T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/111 Esas
KARAR NO: 2025/1073
DAVA: Alacak ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/09/2019
KARAR TARİHİ: 19/12/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---------- ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının profesyonel ses ve görüntü sistemlerinin pazarlaması, kurulumu, bakım ve onarım işleriyle uğraştığı, davacının davalı şirkete birtakım ses ve görüntü ekipmanlarının temini ve montajı üzerine -------- Sistemler mal teslimi ve hizmet sözleşmesi akdedildiği, sözleşme uyarınca davacı şirket sözleşme kapsamındaki tüm malları --- teslim ettiği, davalı şirketçe ----naklini takiben de sözleşme gereği olan montajı devreye alma ve eğitim ve süpervizörlük işleri de yapıldığı, davacının sözleşmede ki tüm edimlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen bakiye 24.786,52 Euroluk alacağını alamadığını, davacının gerek ---- gümrüğünde teslim, gerekse ------ sevkten sonra montaj, devreye alma, eğitim ve süpervizörlük edimlerini tamamlamasına binaen elektronik posta yolu ile bakiye alacağını davalı şirketten talep ettiği, bu talebe olumlu bir cevap verilmediği gibi ------ yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek müvekkilinin gecikme cezası bulunduğu, bunların faturalandırılarak ihbarname ekinde gönderildiği ve cari hesaptan mahsup edildiğinin bildirildiği, bu ihtarnameye davacı tarafından ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verilerek ihbarnamede belirtilen hususların hiçbirinin kabul edilmeyerek tümüne itiraz edildiği, karşı ihtar olarak 24.786,52 Avro bakiye alacağın ödenmesi ve diğer hususların ihtar edildiği, davalı şirket tarafından------ yevmiye numarası ile kendilerince hazırlanmış gecikme tablosunu da içeren ihtarnameye cevap ve karşı ihtarname keşide edildiği, bu ihtarnameye de müvekkili tarafından ---------- yevmiye numarası ile cevap ve karşı ihtarname keşide edilerek davalı şirketçe belirtilen hususlar kabul edilmeyerek tümüne itiraz edildiği, davalı borçlunun ihtarnamelerdeki iddiaları mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, son ihtarnameden bu tarihe kadar davalı şirketçe hiçbir ödeme yapılmadığı, --- ilgili idaresinin onayına ilişkin de herhangi bir bilgi ve belge de sunulmadığı, ------- Kontrol İdaresinden , sözleşme projelerinin kabul ve onaylanıp onaylanmadığı, onaylanmış ise tarihi teslim ve kabule arzın hangi şirket tarafından yapıldığı , projelerin kullanıma açılıp açılmadığı , kabul ve onay yapılmamış ise sebebinin adli yardım hükümleri çerçevesinde sorulmasının talep etme gereği doğduğu, davalı ihtarnamesinde sözleşmenin 6. maddesinde "herhangi bir ihtara yada ihbara gerek kalmaksızın işin tamamlanmasını beklemeye hak edişi irat kaydetmeye işveren yetkilidir" diye belirtildiğini ileri sürmüş ise de madde hükmünü bağlamından koparıp art niyetli olarak hatalı yorumladığı, söz konusu maddenin son cümlesi ; " Şu kadar ki; gecikme 45 günü geçerse işveren gecikme cezasını almaya devam ederek beklemekte veya mahkeme kanalıyla tespit yaptırmaya, ayrıca bir karar almaya, protesto çekmeye lüzum kalmaksızın taşeron nam ve hesabına işi başkasına yaptırmakta veya sözleşmeyi feshederek kalan hak edişi irat kaydetmekte , bundan dolayı uğradığı zararları veya üçüncü şahsa ödemeye mecbur kaldığı cezai şart ya da tazminatı yükleniciden talep etmeye yetkilidir. " görüldüğü gibi mahkemeden tespite veya protesto ikamesine gerek olmayan durum, gecikmenin kırk beş günü aşma durumunda işverenin, işi taşeronun nam ve hesabına bir başkasına yaptırma veya sözleşmeyi feshetme haklarına ilişkin olduğu, gecikme cezasını gerektiren bir durum olmadığı, kabul anlamına da gelmemekle birlikte dilekçe ekinde sunulan ve ---------idaresinden Mahkemece getirtilecek kayıtlardan da anlaşılacağı gibi ilk iki ve ana grup ----- tarihinde teslime hazır halde olduğu, davalı şirket gerek---- gümrükte , gerekse ------ tüm teslimleri, yani müvekkil edimlerini çekincesiz kabul ettiği, ihtirazı kayıt veya herhangi bir ihtarda bulunmadığı, gecikme