T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/347 Esas
KARAR NO: 2025/961
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/04/2025
KARAR TARİHİ: 08/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yan ile davacı şirket arasında ticari ilişki bulunup, davalı yan davacı şirketten mal/hizmet aldığını, bunun üzerine davacı şirket tarafından fatura kesildiğini, kesilmiş olan bu faturalar davacı şirketin tuttuğu taraflar arasındaki cari hesap kayıtlarına işlendiğini. Davalı yan her ne kadar davacı şirketten mal/hizmet almışsa da bu hizmet ve/veya mallara ilişkin ödemelerini vadesinde yapmadığını davacı şirketi zarara uğrattığını, yaşanan süreç sonunda taraflarınca söz konusu cari hesap alacağının ödenmesi talebiyle ------Sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını ve ödeme emri davalıya tebliğ edildiğini, davalı yan tarafından ödeme emrine 11.03.2025 tarihinde itiraz edildiğini ve mezkür takibin durduğunu, taraflarınca arabuluculuk aşamasında gerekli uzlaşma çabası gösterilmiş olsa da sulh sağlanamadığını beyan ederek; Davalının, davaya konu icra takibine yapmış olduğu haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli borca itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazı sebebiyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama harç, giderleri ile arabuluculuk ve dava vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava dosyasında hiçbir şekilde aleyhe bir husus kabul etmemekle birlikte dava konusu fatura ile ilgili davalının davacı şirkete ödenmemiş ya da ödenecek hiçbir borcu bulunmadığını davacı tarafından davalı şirket aleyhine ------Esas dosyası ile icra takibi başlattığını, başlatılan işbu icra takibinde davacı tarafından fatura dayanak gösterdiğini, davacının söz konusu takibe konu olan faturaya delil olarak dayanabilmesi için faturada bu teslimin borç doğurucu sözleşmesel bir hukuki ilişki sonucu olduğunu faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu genel ispat kurallarına göre kanıtlaması gerektiğini, dolayısıyla davacı tarafın davalı aleyhine huzurdaki davaya konu fatura deliline dayanarak icra takibini başlatmış olması ve akabinde de huzurdaki davayı ikame etmiş olması kanuna ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek; haksız davanın, usul ve esas yönünden ayrı ayrı reddine ve ----------- sayılı icra takibinin iptaline, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere, davacının niyet tazminatına mahkum edilmesine, taraflar arasındaki ilişkiden kaynaklanan her türlü hakkımızla, fazlaya ilişkin haklarımız ve mevzuattan doğan diğer her türlü dava, talep, şikayet, ihbar ve cevap hakkımızın saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:----- Esas sayılı dosyası, -- yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan---- sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı şirketin davalı şirkete muhtelif zamanlarda mal satışı yaptığı, ancak davalı şirkete mal teslimine karşılık davacı şirkete ödeme yapılmadığından davalı şirket hakkında ------Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ------- tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değişiklik mahkememizce kurulan 11.07.2025 tarihli ihtaratlı ara kararla davalı tarafa tefhim edilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamış olduğu görülmüştür. Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.--- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde takibe konu alacağa dayanak faturanın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve takibe konu alacağa dayanak faturalara ilişkin 157.334,01 TL bakiye alacağının bulunduğu, davalı tarafın HMK'nın 222. Maddesi gereği yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış olması ve borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi de sunmamış olması nedeniyle faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü gerekeceği, bununla birlikte tarafların ----- formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, her ne kadar davalı tarafça 2024 yılına ait ------ formlarının incelenmediğine yönelik itiraz sunulmuş ise de davalı defterlerinin incelemeye sunulmamış olması karşısında işbu itirazların yalnızca yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu, kaldı ki mahkememizce davalı şirkete ait ---- formları üzerinde yapılan incelemede---- yılına ait faturalara yer verilmiş olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davacının 157.334,01 TL lik asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun -------Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen devamına,
-Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 157.334,01 TL'nin % 20 si olan 31.466,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.747,48 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 2.688,74 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 8.058,74 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 2.688,74 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 6.620,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; --------- Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/12/2025