T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/521 Esas
KARAR NO: 2025/905
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/06/2025
KARAR TARİHİ: 20/11/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında davadan feragat üzerine 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada Anayasa'nın 141/4 ve 6100 Sayılı HMK'nin 30 ve 320/1 maddeleri gereğince usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek dosya resen incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ------ davalı arasında ------yılından itibaren başlayan mal satışına ilişkin ticari iş ilişkisi bulunduğunu, söz konusu ticari iş ilişkisinden kaynaklı olarak yapılan mal alımlarının her biri için ayrı ayrı olmak üzere sipariş başına fatura kesildiğini ve söz konusu mallar davalıya vaat edilen teslim tarihlerinde teslim edildiğini, süresi içerisinde gerçekleştirilmiş teslimatlara rağmen, davalı tarafından ödeme gerçekleştirilmediğini, davacı şirket, ödemenin gerçekleştirilmesi için hem telefon hem de e-posta yoluyla birçok kez ihtarda bulunmuş olmasına rağmen, davalı ödeme yapmama konusunda ısrarcı olduğunu, davalının davacı şirkete olan 128.291,61 TL tutarındaki borç için 14.12.2023 tarihinde ihtarname gönderildiğini, işbu ihtarname, 15.12.2023 tarihinde davalı'ya tebliğ edilmiş olup, davalıya tanınan süre içerisinde borç ödenmediğini, bunun neticesinde ise, -------sayılı dosyasına sunulan 21.02.2024 tarihli icra takip talebine istinaden faturalardan kaynaklı TL cari hesap bakiye bedeli olan toplam 128.281,61 -TL alacak talep edildiğini, alacağa ilişkin başlatılan icra takibine ait ödeme emri 29.02.2024 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından yasal süresi içerisinde icra takibine yapılan itiraz uyarınca, davalının yalnızca; -------- bedelli fatura borcu kabul edilmiş olup talep edilen diğer alacak kalemleri ve ferileri yönünden icra takibine kısmı itirazda bulunulduğunu, davalı tarafından yapılan işbu kısmi itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, davalıya hukuki yollarla hak arama süreci başlatılmadan önce, davalı ile iyi niyet çerçevesinde ve sulh olma niyetiyle telefon ile görüşülmüş, borcunu ödemesi için anlaşmaya varılmaya çalışıldığını, ancak davalı, davacı şirketten aldığı malların ücretsiz olarak verildiğini iddia ederek borcun tamamını ödemekten kaçındığını, davalı tarafından sunulan bu gerekçe haksız ve kötü niyetli olduğunu, ticari kar amacı güden bir şirketin, ticari iş ilişkisi içerisindeyken malını ücretsiz olarak vermesi işin doğasına aykırı olup, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı şirketin böyle bir uygulaması bulunmadığını, tacir olmaya bağlanan sonuçlar düzenlendiğini, bunlardan biri, özen gösterme borcu olan tacirler ve ticari işletmelerin düzenlenen faturalara itiraz etmesine ilişkin olduğunu, buna göre, faturanın alındığı tarihten itibaren fatura içeriğine 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde faturanın içeriği kabul edilmiş sayıldığını, somut olayda da, davalı, davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların kendilerine iletilmesi ile birlikte mevzuat kapsamında belirlenen 8 gün içerisinde herhangi bir itirazda bulunmamış olması ticari fatura içeriğinin davalı tarafından kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurduğunu, davalıdan ilgili alacağın tahsil edilebilmesi amacıyla--------esas sayısıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı vekili tarafından ilgili icra takibine 05.03.2024 tarihinde yapılan haksız kısmi itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, davacı şirket ile borçlu arasında bir ticari ilişkinin var olduğu ve ticari ilişkiden kaynaklı düzenlenen faturaların ödenmediği ticari kayıtlardan da tespit edilebileceği üzere davacı şirket, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığını, dava konusu işbu icra takibine yapılan haksız itiraz neticesinde davalı şirketin yaşadığı mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ettiğini, takip konusu yapılan alacak, belgelere dayanmakta olup borçlu açısından likit ve muayyen bir borç olduğunu, davalının itirazı sadece davacı şirketin alacağını tahsil etmesini engellemeye yönelik olup, İİK m. 67 uyarınca, icra inkar tazminatı şartları oluştuğunu, açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne, taraflar arasında mal satışına ilişkin ticari iş ilişkisinden doğan faturalardan kaynaklı TL cari hesap bakiye bedeli alacağı olan 96.894,08 TL davalıdan icra takibi tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsil edilmesine, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle yasal süresi içinde borca kısmi itiraz edildiğini ve bu itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, davacının bu kısmi itirazın iptali ve takibin devamı istemiyle eldeki davayı ikame ettiğini, ancak açılan davanın da haksız olduğunu, davacı şirket tarafından müvekkili şirket adına karşılığı bulunmayan faturalar düzenlendiğini, müvekkili şirketin bu faturaları yasal süresi içerisinde davacıya iade ettiğini, buna rağmen söz konusu faturaların icra takibine konu edildiğini, müvekkili şirketin, borçlu olduğunu kabul ettiği ----------bedelli fatura tutarını icra dosyasına ödediğini, ancak bu fatura dışındaki diğer faturalar yönünden herhangi bir mal teslimi bulunmadığından icra takibine itiraz ettiğini, bu durumun da müvekkili şirketin iyi niyetli ve samimi tutumunu ortaya koyduğunu, davacının dava dilekçesinde yalnızca faturalardan ve taraflar arasında ticari ilişki bulunduğundan bahsettiği, ancak icra takibine konu edilen ve itiraz edilen faturalar karşılığında müvekkili şirkete ne tür ya da ne miktarda mal teslim edildiğine ilişkin herhangi bir somut açıklama veya delil sunmadığını, itiraz edilen faturalar yönünden müvekkili şirkete fiilen teslim edilmiş bir mal bulunmadığını belirtmiş olup, icra takibinin ve açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ---- Kayıtları, Tarafların Vergi Dairesi Kayıtları,---- Formları, Faturalar, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ : Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. (Ticari Satımdan Kaynaklanan) 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış, dilekçeler aşaması geçilmiş ancak ön inceleme duruşması henüz icra edilmemiştir. Davacı vekili tarafından----üzerinden gönderilen 01/10/2025 tarihli dilekçeyle davadan feragat edildiğinin beyan edildiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından ----üzerinden gönderilen 10/10/2025 tarihli dilekçeyle davacı taraftan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığının beyan edildiği görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nin 74.maddesi kapsamında dosyaya mübrez vekaletname üzerinde yapılan incelemede davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.6100 sayılı HMK'nin 309/1.maddesi gereğince; feragat dilekçe ile veya sözlü olarak yapılır. HMK'nin 310/1 maddesi gereğince; Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK'nin 309/2.maddesine göre ise; feragat karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir. HMK'nin 309/4 maddesine göre de; Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
6100 Sayılı HMK'nin 311.maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmü bulunmaktadır.
6100 Sayılı HMK'nin 312/1.maddesine göre ise "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat veya kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerini mahkumiyet, ona göre belirlenir." hükmü bulunmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmede; usulüne uygun olarak yapılan ve davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğindeki vaki feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderleri esasen davacı üzerinde bırakılmıştır. Ancak davalı vekilinin beyanı gereği davalı tarafından yapılan yargılama giderleri davalı üzerinde kalmıştır. Ayrıca yargılama gideri kapsamında kalan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A- (13) maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden AÜT uyarınca ödenen arabuluculuk ücretinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın, FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde bırakılmasına,
3-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davalı üzerinde bırakılmasına,
4-)492 Sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin (III) kısmınin 2-a fıkrası gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının Harçlar Kanununun 22.maddesi gereğince davanın ön inceleme duruşması yapılmadan önce feragat ile sonuçlanmış olması nedeniyle 1/3'ü alınacağından, alınması gereken 205,13-TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan (1.654,71 TL) peşin harçtan mahsubuyla artan 1.449,58 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansınin yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına )
Dair, taraf ve taraf vekillerinin yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle;---- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/11/2025