cezasını gerektiren bir durum olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla Türk Borçlar Kanununun 179/2 maddesinde açıklandığı üzere davalı ifayı çekincesiz olarak kabul ettiği için daha sonra gecikme cezasını isteyemeyeceği, süreç sonunda son gönderdiği ihtarnamelerden de sonuç alamayan davacı şirket fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ---- asıl alacak ve -----işlenmiş faiz olmak üzere toplam --- Euroluk alacağının tahsili zımnında------- Sayılı dosya üzerinden icra takibi başlattığı, davalı şirket haksız ve kötü niyetli olarak gönderilen ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurduğu, icra dosyasına yapılan haksız itirazın akabinde yapılan zorunlu Arabuluculuk sürecinden de çözüm alınamayınca huzurdaki davayı açmak zarureti hasıl olduğu, yukarıda açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulüyle davalı/borçlunun takibe yapmış olduğu itirazlarının iptaline ve -----Sayılı icra dosyası üzerinden takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı ile davalı arasında -------- tarihinde "Sözleşme" yapıldığı, bu sözleşmenin 5.maddesine göre ilk ödemenin yapılmasını müteakip sözleşmenin yürürlüğe gireceği ilk ödemenin ---- tarihinde yapıldığı, sözleşmenin bu tarihte yürürlüğe girdiği, işin teslimine bırakılan ---- tutarındaki işin devreye alınma işlemlerinin yapılıp "idare onayı alınarak" teslim edilmesini müteakip 7 iş günü içerisinde ödeneceği, davacı tarafından dosyaya sunulan----- teslim tesellüm tutanakları proje ve satın alma sorumluları tarafından eksikliklerin belirlenmesi üzerine ve bu eksiklikler ile onaylanması üzerine bu tutanakların yerine ve hepsini kapsayacak şekilde ----- tarihli "teslim tesellüm tutanağı imzalandığı, davacı tarafından dosyaya sunulan ve taraflarca imzalanan ------ tarihli teslim tesellüm tutanağı ile de "sistemlerin geçici kabulünün yapıldığı, kesin kabul ve teslimatın idareye yapılacağı, sözleşme gereği yüklenicinin teslim sorumluluğu idarenin kesin kabulüne kadar devam ettiği, kesin kabul için idareye teslimat yapılacağı, -----Cumhuriyeti kontrol idaresinin kabulüne kadar kesin kabul yapılmadığı, hal böyle iken ve işin teslimine bırakılan ---------- kapsayacak şekilde davacı tarafından ----tarihli mail ile bakiye kalan kısım davacıya gönderildiği, bu maile davalı tarafından eğer siz idareden işi teslim aldıklarına dair bir mail yada bir belge temin edebiliyorsanız biz ona istinaden "teslim alınmış" sayabiliriz ya da biraz bekleyeceğiz diye cevap verildiği, davacı tarafça ------ tarihinde de ödeme ile ilgili bir gelişmenin olup olmadığının sorulduğu, aynı mahiyette ------ tarihinde,---- tarihinde mail gönderildiği ve ödeme talep edildiği, sözleşme konusu iş; ---- yapılacak olan ----- olduğu, işin ana yüklenicisi -------- davalı şirket ise taşeronlardan birisi olduğu, davacı şirketin ise davalı şirketin taşeron şirketlerinden birisi olduğu, davacı şirketin sözleşme konusu malları zamanında teslim etmemesi ve zamanında kurup devreye almaması dolayısıyla ana yüklenici ------- tarafından davacının bakiye alacağından ---------kesildiği, bu kesintiyi davalı şirketin kabul etmek zorunda kaldığı, bu konu davacı sözleşme imzacısı --------- ile hesap bakiyesinin ceza faturasına dönüştürüldüğünün görüşüldüğü, davacı tarafça yapılan 3.maddedeki talepler karşısında davacının mail ile "hesaplarda kontrolun yapıldığını ,sözleşmede yer alan teslim sürelerine uyulmadığını , teslim süreleri ile ilgili gecikmelerin sözleşmeye göre belirlenen ceza kesintilerinin belirtildiği tablonun ekte sunulduğunun bildirildiği, "Yine bu mail ile işin kesin kabulünün hala yapılmadığı uygulamacılarla imzalanan geçici kabulde eksik işlerin belirtildiğinin bildirildiği, davalı tarafından ---- numaralı faturalar düzenlenerek ----- yevmiye numaralı ihbarnamesi ile davacı tarafa gönderildiği, davacı tarafın bu faturalara itiraz ettiği ve bakiye alacak olarak----Euro'nun ödenmesini talep ettiği, müvekkili tarafından yine ------ yevmiye numaralı ihtarnameye cevap konulu yazı gönderilerek