T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/156
KARAR NO: 2025/943
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:04/03/2024
KARAR TARİHİ: 03/12/2025
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacılar vekili tarafından ibraz edilen adli yardım ve tedbir talepli olup gerekli-yeterli kısımları:
''...
KONU: Müteveffa ----- tarihli trafik kazası neticesinde vefatı sebebiyle, Maddi - Manevi Tazminat, Destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan
müştereken ve müteselsilen tahsili talebidir.
AÇIKLAMALAR:Davalı -----adına kayıtlı olan --- plakalı araç, davalı ----sevk ve idaresindeyken, müvekkillerim ---- oğlu, diğer müvekkillerimin abisi olan 16 yaşındaki müteveffa ----- tam kusurlu olarak çarparak hayatını kaybetmesine sebep olmuştur. Daha henüz hayatının baharında ve 16 yaşında olan müteveffa ---- bisikletiyle giderken, maalesef davalılardan ---- kullandığı araçla hızlı, duyarsız ve umursamaz bir şekilde mütevaffanın bisikletine arkadan çarparak onun ölmesine sebep olmuştur. Bu kaza mütevaffa ----- gencecik yaşta hayattan koparmış, müvekkillerimi büyük bir acıya düçar bırakmıştır. Müvekillerim, bu kaza sebebiyle tarifsiz bir acı yaşamaktadırlar ve bunun giderilmesi de asla mümkün olmayacaktır.Bu kaza sebebiyle davalılardan ---------trafik kazası tespit tutanağı, ----- soruşturma numaralı dosyasından alınan bilirkişi raporu ve----Esas sayılı dosyasından alınan --- Raporlarında tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Nihayetinde davalı ----, sanık olarak yargılandığı ----- Esas sayılı dosyasından Taksirle ölüme neden olma suçundan 3 YIL 4 AY HAPİS CEZASI almıştır. Bu nedenlerle söz konusu elim kaza nedeniyle davalılar hakkında maddi ve manevi tazminat davası açma zarureti hasıl olmuştur.
1- MADDİ TAZMİNAT TALEBİMİZ: Dava konusu kaza nedeniyle müteveffanın hayatını kaybetmesi sonucunda, müteveffa hayattan koparıldığı için artık hiçbir maddi varlık ve gelecek elde edemeyecektir. Bu nedenle mütevaffanın anne ve babası ile diğer bütün davacı kardeşleri müteveffanın maddi desteğinden yoksun kalmışlardır. Dolayısıyla fazlaya dair talep hakkımızı saklı tutmak kaydıyla, maddi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı için şimdilik baba -----için 2.000,00 TL, anne----- için 2.000,00 TL, kardeş ----için 1.000,00 TL, kardeş---- için 1.000,00 TL, kardeş ----için 1.000,00 TL, kardeş ---- için 1.000,00 TL, kardeş ----- için 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 9.000,00.TL talebimizin bankalarca mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte bütün davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ediyoruz. Müteveffanın ölümüne sebep olan kazadaki -------- plakalı araç, davalı sigorta şirketi olan ----- tarafından ------poliçesi ile sigortalanmıştır. Davalı sigorta şirketi de bu sebeple trafik sigorta poliçesi doğrultusunda maddi tazminattan sorumludur. Davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalı olarak bulunan aracın tam kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, maddi ve manevi tazminat ödemesi yapılması için tarafımızca ---- tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapılmıştır. Sigorta şirketi tarafından mail yoluyla ---- sayı numarasıyla dosyanın açıldığı bildirilmiş ancak herhangi bir tazminat ödemesi yapmamıştır. Müvekkillere maddi - manevi tazminat bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi kanunen ve yargı kararları ile de zorunludur.
