T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/576 Esas
KARAR NO:2025/1011
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 16/08/2024
KARAR TARİHİ: 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ----tarihli ---- ile korumalı, sigortalı ----- ait, sürücü --- sevk ve idaresindeki----plakalı aracın ---- günü saat ----- istikametinde, ------ üzerinde aynı istikamette seyir halinde olan 3 araçla birlikte orta şeritte yol üzerinde bulunan çekici lastiğine çarpmaları sonucu çok araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve sigortalı aracın ön kısımlarından hasarlandığını, ekspertiz incelemesi sonucunda ------- hasar tazminatı ödendiği, olayda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davalının sorumluluğunda olan yolda gerekli önlemlerin alınmamış olması sebebiyle kaza ve hasarın meydana geldiği, kazanın gerçekleştiği otoyol ücretli otoyol hizmeti vermekte olduğundan otoyoldaki tüm aksamaların ve otoyol üzerinde bulunan cisimlerin tespit edilerek ivedi olarak kaldırılması hususunda davalı tarafın ''basiretli bir tacir'' gibi davranarak gereken önlemleri alması gerektiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 13. maddesinde yolun yapım bakımı ile görevli ve sorumlu olan tüm kuruluşların karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlü oldukları, Buna bağlı olarak davalının haksız eylemi ile BK 49 haksız fiil sorumluluk hükümlerine göre hasardan sorumlu olduğu şeklinde beyanda bulunarak; 55.030,00-TL rücu tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya konuda kazada müvekkilinin kusurlu olmadığına dair -------[14 ayrı bilirkişi heyeti raporu] ve karar aşamasındaki dosyalar hariç tam (7 Mahkeme kararı) bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğundaki otoyolun kilometrelerce uzandığı düşünüldüğünde, her an her noktaya müdahale edebilir olmasının kendisinden beklenemeyeceğini, davacı tarafından talep edilen tazminat miktarının gerçeği yansıtmadığını ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kazaya karışan sürücülerin gerekli önlemleri alıp almadığı hususları belirli olmadığından ve bilirkişi raporları da göz önüne alınarak müvekkilinin söz konusu olayda kusursuz olduğunun tespitine ve davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Davacı sigortaya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, ----tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacının sigortalısına ait ----- plakalı aracın orta şeritte bulunan çekici lastiğine çarpması neticesinde meydana gelen çok araçlı trafik kazası sonucu, kusurun irdelenmesi, ---- plakalı araçta hasar alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu, davacının TTK 1472.maddesi uyarınca halefiyetten kaynaklanan rücu hakkı olup olmadığına dair 55.030,00 TL maddi tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Dosyada, davalı tarafın yetki aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın HMK'nın 6 ve 16. maddeleri uyarınca yetkili mahkemede açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş;----tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ------- plaka sayılı araç sürücüsünün, sevk ve idaresindeki araçla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde yer alan kurallara uygun şekilde hareket ettiği, sürücünün gerekli dikkat ve özeni gösterdiği, mevcut yol şartlarında asfalt üzerindeki sert cismi görme ve tedbir alma durumunun olmayacağı değerlendirilmekte olup, kural ihlali olmadığından kusurunun bulunmadığı, davalı şirketin olayı önlemek bakımından alabileceği bir önlem ve tedbir bulunmadığından dolayı olayda atfı kabil kusuru ile birlikte eksik hizmet kusurunun bulunmadığı, dava konusu trafik kazası ile trafik kazası sonucu meydana gelen hasarın birbiriyle uyumlu olduğu, 55.030,25 TL hasar tutarının kadri maruf olduğu, davacı sigorta şirketi ile sigortalısı arasında geçerli bir sigorta sözleşmesinin varlığı ve hasar bedelinin sigortalısına ödenmiş olması koşullarının gerçekleştiği görülmekle birlikte, dava konusu olayda davalının bir kusuru tespit edilemediğinden ve davacının sigortalısının davalıya karşı dava hakkının bulunmadığı tespit edildiğinden, olayda halefiyetin "kusur/dava edilebilirlik" koşulunun gerçekleşmediği, davacının davalıya karşı alacak talebinde bulunamayacağı rapor edilmiştir.
------- Karar sayılı ilamında; “...Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının kazanın meydana geldiği yolun işletmesi, idaresi, bakım ve onarımı sırasında özen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davacının zararı nedeniyle kusurlu olup olmadığı ve kusur durumu ile davacının zarar miktarı hususunda toplanmaktadır... istinaf talebine konu kararın hukuki güvenlik ve istikrarın temini açısından uygulama hukukuna yönelik istikrar kazanmış yüksek mahkeme kararlarına ile yargısal içtihatlara uygun olarak dairemizce de benimsenen usule ve maddi hukuka ilişkin yasal ve hukuksal gerekçelere dayandırılarak, dosya içeriğine uygun bilirkişi heyeti raporu nazara alınarak verilmiş olduğu, olayda, davalının sorumluluğunun, 6502 Sayılı Yasanın 13 ve devamı maddeleri kapsamında, ayıplı hizmete ilişkin yasal düzenlemelerden kaynaklandığı, ancak, yapılan yargılama ve toplanan delliller ışığında, davalının özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, ayıplı hizmet verdiği hususunun tespit edilmediği, kaldı ki, davalının, TBK'nda düzenlenen kusursuz sorumluluk durumunun söz konusu olmadığı anlaşılmakla, bu doğrultuda ortaya konulan gerekçenin isabetli olduğu değerlendirilerek istinaf talepleri yerinde görülmemiştir..." belirtilmektedir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle ek/yeni bir rapor alınması cihetine gidilmeyerek, otoyolun bakım, yapım ve işletmesinden sorumlu olan davalı şirketin, otoyolda bulunan çekici lastiğine çarpılması sonucu meydana gelen maddi hasar ile neticelenen dava konusu olayda, ilgili birim veya kuruluşun mevcut şartlarda olayı önlemek bakımından alabileceği bir önlem ve tedbir bulunmadığı, meydana gelen olay ile davalı arasında illiyet bağı kurulamadığı ve davalının herhangi bir kusuru bulunmadığı kanaatinin Mahkememizde hasıl olduğu, netice olarak TTK 1472. maddesi uyarınca rücu şartları gerçekleşmediğinden davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 939,78 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 324,38 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---- bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde -------- Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. E-duruşmaya son verildi. 16/12/2025