T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/839
KARAR NO: 2025/733
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/07/2024
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait taşınmazda, davalılardan -----satıcısı, ----- ise ithalatçısı olduğu ---- marka ------ klimanın gizli ayıplı olması nedeniyle meydana geldiği anlaşılan yangının, müvekkilin taşınmazında ciddi maddi ve manevi zararlara yol açtığını, bu zararların tazmini için öncelikle arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak bu sürecin anlaşma ile sonuçlanmadığını, müvekkili ile ------- arasında akdedilen eser sözleşmesi kapsamında satın alınarak müvekkilin taşınmazına monte edilen klimanın kısa süre sonra arızalanarak yangına sebebiyet verdiğini, İtfaiye Olay Raporu ve delil tespiti neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile bu durumun sabit olduğunu, söz konusu raporlar doğrultusunda klimanın iç ünite kartındaki arıza nedeniyle yangının çıktığını ve ürünün gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, yangın sonucunda taşınmazın ciddi oranda hasar gördüğünü, içindeki eşyaların kullanılamaz hale geldiğini, müvekkilin bu nedenle hem büyük maddi masraflara katlanmak zorunda kaldığını hem de manevi olarak yıkıma uğradığını, söz konusu yangın olayının Yargıtay içtihatlarıyla da örtüşen biçimde üretimden veya gizli ayıptan kaynaklanan benzer durumlara örnek teşkil ettiğini, tüm bu nedenlerle davalıların müvekkilin uğradığı zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, yangının ardından gerekli yasal bildirimlerin yapıldığını, davalılara ayıp ihbarında bulunulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle işbu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, müvekkilin uğradığı maddi zararın tam olarak tespitinin uzmanlık gerektirdiğini ve bu nedenle belirsiz alacak davası açıldığını, maddi zarar için şimdilik 50.000,00 TL’nin, manevi zarar içinse 500.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiğini, ayrıca davalı şirketlerin mal kaçırma riski ve olası tahsilat güçlüğü göz önünde bulundurularak ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, bu nedenlerle; Müvekkiline ait taşınmazda meydana gelen, davalılardan -------ise ithalatçısı olduğu ayıplı klimadan kaynaklanan yangın sebebiyle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkilin uğramış olduğu manevi zarar karşılığında 500.000,00 TL'nin, maddi zarar karşılığında HMK m. 107 gereği şimdilik 50.000,00 TL'nin işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin davalı şirketlerden olan alacağının teminat altına alınması amacıyla davalı şirketlerin malvarlığının sorgulanmasına ve ulaşılması halinde bunlar üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile dava dışı ------arasında eser sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında ----- klima alımının ---- tarafından müvekkil şirketten yapıldığını, satın alınan klimanın taşınmaza sevk edildiğini ve kurulumunun yapılmadığını, 05.06.2023 tarihinde meydana gelen yangının ardından düzenlenen itfaiye raporunda, yangının klima tesisatındaki arızadan kaynaklandığının belirtildiğini, Sulh Hukuk Mahkemesi nezdindeki bilirkişi raporunda yangının iç ünite kartındaki arıza sonucu oluşan ark nedeniyle çıktığının tespit edildiğini, bu yangın sonucu meydana gelen zararların tazmini amacıyla müvekkil şirkete ihtarname gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenle davacının 50.000 TL maddi, 500.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğunu, ancak söz konusu klimanın satışının doğrudan davacıya yapılmadığını, bu satışın -------yapıldığını, müvekkil ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, bu nedenle davanın görevli mahkemesinin Tüketici Mahkemesi değil, Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının taraf sıfatı bulunmadığını, tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, ------ klimanın kurulumunun müvekkil tarafından yapılmadığını ve yalnızca sevkinin gerçekleştirildiğini, kurulumun ------- veya bilgisi dışındaki üçüncü kişiler tarafından yapıldığının anlaşıldığını, binada iskan ve uygun elektrik bağlantısı bulunmaması nedeniyle montajın tamamlanmadığını, bu nedenle kurulum yapılmadan teslim edilen klimanın arızasından müvekkilin sorumlu tutulamayacağını, yangının klimanın iç ünitesinden çıktığına dair tespitin teknik açıdan hatalı olduğunu, müvekkilin kurulum yapmadığını ve çalışır halde teslim gerçekleştirmediğini, kurulumun yetkisiz kişiler tarafından manuel yapıldığının düşünüldüğünü, davacının zarar tespiti olarak ileri sürdüğü miktarın fahiş ve dayanaksız olduğunu, bilirkişi raporundaki yangın tespitlerinin de gerçeği yansıtmadığını, müvekkile bu süreçte herhangi bir servis veya kurulum talebi ulaşmadığını, davacının ihtarına noter kanalıyla cevap verildiğini, müvekkilin yangının meydana gelmesinde herhangi bir kusur veya sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle davanın hem usulden hem de esastan