kesilen cezaların mahiyetlerinin bildirildiği, davacı tarafın bu ihtarnameye de itiraz ettiği ve ------ Esas numarası ile ----- cari hesap alacağı olarak talep ettiği, davalı şirket süresi içinde borcu olmadığından bahisle itirazda bulunduğu ve takibin durduğu, takibin durması üzerine işbu itirazın iptali davası açıldığı, yukarıda arz ve izah etmeye çalışılan nedenlerle ve yargılama esnasında ortaya çıkacak nedenlerle davacının davasının reddini, mahkeme masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER:Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ------Tarihli Türkmenistan --- Sözleşmesi, ---- Yıllarına ait ---- Formları, Faturalar, -----yevmiye numaralı ihtarnamesi, ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi, ------yevmiye numaralı ihtarnamesi, Tarafların Ticari Defter ve Belgeleri, SMMM Bilirkişi Raporu, ------ tarihli teslim-teselüm belgeleri,, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış İtirazın İptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle arabuluculuk başta olmak üzere HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartları, harç ve hak düşürücü süre gibi hususlar incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla bu kez, esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın, duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanıp incelenmiş, değerlendirilmiş, tahkikat işlemleri yerine getirilip bitirilmiş ve son celse duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinden tahkikata ve esasa ilişkin son sözleri dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öncelikle davaya esas -----Esas sayılı dosyası fiziki olarak getirtilerek dosya arasına alınmış ve incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu, itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Ayrıca tarafların ticaret sicil kayıtları dosyaya kazandırılmış ve bağlı bulundukları ----- dairelerine ayrı ayrı müzekkereler yazılarak tarafların vergi kayıtları ve uyuşmazlığa ait olduğu ------ formları getirtilmiş ve dosyaya konulmuştur. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; ------Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.----- Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın ----- yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. ----Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. ----- Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu hükümden haretketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir...İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.İddia ve savunma kapsamında davaya konu olayda taraflar arasında ------- yapıldığı ve uyuşamazlığın işbu sözleşmenin uygulanmasından ve sonuçlarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla taraflar arasındaki işbu sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre de çözülmesi gerektiği düşünülmüştür. 6098 Sayılı TBK'nin 470. maddesinde "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü; aynı kanunun 471. maddesi "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.' şeklinde düzenlenmiştir. Ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunun düzenleyen 6098 sayılı TBK'nin 474. maddesi uyarınca açık ayıplar yönünden iş sahibi imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde, gizli ayıplar yönünden ise, 477/son maddesi uyarınca da, ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunluluğu bulunmaktadır. Ayıbın bildirilmemesi halinde eser kabul edilmiş sayılır. Ayıp ihbarı yapılması vakıasından lehine sonuç çıkaracak olan iş sahibi olduğundan ayıp ihbarı yapıldığını HMK'nin 190 ve TMK'nin 6. madde gereğince iş sahibi ispatlamalıdır. Eksik işler yönünden ise ihbar yapılmasına gerek olmayıp, zamanaşımı süresi içerisinde eksikler yönünden istemde bulunulması mümkündür.Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nin 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir.Eksik iş ise sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek bulunmamaktadır. Eksik işler yönünden TBK’nin 474 ve 477. maddesindeki hükümler uygulanmaz.
