T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/324 Esas
KARAR NO :2025/998
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 10/05/2023
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ---- kullanmış olduğu ---- plakalı araç ile müvekkiline çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğni, müvekkilinin söz konusu trafik kazası nedeniyle ayağında ve dizinde kırıklar meydana gelmiş ve kaza nedeniyle uzun süre çalışamaz hale geldiğini, müvekkilinin eşi --- da ----- bakım evinde grup sorumlusu olarak çalışmaktayken müvekkilinin kaza sonrasında bakıma muhtaç hale gelmesi nedeniyle işten ayrılmak zorunda kaldığını beyan ederek sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin yapmak zorunda kaldığı sağlık masrafları, hastaneye gidiş -geliş masrafları ile geçici iş göremediğinden kaynaklanan kazanç kaybı ve müvekkilde meydana gelen sürekli iş gücü kaybı nedeni ile uğranılan zararın, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000.00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı müvekkil için 200.000,00 TL manevi tazminat tutarının sadece davalı ---- olay tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsiline ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sokakta çok düşük bir hızla seyrederken sokak kavşağını geçtiğini, geçişi tamamladığı bir sırada davacının süratle aniden müvekkilinin kullandığı aracın önüne atladığını ve kazaya sebep olduğunu, kazazede davacının, müvekkilinin ve eşinin kendisini hastaneye götürme girişim ve ısrarlarını geri çevirerek ''benim bir şeyim yok, hastaneye filan gitmem'' diyerek ve yürüyerek olay yerinden ayrıldığını, davacının, ----tarihinde olay akşamı -----gittiğini, yapılan genel muayenede ve tanzim olunan raporda davacının herhangi bir tehlikesinin bulunmadığını, cerrahi tedavi önerildiğini, davacının bunu kabul etmediğini ve ret formu imzalamadan hastaneyi izinsiz terk ettiği tespit ettiğini beyan ederek haksız davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkili şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, yara izi (skar) nedeniyle fonksiyon kaybı bulunmaması ve maluliyet oluşmaması nedeniyle davanın reddine, ret talepleri kabul edilmez ise, müvekkili şirketin sorumluluğunun Genel Şartlar ve poliçede sayılan hal ve koşullar altında ve yukarıda açıklanan çerçevede değerlendirilmesine, Yargıtay içtihatları uyarınca geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmaması sebebiyle reddine, eğer esas incelemesi yapılacak ise alanında uzman aktüer bilirkişilerce poliçe tanzim tarihi uyarınca ------ mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davacı vekili ---- tarihli ıslah dilekçesinde: "Islah talebimizin kabulüne ve müddeabihin ıslahı yolu ile arttırdığımız kısım ile dava dilekçesinde talep ettiğimiz miktarın birleştirilmesi sonucu; Müvekkilin uğramış olduğu toplam 341.463,29 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tarafımıza verilmesine, Manevi tazminata ilişkin talebimizin kabulü ile dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı --- tahsili ile tarafımıza ödenmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz. " şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı ------ vekili ıslaha beyan dilekçesinde; "Davacı taraf, davasındaki maddi tazminat taleplerini hesap bilirkişi raporundaki tutarlara göre artırmıştı. Davanın, kısmi dava olması niteliğiyle bu muamele ancak maddi tazminat alacağının netice-i talebinin ıslahı olarak kabul edilebilir. davacının, müvekkilin yapmak zorunda kaldığı sağlık masrafları, hastaneye gidiş -geliş masrafları ile geçici iş göremediğinden kaynaklanan kazanç kaybı ve müvekkilde meydana gelen sürekli iş gücü kaybı nedeni ile uğranılan zararın, her birinin ayrı ayrı talebi edilerek tazminat miktarlarının ayrı ayrı belirtilmesi gerekir. Davacı maddi tazminatı tek bir talep ve 5.000 TL bedel olarak talep edilmiştir. Bu şekli ile talep HMK 119 a göre usule aykırıdır.davacının dava dilekçesindeki maddi tazminat talebini açıklamak, hangi hususta ve ne tutarda tazminat talep ettiğini, bedellerini açık açık belirleyerek 5.000 TL bedeli ayrıştırması ve somutlaştırması gerekir. Gerek dava dilekçesindeki ve gerekse ıslah muamelesinde da yenilenen bu usule uygun olmayan taleplere itiraz ediyoruz. Öncelikle davacının dava dilekçesindeki maddi tazminat talebini açıklamak, hangi hususta tazminat talep ettiğini ve maddi tazminat alacak tutarlarını ayrı ayrı belirlemek üzere süre verilmesine,b) Şimdilik davacının ıslah talebine itiraz eder, davacının sebep olduğu olay nedeniyle usule aykırı ve mesnetsiz maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Deliller Tarafların----- sorguları dosya arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.----- esas sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.----yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.----yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.---- yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.---- raporları dosyaya sunulmuştur.Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, ----- tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan, diğer davalı ---- sevk ve idaresindeki -----plakalı aracın davacıya çarpması sonucu, davacı yönünden fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, her iki davalı yönünden, HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve sağlık masraflarına dair 5.000,00 TL maddi tazminat davası ile davalı ---yönünden 200.000,00 TL manevi tazminat davasıdır.Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.Dosyada, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi ara kararla değerlendirilmiştir. ------ karar sayılı ilamında;"…haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp iddiasında; ---- veya ------ gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğunu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi;
-11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,
-11.10.2008–01.09.2013 arası Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.09.2013–01.06.2015 arası Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
-01.06.2015–20.02.2019 arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik
-20.02.2019 tarihinden sonrası için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." belirtilmiştir.Dosya, maluliyetin tespiti amacıyla ---- gönderilmiş, ----- tarihli, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda, davacının vücut engellilik oranının %3 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren altı aya kadar uzayabileceği rapor edilmiş, raporun, yukarıda anılan güncel içtihata göre, uygun yönetmelik esas alınarak yöntemince düzenlendiği anlaşıldığından--- raporuna itibar etmek gerekmiştir.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; ---- tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası, - raporu ve ibraz edilen deliller ışığında, --- plakalı araç sürücüsü davalı ---- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84/h maddesini ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelişinde %100 oranında asli kusurlu olduğu, yaya olan davacının herhangi bir kusuru bulunmadığı, ------ göre davacının 331.247,06 TL sürekli iş göremezlik zararı, 30.225,18 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 361.472,24 TL zararı olduğu, --- tarafından yapılan 20.008,95 TL geçici iş göremezlik tazminatının mahsubu ile davacının bakiye zararının 341.463,29 TL olduğu, tazminatın poliçe limitleri içinde kaldığı rapor edilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu,---- tarihli celsede, davacı vekiline ıslah dilekçesindeki tazminat kalemlerini tek tek açıklayarak ve ayrıca raporda mahsubu yapılan 20.008,95 TL ----- geçici iş göremezlik bedelinin ıslah dilekçesinde hangi kalemden mahsup edildiğini açıklayarak dilekçesini açıklamak üzere HMK 31 maddesi uyarınca 1 hafta kesin süre verildiği, davacı tarafça sunulan 11.10.2025 tarihli dilekçe ile ıslah dilekçesini açıklandığı, 20.008,95 TL --- geçici iş göremezlik bedelinin, hesaplanan geçici iş göremezlik bedelinden düşülerek geçici iş göremezlik taleplerinin 10.216,23 TL, sürekli iş göremezlik taleplerinin 331.247,06 TL olduğunun belirtildiği, davacı tarafça ıslah harcının yatırıldığı, hesaplanan miktarın poliçe limitleri dahilinde kaldığı tespit edilmiştir.-----karar sayılı ilamında: "...Davacı vekili; davalı sigorta şirketi nezdinde ----- ile sigortalı bulunan müvekkilinin desteği ve murisi olan eşi ---- sevk ve idaresindeki motosikletin, dava dışı ---- sevk ve idaresindeki araçla çarpışması nedeniyle ---- tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin desteğinin kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin zarar gören 3.kişi konumunda olduğunu beyanla, eşinin desteğinden mahrum kalan müvekkili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ----- sigortalı olduğunu, davacının taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüne, 57.