2- MANEVİ TAZMİNAT TALEBİMİZ: Müvekkillerim ebeveynler ve mütevaffanın kardeşleri, müteveffa ------ vefatı nedeniyle aşırı derecede üzülmüş ve büyük sıkıntılar çekmişlerdir. Mütevvefa ------- 16 yaşında daha hayatının baharındayken hayatını kaybetmiş olup, bu durum annesi, babası ve 5 kardeşinde ömür boyu unutamayacakları bir acı bırakmıştır. Mütevvefanın anne-babası genç yaşta hayatını kaybeden çocuğunun gelecek hayatını artık görmeyecek, onun bir aile kurması duygusunu ve görgüsünü yaşamayacaklar, hepsinden öte göz bebekleri olan evlatlarına dokunamadan kokusuna hasret kalarak bir ömür boyu acılı bir hayat sürmeye devam edeceklerdir. Mütevaffanın kardeşleri ise abilerinin yokluğunda bir hayat yaşayarak onun sevgi ve şefkatinden, deteklerinden mahrum kalarak bir ömür boyu bu elim kazanın bilincinde olarak abi yokluğunun acısını yaşayacaklardır. Ölüm acısının karşılığının ölçülmesi ve ödenmesi maddi bir değerle ölçülemez. Ancak acılı anne-baba ve kardeşlerin acısının karşılığı hukukumuzda manevi tazminat karşılanması düzenlemesi nedeniyle davalı şöför ve araç malikinin manevi tazminata mahkum edilmesini talep ediyoruz. Bu itibarla baba ----- için 1.000.000,00 TL, anne ---- için 1.000.000,00 TL, kardeş ---- için 500.000,00 TL, kardeş --- için 500.000,00 TL, kardeş --- için 500.000,00 TL, kardeş ---- için 500.000,00 TL, kardeş------ için 500.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunuyoruz. Talep ettiğimiz manevi tazminat müteveffanın yaşı, kaza tarihi ve olayın vehameti düşünüldüğünde fahiş olmadığı gibi zenginleştirici bir yönü de bulunmamaktadır. Kaldı ki müvekkillerimin yaşamış oldukları acı ve ızdırapların maddi ya da manevi olarak giderilmesi zaten mümkün değildir. Müteveffa hayatının baharında hayatını kaybetmiş, ailesi de bu acı durum karşısında son derece büyük bir acıyla karşı karşıya kalmıştır. Ancak yaşanan bu talihsiz olay sonucunda müvekkillerime kısmı bir tatmin aracı olması ümidi ile iş bu maddi-manevi tazminat talepli davayı açma zarureti hasıl olmuştur.
3- İHTİYATİ TEDBİR TALEBİMİZ BULUNMAKTADIR. Meydana gelen kaza ve davalıların sorumluluğunu yukarıda ayrıntılı olarak açıklamış bulunmaktayız. Dilekçemizden de anlaşılacağı üzere kaza sebebi ile müvekkiller ciddi anlamda mağdur olmuştur. Meydana gelen zararın büyüklüğü sebebiyle, davalılardan ----- ve ------ mal varlıklarını dava esnasında kaçırma ihtimali son derece yüksektir. Buna engel olmak amacı ile davalılardan -----üzerlerine kayıtlı araç ve gayrimenkullerin ----- üzerinden tespit edilerek bunlar üzerine 3. kişilere devrine, rehnine, kiralanmasına vs. engel olacak şekilde TEMİNATSIZ olarak İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesini Mahkemenizden saygıyla talep ederiz.
4- Müvekkillerim adına dava şartı olması hasebiyle arabuluculuk yoluna müracaat ettik. Ancak davalılar ile maddi tazminat konusunda anlaşma sağlanamamıştır. Buna ilişkin son oturum tutanağını dilekçemiz ekinde dosyanıza ibraz ediyoruz. -
5- Müvekkillerden ------ 5 çocukları olup, halihazırda çalışamamakta ve ekonomik olarak da çok sıkıntılı bir süreçten geçmektedirler. Müvekkilimin fakirlik belgelerini ekte mahkemenize sunuyoruz (EK-2) ve müvekkillerim adına adli yardım talebinde bulunuyoruz. Bu nedenle adli yardım isteminin kabulüne, yapılacak giderlerin SUÇÜSTÜ giderlerinden karşılanmasına karar verilmesini talep ediyoruz.
........................................
