T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/765
KARAR NO: 2025/741
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/10/2024
KARAR TARİHİ: 02/10/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- Sigorta Şirketi nezdinde ---- numaralı Motorlu Kara Taşıtları Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bulunan ---- plakalı aracın detayı ekli kaza tutanağında belirtildiği üzere 14.08.2023 günü sebep olduğu kaza sonucunda davacı adına kayıtlı ----- plakalı aracın hasarlandığını, meydana gelen kazada davalı sigorta şirketi sigortalısı ------ plakalı araç % 100 oranında kusurlu olduğunu, davacının meydana gelen kaza ile ilgili olarak sigorta şirketine kazayı ihbar ettiğini, sigorta şirketi hasar dosyasını açarak eksper görevlendirdiğini, davacı meydana gelen kaza ile ilgili olarak hasar dosyası açtırarak gerekli işlemleri yaptırdığını, düzenlenen bu eksper raporu afaki olup, davacının aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, eksper adeta davalı sigorta şirketinin temsilcisi gibi davrandığını, Mahkemede yapılacak yargılamada dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmesi durumunda davacının aracında meydana gelen gerçek hasar miktarı netlik kazanacağını, ------ tarafından yayınlanan Sigorta Eksperleri Meslek Kuralları mevzuatı,
Sigorta Eksperliği Mesleğinin Temel İlkeleri başlığı altında belirtildiği şekilde kamu yararına uygun hareket etmek zorunda olduğunu, davacı aracın onarım aşamasında anahtar teslimine zorlandığını ve davacının aracı hakkı ve layığı ile onarılmadığını, değişmesi gereken parçaları değiştirilmediği gibi daha önce orijinal olan parçalar yan sanayi parça ile değiştirildiğini, davalı sigorta şirketi edimini eksik ifa etmiş, davacının aracı ayıplı olarak onarıldığını, davalı sigorta şirketi davacının aracını hakkı ve layığı ile onarmadığından sigorta şirketi açısından sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini, sigorta şirketi aracı her ne kadar onarmış ise de davacının aracı kazadan bir önceki gibi olmadığını, sigorta şirketi davacının aracında değişmesi gereken parçaları değiştirmemiş, değiştirmiş olan parçaları da orijinali ile onarmadığını, sigorta şirketinin göndermiş olduğu eksper taraflı ve yanlı davranarak bağımsızca hareket etmeyerek hazırlamış olduğu raporda davacının gerçek zararını ortaya çıkarmadığını, davacıya ait araçta meydana gelen hasar ve değer kaybının tazmini için dava dilekçemize ek olarak sunmuş oldukları mail ekran kayıtlarından da görüleceği üzere 26.09.2024 tarihinde tarafımıza ait mail adresinden davalı sigorta şirketi resmi mail adresine başvuruda bulunmamıza rağmen davalı sigorta şirketi, davacının aracındaki gerçek hasarı ve değer kaybını ödemediğinden dolayı dava şartı olan zorunlu arabulucuya başvuruda bulunulduğunu, zorunlu arabulucuda taraflar anlaşamadığından dolayı davacının aracında oluşan zararın giderilmesi için dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu, arz ve izah edilen ve Mahkemece re'sen göz önüne alınacak sebeplerden dolayı davanın kabulü ile; davacının aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak maddi hasar bedeline mahsuben talep edilebilir tazminat bedelinin Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL maddi hasar alacağının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, talep edilebilir tazminat bedelinin Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket nezdinde ------- nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile 18/05/2023 -18/05/2024 tarihleri arasında sigortalanan ---- plakalı aracın 04/12/2024 tarihinde karıştığı iddia edilen kazada------ plakalı aracın hasarlanması sonucu aracının hasar onraım bedeli ve değer kaybı bedeli için huzurdaki dava açıldığını, ancak davacının işbu iddiaları haksız ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davalı şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle olayı kapsayan poliçe mevcut olmalı; olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde başvuruda bulunulması gerektiğini, öncelikle zamanaşımı itirazlarını sunduklarını, davacının işbu davayı kısmi/belirsiz dava olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığını, zira başvurucu yan tarafından konu araçta ekspertiz incelemesi yapıldığını, bu nedenle başvurucunun hasar bedelini belirleyemediğinin kabul edilmesi mümkün olmayacağını, sigorta poliçesi hazırlanış tarihi itibari ile sigortalının maddi araç başına sigorta limiti 120.