T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/761
KARAR NO: 2025/486
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 26/09/2019
KARAR TARİHİ: 12/06/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/02/2012 tarihinde davacının resmi olarak boşandığı ancak imam nikahıyla birlikte yaşadığı eşi---- idaresindeki ---- plakalı araç ile ----- plakalı aracın çarpışması sonucu ---- vefat ettiğini,------- plakalı aracın kaza tarihindeki zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı tarafından yapıldığını, kaza tarihinde ZMSS poliçe limitinin 225.000-TL olduğunu, davalıya karşı-----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ sayılı dosyasından açtıkları davanın kararının Yargıtay tarafından bozulması üzerine aynı mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasından Esas numarasını aldığını, bu dosyadan davacının 234.813,54-TL destekten yoksun kaldığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini ancak davalıdan 2014 yılında 109.563,65-TL talep artırım ile talepte bulunduklarını, poliçe teminatı olan 225.000-TL ile artırılan bedel arasındaki fark olan 115.049,84-TL'nin kendilerine ödenmesini, bu rakama da davalıdan talepte bulundukları ilk dava açılış tarihi olan 11/01/2013 tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davada ispat külfetinin davacıda bulunduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde müteveffa ile boşandığını ifade ettiğini, bu kapsamda davacının müteveffa ile aynı evde yaşadığını ve müteveffanın davacıya “destek” olduğu hususunun ispatlanmasının zaruri olduğunu, müvekkilinin belirlenecek olan gerçek zarardan sigortalısının dava konusu olan trafik kazasındaki kusuru oranına isabet eden oranda ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağını, müterafik kusur oranının tespit edilmesi ve bu oranda davacının talep ettiği tazminattan indirim yapılması gerektiğini, gelir durumunun kesin delillerle ispatlanması ve ayrıca davacının sgk'dan herhangi bir rücuya tabi tazminat/yardım alıp almadığının tespiti gerektiğini, müvekkili tarafından teminat altına alınmış olmayan manevi tazminattan sorumluluklarının bulunmadığını. Müvekkilinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, temerrütü söz konusu olmayan müvekkili aleyhine ancak ve ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebilir olduğunu, kazaya karışan araçlar özel otomobil olduğundan müvekkilinin avans faizi ödemekle yükümlü olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası, ----- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Tutanağı, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Nüfus Kayıt Örneği, Polis Tutanakları, Otopsi Tutanağı, Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırmaları, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, ZMMS Sigorta Poliçesi, Yargıtay Kararları, Bilirkişi Raporu ve ek raporu, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIALAR, DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, trafik kazası sonucunda meydana gelen ölüm nedeniyle 6098 Sayılı TBK'nin 53/3 maddesi gereğince ölenin imam nikahlı eş tarafından destekten yoksun kaldığı gerekçesiyle ek dava olarak açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve tarafların sulh olmak istememesi nedeniyle tahkikata geçilmiştir. Tahkikat aşamasında ise taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve mevcut ve toplanan tüm deliller incelenip değerlendirilerek tahkikat tamamlanmış ve son celse sözlü yargılama aşamasına geçilerek duruşmaya katılan taraf vekillerinin son beyanları ve talepleri alınarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Mahkememizce öncelikle dava dilekçesinde gösterilen ve aynı olaya/kazaya ilişkin olduğu beyan edilen -----ATM'nin ---- Esas------sayılı dosyası getirtilmiş ve incelenerek dosya arasına alınmıştır. Yapılan incelemede davanın aynı kazaya ilişkin olduğu, işbu davanın taraflarının o dosyada da taraf oldukları ve dosyanın 12/03/2020 tarihinde karara çıktığı ve 13/07/2020 tarihinde ilamın kesinleştiği görülmüştür.
