemesi nedeniyle iddianın inkar edildiği kabul edilerek yukarıda açıklanan genel ilkeler doğrultusunda işin esasının incelenmesine geçilmiş, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde gösterilen tüm deliller aşamalarda toplanmış, kaçak elektrik tespit tutanağı, fatura, ile ilgili tüm bilgi ve belgeler celbedilip incelenmiştir. Buna müteakip uyuşmazlığın çözümü teknik ve özel bilgi gerektirdiğinden dosya, alacağın varlığı ve varsa miktarı bakımından bilirkişi raporu düzenlenmesi için ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinden resen seçilen bir Elektrik Mühendisi bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi Elektrik Mühendisi ------ tarafından dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 05/01/2025 tarihli işbu raporda özetle; davalının, sözleşmesiz olarak ------ seri numaralı sayacçtan elektrik enerjisi kullandığı davalı şirket elemanları tarafından 13.06.2018 tarih ve ------ sayılı kaçak elektrik tutanağıyla saptanmıştır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Madde; (1) a) bendi; Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmaksızın elektrik enerjisi tüketimesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi sayıldığından dava konusu olayın kaçak elektrik enerjisi tüketimi kanaatine varılmıştır. b) Davacı Şirketin Takip Tarihi İtibariyle Alacakları: Davacı şirketin asıl alacağı 11.854,81 TL Gecikme zammı 433,11 TL Gecikme zammı KDV, 77,96 TL Davacı şirketin toplam alacağı 12.365,88 TL Davacı ----- Şirketi’nin takip tarihi itibariyle davalı----- Şirketinden raporun yukarısında 12.365,88 TL olarak hesaplandığı yönünde tespit, hesap ve görüş beyan edilmiştir. Bilirkişi raporu davacı vekiline ve davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur. Öncelikle ifade edilmelidir ki; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.-----HD ------
sayılı ilamları) Bu kapsamda olayımızda takibe dayanak kaçak elektrik tespit tutanağının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu açıktır. Buna göre davacı vekilinin rapora karşı itirazları, dava konusu elektrik sayacının kayıtsız olduğundan Elektrik Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 44/1-a bendine göre tüketimi doğru şekilde kaydetmiş yasal tesis edilmiş sayaç değerine göre hesaplama yapılması gerekeceği, demand güç yılın değişik gün ay ve mevsimlerinde değişiklik göstereceğinden sabit bir büyüklük olmadığı, kurulu güç ise kullanım yerindeki elektrikli cihazların etiket değerleri üzerinden okunarak tespit edildiğinden sabit bir büyüklük olup yönetmelikte kurulu güç esas alındığından yerinde görülmemiştir. Binaenaleyh, davacı şirketin davasını; yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde; TMK'nin 6 ve HMK'nin 190 maddeleri gereğince kaçak elektrik tespit tutanağı, tahakkuk hesabı, fatura ve gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görüldüğü için benimsenen bilirkişi raporuna göre esastan kısmen de olsa ispatladığı sonuç ve kanaatiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile; davalı-borçlunun ---- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın, 11.854,81 TL asıl alacak, 433,11 TL faiz ve 77.96 TL KDV olmak üzere toplam 12.365,88 TL kısmı yönünden iptali ile ile icra takibinin asıl alacağa ( 11.854,81TL) takip tarihinden itibaren yıllık %24.00 ve ---- sayılı yasa gereği değişen oranlarda faiz ve gecikme zammına %18 KDV uygulanmak suretiyle toplam 12.365,88 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin (26.024,80 TL) talebin reddine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1,2, 6 , İİK, 67/1,2, TBK, 1 vd.117/1,TTK,16/1, 18/2, HMK, 25,26,27,30,31, 33, 146,190, 198, 266 vd, 281, 282)
Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda takip hukuku açısından tazminatın yaptırım amacı ışığında yapılan değerlendirmede; takibin ve davanın dayanağının haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik enerjisi kullanılmasına dayanması, takipte gösterilen fatura alacağı ile hükmedilen alacağın farklı olmasından dolayı davalının kısmen haksız çıkması göre alacağın varlığı ve miktarının yapılan yargılamaya göre belirlenmesi karşısında davalı borçlu yönünden dava konusu alacağın takip tarih itibarıyla davalı şirket yönünden muayyen/likid olmadığı anlaşılmakla İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluşmadığından davacı vekilinin mütemerrid icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu esas alınarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de kabul ve ret oranına göre karşılıklı olarak taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ----. İcra Dairesi'nin ------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın, 11.854,81 TL asıl alacak, 433,11 TL faiz ve 77.96 TL KDV olmak üzere toplam 12.365,88 TL kısmı yönünden iptali ile ile icra takibinin asıl alacağa ( 11.854,81TL) takip tarihinden itibaren yıllık %24.00 ve 6183 sayılı yasa gereği değişen oranlarda faiz ve gecikme zammına %18 KDV uygulanmak suretiyle toplam 12.365,88 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin (26.024,80 TL) talebin reddine,
3-)Davacının,2004 sayılı İİK'nın 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 844,71 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 463,67 TL harcın mahsubuyla bakiye 381,04 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanunun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%0,32) üzerinden hesaplanan 1.152,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%0,68) üzerinden hesaplanan 2.448,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 463,67 TL peşin harç ve 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 952,07 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)Davacı tarafından yapılan 151,00 TL posta ücreti ve 5.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.401,00 TL yargılama giderinden davanın kabul (%0,32) ve ret (%0,68) oranına göre 1.728,32 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
9-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. madde 13/1-2 fıkraları uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 12.365,88 TL nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket temsilcisinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) ve Ek Madde 1 (2) fıkrası gereğince dava tarihi itibarıyla kararın kabul ve reddedilen miktarlan yönünden ayrı ayrı (12.365,88 TL K. / 26.024,80 TL.R.