SONUÇ :Yukarıda izah ettiğimiz ve mahkemenizce resen ele alınacak nedenlere binaen davamızın kabulüne,
1- Meydana gelen zararın büyüklüğü sebebiyle davalılardan ------ üzerlerine kayıtlı araç ve gayrimenkullerin---- üzerinden tespit edilerek bunlar üzerine 3. kişilere devrine, rehnine, kiralanmasına vs. engel olacak şekilde teminatsız İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesini
2- Maddi tazminat talebi olarak, fazlaya dair haklarımız saklı tutmak kaydıyla maddi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı için şimdilik baba ----- için 2.000,00 TL, anne ---- için 2.000,00 TL, kardeş ---- 1.000,00 TL, kardeş ----için 1.000,00 TL, kardeş --- için 1.000,00 TL, kardeş ---- için 1.000,00 TL, kardeş ------ için 1.000,00 TL olmak üzere şimdilik toplamda 9.000,00.TL talebimizin, yaşanan olayın vahameti ve ülkemizdeki enflasyon sebebiyle yasal faiz oranının son derece düşük kalmasından dolayı kaza tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile, bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz talebimiz kabul görmediği takdirde, kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
3- Müteveffanın söz konusu elim kaza sonucunda hayatını kaybetmesi nedeniyle manevi tazminat talebi olarak;
Müteveffanın babası ----için 1.000.000,00 TL manevi tazminat,
Müteveffanın annesi ---- için 1.000.000,00 TL manevi tazminat,
Müteveffanın kardeşi ---- için 500.000,00 TL manevi tazminat,
Müteveffanın kardeşi ---- için 500.000,00 TL manevi tazminat,
Müteveffanın kardeşi ---- için 500.000,00 TL manevi tazminat,
Müteveffanın kardeşi---- için 500.000,00 TL manevi tazminat,
Müteveffanın kardeşi ------ için 500.000,00 TL manevi tazminat,
Olmak üzere toplamda 4.500,000,00.TL manevi tazminatın yaşanan olayın vahameti ve ülkemizdeki enflasyon sebebiyle yasal faiz oranının son derece düşük kalmasından dolayı kaza tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile, bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz talebimiz kabul görmediği takdirde, kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan davalılardan ----ve araç şöförü ----- müştereken ve müteselsilen tahsiline,
4- Yukarıda açıkladığımız nedenlerle müvekkillerim hakkında adli yardım talebimizin kabulüne, müvekkillerimin adli yardım kapsamında yargılama giderlerinin karşılanmasına,...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak ------ tarihli trafik kazasında davacıların murisi ---- vefat etmiş olması nedeniyle dökümü yukarıya aynen alınan dava dilekçesinde belirtilen şekilde şimdilik toplam 9.000 TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminatın olay tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; yine dökümü dava dilekçesinde belirtilen şekilde toplam 4.500.000 TL manevi tazminatın ise olay tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi ve dilekçede belirtilen sebeplere bağlı olarak ileri sürülen şekilde davacıların adli yardım kurumundan yararlandırılması ile dilekçede belirtilen şekilde ihtiyati tedbire karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.İbraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre ------ve arabuluculuk numarası ---- numaralı yapılan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından --- tarihli son tutanak düzenlendiği, arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmiş olduğu belirlenmiştir.Tedbir talebi yönünden tensiben oluşturulan ---- tarihli ara karar ile ara kararda belirtilen şekilde tedbir talebine konu unsurların davanın konusu olmaması nedeniyle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Adli yardım talebi yönünden dava dilekçesi içeriği, ekli fakirlik belgeleri, ---- entegrasyon sorgulama sonuçları, davanın niteliği ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek------- tarihli ara karar ile adli yardım talebi kabul edilerek davacıların adli yardım kurumundan yararlandırılmasına karar verilmiştir.Davacılar vekili duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili tarafından ibraz edilen ve duruşmada tekrar edilen cevap dilekçesinde ileri sürülen taleplerin belirsiz alacak davasına konu olamayacağı ve ayrıca 2918 sayılı Kanunun 97. Maddesine göre davadan önce davalı şirkete yapılmış usulüne uygun bir başvuru olmadığı ileri sürülerek öncelikle bu sebeplerle davanın usulden reddine karar verilmesi ve devamında ise davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğu ve davacının sigortalının kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiği, davacı kardeşler yönünden destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddedilmesi gerektiği, tazminat hesaplaması ihtimalinde kusur indirimi yapılması gerektiği, davacı tarafça usulüne uygun temerrüte düşürülmenin söz konusu olmaması nedeniyle faiz talebine ve oranına itiraz edildiği ileri sürülerek davanın esas bakımından da reddine karar verilmesi istenmiştir.Davalı ------- vekili tarafından ibraz edilen ve duruşmada tekrar edilen cevap dilekçesinde, ileri sürülen taleplerin belirsiz alacak davasına konu olamayacağı ve ayrıca 2918 sayılı Kanunun 97. Maddesine göre davadan önce davalı şirkete yapılmış usulüne uygun bir başvuru olmadığı ileri sürülerek öncelikle bu sebeplerle davanın usulden reddine karar verilmesi ve devamında ise davacı tarafın ---- plakalı araç sürücüsü olan diğer davalı gerçek şahsın dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun ispatlanması gerektiği, tazminat hesaplaması ihtimalinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davacı kardeşler yönünden istenen destek tazminat talebinin reddedilmesi gerektiği, faize hükmedilmesi durumunda hükmedilmesi gereken faizin talep edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiz olması gerektiği, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu ve müvekkilinin talep edilen manevi tazminat miktarını ödeme gücünün bulunmadığı ileri sürülerek davanın esas bakımından da reddine karar verilmesi istenmiştir.Davalı gerçek şahıs adına ibraz edilen cevap dilekçesinde kusurun ispatlanması gerektiği, tazminat hesabında kusur indirimi yapılması gerektiği, kardeşler adına ileri sürülen destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddedilmesi gerektiği, faize hükmedilmesi durumunda yasal faize hükmedilebileceği ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.Ön inceleme duruşmasında davalı sigortaya dava açılmadan önce usulüne uygun olarak yazılı başvuru bulunduğundan ve ayrıca belirsiz alacak davasına ilişkin HMK hükümleri, davanın niteliği, konuya ilişkin yargısal uygulama ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde belirsiz alacak davası açılamayacağına ilişkin itirazın yerinde olmaması nedenlerine bağlı olarak söz konusu itirazların reddine karar verilmek suretiyle ve başkaca bir engel dava şartı yokluğu olmadığı belirlenerek taraflar arasındaki ihtilafın ----- plakalı aracın bisikletli olan meteveffa ---- çarpması sonucu ---- tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı olarak davacılardan ----- müşterek çocukları, diğer davacıların ise kardeşi olan ----- vefatına bağlı olarak bütün davalılara karşı açılan ve bütün davacılar yönünden talep edilen destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat ile bütün davacılar yönünden ve davalılardan ----- aleyhlerine açılan manevi tazminat şartlarının olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, her bir talep ve her bir davalı yönünden sorumluluğun olup olmadığı, varsa kusur paylaşımının ne şekilde olduğu, destek zararının olup olmadığı ve varsa talep edilen her bir davacı yönünden miktarının ne olduğu, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmesi durumunda her bir davacı yönünden miktarının ne olması gerektiği hususlarının aydınlatılmasına yönelik olduğu tespit edilerek tahkikata geçilmiştir.------ Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören ve dava konusu olaya ilişkin olarak sanık -----hakkındaki Kamu davasına ilişkin gerekli-yeterli ----- içeriği celp edilmiş olup, sanığın tam kusurlu kabul edilerek olay nedeniyle mahkumiyetine karar verildiği ve dayanak ---- raporuna göre müteveffa ----- kusursuz olduğu, sanık ----- asli kusurlu olduğu, sanığın dosya kapsamındaki ifade ve savunmalarına göre olayı kabul ettiği belirlenmiş olup, davanın niteliği, söz konusu mahkumiyet kararı, karara esas -----raporuna göre müteveffanın kusursuz olması, raporun mahiyeti ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde keşif yapılmasında ve tanık dinletme sebebi de gözetildiğinde tanık dinlenmesinde hukuki yarar olmadığına karar verildiği gibi kusur yönünden Mahkememizce yeniden inceleme yapılmasına da gerek olmadığına karar verilerek maddi tazminat hesabı yönünden bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiştir.Veraset belgesine göre müteveffa------- tarihinde vefat ettiği ve geriye mirasçı olarak davacılardan annesi ----- ile babası -----olmak üzere bu iki mirasçıyı bıraktığı; nüfus kayıtlarına göre de diğer davacıların müteveffanın kardeşleri oldukları ve hepsinin de olay tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olduğu belirlenmiştir.