T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/681 Esas
KARAR NO: 2025/1018
DAVA: Ticari defterlerin ziyaı halinde belge verilmesi
DAVA TARİHİ: 06/08/2025
KARAR TARİHİ: 18/12/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/ TALEP ;Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Talep eden şirkette hiç pay devri yapılmadığından envanter sayımında ortaklar pay defterinin bulunamadığı tespit edildiğini, pay devri yapılacak olduğundan ve bu durumun pay defterine işlenmesi gerekeceğinden ortaklar pay defterinin zayi olması nedeniyle pay devri yapılamadığını, ortaklar pay defterinin zayi olması nedeniyle zayi belgesi verilmesini beyan ve talep etmiştir.
CEVAP / TALEP:Talep, HMK'nin 382 (2) e-1( Ticari defterlerin ziyaı halinde belge verilmesi) maddesi gereğince çekişmesiz yargı işidir.
DELİLLER: -----Müzekkere Cevabı, Dosya kapsamındaki sair tüm bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:Talep, 6102 sayılı TTK'nin 82/7 maddesi gereğince ticari defter ve belgelerin zayi nedeniyle belge verilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nin 382 (2) e-1 maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi talebi çekişmesiz yargı işi olup aynı yasanın 385/1 maddeleri gereğince basit yargılama usulü ile 6102 sayılı TTK'nin 82/7 ve 6100 Sayılı HMK'nin 385/2 maddeleri gereğince resen araştırma ilkesine tabidir. 6102 sayılı TTK'nin 4/1-a ve 5/1 maddeleri ile aynı yasanın 82.maddesi uyarınca işbu talep ticari işletmenin bulunduğu yer mahkemesinden istenebileceğinden şirketin/ticari işletmenin merkezine göre----- Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nin 385/1 maddesi gereğince basit yargılama usulüne ve aynı yasanın 385/2 ve TTK'nin 82/7 maddeleri uyarınca resen araştırma ilkesine tabi işbu talep gereğince; mahkememizce usulüne uygun olarak hazırlanan tensip tutanağı ve buna bağlı olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, talep ve sorun belirlenmiş ve tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, tüm deliller toplanmış, incelenip değerlendirilmiş ve sonuçta duruşmaya katılan talep eden şirket vekilinin son sözleri de dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nin 82. maddesinde belgelerin saklanması ve saklama süresi başlığı altında düzenleme yapılmış bu kapsamda her tacirin ticari defterlerini sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK 82/7 maddesinde, tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin maddede öngörülen hallerde ziyaı halinde zayi belgesi verileceği düzenlenmiş, aynı maddenin 82/1-d maddesinde de, 64. maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgelerin, tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olduğu öngörülmüş, Yasa'nın 64/1 maddesinde de defter tutma yükümlülüğüne ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 64 maddesinin 4. fıkrasına göre de ; Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir.
6102 sayılı TTK'nin 82. maddesinin 7. Fıkrasında ' Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren ------ otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.' düzenlemesi bulunmaktadır. Yasada geçen otuz günlük süre hak düşürücü süre olup resen gözetilmelidir. Eldeki olayda açıkça öğrenme tarihi bildirilmediğinden dilekçedeki açıklamalar nezdinde talebin süresinde olduğu kabul edilmiş ve talebin kalıcı ve kesin olarak çözümü için doğrudan işin esasının değerlendirilmesi gerekmiştir.
------yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere 6102 sayılı TTK'nin 82/7. maddesinde zayi sebepleri tahdidi olarak sayılmamıştır. Diğer bir deyişle; maddede geçen "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi" denilmek suretiyle bu gibi olayların benzerlerinin de bu kapsama girebileceği anlatılmaktadır. Bu meyanda, tacirin elinde olmayan benzer olaylarda maddenin kapsamı içindedir. Ancak, hangi olaya dayandırılırsa dayandırılsın zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın mutad cereyanına açıkça aykırı düşmemesi gerekir. --- Yine tacirin defterlerini gerekli özen ve dikkatle saklaması icap etmektedir. Filhakika, 6102 Sayılı TTK'nin 18/2 maddesine göre her tacirin , ticarethanesine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir.Yukarıda açıklanan hususlar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; talep dilekçesindeki açıklamalara ve duruşmadaki beyanlara göre talep eden şirketin pay defterinin defterinin kaybedildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere uyuşmazlığın hukuki niteliği dava dilekçesindeki açıklamalara göre değerlendirilir. Buna göre somut olayda pay defterinin yitirilmesinin yasanın aradığı esasen mücbir sebepler olan yangın, sel ve deprem nedenlerine girmediği gibi; yasadaki gibi ifadesinden mütevellit her türlü tedbir ve dikkate rağmen defterin irade dışında kayıp edildiğine yönelik bir husus da bulunmadığı, esasen karar defterinin kendiliğinden kaybedilmesine hukuki sonuç bağlanmasının talep edildiği anlaşılmıştır. Ne var ki; talebin bu haliyle yasal bir dayanağı bulunmadığından hukuki olarak karşılanamayacağı, 6102 Sayılı TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tacir sıfatına haiz olan talep eden şirketin temsilcisinin ticari defterlerin saklanması ve korunması bakımından 6102 sayılı TTK'nin 18/2 maddesi ğereğince tacir olmanın hüküm ve sonuçları bakımından basiretli bir iş insanı gibi hareket etme yükümlülüğünü ve sorumluluğunu yerine getirmediğinden vaki hadisenin meydana geldiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, ileri sürülen sebep 6102 sayılı TTK'nin 82/7 kapsamına girmediği gibi, mahkememizin şirketin faaliyetlerini ve işlerini sürdürmesinin temini bakımından pay defteri düzenlenmesinin sağlanmasına yönelik yasal olarak bir görev ve yetkisinin de bulunmadığı anlaşılmakla işbu talebin esastan reddine karar verilmek suretiyle 6100 sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. --------
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın/Talebin REDDİNE,
2-)Yapılan giderlerin (talebin çekişmesiz yargıya tabi olması nedeniyle) talep eden üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
4-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, (Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince Yazı İşleri Müdürü tarafından re'sen işlem yapılmasına),
Dair, davacı-talep eden vekilinin yüzüne karşı ;6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle;-------------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2025