T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/738 Esas
KARAR NO: 2025/825
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 17/10/2024
KARAR TARİHİ: 03/11/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sahibi olduğuru, dava dışı sürücü -----sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı araç ile davalı ---- sahibi olduğu ve sürücü ---- sevk ve idaresindeki-------plakalı aracın çarpışması sebebiyle hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ---- tarihli kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere --- plakalı araç sürücüsü ---- işbu davaya konu kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunu, ---- tarafların kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma neticesinde de davalı ---- %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ----- tarihli kaza sebebiyle müvekkile ait aracın ---- yapılmış olan kasko sigortasına başvuru yapıldığı ve hasar ödemesi alındığını, bu sebeple maddi hasarın işbu davanın konusu olmadığını, ayrıca her ne kadar davalı ------- kapsamında sigortası mevcut olsa da araçtan mahrumiyet zararı alacağının dolaylı bir zarar olduğundan sigorta teminatı kapsamında bulunmadığını, bu sebeple dava konusu araçtan mahrumiyet zararı alacağını, davalının ---- talep etme imkanının kalmadığını, müvekkilin uğradığı zararı --- plakalı aracın sahibi -------ve aracın sürücüsü ---- talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, taraflar arasında yürütülen arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ---- tarihinde meydana gelen kazanın müvekkili firmaya ait ------plakalı araç arasında meydana geldiğini, fakat kazanın davacı tarafın dava dilekçesinde beyan ettiği şekilde gerçekleşmediğini, kazanın müvekkile ait araç sola dönüşünü tamamlayıp ------ bulunan iş yeri girişinde, girişi yaptıktan sonra gerçekleştiğini, girişten sonra davalının, müvekkile ait araca sağ yandan çarptığını, davacı, hız sınırı 20 km olan yolda işbu hız sırının çok üzerinde bir sürat ile kazaya sebebiyet verdiğini, bir panelvan olan müvekkili firmaya ait aracın şasisinin kaydığı ve toplam 6 ay boyunca tamirde kaldığını, davacı tarafın nasıl bir süratle kazayı gerçekleştirdiğine açık bir delil olduğunu, davacı tarafın davasını delillendiremediği tutarlar yönünden davanın ispat olmadığını, davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin ulaşımla ilgili bir harcaması varsa ispat etmekle yükümlü olduğunu, dava değeri sadece 25.315,34 TL. olan dosyada ihtiyati haciz talebinde bulunmanın sadece bankalar nezdinde müvekkilin ticari itibarını zedelemeye yönelik hukuki bir hakkın kötüye kullanımından ibaret olduğunu, bu nedenlerle; huzurdaki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın müvekkili yönünden reddi ile, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER: ----- sayılı icra takip dosyası, ---- Müdürlüğü'ne, ---- yazılan müzekkere cevapları, araç trafik kayıtları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası sonucu davacı tarafa ait araçta meydana gelen araç mahrumiyet bedelinin kazaya karışan aracın sürücüsü ve araç malikinden tahsili talebi ile davalı taraf aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.Somut olayda; ----- tarihinde mülkiyeti davacı tarafa ait olan ----plaka sayılı araç ile olay günü davalı ----sahibi olduğu ve sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiasıyla meydana gelen zararın araç sürücüsünden tahsili talebi ile huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; ------ tarihli bilirkişi raporu ile davalı araç sürücüsünün olayın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun, araçtaki araç mahrumiyet bedelinin ise ----- olarak tespit edildiği anlaşılmakla hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi raporu ve davacı tarafın talepleri dikkate alınarak asıl alacak ve işlemiş faizi bedeli toplamı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde; İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.--------Somut olayda; dava konusu alacak talebinin araç mahrumiyet bedelinin tahsiline ilişkin olduğu bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalı şirket tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün görülmemesi, hüküm sonucuna yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları neticesinde ulaşılması karşısında 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluşmadığından davacı vekilinin davalı şirket yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalının------- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 14.000,00 TL asıl alacak ve 3.703,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.703,96 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,s
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.209,35 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 781,75 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 4.704,00 TL nin kabul red oranına göre 3.289,68 TL lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 17.703,96 TL nispi vekalet ücretinın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı -------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 7.611,38 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -----bütçesinden ödenen 3.600,00 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.517,61 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.082,39 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair,taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı..03/11/2025