---- plakalı aracın kaydına göre olay tarihinde davalı şirket adına kayıtlı olduğu ve kullanım amacının hususi olduğu tespit edilmiştir.Poliçeye göre olayın poliçe kapsamında olduğu ve söz konusu aracın davalı sigorta şirketine --- sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların manevi içtimai durumları araştırılarak deliller toplanmış olup, hesap yönünden temin edilen dosya kapsamına uygun ve Mahkememizce de yeterli görülen ---- tarihli bilirkişi raporunda dava konusu trafik kazası sonucu davalı sürücünün %100 kusuruna bağlı olarak vefat eden--- annesi --- yönünden destek tazminat tutarı 2.041.034,11 TL ve babası ---- yönünden destek tazminat tutarı 1.564.899,52 TL olarak hesaplanmış, kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 1.200.000 TL ile sınırlı olduğu poliçe limiti dahilinde anneye ödenecek tutarın ---- ve babaya ödenecek tutarın ise ----olmak üzere davalı sigorta şirketi toplam tutar 1.200.000 TL ile sınırlı olmak üzere davalıların 3.605.933,63 TL tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları ve fakat davacı kardeşlerin destek zararlarının bulunmadığı açıklanmıştır.Davacılar vekili rapora itiraz etmekle birlikte davanın ıslahı için süre talebinde bulunmuş, davalı şirket vekili kusur yönünden keşif ve yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına yönelik olarak itirazlarda bulunmuş, davalı sigorta şirketi vekili de sigortalıya atfedilen kusur oranına itiraz ederek ihtimale göre de müterafik kusur indirimi yapılması yönünde itirazlarda bulunmuş iseler de temin edilen rapor, ileri sürülen itirazların mahiyeti, bilirkişi incelemesine ilişkin ara karar içeriği, davanın niteliği ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek itirazlar yönünden yapılması gereken bir tahkikat işlemi olmadığına karar verilerek davacılar vekiline talebi gibi tanınan süreye bağlı olarak davacılar vekili tarafından ibraz edilen ---- tarihli dilekçe ile destekten yoksun kalmaya ilişkin tazminat talebi yönünden söz konusu rapor doğrultusunda dava ıslah edilmiştir.Sigortaya başvurunun 26/06/2023 tarihinde yapılmış olması ve 8 iş günü gözetildiğinde davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 13/07/2023 olduğu belirlenmiştir.
Dava, Trafik kazası nedeniyle 6098 Sayılı TBK'nın 53/3 maddesi gereğince açılmış destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminata ilişkindir.Bilindiği üzere Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zarar doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilere maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nın 50.maddesine göre de zarar gören, zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden---- Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.TBK'nın 53. maddesi gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Bu yasal düzenleme doğrultusunda hükmedilmesi gereken maddi tazminat, davacıların daha önce aldıkları ancak murisin ölümü sonucu artık alamayacakları destek miktarıdır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunması, olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın sağlığında elde ettiği-elde edeceği net gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında somut olaya bakıldığında yukarıdaki tespitlere, temin edilen dosya kapsamına uygun ve mahkememizce de yeterli görülen rapor ve dosya kapsamına göre; --- tarihinde davalı --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın hızla seyirle olay yerine geldiğinde ön ilerisinde seyir halinde olan müteveffa sürücü idaresindeki bisiklete karşı etkin tedbir almadan önlemsizce çarpması sonucu davacıların çocuğu ve kardeşi olan müteveffanın hayatını kaybettiği, olayın davalı sigorta şirketince düzenlenen poliçe kapsamında olduğu; dava öncesi sigortaya başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı, davalı sigorta yönünden temerrüt tarihinin --- tarihinde gerçekleştiği; olay nedeniyle davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu, davalı ----- işleten sıfatıyla ve davalı sigorta şirketinin ise poliçe nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları; davacılardan kardeş olanların destek zararlarının bulunmadığı, bunlar yönünden destek zararına ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği; anne ve baba olan davacılar yönünden destek zararının raporda belirtilen şekilde gerçekleştiği ve ıslahlı davanın davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı sorumluluğu ve davalı sigorta şirketi yönünden ----- temerrüt tarihinden faiz işletilmesi, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gereği gözetilerek anne ve baba yönünden destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin ıslahlı davanın kabul edilmesi gerektiği, davalı işletenin şirket olması ve bu konuda yargısal uygulamaya bağlı olarak ticari faiz yürütülmesi gerektiğinden talep edilen en mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek üzere ticari faize hükmedilmesi gerektiği; bütün davacılar yönünden manevi tazminat şartlarının olayda gerçekleşmiş olduğunun aşikar olduğu, olay tarihi, davalı sürücünün %100 kusurlu olması, tarafların tespit edilen ve dosya kapsamına yansıyan mali ve içtimai durumları, davacıların yakınlık dereceleri ve yaşlarına bağlı olarak maruz kaldıkları ve devam edecek etkilerinin boyutu birlikte değerlendirildiğinde olayın özelliği de gözetilerek anne ve baba olan davacılardan her biri için ----, kardeş olan davacılardan her biri için 100.000'er TL, manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun ve ödeme gücüyle orantılı olduğu, bu doğrultuda manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş olup zorunlu arabuluculuk gideri yönünden muhatabı davalı sigorta şirketi olması nedeniyle davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Son olarak belirtmek gerekir ki zorunlu arabuluculuk ücretine ilişkin sarf kararına ulaşılamamış ise de ----- nezdinde yapılan araştırmaya göre henüz sarf kararının yazılmadığı ve 3.200 TL üzerinden sarf kararının yazılacağı anlaşıldığından buna göre 3.200 TL arabuluculuk ücreti yönünden de hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Bütün Davalılara Karşı Açılan Destekten Yoksun Kalmaya İlişkin Maddi Tazminat Davası Yönünden:
