T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/779
KARAR NO: 2025/744
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/11/2024
KARAR TARİHİ: 06/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından davacı tarafa 26.08.2024 tarihli------ Noterliğinin numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarname içeriğinde davalı şirketin ikrar ettiği üzere davalı şirketin davacı şirkette 248.137,13 TL borcu bulunduğunu, davalı şirkettin kusuru nedeniyle şirketler arası yapılan sözleşme uyarınca davalı borçlu bünyesinde çalışan ve davacı şirket tarafından temin edilen İşçi ------- iş kazası geçirmesi nedeniyle davacı şirkette yüksek miktarda ödeme yaptığını, davacı tarafından davalı aleyhine 01.08.2024 tarihli 280.268,64 TL, 12.08.2024 tarihli 30.600,00 TL, 15.08.2024 tarihli 38.574,40 TL tutarlı faturaların bakiye alacağı 248.137,13 TL'nin tahsili için ---- İcra Dairesi ------. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı borçlu tarafından iş bu icra takibine borcu olmadığı iddiasıyla itiraz edildiğini beyan ederek; ----İcra Dairesi ------ sayılı icra dosyasına yapılmış olduğu itirazın iptaline ile takibin devamına, davalının dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı firma ile davalı firma ekte sunulan hizmet sözleşmesi ile işçi tedariki konusunda anlaştıklarını, taraflarca yapılan sözleşme gereğince "herhangi bir iş kazası nedeniyle oluşabilecek tüm giderler ve dava konusu bir alacak çıkması durumunda müvekkil firma tarafından bir ödemi olması durumunda müvekkilin ödediği bedeli, davacı firma kayıtsız şartsız müvekkile ödeyecektir" şeklinde madde koyulduğunu, 2.07.2024 tarihinde davacı firmaya ait çalışan iş kazası geçirdiğini, iş kazası ile ilgili huzurdaki davanın bağlantısı olmamasına rağmen kazanın oluşunda davacı firmanın diğer çalışanın dikkatsizliği nedeniyle gerçekleştiği kamera kayıtlarından açık olduğunu, iş kazası neticesinde davacı çalışanı-------hastanesine götürdüğünü 18 saat süren bir ameliyat sonucu işçinin sağ el bileği dikildiğini ve tedavi süreci başladığını, davalı firma kendi üstüne düşen kısmı ödemiş ancak davacı davacı firma iş bu ödemeyi yapmaktan çekindiğini, yazık ki işçisinin bu mali yükün altından kalkmasına olanak olmadığını beyan ederek; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra takip dosyası, taraf şirketlere ait BA BS formları, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.-----. İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 248.137,13 TL alacak yönünden 29.08.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak "01.08.2024 TARİHLİ 280.268,24 TL BEDELLİ, 12.08.2024 TARİHLİ 30.600,00 TL BEDELLİ, 15.08.2024 TARİHLİ 38.574,40 TL BEDELLİ FATURALARIN BAKİYE ALACAĞI" gösterildiği, davalı tarafından süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda; taraflar arasında 24.05.2024 tarihinde işçi tedariki konusunda sözleşme akdedildiği, davacı tarafça davalı şirket bünyesinde çalışmak üzere tedarik edilen dava dışı işçi ------ iş kazası geçirdiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8.1 maddesinde, iş kazalarından kaynaklanan alacaklardan davacı şirketin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, 12.07.2024 tarihinde taraflar arasında dava dışı işçinin geçirdiği kaza nedeniyle her türlü sağlık giderlerinin taraflarca yarı yarıya karşılanacağının kararlaştırıldığı, 25.07.2024 tarihinde davacı uzantılı mailden davalı tarafa gönderilen mailde, iş yerinde meydana gelen kaza sebebiyle, kaza geçiren dava dışı işçinin hastane masraflarının davalı iş sahibi tarafından ödenmesi, akabinde sözleşme hak edişlerinden ilgili tutarın mahsup edilmesinin talep edildiği, akabinde davacının 29.07.2024 tarihinde dava dışı işçinin hastane, tedavi ve bakım masraflarının yarısının kendileri tarafından karşılanacağı, ilgili tutarın 01.07.2024 ve 16.07.2024 tarihli fatura bedellerinden mahsup edilmesine dair muvafakatname verdiği, davacının 13.08.2024 tarihinde verdiği muvafakatnamede de davalı iş yerinde çalışan personelin 2024 Haziran Ayı SGK Prim borçlarının davalı tarafından ödenmesi, ilgili tutarın 01.07.2024 ve 16.07.2024 tarihli fatura bedellerinden mahsup edilmesine muvafakat verdiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Dosyaya sunulan ödeme kayıtlarına bakıldığında, davalı dava dışı işçinin hastane ve tedavi masrafları ve SGK primleri için toplam 598.208,31 TL ödemede bulunduğu, bu durumda tarafların sözleşmeden sonra yapmış olduklarını beyan ettikleri anlaşmaya göre işçi tedavi masraflarının yarısı ile SGK primlerinin tamamının davacı alacağından mahsubu gerektiği, bu durumda davacının alacağından mahsup edilmesi gereken tutarın 358.958,31 TL olarak hesap edildiği, taraf ticari kayıtlarına bakıldığında, niza konusu faturalardan önce davacı alacağının 493.402,88 TL olduğu, bu tarihten sonra takip tarihine kadar mahsup edilecek tutarlar haricinde davalının davacıya 100.000,00 TL ödediği görülmüştür.
Taraflar arasındaki sulh protokolü ve muvafakatname gereği dava dışı işçinin geçirdiği kaza nedeniyle davalı tarafça yapılan masrafların yarısının ve SGK prim bedeli toplamının (358.958,31 TL) muvafakatnamede yer alan faturalardan sonraki bakiye (493.402,88 TL) cari hesap alacağından mahsup edilmesi halinde 134.444,57 TL bakiye cari hesap alacağının kalacağı, işbu fatura tarihlerinden sonra ödenen 100.000,00 TL nin önceki tarihli alacak olması nedeniyle bu alacaktan düşülmesi halinde dahi 34.444,57 TL bakiye alacak kalacağı ve bu tarihten sonra kesilen ve icra takibine konu edilen 3 adet faturaya ilişkin borcun takip ve dava tarihi itibariyle henüz ödenmediği ancak davacının icra takibi ile daha az alacak talebinde bulunduğu görülmüştür.Davalı tarafça her ne kadar dava dışı işçinin tedavi sürecinin devam ettiği, İş Mahkemesinde maddi manevi tazminat davası açtığı belirtilmiş ise de her dava açıldığı tarihteki hukuki ve maddi olgulara göre sonuçlandırılması gerektiğinden dava tarihi itibariyle tespit edilen hususlar nazara alınarak değerlendirme yapıldığında davacının takip tarihi itibariyle davalı taraftan 383.886,99 TL alacaklı olduğu, fakat davacı taraf daha az asıl alacak talebinde bulunduğundan, taleple bağlı olarak 248.137,13 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde;
İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli-------sayılı ilamı)
Somut olayda; dava konusu alacağın faturadan kaynaklandığı bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalı şirket tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince davacı lehine koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun ----. İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen devamına,
-Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 248.137,13 TL'nin % 20 si olan 49.627,42 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 16.950,24 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 2.996,88 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 13.953,36 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 2.996,88 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 11.570,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 39.701,94 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.