T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/70 Esas
KARAR NO:2025/991
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/01/2025
KARAR TARİHİ: 15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------ adresinde --- tarihinde davalılar ----taşeron şirketleri ------ çalışması esnasında müvekkil şirkete ait altyapı hasara uğratıldığını, bu durum aynı gün müvekkili şirket personeli tarafından tutulan hasar tespit tutanağı ile kayda alındığını, müvekkili şirket hasardan dolayı toplamda 69.606,22-TL zarara uğradığını, zararırın giderilmediğini, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; davanın kabulüne , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı-----vekili cevap dilekçesinde özetle; Görev ve husumet yönünden işbu davanın reddine, husumet itirazının kabul edilmediği takdirde; davanın esastan reddedilerek davacının yargılama giderleri ücreti vekalet ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı------vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı idarenin mevcut altyapısını usulüne uygun şekilde yer altına yerleştirmediğini, davacı kurumun kendi altyapı sistemini teknik şartnameye uygun şekilde uygun derinlikte yer altında bırakmamasından kaynaklı ortaya çıkabilecek sorunlardan müvekkili şirket sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, vekalet ücretleri ile yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:---- yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi raporu, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.
Davacı tanığı ------ duruşmada alınan beyanları: "Ben davacı şirket çalışanıyım, dava konusu olaya ilişkin tutanakta ismi yer alan kişilerden biri benim, biz dava konusu yere ihbar üzerinde gittik, tutanağımız tuttuk, resimlerimizi çektik, davalı taraf kazı işlemi yapılırken hem bizim güzergahımızı parçalamış ve dağıtmıştı, hem de kabloyu koparmıştı, kazı yapılan yerin her iki ucunda da davacı şirkete ait kapaklar bulunmaktadır, kapaklar açılarak güzergaha bakılabilirdi, bu kapaklar açılsa idi boruların güzergahı tespit edilebilirdi, bu kapaklar kazmayla açılabilen kapaklardır, bazı yerlerde kabloların olduğunu belirtmek için farklı renkte toprağın altında boruların üzerinde boruların telekoma ait olduğuna dair şeritler kullanılır, bazı yerlerde de farklı renkte kum kullanılır, bunun belirli bir standartı yoktur, dava konusu yerde farklı renkte kum yoktu, dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: Derinlik anlamında bizim borularımızı döşediğimiz derinlik 60 cm den fazla idi ve şartnameye uygundur, yine şartname gereği ----- borularının telekom borularının daha altından geçmesi gerekirken dava konusu olayda fotoğraflarda da görüleceği üzere davacı taraf borularıyla aynı düzeyde ya da üzerinde kalıyordu. dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: Toprak altındaki kabloların korunması için pimaş boruları dışında koruyucu başka bir malzeme kullanılmaz, şartnamede de aranan budur, dedi." şeklindedir.
Davalı tanığı ---- duruşmada alınan beyanları: "Ben ------ isimli şirket bünyesinde inşaat mühendisi olarak çalışıyorum, biz -------- arıza bakım onarım işini yapıyoruz, bir çok ilçede bir çok sokakta faaliyet gösteriyoruz, kazı işlemleri yapılırken toprağın altı karanlık olduğu için eğer uyarıcı bir işaret yoksa bizim orada boru ya da kablo olduğunu fark etmemiz mümkün değildir, mevzuat gereği ----- gibi firmaların yaptıkları işlemlerde uyması gereken prosedürler vardır, örneği Telekom şirketinin kazı işlemi yaptığında uyarıcı renkte kum kullanması, yüzeyin 60 cm altında kalacak şekilde kabloların yerleştirilmesi, bununla birlikte uyarıcı renkte bant ve kablo muhafaza borusu kullanması gerekmektedir, çoğu işlemde biz bu uyarıcı unsurları göremediğimiz için kablolara zarar verildiği olmuştur ancak yukarıda bahsettiğim şekilde şirket çalışanlarımızın herhangi bir ihmal ve kusuru yoktur, uyarıcı bir unsur olmadıkça toprağın altında ne olduğunu bilmemiz mümkün değildir, kaldı ki hatalı işlem yapılması halinde şirketimiz gerekli tazminat ödemelerini yapmaktadır, bana 1 nolu fotoğrafta gösterilen yer dava konusu yerdir, bu yerde tarafımızca temiz su çalışması yapılmıştır, 3 numaralı fotoğraftaki kişi bizim ustamızdır, bizim çalışanlarımızla yaptığımız görüşmede onlar bize kablolara zarar vermediklerini söylediler ancak ihtimal dahilinde zarar verilmiş olabilir, bizim çalışanlarımız da kurumların kullanması gereken unsurlar hakkında bilinçlidir, dedi." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kazı işlemi nedeniyle davacı şirkete ait altyapının uğradığı hasar bedelinin davalılardan tahsili talebine ilişkindir. Somut olayda; --------- tarihinde tespiti yapılan davacı şirkete ait altyapının davalı ---- ve taşeron şirketleri -----tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında hasar gördüğü ve oluşan hasardan davalıların sorumlu olduğu iddiasıyla uğranılan zararın tazmini talebi ile huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.
