T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/425
KARAR NO: 2025/812
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/05/2025
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu,---- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer aldığını, davalı/borçlunun borçlarının işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için ilgili dosya ile başlatılan icra takibine davalı borçlu itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, sonrasında taraflarca davalı/borçlunun itirazlarına ilişkin taraflarınca ------ Arabuluculuk Dosya Numaralı arabuluculuk başvurusu ikame edildiğini, davalı/borçlu tarafından Arabuluculuk sürecinde borç konusu anapara miktarı haber vermeksizin ödemiş ancak vekalet ücreti bedeli ödenmediğini, davalı/borçlunun itirazları hukuken dayanaksız olduğu hususu, davalı/borçlunun anapara borcunu Arabuluculuk sürecinde haber vermeksizin ödenmesi ile ortada olduğunu, borçlunun bu süreçte kısmi ödeme ile asıl borcu ödemesi hareketinin, borcu tümüyle kabul ettiği anlamına geldiği de yine dosya kapsamında sabit olduğunu, vekalet ücreti asıl alacağa bağlı fer'i bir alacak olması sebebiyle, icra takibi açılmasını takiben arabuluculuk görüşmelerinde davalı tarafça asıl borcun ödenmesiyle zımni olarak tümüyle kabul edilen ve muaccel olan bir borç niteliğinde olduğunu, davacı şirket işbu dava dilekçesinin ekinde yer alan ----- Gazetesi'nin ------ sıra numaralı ilanı uyarınca Limited Şirket türünden Anonim Şirket türüne değişiklik yaptığını, işbu sebeple davacının ticaret ünvanı ... olduğundan, ilgili ticaret ünvanı ile çıkarılmış vekaletname ile işbu dava, davacı şirketin yeni ticaret ünvanı ile davacı sıfatıyla açıldığını, açıklanan hususlar doğrultusunda; davalının haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptaline, takibin vekalet ücreti yönünden devamına, kötüniyetli ve haksız şekilde itiraz eden davalı tarafından %20 oranında icra inkar tazminatının ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dayanak icra takibi incelendiğinde; takip tarihinin 12.11.2024 olduğu sarih olarak görüleceğini, bunun yanı sıra takibin dayanağı olarak da cari hesap ilişkisinin gösterilmiştir. Yapmış olduğumuz borca itiraz dilekçesinde, ileri sürülen işbu cari hesap ilişkisinin kabul edilmediği apaçık şekilde belirlenebildiğini, ücrete hak kazanılabilmesi için işin tamamlanması gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 479. vd. ve ilgili diğer mevzuat hükümleri; borcun muacceliyeti için işin tamamlanmasını düzenlediğini, taraflar arasındaki yazışmalar, yazılı belgeler, ticari defterler incelendiğinde ve dahi tanıklar dinlendiğinde, takip tarihi itibariyle işin tamamlanmadığı, işin teslim edilmediği, bu nedenle de takip tarihi itibariyle borcun muaccel olmadığı sarih olarak tespit edileceğini, borç muaccel olmamakla birlikte, takip tarihi itibariyle davalı şirkete tebliğ edilen herhangi bir fatura da bulunmadığını, davalı şirkete fatura tebliğ edilmek suretiyle temerrüte düşürme hali de söz konusu olmadığını, arz ve izaha çalışılan nedenlerle; davanın reddi, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER :----. İcra Dairesi'nin ------ sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Fatura, Banka Dekontu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince asıl alacağın feri niteliğindeki vekalet ücreti yönünden açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada Mahkememizce Tebligat Kanunu hüküm ve usullerine uygun olarak yapılan davet sonucunda ön inceleme duruşması açılarak öncelikle resen incelenip gözetilmesi gereken başta arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla bu kez takdiren sulh teşvikine ilişkin vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek, aynı duruşmada toplanan deliller incelenip değerlendirilmek suretiyle tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek hazır bulunan taraf vekillerinin usule ve esasa ilişkin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Öncelikle davaya esas -----İcra Dairesi'nin ------sayılı Dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamıza eklenmiş ve bir örneği çıkarılıp dosyaya konularak incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür.2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; davacı/ vekili tarafından---- İcra Dairesi'nin ------ sayılı dosyasından davalı-borçlu hakkında cari/açık hesap ilişkisi alacağı nedeniyle icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğine bağlı olarak davalı borçlunun yasal (7) günlük süresi içerisinde 18/11/2024 tarihinde icra takibine/borca tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edildiği ve takibin 2004 sayılı İİK'nin 66.madde hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu anlaşılmıştır. Ancak davalı şirket tarafından işbu itiraza rağmen itirazdan sonra ancak davadan önce arabuluculuk sürecinde taraflarında da kabulünde olduğu üzere dosyaya müberez banka dekontundan da anlaşıldığı üzere 09/04/2025 tarihinde takibe konu asıl alacak/tamamı ödenmiştir. Bu dava münhasıran vekalet ücretine hasredilmiş olup işbu itirazın iptali davasının da, icra dosyasında itiraz dilekçesinin tebliğine rastlanmadığından her halde (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Buna göre davalının takibe konu ana parayı takipten yaklaşık beş sonra ödediği açıktır. Böylece davacı tarafından vekalet ücreti yönünden itirazın iptalinin istenmesinde hukuki yararı bulunduğu, davalının borca itirazında cari hesap ilişkisine, borca ve ferilerine tamamen itiraz etmesine rağmen cevap dilekçesinde takibe konu borcun takip tarihi itibarıyla muaccel olmadığına yönelik savunması dürüstlük kuralına aykırı bulunduğundan yerinde görülmemiştir. (TMK,2,HMK, 27,29,) Zira davalı şirketin aradaki ticari ilişkiyi zımni olarak kabul ettiğine ve buna göre takibe konu alacağı da takipten sonra ödediğine göre alacaklının takip tarihinde takipte haklı ve takip tarihi itibarıyle tespit edilen toplam borç üzerinden borçlunun icra vekalet ücretinden de sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerekmiştir. (Yargıtay ------. HD.nin 18.11.2015 tarih ------. Binaenaleyh, davacı şirketin davasını başta taleple bağlılık ilkesi olmak üzere yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ile HMK'nin 190. maddeleri gereğince ispatladığı sonuç ve kanaatiyle davanın kabulü ile davalı-borçlunun ---- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının; 36.720,00 TL vekalet ücreti yönünden iptali ile icra takibinin işbu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 2, 6, TBK,1 vd, 117, TTK, 16/1,18/1,2, İİK,67, HMK, 25, 26, 27, 29, 30,31,33, 146, 187/1, 190,191, 198,)Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Bu açıklamalar çerçevesinde tazminatın yaptırım amacı da gözetildiğinde somut olayda hükmolunan işbu alacağın essasen asıl alacağın fer'i niteliğindeki vekalet ücretine ilişkin olması nedeniyle İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluşmadığından tazminat talebinin ise reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Bkz: Yargıtay ----- HD.nin 19.06.2012 tarih------. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince esasa ilişkin aleyhinde hüküm verilen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ----- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının;36.720,00 TL vekalet ücreti yönünden iptali ile icra takibinin işbu miktar üzerinden devamına,
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.508,34 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta alınan 627,09 TL ile icra dosyasından alınan 1.530,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 351,25 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı 627,09 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 90,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.419,99 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi-maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (36.720,00 TL