------ doğrultusunda, iş bedelinin tamamının yüklenici tarafından taşerona veya iş sahibince yükleniciye ödenmesi halinde eksik ve kusurların giderim bedeli hüküm altına alınabilir ise de iş bedelinin ödenmemiş olması halinde eksik ve kusurların giderim bedeli değil, varsa fazla ödenen bedelinin iadesine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle eksik ve kusurlar gözetilerek yapılan işin fiziki oranı belirlenip iş bedeline uygulanarak mukayese edilmesi sonucu eksik veya fazla ödemenin belirlenmesi gerektiği; sözleşme dışı ve fazla işler yönünden ise iş yapılmış ve bunun iş sahibinin yararına olması durumunda TBK’nin 529. maddesine göre vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenecek bedelinin istenebileceği kabul edilmektedir.6098 sayılı TBK 475. maddesinde eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin kullanabileceği seçimlik haklar sayılmıştır. Bunlar 475/1. maddesi hükmünce eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, 475/2. maddesine göre eseri alıkoyup bedelden indirim isteme, aynı maddenin 3. bendi gereğince aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. Yine aynı maddede iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir.-----Yüklenicinin, iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda TBK'nin 474. maddesi, gizli ayıplarda ise TBK'nin 477. maddesi hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, TBK'nin 475. maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile varolan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede; gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir. Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK madde 147/son) talep edilebilir. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. ----Yukarıda yapılan açıklamalar, gösteriler yasal nedenler, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya bakıldığında; davacı şirket tarafından ------ Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu hakkında eser sözleşmesi kapsamında cari hesap alacağı sebebiyle icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi içinde çözülmesi gerekmektedir. Ancak dosyaya cari hesap sözleşmesi ibraz edilmediğinden uyuşmazlığın taraflanın kabulünde olan eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalar ve açık hesap ilişki çerçevesinde çözülmesi gerekmektedir. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’ nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’ daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. ---------Buna göre faturadan kaynaklanan itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Mahkememizce bu şartlara göre açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, taraf vekillerince gösterilen deliller toplanmış, tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden uyuşmazlığın tabi olduğu --- yıllarına ait ------ formları getirtilmiştir. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve bu kapsamda faturalar düzenlendiği ,takibin temelinin de esasen fatura alacağından kaynaklandığı anlaşılmakla birlikte işbu hukuki ilişkinin temelinin ------- Ekipmanları Temin ve Montajı sözleşmesi olduğu ve davalının savunması gereği davacının sözleşmeye göre üstlendiği işi zamanında teslimini gerçekleştirip gerçekleştirmediği bu nedenle davalının asıl yüklenici şirkete 60.000,00 Euro tazminat ödemek durumunda kalıp kalmadığı ve bu çerçevede alt yüklenici olan davacıya yansıtılıp yansıtılamayacağının anlaşılması bakımından ----- aracılığıyla ---- Makamlarından istinabe talep edilse de istinabenin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle geri gönderilmesi ve davacı vekili tarafından buna ilişkin işlemler bir türlü yerine getirilememesi üzerine usul ekonomisi ilkesi ve