A) Anne ------ ve baba ------ adına talep edilen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile: Anne ----yönünden ---- davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak ve ----- temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle diğer davalılar yönünden ----- olay tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek üzere ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacı --- verilmesine,Baba ---- yönünden 1.564.899,52 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak ve --- temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle diğer davalılar yönünden ---- olay tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek üzere ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacı --- verilmesine, Adli yardım nedeniyle başlangıçta harç alınmamış olması da gözetilerek sonuçta dava tarihinde geçerli başvurma harcı 427,60 TL ile kabule konu bu dava değeri üzerinden hesaplanan 246.321,30 TL nispi karar harcının toplamı olan 246.748,90 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak alınarak Hazineye gelir kaydına; davalı sigorta şirketinin sigorta bedelinin (limitinin), hükmolunan bedele oranı dahilinde sorumlu tutulmasına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A-(13) ve (14) düzenlemelerine ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine bağlı olarak ---- tarafından yapılan ve ---- gerekçede açıklanan şekilde karşılanan/karşılanacak olan 3.200,00 TL zaruri giderin gerekçede açıklanan şekilde ilgilisi olan davalı sigorta şirketinden alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacılar adına yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,Davalılar tarafından yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Adli yardım kurumu kapsamında yapılan toplam 9.300 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına; davalı sigorta şirketinin sigorta bedelinin (limitinin), hükmolunan bedele oranı dahilinde sorumlu tutulmasına,Davacı---------- yönünden kabule konu değer üzerinden bu davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen 303.745 TL nispi avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine; davalı sigorta şirketinin sigorta bedelinin (limitinin), hükmolunan bedele oranı dahilinde sorumlu tutulmasına,
Davacı ---- yönünden kabule konu değer üzerinden bu davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen 237.086 TL nispi avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine; davalı sigorta şirketinin sigorta bedelinin (limitinin), hükmolunan bedele oranı dahilinde sorumlu tutulmasına,
B) Diğer davacılar ve davanın ilk hali yönünden:
Davanın reddine,
Adli yardım nedeniyle başlangıçta harç alınmamış olması gözetilerek sonuçta dava tarihi itibariyle geçerli 427,60 TL başvurma harcı ile karar tarihinde geçerli 615,40 TL maktu karar harcının toplamı olan 1.043 TL harcın bu davacılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
Bu davacılar yönünden ayrıca yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Davalılar tarafından yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına, Davalılar vekilleri için tarifenin ''...ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez...'' şeklindeki 13/2 düzenlemesine bağlı olarak belirlenen 5.000 TL nispi avukatlık ücretinin bu davacılardan müştereken alınarak davalılara müştereken verilmesine,
Davalı sigorta şirketi dışındaki davalılara karşı açılan manevi tazminat davası yönünden:
A) Davanın kısmen kabulü ile,
Anne ------ yönünden ---- olay tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek üzere ticari faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacı -----verilmesine,
Baba---- yönünden ---- olay tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek üzere ticari faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacı -----verilmesine,
Kardeş ---- yönünden ----olay tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek üzere ticari faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacı---- verilmesine,
Kardeş ---- yönünden ---- olay tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek üzere ticari faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacı---- verilmesine,
