T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/757
KARAR NO: 2025/501
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 23/10/2024
KARAR TARİHİ: 16/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının dava dışı ------ ile karşılıklı imza ettiği perakende satış sözleşmesi bulunmakta iken, görevli tedarik şirketine karşı ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeni ile kullanım yerinin elektrik enerjisinin kesildiğini ve sayacın mühürlendiğini, müvekkil şirketin ilgili ekipleri tarafından 06.02.2018 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde “kesilen elektriği yükümlülüğü yerine getirmeden açma-mühür fekki suretiyle“ elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine ----- seri numaralı kaçak tutanağı düzenlendiğini, 23.03.2018 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde “--- enerji açılması suretiyle“ elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine ------ seri numaralı kaçak tutanağı düzenlendiğini ve icra takibine konu edildiğini, işbu 11.539,45 TL tutarındaki faturalarının tahsili maksadıyla müvekkils şirket, davalı aleyhine işbu huzurdaki davanın konusu ------ İcra Dairesi’nde ----- Esas sayısına kayden ilamsız icra takibi başlattığını, davalı, işbu icra takibine yönelik 18.12.2018 tarihinde itiraz etmiş olduğunu, itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, işbu haksız ve kötü niyetli itirazın bertaraf edilmesi maksadıyla huzurdaki itirazın iptali davası ikame edildiğini, borçlu tarafından borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, dava şartı arabuluculuk kanun yoluna başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle; davanın kabulüne, yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- tarafından ilk olarak 19.07.2017 tarihinden Kaçak/ Usulsüz Elektrik Tüketim tespit tunatağı düzenlendiğini, ancak müvekkili tarafından 06.07.2017 tarihinde ------ ile abonelik sözleşmesi yapıldığını, aynı adres aynı sayaç numarası için müvekkili abonelik sözleşmesi yaptığını, müvekkili tarafından kendilerine gönderilen faturalar düzenli şekilde ödendiğini, tüm bu bilgiler ışığında müvekkili tarafından kaçak/ usulsüz elektrik kullanımı yapılmadığını, buna rağmen davacı, haksız ve mesnetsiz olarak icra takibi başlattığını, icra takibine konu alacakların hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, söz konusu icra takibi haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenlerle; davanın usulden reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Gelir İdaresi Başkanlığı, , ----- yazılan müzekkere cevapları, ------ İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyası
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE:
Dava, ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirmede;
Dosyaya ibraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağının incelenmesinde;----- Arabuluculuk Bürosu, başvuru numarası ----- ve arabuluculuk numarası ------ olan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından 15/01/2024 tarihli son tutanağın düzenlendiği, bu haliyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.30.05.2018 tarihli ----- sayılı ----- gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği' nin 42.maddesinde;
" (l) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;
b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağılım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi Tüketmesi kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir." hükümleri uyarınca somut olayda davacının kaçak elektrik kullandığı sabittir.Aynı Yönetmeliğin 44.maddesinde;
(3) 42 i maddenin birinci fıkrasının (b) beııdi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat Üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. şeklinde
Yönetmeliğin 45.maddesinde;
"(1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak taturalandırmada. aşağıda yer alan süreler esas alınır;
a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde, doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.
b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (h) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. Şeklinde Yönetmeliğin 46.maddesinde ise;
"(1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi ü/erinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz.
(2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üııcü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakla olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir. Şeklinde düzenlemeler mevcuttur.Somut olayda; 06.02.2018 tarihinde ----- numaralı tesisata ilişkin “KESİLEN ELEKTRİĞİ YÜKÜMLÜLÜĞÜ YERİNE GETİRMEDEN AÇMA-MÜHÜR FEKKİ SURETİYLE“ davalı aleyhine ------ seri numaralı kaçak elektrik tüketim tutanağı tutulduğu, akabinde 23.03.2018 tarihinde “----- SİZ ENERJİ AÇILMASI SURETİYLE“ davalı aleyhine ------ seri numaralı kaçak elektrik tüketim tutanağı tutulduğu, akabinde işbu tutanaklara istinaden taahhuk ettirilen alacak ve ferilerine istinaden ----- İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.
"Kaçak elektrik tespit tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdendir. Tutanağın aksinin iddia edilmesi halinde bundan kendisine hak bahşeden kişinin aksini ispat etmesi gerekir." (Yargıtay ------. HD ----- Esas- ---- Karar nolu, 01/07/2020 tarihli, ----- Esas----- Karar nolu 24/06/2020 tarihli, ----- Esas----- Karar nolu 16/01/2020 tarihli ilamı)Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 06.07.2017 - 21.03.2018 tarihleri arasında davacı tarafça dava konusu yere ilişkin abonelik sözleşmesinin bulunduğu, GİB yazı cevabına göre dava konusu yerde davalı tarafın ticari faaliyetinin 10.06.2017 tarihinde başladığı, dava konusu kaçak elektrik tutanaklarının 06.02.2018 tarihinde kesilen enerjinin açılması nedeniyle ve 23.03.2018 tarihinde abonelik sözleşmesi olmadan tüketim nedeniyle tanzim edildiği, ancak 06.02.2028 tarihli tutanağa dayanak oluşturacak herhangi bir kesme mühürleme tutanağının bulunmadığı, 23.03.2018 tarihinde ise dava konusu yerde davalı tarafın aboneliğinin sona erip dava dışı ------ adına aboneliğin başladığı, bu haliyle her ne kadar dava konusu kaçak elektrik tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olsa da, tutanak içeriklerinin aksinin GİB ve ------ gelen yazı cevapları ile ispat edilmiş olduğu anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;
6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın red edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın red edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davacı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından baştan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince 13.366,38 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı;6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.