T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/876
KARAR NO: 2024/889
DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))
DAVA TARİHİ: 29/11/2024
KARAR TARİHİ: 13/12/2024
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan tensiben incelemesi sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
"...
KONU: Müvekkil tarafından davalıya keşide edilen ---- Şubesi ----- Çek Seri Numaralı 13.08.2024 basım tarihli 11.05.2025 vadeli 2.800.000,00-TL bedelli Çekin, taraflar arasındaki ticari ilişki dolayısıyla davalı tarafından müvekkile teslim edilecek ürünlere ilişkin verildiği; ancak davalı şirketin ürünleri müvekkile zamanında teslim etmediği; bu nedenle davalı tarafından teslim edimi ve yükümlülüğü yerine getirilmediğinden ve dolayısıyla müvekkil şirketin de bu durumda borçlu olması gibi bir durum söz konusu olmadığından ÇEKLERİN İPTALİNE KARAR VERİLMESİ DAVAMIZDAN; YARGILAMA MÜDDETİNCE ÇEKLER ÜZERİNE TEDBİREN ÖDEME YASAĞI KONULMASI TALEBİMİZDEN ibarettir.
- A Ç I K L A M A L A R -
Yukarıda adres ve kimlik bilgileri açıkça yazılı olan müvekkil ..., hayvancılık işi ile uğraşmakta olup ticari hayatına devam etmektedir. Davalı da kendi ticari faaliyeti kapsamında büyükbaş hayvancılık ve yem işi ile uğraşmaktadır.
Davacı müvekkil 13-08-2024 tarihinde ileti tarihli olarak keşide edilen 11-05-2025 vadeli ve 2.800.000,00-TL bedelli çek karşılığında davalıdan 30 adet büyükbaş hayvan alımı konusunda anlaşmıştır. Yapılan anlaşmaya göre büyükbaş hayvanların sevki de davalı tarafından yapılacaktır.
Davacı müvekkil anlaşma doğrultusunda çeki davalıya teslim etmesine ve edimini ifa etmesine rağmen, davalı taraf sözleşmeden doğan edimini yerine getirmemiş ve büyükbaş hayvanların sevkini sağlamayarak davacı müvekkile teslim etmemiş, alım satım sözleşmesinden doğan edimini bu itibarla yerine getirmemiştir.Tarafımızca haricen yapılan araştırmalarda davalının mali durumunun ve ticaret hayatının gün geçtikçe kötüye gittiği ve ödenmemiş birçok borcu bulunduğu, ticari hayatında sağda solda borçlarından bahsettiğini ancak müvekkilin keşide ettiği böylesine yüksek bedelli bir çekten hiç kimseye söz etmediği, bu itibarla bu çekin ödemesini yapmayacağı öğrenilmiştir. Çek müvekkil tarafından keşide edilip davalıya teslime dildiği halde, davalı da çeki cirolayarak başkalarına vermiştir. Şu anda çekin nerede ve kimin elinde hangi amaçla bulunduğu tarafımızca bilinmemektedir.
Gelinen aşamada tarafların arasında yaptıkları mal alım satıma dair ticari ilişki sebebiyle, davalıya teslim edilen bu 3 çekin iptalini ACİLİYETLE talep etme gereğimiz hasıl olmuştur. Malların teslim edilmediğine dair iddiamıza ilişkin tanıklarımızın dinlenmesini de talep ediyoruz. Ayrıca malların teslim edilmediği, teslimata dair HİÇBİR BELGENİN OLMAMASI İLE DE ORTADADIR.
Davalı şu aşamaya kadar malları teslime yanaşmadığı gibi, şu aşamadan sonra da yanaşmayacaktır. Kaldı ki, müvekkil davalı ile defalarca görüşmüş ve hiçbir şekilde netice alamamıştır ve malın teslim edileceği de müvekkile söylenmemiştir. Açıkçası, davalı, çekleri aldıktan sonra kesinlikle mal teslimine de yanaşmamış çekleri de iade etmemiştir.
Tarafımıza da zaman kaybetmeden çek iptal davası açma yoluna başvurma gereği hasıl olmuştur. Zira, çeklerin vadeleri yaklaşmaktadır ve kaldı ki vadeleri gelmeden dahi davalı ya da bir başka hamil tarafından çeklerin bankaya ibrazı tehlikesi mevcuttur. Zira davalı tarafından çek bankaya ibraz edildiği anda ödenmesi söz konusu olabilecektir. Dolayısıyla bu tehlikenin varlığı söz konusu olduğu için, ACİLİYETLE ÖDEME YASAĞI TEDBİRİNE DAİR KARAR VERİLMESİNİ SAYIN MAHKEMENİZDEN TALEP EDİYORUZ.
........................
Davalı şirket tarafından malların teslim edilmediğine dair iddiamız, davacı müvekkil ile birlikte ticaret yapan tanık anlatımlarıyla da ispatlanacaktır.
Tüm bu nedenlerle çek iptal davamızın kabulünü talep etmekle, çeke ilişkin öncelikle ödeme yasağı kararının ACİLİYETLE konulmasını talep ediyoruz.
........................