----- adresinde yapılan kazı işlemlerine ilişkin ---yazılan müzekkere cevabında mezkur yere ilişkin ----- belirtilen tarihlerde yapılmak üzere kazı ruhsatının verildiği, dinlenen tanık beyanlarında da kazı işleminin davalı ---- şirketleri ----- tarafından yapılmış olduğu görülmüştür.
---- tarihli celsede ayrıntılarına yer verilen şekilde düzenlenen 28/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda aynen;
"1-) Hasar bedeli 69.606,22 TL olup, belgelerle ve piyasa rayiçleri ile uyumludur; makul düzeydedir.
2-) Dosya kapsamındaki tanık beyanları ve fotoğraflar, hasarın davalı kazı faaliyetlerinden kaynaklandığı tespit edilmiştir.
3-) Hasar, davalı yüklenici şirketlerin kazı faaliyetlerinden kaynaklanmış olup, %80 oranında asli kusurlu davalı ve yüklenici firmalardır.
4-) Davalı taraf, kablo güzergâhını bilme ve tespit etme imkânına sahip olmasına rağmen gerekli özeni göstermemiştir.
5-) Davacı firma, kablo döşeme derinliğini standartlara uygun olarak sağlamış olup, uyarıcı unsurların eksikliği nedeniyle %20 oranında tali kusurludur.
6-) Toplam hasar bedeli, davalı ve davacı kusur oranına göre dağıtıldığında:
Davalı sorumluluk oranı %80 → 55.684,98 TL
Davacı kusur oranı %20 → 13.921,24 TL
7-) Dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler ışığında, Davalı ve yüklenici firmaların %80 sorumluluk oranı karşılığında 55.684,98 TL’nin davalı ve yüklenici şirketler tarafından karşılanması gerektiği kanaatine varılmıştır." tespitlerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu --------adresinde yer alan yeraltı kablolarına ve malezemelerine davalı --- taşeron şirketi olan diğer davalı tarafça yapılan kazı çalışmaları sırasında zarar verildiği, ancak davacı firma her ne kadar kablo döşeme derinliğini standartlara uygun olarak sağlamış olsa da uyarıcı unsurların eksikliği nedeniyle %20 oranında tali kusurlu, kazı işlemini yapan davalıların ise kablo güzergâhını bilme ve tespit etme imkânına sahip olmasına rağmen gerekli özeni göstermemiş olması nedeniyle %80 oranında kusurlu olduğu, hasar bedelinin 69.606,22 TL olduğu, davalıların kusur oranına göre işbu bedelin 55.684,98 TL lik kısmından sorumlu olacağı anlaşılmakla davanın 55.684,98 TL üzerinden kısmen kabulü ile hükmedilen taminat miktarına tarafların tacir olması nedeniyle olay tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 55.684,98 TL'nin 27/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.803,84 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 1.188,71 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 2.615,13 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 1.188,71 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 16.387,50 TL nin kabul red oranına göre 13.110,00 TL lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 13.921,24 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------ bütçesinden ödenen 4.600,00 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.680,00 TL lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 920,00 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/12/2025