dosyanın bu sebeple gecikmesi de gözetilerek işbu ara karardan rücu edilerek uyuşmazlığı dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ve diğer usul kuralları ve delillere göre izale edilmesi düşünülmüştür. Bu kapsamda öncelikle maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla taraf şirketlerin temsilcilerinin isticvap edilmesine karar verilmiş ve beyanları alınmıştır. Buna göre bir kez daha taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisinin sabit olduğuna ve taşeronluk sözleşmelerinin kesin kez hukuki sorun yarattığına muttali olunmuştur. Ayrıca sözleşme sırasında davacı şirket adına hareket eden temsilcinin öldüğü ve oğlunun temsilci sıfatıyla dinlendiğinden buna ilişkin beyanların çarpışmasından maddi gerçeğin tam olarak anlaşıldığı söylenemez. Bundan sonra işin çözümü için; 6102 sayılı TTK'nin 16/1 maddesi gereğince taraflar ticari şirket olduğundan tüzel kişi tacir sayıldıklarından takibin ve davanın dayanağının da eser sözleşmesi kapsamında açık hesap ve faturaya dayalı alacak iddiasına dayandığı değerlendirilerek 6102 Sayılı TTK'nin 83-85 ve 6100 Sayılı HMK'nin 222. maddeleri kapsamında Mahkemece tarafların ticari defter ve belgelerinin ibrazına ve üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına kendiliğinden karar verilmesinin de mümkün olduğu gözetilerek inceleme gün ve saati belirlenerek taraf şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş ve bu minvalde dosya------ resen seçilen alanında yetkin bir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi SMMM ------- tarafından tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 20.05.2025 tarihli raporda özetle; A-Ticari defter(ler)in -------- düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, noter/ticaret sicil müdürlüğü tasdiklerinin bulunup bulunmadığı yönünden; Davacı ve davalı şirketlerin 2016-2019 dönemine ait ticari defterlerinin yasal sürelerde tasdik edildiği, defterlerin Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun şekilde tutulduğu tespit edilmiştir B- Tarafların Ticari defter Kayıtları Üzerinde Yapılan İncelemeler Yönünden; Davacı tarafın ticari defterlerinde, davalıdan 24.786,52 Euro bakiye alacaklı olduğu, bu tutarın cari hesap alacağı olarak kayıtlarda yer aldığı, Davalı taraf ise--- numaralı iki adet gecikme cezası ve fiyat farkı faturası düzenleyerek toplamda----- tutarında kesinti yapmış, bu tutarı cari hesaba mahsup ederek davacıdan------- alacaklı olarak kayıtlarda yer aldığı, C-Tarafların incelenen ---- formlarında davacı tarafından ---- yılında düzenlenen 7 adet faturanın tamamının davalı tarafından ---- formu ile alım olarak bildirime konu edildiği, davalı tarafından 2017 döneminde düzenlenen 2 adet gecikme ceza faturalarının davacının ------- formunda bildirime konu edilmediği tespit edilmediği yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi rapora taraf vekillerine tebliğ edilerek beyan ve itirazlar da değerlendirilmiştir. Ne var ki bilirkişi raporu tarafların ticari defter ve belgelerinin bir görünümü olup eserin zamanında eksiksiz ve tam olarak teslim edildiğine ve ücrete tam olarak hak kazanıldığına yeterli bir işaret vermediği ortadadır. Zira bilirkişi raporuna göre ticari tarafların ticari defter ve belgeleri birbirlerini tutmadığı, davacının takipteki gibi alacaklı olduğu davalının ise kendi defterlerinde alacaklı göründüğü anlaşılmaktadır. Taraf ve taraf vekillerinin eldeki uyuşmazlıkta eşine az rastlandığı üzere kendilerinin haklı olduklarına yönelik kesin bir inançla hareket ettikleri gözlenmiştir. Bu veçhile uyuşmazlığın derinlemesine değerlendirilmesi kaçınılmaz olmuş, bu durum yargılamanın uzamasına da sebebiyet vermiştir. Bu kapsamda yapılan inceleme ve