Kardeş ---- yönünden ---- olay tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek üzere ticari faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacı---- verilmesine,
Kardeş ---- yönünden ---- olay tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek üzere ticari faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacı---- verilmesine,
Kardeş ----- yönünden --- olay tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek üzere ticari faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacı ----- verilmesine,
Kabule konu toplam değer üzerinden hesaplanan 68.310 TL nispi karar harcının bu davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
Manevi tazminat talepleri yönünden taraflarca ve/veya adli yardım kapsamında yapılmış ayrı bir gider söz konusu olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Davacı ----- yönünden kabule konu değer üzerinden bu davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen 40.000 TL nispi avukatlık ücretinin bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
Davacı ------ yönünden kabule konu değer üzerinden bu davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen 40.000 TL nispi avukatlık ücretinin bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
Davacı ----yönünden kabule konu değer üzerinden bu davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen 16.000 TL nispi avukatlık ücretinin bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
Davacı ---- yönünden kabule konu değer üzerinden bu davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen 16.000 TL nispi avukatlık ücretinin bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
Davacı ----- yönünden kabule konu değer üzerinden bu davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen 16.000 TL nispi avukatlık ücretinin bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
Davacı ----- yönünden kabule konu değer üzerinden bu davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen 16.000 TL nispi avukatlık ücretinin bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
Davacı----- yönünden kabule konu değer üzerinden bu davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen 16.000 TL nispi avukatlık ücretinin bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
Davacı----- yönünden redde konu değer üzerinden bu davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen ücret karar tarihine göre geçerli tarife gereğince davacı yararına takdir edilen ücreti geçemeyeceğinden buna göre sonuçta 40.000 TL nispi avukatlık ücretinin bu davacıdan alınarak bu davalılara müştereken verilmesine,
Davacı ------- yönünden redde konu değer üzerinden bu davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen ücret karar tarihine göre geçerli tarife gereğince davacı yararına takdir edilen ücreti geçemeyeceğinden buna göre sonuçta 40.000 TL nispi avukatlık ücretinin bu davacıdan alınarak bu davalılara müştereken verilmesine,
Davacı ------ yönünden redde konu değer üzerinden bu davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen ücret karar tarihine göre geçerli tarife gereğince davacı yararına takdir edilen ücreti geçemeyeceğinden buna göre sonuçta 16.000 TL nispi avukatlık ücretinin bu davacıdan alınarak bu davalılara müştereken verilmesine,
Davacı ----- yönünden redde konu değer üzerinden bu davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen ücret karar tarihine göre geçerli tarife gereğince davacı yararına takdir edilen ücreti geçemeyeceğinden buna göre sonuçta 16.000 TL nispi avukatlık ücretinin bu davacıdan alınarak bu davalılara müştereken verilmesine,
Davacı ------yönünden redde konu değer üzerinden bu davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen ücret karar tarihine göre geçerli tarife gereğince davacı yararına takdir edilen ücreti geçemeyeceğinden buna göre sonuçta 16.000 TL nispi avukatlık ücretinin bu davacıdan alınarak bu davalılara müştereken verilmesine,
Davacı ----- yönünden redde konu değer üzerinden bu davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen ücret karar tarihine göre geçerli tarife gereğince davacı yararına takdir edilen ücreti geçemeyeceğinden buna göre sonuçta 16.000 TL nispi avukatlık ücretinin bu davacıdan alınarak bu davalılara müştereken verilmesine,
Davacı -------yönünden redde konu değer üzerinden bu davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen ücret karar tarihine göre geçerli tarife gereğince davacı yararına takdir edilen ücreti geçemeyeceğinden buna göre sonuçta 16.000 TL nispi avukatlık ücretinin bu davacıdan alınarak bu davalılara müştereken verilmesine,
Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
İlişkin olmak üzere davacılar vekili ile davalı şirket vekilinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde--------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2025