Bilindiği üzere Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.6098 Sayılı TBK'nın 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -----
Yukarıda yapılan açıklamalar ve yapılan yargılama ışığında somut olaya bakıldığında ; davacının eşi ----- sevk ve idaresindeki ----plakalı araç ile---- sürücüsü olduğu ----- plakalı aracın 29/02/2012 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde ----- vefat etmiştir. Kaza tarihi olan 29/02/2012 tarihini kapsar şekilde davacının kullandığı ----- Plakalı araç 11/04/2011 ilâ 11/04/2012 başlangıç-bitiş olarak ve şahıs başına bedeni zarar 200,000,00 TL (225.000,00) bedelle sigortalıdır. -----ATM'nin -------sayılı ilamıyla davacı 109.563,65 TL maddi tazminata hükmedilmiş ve işbu karar 13/07/2020 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkememizde açılan dava ek dava niteliğinde olduğundan dosya davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığının tespiti açısından bilirkişiye verilmiş ve rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından verilen raporda davacının sigorta limitine göre bakiye 90.436,35 TL alacağının bulunduğu yönünde tespit ve görüşlerini içeren rapor verilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve vaki itiraz ve beyanlarda değerlendirilmiştir. Mahkememizce aynı olaya ilişkin önceki mahkeme kararıyla kesinleşen maddi vakıalar hakkında herhangi bir değerlendirme ve araştırma yapılmadan davacının bakiye alacağına müteallik mevcut rapor gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilerek davalı ... şirketinin ilk dava tarihinde tazminatın ve poliçe limitinin tamamı açısından temerrüte düştüğüğünün tespitiyle davacının davasının kısmen kabul kısmen reddiyle ; 11/04/2011 tarihli ------ plakalı araca ilişkin davalının düzenlediği Karayolları ZMMS Poliçesi limiti (200,000,TL) kapsamında bakiye 90.436,35 TL- Destekten Yoksun Kalma Tazminatının 11.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta poliçesi limitiyle sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı vekilinin sigorta poliçesinin limitinin 225.000,00 TL olduğuna ilişkin yanılgılı istemine göre sigorta limitinin üstünde hüküm verilemeyeceğinden fazlaya ilişkin (24.613,13 TL) davanın/talebin reddine yönelik karar verilmişti. Ne var ki işbu karara karşı taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusu üzerine Mahkememizin 30/09/2021 tarih ---- Esas ---- karar sayılı kararının ----- BAM ----- Hukuk Dairesinin 19/09/2024 tarih ---- Esas ----- Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına kesin olarak karar verilerek dosya mahkememize iade edilmiştir. Buna müteakip tensip zaptı gereğince taraf vekillerine gönderilen davetiyelerin usulüne uygun olarak tebliğ edilerek duruşma açılmış ve karar ilamı kapsamında eksikler giderilerek dosya önceki bilirkişiye verilerek ek rapor düzenlemesi istenmiştir. Bilirkişi ---- tarafından düzenlenen ek raporda davacının 225.000,00 TL poliçe limiti teminatı kapsamında bakiye alacağının 106.926,41 TL olduğu yönünde hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Mahkememizce bu kapsamda yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmede; davacının toplam zararının 365.017,07 TL olduğu, bu tutardan daha önceki karar gereği ödenen 109.563,65 TL ile ödeme tarihinden 17/05.2021 tarihli ek rapor tarihine kadar işlemiş faizinin 8.509,94 TL olduğu anlaşılmış; buna göre 365.017,07-109.563,65 TL-8.509,94 TL = 246.943.48 TL rakamına ulaşıldığı, daha önce yapılan ödemenin tenzili ile davalı ... şirketinin bakiye sorumluluk limiti olan 225.000,00 TL -109.563.65 TL = 115.436,35 TL bakiye tazminat alacağı kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Burada hemen ifade edilmelidir ki; Yargıtay uygulaması gereği daha önce ödenen bedelin ----. İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası üzerindenişbu davanın açılış tarihi olan 26/09/2029 tarihinden sonra 03/07/2020 tarihinde yapıldığından infaz dava sırasında gerçekleştiğinden ek rapor tarihine kadar işleyen faizinin bakiye alacaktan ve poliçe limitinden düşülmesi uygun bulunmamıştır. Binaenaleyh, taleple bağlılık ilkesi ve yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde genel olarak yararlanılıp benimsenen bilirkişi ek raporu da gözetildiğinde; davacının davasını bu kez TMK'nin 6, HMK'nin 190 maddeleri gereğince tam olarak ispat ettiği sonuç ve kanaatiyle davanın kabulü ile, talep gibi toplam 115.049.84 TL maddi tazminatın (bakiye-DYK) 11/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; davalı ... şirketinin, ------ plakalı aracın kaza tarihi olan 29/02/2012 günü itibarıyla ZMMS trafik sigorta poliçesi limiti olan 225.00,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 84, 85, 86, 88, 91, 97,99, 109/1,2 Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, TBK, 49, 50/1 50/2, 51/1, 52, 54, 74/1 117/1,2 TTK,16/1, 1401 vd,1409,1459,1461,1463 1483 vd, HMK, 25,26, 27, 30,31,33, 146, 187,190, 198, 266 vd,281,282 ) 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk ise 326/1 maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile toplam 115.049.84 TL maddi tazminatın (bakiye-DYK) 11/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; davalı ... şirketinin, ----- plakalı aracın kaza tarihi olan 29/02/2012 günü itibarıyla ZMMS trafik sigorta poliçesi limiti olan 225.00,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.859,05 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 392,96 TL harcın mahsubuyla bakiye 7.466,09 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 392,96 TL peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 872,00 TL istinaf başvuru ve posta masrafı, 4.150,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.465,76 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nin 323/1-ğ , Avukatlık Kanunu'nun 169 ve A.A.Ü.T.'nin 1. maddeleri gereğince A.A.Ü.T. ekinin II.Kısım II.Bölüm 9.bendi ve 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi/ maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.