SONUÇ ve İSTEM: Geride ayrıntıları ile açıklanan nedenler ve mahkemenizce re'sen nazara alınacak diğer nedenlerle,
Haklı davamızın KABULÜ ile,
Öncelikle dava konusu çek üzerine İVEDİLİKLE TEDBİREN ÖDEME YASAĞI KONULMASINA,
Müvekkil tarafından davalıya keşide edilen -----Çek Seri Numaralı 13.08.2024 basım tarihli 11.05.2025 vadeli 2.800.000,00-TL bedelli Çekin, taraflar arasındaki ticari ilişki dolayısıyla davalı tarafından müvekkile teslim edilecek ürünlere ilişkin verildiği; ancak davalı şirketin ürünleri müvekkile zamanında teslim etmediği; bu nedenle davalı tarafından teslim edimi ve yükümlülüğü yerine getirilmediğinden ve dolayısıyla müvekkil şirketin de bu durumda borçlu olması gibi bir durum söz konusu olmadığından ilgiliş çekin İPTALİNE,
..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan tedbir talepli dilekçe ile dilekçede belirtilen söz konusu çekin karşılığı ürünlerin davacıya teslim edilmediği ileri sürülerek çekin iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.Dava, ticari alım satıma dayalı olarak düzenlendiği ve karşılığı ürünlerin teslim edilmediği iddiasına dayalı olarak çekin iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Şartları Başlıklı Madde 651 "(1) Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. (2) Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir." hükmü bulunmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Hükümleri Başlıklı Madde 652 "(1) İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir. (2) Bunun dışında iptal usulü ve hükümleri hakkında, kıymetli evrakın çeşitli türlerine ilişkin özel hükümler uygulanır." hükmü bulunmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Uygulanacak Hükümler başlıklı Madde 818 "(1) Poliçeye ait aşağıdaki hükümler çek hakkında da uygulanır: s) İptal hakkındaki 757 ilâ 763 üncü maddelerle 764 üncü maddenin birinci fıkrası.” hükmü ile aynı kanunun Önleyici Önlemler başlıklı Madde 757 "(1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.” hükmü bulunmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Uygulanacak Hükümler başlıklı Madde 818” (1) Poliçeye ait aşağıdaki hükümler çek hakkında da uygulanır: s) İptal hakkındaki 757 ilâ 763 üncü maddelerle 764 üncü maddenin birinci fıkrası.” hükmü bulunmaktadır. Görüldüğü üzere çek iptal davası açma hakkı TTK 651. maddesi uyarınca, çeke bağlı alacağı bulunan hamile aittir. İptal kararını alan hamil, TTK 652.maddesinde düzenlendiği üzere, hakkını senetsiz ileri sürebilir ya da borçludan yeni bir kıymetli evrak düzenlenmesini isteyebilir. İptal davasının amacı budur. Çek keşidecisinin TTK 757 ve 818/s.maddesi gereğince iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu Dava Şartları Başlıklı madde 114/1-d) “Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.” 114/1-e maddesi "Dava takip yetkisine sahip olunması" ve 114/1-h maddesi "Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması" hükümleri ile aynı kanunun Dava Şartlarının İncelenmesi başlıklı 115/2.maddesi” Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” hükümleri bulunmaktadır.Yukarıda yazılı yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında somut olayda dilekçede iddianın öne sürülüş biçimine ve dilekçe ekinde fotokopisi sunulan çeke göre talebe konu çekin davacı-keşideci tarafından davalı-lehtara keşide edildiği ve iddia edilen ürünlere ilişkin olarak karşılıksız kaldığının öne sürüldüğü ve bu nedenle iptalinin talep edildiği anlaşılmakta ise de çekin kaybolduğuna yönelik herhangi bir iddia söz konusu olmadığı gibi söz konusu çek nedeniyle borçlu olunmadığına yönelik açılmış bir dava da söz konusu değildi.Yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere dava salt "iptale" ilişkin olup, "menfi tespit" niteliğinde bir dava olmadığı gibi ihtimale göre belirtmekte yarar görülmüştür ki herhangi bir zorunlu arabuluculuğa başvuruya ilişkin bir ifade ve sunum da söz konusu değildir.
Yukarıda ifade edilen yasal düzenlemeler, çekin irade dışında kaybolmasına ilişkin bir iddianın olmaması, böyle bir ihtimalde ise iptal talebinde bulunma hakkının meşru hamile tanınmış olması, davacının ise keşideci konumunda olması, kaldı ki çekin düzenlenme sebebi olarak ileri sürülen ürünlerin teslim edilmediği iddia edilerek karşılıksız kaldığına dayanılmış olması ve fakat borçlu olunmadığı niteliğinde bir davanın açılmış olmaması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın "iptale" münhasır olarak açılmış olması, talep edenin meşru hamil olmayıp, keşideci olması, gerçekleşen bu durumun 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h maddesi gereğince dava şartı olduğu ve dava şartı eksikliğinin giderilmesinin de mümkün olmadığı; davacının çek iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı, dilekçenin bütünlüğüne göre menfi tespit davası açılması ihtimaline bağlı olarak hukuki arayışın mümkün olması, talep hakkında tensiben karar verilmesinde davacının da geçecek muhtemel zaman yönünden mağdur olmaması için öncelikli hukuki yararının gözetilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin olmak üzere aşağıdaki şeklide karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 Sayılı HMK'nın 114/1-h maddesi gereğince davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle; davanın 6100 Sayılı HMK'nın 115/2.maddesine göre DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3-Harç ve masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İlişkin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile tensiben karar verildi.