T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/522 Esas
KARAR NO:2025/1001
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/07/2024
KARAR TARİHİ:16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- günü sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracı ile seyir halindeyken, ---- plakalı araç ile takip mesafesini koruyamadığından arka taraftan çarpması sonucu iki araçlı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ---- tarihli kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere, bu kazanın meydana gelmesinde ----- plakalı araç sürücüsü önünde seyir eden araca arkadan çarptığından kusurlu (%100) olduğunu, kaza neticesinde --- plakalı aracın tamamen hasarlandığını, ----plakalı aracın sahibi -----müvekkil arasında alacağın temliki sözleşmesi imzalanmış olup bu kapsamda alacağın müvekkiline devredildiğini, öncelikle müvekkilinin aracında değişmesi gereken parçaların tespit edilmesi, tespit edildikten sonra bu parçaların orjinal parça ile mi değiştirilip değiştirilmediğinin tespit edilmesi, eğer ki eşdeğer veya çıkma parça takıldı ise orjinal parça fiyatları üzerinden müvekkilin gerçek zararın tazmin edilmesini, hasar bedelinin ----- dahil edilerek hesaplanması gerektiğini, -----kararı uyarınca müvekkile ait aracının uğradığı reel değer kaybının hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin aracın onarımda kaldığı gün sayısınca aracını kullanamadığı ve hak mahrumiyeti kaybına uğradığını, bilirkişice onarım gün sayısı ve aracın rayiç piyasa değerinin tespiti ile müvekkilin davalının haksız fiili sebebiyle ortaya çıkan hak mahrumiyet bedelinin tespiti, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, hasara ilişkin olarak şimdilik 12.000,00 TL, değer kaybına ilişkin olarak şimdilik 100,00 TL, araç mahrumiyet bedeli olarak da şimdilik 1.900,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin işleteni olduğu aracı kullanan şoförün kusurlu olduğuna dair beyanların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin işleteni olduğu aracın şoförüne kusur atfedilse dahi, ticari amaçla kullanıldığı iddia ve ispat edilemeyen araca ilişkin hak mahrumiyeti talebinin reddi gerektiğini, araç mahrumiyetinin trafik kazasına bağlı tazminat talepleri arasında ileri sürülebilmesi için zarara uğrayan aracın ticari amaçla kullanıldığının iddia ve ispat edilmesi gerektiğini, davanın ihbar edilmesini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili 27.06.2025 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle; Hak mahrumiyeti yönünden taleplerinin 7.000,00 TL'ye çıkartıldığını, hasar bedeli taleplerinin 3.724,94 TL olduğunu, bakiye hasar bedeli yönünden 8.275,06 TL ile 100,00 TL değer kaybına yönünden, yapılan ödemeye bağlı olarak davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir.İhbar olunana HMK 61 vd. maddeleri uyarında tebligat yapılmıştır.
Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
----- sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, ----- tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, ---- plakalı araç ile davalıya ait ---- plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, alacağın temliki sözleşmesine bağlı olarak ---- plakalı araçta değer kaybı, hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 14.000,00 TL tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosyada, dava şartları celselerde incelenmiş, görev ve derdestlik başta olmak üzere tüm dava şartlarının mevcut olduğu kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; ---- tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ---- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/c ve 84/d maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli kusurlu olduğu, --- plakalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, --- plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun ve kadri maruf olduğu, yapılan piyasa araştırması sonucu, yerleşik yargı içtihatları ve ------ iptal kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının 25.000,00 TL olabileceği, davaya konu aracın 5 günlük mahrumiyet bedelinin 7.000,00 TL olabileceği rapor edilmiştir.Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda ----- tarihli talep artırım dilekçesi ile hak mahrumiyeti yönünden taleplerinin 7.000,00 TL'ye çıkartıldığını, hasar bedeli taleplerinin 3.724,94 TL olduğunu, bakiye hasar bedeli yönünden 8.275,06 TL ile 100,00 TL değer kaybına yönünden, yapılan ödemeye bağlı olarak davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir. Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmediği anlaşılmakla, artırılan miktarlar mahkememizce makul bulunmuştur.------- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.
Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça, ticari işlerde uygulanan faiz talebinde bulunulmuş, kazaya neden olan şirket adına kayıtlı olup, ticari araç olduğundan avans faizine hükmetmek gerekmiş, kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, hasar bedeline yönelik 8.275,06 TL'lik ve değer kaybına yönelik 100,00 TL'lik olmak üzere toplam 8.375,06 TL'lik talep yönünden, yapılan ödemeye bağlı olarak davanın konusuz kaldığı beyan edilmiş, netice olarak davacının hak mahrumiyeti kaybına yönelik davasının kabulü ile, toplam 7.000,00 TL'nin 22.05.2024 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hasar bedeline yönelik davasının 3.724,94 TL yönünden kabulü ile, toplam 3.724,94 TL'nin 22.05.2024 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hasar bedeline yönelik 8.275,06 TL'lik ve değer kaybına yönelik 100,00 TL'lik olmak üzere toplam 8.375,06 TL'lik davası yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Öte yandan her ne kadar bir kısım ödemelere bağlı olarak 8.375,06 TL yönünden dava konusuz kalmış ise de; davacı tarafça vekalet ücreti hükmedilmesi talep edilmiş olmakla 6100 sayılı HMK 331 maddesi gereği davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre, davacının davalıdan alacağı olması sebebiyle, davalı yanın davayı açmaya sebebiyet vermiş olmasından dolayı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/1-ç ve 326. maddeleri de gözetilerek dava öncesi -----bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti davalıdan tahsil edilmiş, davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmiş, yargılama giderleri davalı üzerinde bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının hak mahrumiyeti kaybına yönelik davasının KABULÜ ile, toplam 7.000,00 TL'nin 22.05.2024 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının hasar bedeline yönelik davasının 3.724,94 TL yönünden KABULÜ ile, toplam 3.724,94 TL'nin 22.05.2024 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacının hasar bedeline yönelik 8.275,06 TL'lik ve değer kaybına yönelik 100,00 TL'lik olmak üzere toplam 8.375,06 TL'lik davası yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,62 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 87,10 TL harcın toplamı olan 514,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 305,02 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 427,60 TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 87,10 TL harcın toplamı olan 514,70 TL harç gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 377,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 12.892,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 19.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025