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kesinlikle başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Sigortacı şirketten istenen hasar tazminatlarında temerrüt tarihine ilişkin olarak 26.04.2016 tarihinde ------ Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6704 Sayılı (Torba) Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde yapılan değişiklik ile ilgili yasal düzenlemeye göre; ZMMS belirtilen belgeler ile birlikte sigortacıya yazılı olarak başvuru yapılması ve 15 günlük bekleme süresi öngörülmüş olup ancak ve ancak söz konusu sürenin sigortacı tarafından faydasız geçirilmesi halinde yasal işlemlere başvurulabileceği düzenlendiğini, usulüne uygun olarak (eksik evrak vb) başvuru yapılmadan ve/veya bekleme süresi geçirilmeden yasal yollara başvurulması halinde başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği ilgili yasal düzenleme gereğince açık olduğunu, davalı sigorta şirketi 14.08.2023 tarihli kazaya ilişkin olarak Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında sorumluluğunu yerine getirdiğini, 1.362,08 TL yedek parça ödemesi, 02/10/2023 tarihinde ----- 3.000,00 TL hasar onarım bedeli ödemesi yapıldığını, davacının zararı kaza tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuata göre tamamen karşılanmış olup davalı şirketi sigorta poliçesi kaynaklı sorumluluğunu yerine getirdiğini, işbu sebeplerle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, kazanın meydana geldiği 2024 yılı itibarıyla poliçe teminat limiti 120.000,00 TL olduğunu, yapılan bu ödemelerle birlikte davalı sigorta şirketi sorumluluğunu yerine getirmiş olup bakiye teminat limiti bulunmadığını, söz konusu limitin üzerinde kalan tutardan davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı tartışmasız olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasar bedeli belirlenirken iskonto uygulanması gerektiğini, aracın markası, modeli, parça tedarikçilerinin piyasadaki sayısı ve rekabet koşulları, parçaların bulunabilme kolaylığı vb. hususlar göz önüne alınarak iyi niyet kuralları çerçevesinde ilgili markanın orijinal parçalarında minimum %20 iskonto uygulanabileceği piyasa koşullarında kabul görmüşken bu hususun nazara alınmaksızın iskontosuz hasar bedelinin hesaplanması hukuka aykırılık teşkil edeceğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla hasar bedeli hesaplanırken iskontonun uygulanmaması hukuka aykırılık teşkil edeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla başvurucu onarımın yapıldığına dair herhangi bilgi ve belge ibraz etmediğinden dolayı KDV hariç karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket farklı tarihlerde yapmış olduğu ödemeler itibariyle sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluğunu yerine getirmiş olduğundan mezkur olay sebebiyle başkaca hiçbir sorumluluğu kalmadığını, izah edilen tüm sebeplerle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, izah olunan ve resen dikkate alınacak nedenlerle; davacının belirsiz / kısmi alacak davası açmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine, esas incelemesi yapılması halinde davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, ----- Noterler Birliği Araç Tescil Kayıtları, Maddi Hasarlı Kaza Tespit Tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Hasar Dosyası ve ZMMS Poliçesi, Kaza ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Banka Dekontları, Fatura, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi aracında meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararlarının ; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı/limiti kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada tensip zaptı hazırlanarak taraf vekillerine usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi ZMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97 ve 99 maddeleri gereği sigorta şirketine başvuru ile HMK'nin 114. maddesinde sayılan genel ve özel nitelikteki dava şartları, yargı harçları ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve işbu dava yönünden ihtiyari nitelikte olduğu anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek aşamalarda delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin usule ve esasa ilişkin son sözleri de dinlenip tutanağa yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve Yargıtay uygulamalarına kısaca değinmekte yarar vardır.
Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Hasar onarım bedeli yönünden; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay ------HD'ni 15/03/2018 T. ------sayılı ilamı)Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 14/08/2023 tarihinde--------otopark içinde davacının malik/işleteni olduğu, dava dışı sürücü----- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı otomobil ile dava dışı sürücü ----sevk ve idaresindeki ------ plakalı otomobilin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği tespit edilmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 83. Maddesi gereğince Trafik zabıtası tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu öne sürülen------ plakalı otomobil dosyada mukim poliçeye göre kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde 18/05/2023-18/05/2024 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 120.000,00 TL limitli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın, 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı ZMMS sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup, davalı şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celp edilmiş olup davacıya hasara ilişkin kısmi ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan hasar ve değer kaybı bedelleri üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine ve buna göre oluşan değer kaybı zararının belirlenmesi halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Buna müteakip taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi, belge, delil ve tüm kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Mahkememizce bu kapsamda HMK'nin 266.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden kusur oranları ve davaya konu zararların varlığı ve miktarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesi için dosya ------- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Makine Mühendisi bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişi ------- tarafından düzenlenen 12/07/2025 tarihli raporda özetle kazada kusurun KTK'nin 84/b) Taşıt giremez trafik işareti bulunan karayoluna veya bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme aslini kuralını ihlal ettiği için % 100 oranında davalıya sigortalı araç sürücüsünde olduğu, kaza nedeniyle davacının aracında 5.440,66 TL hasar onarım bedeli (davalının 4.362,08 TL hasar onarım için ödeme yaptığı için 1078,58 TL bakiye kaldığı) ve 10.000,00 TL değer kaybı zararı oluştuğu yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek davalı vekili tarafından ileri sürülen beyan ve itirazlar değerlendirilmiş; ancak raporun gerekçeli, denetime açık ve hüküm verilmesi için elverişli ve yeterli bulunduğu anlaşılmakla davalı vekili tarafından rapora yapılan vaki itirazlar yerinde görülmemiştir. (HMK,281/2,3,282) Bu kapsamda öncelikle somut olayda kusur yönünden kaza sonucunda sürücüler tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağındaki kazanın oluş şekli ve kusur durumu ile bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiği ve olaya uygun olduğu anlaşılmakla davalıya sigortalı araç sürücüsünün, ters yola girmek suretiyle kazaya sebebiyet verdiği, kazada başka bir etken bulunmadığından % 100 oranında kusurlu olduğu kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74/1, HMK. 266 vd, 281/1, 282 Yargıtay -----.HD.------.) Bu kabulden hareketle zararlara gelince; zarar gören aracın tamirinin ekonomik olduğu gibi raporda belirlenen hasar onarım bedelinin ve ondan neşet eden değer kaybının dosyada bulunan bilgi, belge ve deliller gözetildiğinde kazanın meydana geliş şekline ve araçtaki hasar durumuna göre parça ve işçilik yönünden hasar onarım bedeli olarak belirlenen miktar ile işbu bedel üzerinden aracın markası, modeli, geçmişi ve kilometresine bakıldığında aracın kazadan önceki rayiç piyasa değeri ile kazadan sonraki rayiç piyasa değeri arasındaki 10.000,00 TL farkın günün ekonomik koşullarına göre kadri maruf olduğu anlaşılmış; işbu raporun somut olaya ilişkin süregelen Yargıtay uygulamasına uygun ve yerinde olduğu, anılan bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilmiştir. Davacı vekili tarafından işbu dava 6100 Sayılı HMK'nin 107.maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak açıldığından bilirkişi raporu doğrultusunda talep resen arttırılmış ve harcın tamamlandığı müşahede edilmiştir. (HMK,107/2) Binaenaleyh, davacının hasar ve değer kaybına ilişkin işbu davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TBK, 49, 50/1,51, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep artırım işlemi, davalıya sigortalı aracın hususi nitelikte olması nedeniyle yasal faiz uygulanabileceğinin de gözetilmesiyle birlikte davanın kabulü ile; 1.078,58 TL hasar onarım tazminatı ve 10.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 11.078,58 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 07/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin faiz ve feriler hariç hükmedilen miktar yönünden şirketinin araç başına maddi 120.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 83, 84, 85, 86, 88, 91, 97, 99, 100, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. TBK, 49, 50/1,51, 74, 117/1,2 TTK,16/1, 1401 vd, 1427/2, 1483 vd, HMK, 25, 26,27, 29, 30,31 107, 187/1, 190, 198, 266 vd, 282 320,322)
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinin tamamından 326/1 maddesi gereğince poliçe limitinin aşılmadığı da gözetilerek davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Ancak Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinine gelince; işbu dava KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigortaya başvuru şartına tabi olup, ayrıca gerek sigorta gerekse işleten ve sürücü yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı, (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası) halde davacı tarafça arabuluculuk sürecine başvurulmuş olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiştir. (Bkz; Yargıtay ------) Bu kapsamda somut olayda taraflar yönünden ihtiyari nitelikteki arabuluculuk giderinden davacının sorumlu tutulması suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; 1.078,58 TL hasar onarım tazminatı ve 10.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 11.078,58 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 07/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin faiz ve feriler hariç hükmedilen miktar yönünden şirketinin araç başına maddi 120.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 756,78 TL karar ve ilam harcından; başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 190,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 139,18 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı 427,60 TL peşin harç, 190,00 TL tamamlama harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 95,00 TL posta masrafı ve 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.201,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 11.078,58 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) ve Ek Madde 1 (2) fıkrası gereğince dava tarihi itibarıyla kararın miktar yönünden (11.078,58 TL.