değerlendirmede, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen “Eser sözleşmesi” yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmesinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir. TMK'nin 6. ve HMK'nin 190. maddelerine göre kural olarak eser sözleşmelerinde işin imal edilip teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğü yükleniciye yapılan ödemeleri ispat etmek ise davalı iş sahibine aittir. Bu ilkeler uyarınca somut olayda taraflar arasındaki sözleşme hükümler ve özellikle sözleşmenin 3, 5/3 ve 6 maddesi, e-mail içerikleri, ihtarnameler, faturalar, ticari defter ve belgeler, taraf ve vekillerinin beyanları ve özellikle ---- tarihli teslim alan sıfatıyla davalı şirket temsilcisi ----- da imzasının bulunduğ teslim ve tesellüm tutanağına göre işin zamanında ve sözleşmeye uygun olarak bitirilip teslim edildiği hususunun ---- makamları tarafından yapılacak kesin kabule bağlandığı gibi ------------ tarihli el yazısıyla açıklamaların yapıldığı teslim tutanakları birlikte değerlendirildiğinde asıl düğümün burada olduğu, davacının üç kişinin imzaladığı teslim tutanağına göre işi-eseri tam ve eksiksiz teslim olarak teslim ettiğini ileri sürdüğü, ancak işin niteliği gereği davalının da bir başka yükleniciye ve esasen asıl iş sahibi olan---------- devletine karşı sıralı bir sorumluluğu bulunduğu, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği sözleşme hükümlerinin tarafları bağlayacağı açık olmakla birlikte, dürüstlük kuralı ve işin niteliği gereği eserin/spor kompleksi bir bütün olduğu, davacının işin/eserin bir kısmının imalatını yüklendiği ve her halükarda teslimin bir bütün olarak asıl iş sahibi devlete sıralı olarak yapılması gerektiği gözetildiğinde davacının da anılan sıralı sorumluluğun bir parçası olduğu, davacının üstlendiği edimi tam ve eksiksiz olarak zamanında teslim ettiğini ispat edemediği, karşı ispat faaliyeti kapsamında davalı şirket temsilcisinin, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve olayların gerçekleşme biçimine uygun olduğu için samimi ve inandırıcı bulunan beyanlarına gör taraflar arasında yapılan -----sözleşme gereği yapılan işin/ eserin büyük kısmının ücretini 380,000,00 Euro olarak ödediği, ancak geç teslim nedeniyle kendisinin de üst yükleniciye karşı ödemek zorunda kaldığı /ücretinden düşülen 60.000,00 Euro bedelin bir kısmını geç teslim ve eksik işler nedeniyle davacıya yansıtmasının haklı ve hukuka uygun olduğu, takibe konu alacağın da her halükarda işbu zarar kapsamında kaldığı, davacının buna katlanmak zorunda olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Bu tespitler gereği davada ispat yükü davacıda olduğundan ve davacı dayandığı diğer delillerle iddiasını ispat edemediğinden davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayandığın da görülmekle davacıya yemin delili ile ispat hakkı da hatırlatılmasına ve bu konuda süre verilmesine rağmen davacı taraf vekili yemin teklif etmediklerini davanın diğer delillerle ispat edildiğini iddia ve beyan etmiştir. Binaenaleyh, yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ile HMK'nin 190. maddeleri gereğince ispat edilemeyen davanın esastan reddine karar verilmiştir. --------- 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden 326/1. maddesi gereğince aleyhinde hüküm verilen davacı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ------ bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.070,44 TL harçtan mahsubuyla bakiye 2.455,04 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca ------bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL nispi/ maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Davalı tarafından yapılan 48,95 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
19/12/2025