T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/265
KARAR NO: 2025/784
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 20/09/2024
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan tespit davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine ------ numaralı zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı------ plakalı forklift, 12.02.2024 tarihinde müvekkille ait ------ plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, bahse konu hasarın tazmini amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonda ------- başvuru numarasıyla yapılan başvuruda Uyuşmazlık Hakemince verilen 28.07.2024 – ------sayılı kararda, bilirkişi raporunda hasar miktarının 44.919,74.-TL olduğu belirtildiğini ve bu tutar üzerinden hüküm kurulduğunu, davacı aracının kazalarını öğrenmek için tramer sistemine mesaj gönderdiğini, gelen mesaj içeriğine göre aracın 12.02.2024 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 44.919,74-TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne 55.687,00-TL olarak işlenmiş olduğunu öğrendiğini, yönetmeliğe göre sigorta şirketleri gerçekleşen kazaları yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne bildirmekle yükümlü olduğunu, ticari dava niteliğindeki tespit davalarının açılabilmesi için arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle haklı davanın kabulü ile; 12.02.2024 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkile ait ------- plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 44.919,74.-TL olduğunun tespitine, karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne gönderilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu dosyaya konu kayıtlar Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde tutulduğunu, İlgili kurum Sigortacılık Kanunu'nun 31/B maddesi gereğince ---- ve ------- Birliği nezdinde tüzel kişiliğe haiz bir kuruluş olduğunu, ilgili kuruluşun görev ve sorumlulukları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nde düzenlendiğini, söz konusu yönetmelikte hasar kayıtlarının ne şekilde tutulacağı, hangi verilerin sisteme yükleneceği ayrıntılı olarak açıklanmadığını, davalı şirketin sisteme giriş yaparken, sadece asıl alacak ( hükmedilen tazminat ) yönünden sorumlu olacağı, tazminatın ferileri yönünden veri girişi yapmamasına dair yönetmelikte bir hüküm bulunmadığını, yine aynı şekilde sisteme girilecek verilerin kalem kalem kırılımları gösterir bir hüküm veya tebliğ / duyuru da bulunmadığını, söz konusu işlem nedeniyle oluşan ve oluşacak zararlardan, mevzuatında bu yönde bir düzenlemeye yapmayan ve bu konuda sigorta şirketlerini bilgilendirmeyen SBM sorumlu olduğunu, davacı taraf, bu nedenle kaydın yeniden tescili talebini idari yargıda idari bir kurum olan SBM'ne yönlendirmesi gerektiğini, davaya konu araçta pert kaydı olduğu uyuşmazlık konusu olmadığını, davacı taraf, davalıdan 26.02.2015 tarihinde satın aldığı araçta pert kaydı olduğunun sonradan öğrenildiği, bu durumun gizli ayıp niteliğinde olduğu ve davalının ayıptan sorumlu bulunduğu iddiası ile eldeki davayı açtığını, davalılar, davaya konu araçta pert olma durumundan haberleri ve sorumlulukları olmadığını savunduklarını, dosyanın incelenmesi neticesinde; ilk derece mahkemesi aksi kanaat gerekçe olarak gösterilmek suretiyle davanın reddi cihetine gidilmiş ise de, davacının satın aldığı araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğünce tutulan kayıtları, aracın sigorta kayıtlarını, tramer kayıtlarını inceleme ve mahkemenin kabulünün aksine Tramer'e sms atarak bilgi edinme yükümlülüğü de bulunmadığını, satışa konu araç hukuki ayıplı olduğunu, satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olduğunu, verilerin ne şekilde sisteme girileceğine dair sorumluluk SBM ait olduğunu, ilgili kurumu düzenleyen mevzuatta sadece hükmedilen - ödenen anaparanın / tazminatın girilmesi gerektiğine dair bir hüküm bulunmadığını, ilgili kurum tarafından bu durumu açıklayan bir duyuru / emir de yayınlanmadığını, varsa zararın oluşumunda sorumlu SBM olduğunu, dava da bu kuruma karşı idari yargıda açılması gerektiğini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine, yargılama gideri ve de vekalet ücretinin ise karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: ------- Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Taraflarca Düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ZMMS Poliçesi, Başvuruya ilişkin ihtarname, (E-Posta) Tramer Mesaj Kaydı, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Kayıtları, Sigorta Tahkim Komisyonu'na Ait ------- Başvuru Numaralı Dosyası, Kaza ve Kazalı Araç Fotoğrafları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :
Dava, davacının malik-işleteni olduğu ------ plakalı motorlu aracın 12/02/2024 tarihli maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak oluşan hasara (onarım bedeli) ilişkin SBGM ( Tramer ) Kayıtlarının gerçeğe uygun olarak düzeltilmesine yönelik tespit ve SBGM'ye bildirilmesi istemine ilişkindir.
