T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/464 Esas
KARAR NO : 2025/1000
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 08/07/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ----- işyerinde kaporta-boya ustası olarak çalıştığını, ------metrelik ambar demir kapısının sıkışması ve içeriden açılmaması üzerine, işyerinde çalışan ve forklift iş makinası ehliyeti olmayan şahsın kapıya dışarıdan aniden vurması ile sıkışan kapının yerinden çıkarak müvekkilinin başının üzerine düşerek sonucu müvekkilinin demir kapının altına kaldığını ve iş kazasını geçirdiğini, bu iş kazası sebebiyle işverene karşı ------ E. sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, iş bu davanın yargılaması sırasında alınan ----- tarafından düzenlenen raporda müvekkilinin maluliyet oranının %8.2 olduğunun tespit edildiğini, heyet bilirkişi raporunda meydana gelen iş kazasında işveren---- % 90 oranında, kazalı müvekkil --- ise %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, işveren ----- iş yerinin İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında davalı ------- şirketi nezdinde sigortalı olması sebebiyle yargılama aşamasında dava dosyasının davalı sigorta şirketine ihbar edildiğini, ihbarı yapılan ---- Sayılı dava dosyasının ---tarihinde karara çıktığını, bu mahkeme ilamına istinaden işveren aleyhine ------sayılı icra dosyası ile ilamlı icra takibi başlatılıp icra dosyasının derdest olduğunu, bu sebeple İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olması sebebiyle, tazminat ödemelerinin yapılması için ---- tarihinde müracaatta bulunulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından olumlu sonuç alınmaması üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu beyan ederek, şimdilik 10.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sorumluluklarının sadece poliçe teminatları kapsamında kalmak kaydı ile poliçe limitleri ile sınırlı olarak sadece ----- hizmet döküm listesinde bildirilen 2100 işçisi için ve sadece poliçede bildirilen faaliyet adresinde meydana gelecek olaylar yönünden ------kapsamında iş kazası sayılan olayların sigortalı şirketin (varsa) kusuru oranında ve poliçe üst limiti ile sınırlı olarak geçerli olduğunu, aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilebilecek rücu davaları sonucunda ödenecek tazminat miktarının, poliçede yazılı limitlere kadar olduğunu, kaza tarihinde belirtilen işyeri çalışanı olmaması halinde sorumluluğunun doğmayacağını, sigortalı aleyhine açılan------Sayılı dosyadaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, iş göremezlik ve kusur oranlarına itiraz ettiklerini, kesin hüküm derdestlik itirazında bulunduklarını, aksi taktirde hüküm kesinleşmediğinden bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkil şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 24.10.2025 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle; Maddi tazminat alacak kalemine dair alacaklarının HMK 107. maddesi doğrultusunda 1.205.043,20 TL artırılarak, toplam 1.215.043,20 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili talep arttırım dilekçesine karşı beyan dilekçesinde özetle; ---- tarafından sigortalı ------ aleyhine açılan ---- sayılı dosyaya gelen müzekkere cevaplarında talebe konu asıl dava dosyasında alınan ---- üst kurulu raporu sonrası ---- tarihinde raporda kazalının maluliyetinin %0 olarak tespit edildiği, bu nedenle öncelikle ----- sayılı dosyanın celbini son tarihli raporda kazalının maluliyetinin oluşması tespit edildiğinden konu kazaya ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğu doğmayacağını, davanın reddine karar verilmesini, konu taleplere ilişkin daha önce kurulmuş hüküm mevcut iken daha fazla tazminat talep edilemeyeceğinin gözetilmesini,----- Sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını, Islaha konu bilirkişi raporu hatalı olduğundan ıslahın kabulünün mümkün olmadığını, taleplerin zaman aşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
----- esas sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır. --- esas sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır. Davalı sigortaya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.----yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.---- yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Kusur konusunda uzman iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava,---- tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan iş yerinde meydana gelen kaza sebebiyle, ------ karar sayılı dosyasında yapılan yargılamaya bağlı olarak davacı tarafın davalı taraftan tazminat alacağı olup olmadığı varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 10.000,00 TL tazminat davasıdır.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.Dosyada, davalı vekilinin zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.Dosyaya celp edilen ve uygun yönetmelik esas alınarak yöntemince düzenlenen ---raporuna itibar etmek gerekmiştir.Dosya, kusur konusunda uzman iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; ---- tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, maluliyet raporu, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, dosya kapsamından anlaşıldığı üzere meydana gelen iş kazasında işverenin işyeri risk analizini yaptırmadığı, işçilere zamanında iş güvenliği eğitimi vermediği, kaynak yapılmasında ve forklift kullanımında ehil/ehliyetli, sertifikalı kişiler tarafından yapılmaması sonucunda kazada %100 oranı ile işverenin kusurlu olduğu, davacının geçici işgöremezlik tazminatı miktarının kalmadığı, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre ---- üzerinden yapılan hesaplamaya göre sürekli işgöremezlik tazminatı miktarının 1.215.043.20 TL olduğu rapor edilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesinde iş göremezlik tazminatının 1.205.043,20 TL’ye çıkarıldığı belirtilmiştir. Hesaplanan miktarın poliçe limitleri dahilinde kaldığı tespit edilmiştir.Dosyada, davalı vekili tarafından bekletici mesele talebinde bulunulmuş olup, 16.12.2025 tarihli celsede, dosya kapsamı ve ilgili mahkeme dosyalarının incelenmesine bağlı olarak ----esas sayılı dosyalarının bekletici mesele yapılmasına yer olmadığına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.-----karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.
Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça temerrüt faizi talebinde bulunularak faiz türü belirtilmemiş olmakla beraber, olayın iş kazasından kaynaklandığı ve haksız fiile dayalı olduğu anlaşıldığından yasal faize hükmetmek gerekmiş, davalının, başvuru tarihi olan 11.03.2024 tarihinden sekiz iş günü sonrasına tekabül eden 22.03.2024 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşıldığından, bu tarih itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, her ne kadar davalı vekili tarafından ıslaha karşı zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması sebebiyle ıslah edilen alacağın zaman aşımına uğramadığı tespit edilerek, davacının, meydana gelen kaza sebebiyle sürekli iş göremezliğinin bulunduğu sabit olduğundan, davanın kabulü ile toplam ---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile toplam ----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 82.316,50 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL ile 4.116,00 TL ıslah harcının toplamı olan 4.543,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 77.772,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç ile 4.116,00 TL ıslah harcının toplamı olan 4.543,60 TL harç gideri, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti, 97,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 13.140,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 186.706,05 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ------ Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
E-duruşmaya son verildi. 16/12/2025