haksız ve dayanaksız olduğunu, husumet, görev ve zamanaşımı itirazlarının dikkate alınması gerektiğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı --------vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını ancak bunun hukuka aykırı olduğunu, belirsiz alacak davası, alacağın miktarının dava açılırken tam olarak belirlenemediği durumlarda açılabildiğini, oysa davacının zararları ve miktarlarını farklı belgelerde net şekilde belirttiğini, bu nedenle, davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilmemesi ve usulden reddedilmesi gerektiğini, davadaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğunu ve davacının değil ticari taraflar arasında olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın Tüketici Mahkemesinde açılmış olmasının görevden reddi gerektiğini, davacının klimayı satın alan kişi olmadığını ve davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, faturaların dava dışı şirket adına düzenlendiğini ve zararların ancak bu şirket tarafından talep edilebileceğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve bu nedenle talebin reddi gerektiğini, müvekkili şirket yokluğunda yapılan tespit ve raporu kabul etmediğini, davacı tarafın yokluğunda yapılan incelemenin savunma hakkını kısıtladığını, raporda teknik ve bilimsel eksiklikler olduğunu, yangının elektrik altyapısından kaynaklandığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, raporda montaj ve devreye alma işlemlerine dair yeterli bilgi bulunmadığını, şantiye elektriği kullanımı ve elektrik altyapısındaki eksiklikler nedeniyle yangının çıkmış olabileceğini, müvekkil şirket veya yetkili servislerinin yangınla ilgili herhangi bir hizmet vermediğini ve sorumluluklarının olmadığını, montaj ve devreye alma işlemlerinin yapılmadığını, bu nedenle sorumluluk doğmadığını, bilirkişi raporunun yangının klimadan değil elektriksel sebeplerden kaynaklandığını ve bunun üretim hatası olmadığını bu nedenle öncelikle itiraza uğrayan raporun yargılamada hükme esas alınmamasına, yeniden yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına, binaya ait elektrik projelerinin ilgili yerlerden celbine, davanın klima iç ünite montajını gerçekleştiren ve “devreye alma” işlemi yapıldıysa bu işlemi gerçekleştiren şirketlerin sayın mahkemenizce tespit edilerek ilgili şirketlere ihbarına, her halükârda haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE:
Dava, yangın nedeniyle davacı tarafa ait taşınmazda meydana gelen zararın tazmini talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlıkta davacı tarafa ait taşınmaza monte edilen ve davalı -------satıcısı olduğu klimadan kaynaklı olarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu, her ne kadar görevsizlik kararı veren mahkemece dava konusu klimanın dava dışı ------ tarafından satın alınarak taşınmaza monte edildiği, bu nedenle davacının dava dışı şirketin halefi sıfatıyla huzurdaki davayı ikame ettiği belirtilmiş ise de davacının dava dışı şirkete halef olabilmesi için -somut olaydan bağımsız olarak- TBK m.127 gereği dava dışı şirketin davalılardan olan alacağını dava dışı şirkete ödemiş olması gerekmektedir. Oysa ki dava konusu olaya bakıldığında davacı tarafın dava dışı şirket ve dosyamız davalıları karşısında tüketici konumunda olduğu, varsa davacı tarafın zararının karşılanması için dava dışı şirket ve davalıların ithalatçı/satıcı/sağlayıcı sıfatları dikkate alınarak sorumluluklarına gidilebileceği, bu halde davalıların ancak TBK m. 61 gereği kendi aralarında davacıya karşı müteselsil sorumluluklarının bulunacağı anlaşılmakla davanın temeli uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanması ve davacının davalılar karşısında tüketici sıfatına sahip olması ve 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle;6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-)6100 sayılı HMK'nın 1, 114/1-c ve 6102 Sayılı TTK'nin 5/2 maddeleri uyarınca görevli mahkemenin ------. TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-)6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca önceki mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiğinden mahkememizce verilen görevsizlik kararının da kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde 6100 sayılı HMK'nın 21/1-c maddesi gereğince dosyanın görevli yargı yerinin belirlenmesi için ------ Bölge Adliye Mahkemesine ( -------. HD.) gönderilmesine,
4-)6100 Sayılı HMK'nin 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nin 21/1-c maddesi gereğince belirlenecek görevli yargı yeri tarafından (Mahkemece) değerlendirilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
5-) 6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin, Bölge Adliye mahkemesi tarafından görevli yargı yerinin Tüketici Mahkemesi olduğunun belirlenmesi halinde işbu kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ------Tüketici Mahkemesine gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nin 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.