Mahkememizin 01/10/2024 tarih----- karar sayılı 6100 Sayılı HMK'nin 114/1-h maddesi gereğince 'davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle; Davanın 6100 Sayılı HMK'nin 115/2.maddesine göre dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin kararının ----- Bam------. Hukuk Dairesinin 11/02/2025 tarih ----- Esas ------ Karar sayılı ilamıyla; davacının aracının hasar tutarının olması gerekenden fazla bildirilmesi halinde aracın satışında değerinin düşük olarak belirlenmesine yol açacaktır. Dava dilekçesinde tespit ve aynı zamanda kaydın düzeltilmesi için hükmün gönderilmesi talep edildiğinden dava sadece tespit davası mahiyetinde değildir. Kaldı ki Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 23/4. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin düzeltme yapmak sorumluluğu bulunduğu halde bu sorumluluktan kaçınması ve başka bir yöntem ile hatalı kaydı düzeltme imkanı bulunmadığından davacının tespit isteminde hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği ve dosyanın mahkememize iade edildiği ve dosyanın yeniden mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce doğrudan hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiğinden tensip zaptı oluşturularak aşağıdaki şekilde işlem, tahkikat ve karar aşaması gerçekleştirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili ve dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen incelemeye tabi özel ve genel dava şartları, taraf sıfatı, harç gibi hususlar incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında sulh teşvikine rağmen tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilmiş ve aynı duruşmada toplanan tüm deliller incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Buna müteakip tahkikata gerektirir bir husus bulunmadığı anlaşılmakla tahkikat bitirilmiş ve hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Bilindiği üzere Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad. 106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad. 114/1-h ve 115) Buna göre somut olayda davacının, cep telefonu operatörlerinin kısa mesaj uygulamasını kullanarak erişilebilecek olan aracında oluşan hasar bilgilerinin düzeltilmesi için dava açmakta hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. ----- BAM ---- HD.------Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği Madde 23- "(1) Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından kendilerinden istenen tüm bilgileri, doğru ve eksiksiz olarak, belirlenen şekilde ve sürelerde Merkeze iletmekle yükümlüdür.
(2) Üye sigorta şirketleri, zorunlu sigortalar, zorunlu trafik sigortası, zorunlu taşımacılık sigortası ve zorunlu ferdi kaza sigortası sözleşmelerine ait poliçe bilgileri ile güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasarlara ve kaza tutanaklarına ilişkin bilgileri Merkez tarafından hazırlanarak Müsteşarlık tarafından onaylanan veri yapısında ve en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır.
(3) Üye sigorta şirketleri, Yönetim Komitesi kararı üzerine ihtiyari trafik sigortası,kasko sigortası ve Birlik görüşü alınmak üzere Müsteşarlıkça belirlenen sigorta sözleşmelerine ait içeriği ve veri yapısı Birlik tarafından belirlenen poliçe bilgileri ile güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasar verilerini en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır.
(4) Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından, hatalı olarak gönderildiği tespit edilen bilgileri gecikmeksizin düzeltmek ve düzeltme kayıtlarını en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zarundadır.
(5) Üye sigorta şirketlerinin bilgi verme yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda Müsteşarlık gerekli tedbirleri alır."
Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190.maddeleri uyarınca; davanın taraflarından her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür.Yapılan yargılama, yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya bakıldığında; 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre davacının maliki olduğu------- plakalı araç/kamyonet ile davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihinde geçerli ZMMS poliçesi ile sigortalı ------- plakalı forkliftin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır. Bu kaza nedeniyle davacı tarafından hasar onarım ve değer kaybı bedelinin ZMMS kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili için başvurusu üzerine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİNİN ------- sayılı dosyası gereğince alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hakem heyeti tarafından hasar onarım giderinin 44.919,74- TL olduğuna ilişkin karar verildiği görülmüştür. Ne var ki, işbu trafik kazası nedeniyle davacının aracındaki hasarın onarım bedelinin 55.687,99 TL olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER) bildirildiği ve böylece gerçek hasardan fazla bir miktarın kayıtlarda yer aldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından bu hususun düzeltilmesi için davalı sigorta şirketine başvurulduğu halde hatalı kayıtların düzeltilmediği tespit edilmiştir. 09.08.2008 tarihli Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetimeliğine göre Sigorta şirketleri gerçekleşen kazaları yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç bir gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne bildirmekle yükümlü olduğu, davalı sigorta şirketinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne 12/02/2024 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru şekilde bildirmeyip Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. maddesini ihlal ederek davacıya ait aracın piyasa rayiçlerine ve şartlarına göre gerçekten daha fazla hasarlı olduğunun kamuya açık olan SBGM kayıtlarında gösterilmesi suretiyle alım satım zorluğu ve değer kaybı zararına sebep olunduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ve HMK'nin 190 maddeleri gereğince ibraz edilen delillerle ispatlanan tespit davasının kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nin 106.maddesi gereğince 12/02/2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle davacının maliki/işleteni olduğu ------plakalı araçta oluşan hasar onarım bedelinin toplam 44.919,74 TL olduğunun tespitine ve kesinleşme şerhli kararın bir örneğinin kayıtların işbu karar gereği düzeltilmesi için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (Tramer) gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6, TTK,16/1,18/2,KTK. 81/2, 84, 85, 86, 88, 91, 97,99, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, HMK, 25, 26, 27, 29, 30,31,33, 106, 146, 187/1,2, 190, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği Madde 23 )
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1. maddesi gereğince tamamen davalı tarafın sorumlu tutulması suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nin 106.maddesi gereğince 12/02/2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle davacının maliki/işleteni olduğu -------plakalı araçta oluşan hasar onarım bedelinin toplam 44.919,74 TL olduğunun tespitine,
2-) Kesinleşme şerhli karar örneğin kayıtların işbu karar gereği düzeltilmesi için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (Tramer) gönderilmesine,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 1.597,00 TL İstinaf Kanun yoluna başvurma harcı, 334,50 TL posta masrafı olmak üzere olmak üzere toplam 2.847,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nin 323/1-ğ , Avukatlık Kanunu'nun 169 ve A.A.Ü.T.'nin 1. maddeleri gereğince A.A.Ü.T. ekinin II.Kısım II.Bölüm 9.bendi ve 13/1,2 madderi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ------ Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.