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair verilen karar davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilince tazminat için temerrüt faizi olarak ticari faiz(avans faizi) istenilmiş, mahkemece tazminatta davalı sigorta şirketi yönünden avans faizine hükmedilmiştir. Oysa, zarara neden olan araç motosiklet olup ticari araç değildir. Bu halde temerrüt faizi olarak davalı sigorta şirketi yönünden yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça yasal faiz talebinde bulunulmuş, kazaya neden olan araç hususi araç olduğundan, taleple de bağlı kalınarak yasal faize hükmetmek gerekmiş, yine her ne kadar kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, davalı sigorta şirketi yönünden, başvuru tarihine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi, belge bulunmadığından dava tarihi olan ----tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşıldığından, davalı sigorta şirketi yönünden bu tarih itibariyle temerrüdün gerçekleştiği, davalı ---- yönünden kaza tarihi olan 03.10.2022 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, davacının maddi tazminat davasının, hükümde yazıldığı şekilde, teselsül talebi de dikkate alınarak kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacının ayrıca manevi tazminat talebi de mevcuttur.Manevi tazminat konusunda belirtmek gerekir ki; Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın "Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği" başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmıştır. Türk Borçlar Kanunu m. 56 gereği de ; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir------Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir------
Manevi tazminata hükmedilirken uygulamaya ------ (Belirtilmelidir ki; ------ kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler ışık tutmaktadır. Manevi tazminat uygulamadaki yerleşen ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları da gözetilerek, hakimin takdirinde bir husustur. Mahkemeler kanunen kendilerine tanınan takdir haklarını dikkatlı kullanmalıdırlar. Takdir yetkisi, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek, yani bilinçli olarak bıraktığı kural-içi (intra legem) boşlukların; hukuk kurallarını uygulamakla yükümlü olanlarca, olaylardaki özelliklerle toplumdaki ahlâkî düşünceler, hukukun birliği, takdir yetkisini tanıyan kuralın amacı, sosyal adalet gibi hususlar göz önünde tutularak ferdîleştirilip doldurulması yetkisidir. Hukukî niteliği bakımından, MK. m. 4'de tanınmış olan bu yetki, kural-içi boşluğu doldurup doldurmamak bakımından yargıca bir « s e r b e s t i » (ihtiyar) vermemiş; tersine, bir ödev yüklemiştir. Gerçekten, MK. m. 4'e göre, «hâkim ... hükmeder». Bu ibareden ödev niteliği kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şu halde, hakim, takdirle ilgili şartların gerçekleşmesi halinde, takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, hakkın dağıtımından kaçınmış olur----Mahkememiz anılan hususların da farkında olarak, dosyaya dönüldüğünde, Manevi tazminatın amaçlarından biri caydırıcılık olmakla beraber diğeri manevi tatmin duygusudur. Manevi tazminat miktarı amacından çıkacak şekilde, tarafın maddi olarak çöküşüne neden olacak miktarda da olmamalıdır. Davacı tarafın sebepsiz olarak zenginleşmesine neden olmayacak, zarara uğrayanda manevi huzur doğuracak ve hükmedilecek tazminat miktarının cezalandırmaya veya malvarlığına ilişkin bir zararı gidermeye yönelik olmayacak şekilde olmasının Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul edilmiş olduğu, iş bu davada manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesinin davalıların ekonomik olarak çöküşüne sebep olacağı, tüm hususlar, yukarıdaki açıklamalar, -------- Kararındaki (Belirtilmelidir ki; ---- kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.) ilkeler göz önünde tutarak, davacının, yaralama sebebiyle vücut engellilik oranının %3 olduğu, altı ay iş göremez hale geldiği, alınan kusur raporuna göre davalı sürücü ------ olayda asli ve %100 kusurlu olması, tarafların ekonomik durumları bir bütün olarak değerlendirilip hükümde gösterildiği şekilde davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, kazaya neden olan araç hususi araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, davalı yönünden -----kaza tarihinde temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile, toplam 341.463,29 TL'nin (10.216,23 TL geçici iş göremezlik, 331.247,06 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere) davalı ------ yönünden 03.10.2022 olay tarihinden itibaren; davalı sigorta şirketi yönünden 10.05.2023 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile toplam 150.000,00 TL'nin 03.10.2022 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ----- tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 33.571,86 TL harçtan peşin alınan 700,18 TL ve 5.745,95 TL ıslah harcının toplamı olan 6.446,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.125,73-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Maddi tazminat davası yönünden davacı tarafından yapılan peşin alınan 700,18 TL ve 5.745,95 TL ıslah harcının toplamı olan 6.446,13 TL harç gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.875,00 TL bilirkişi ücreti ve 611,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 16.932,38 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Maddi tazminat davası yönünden Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Maddi tazminat davası yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 54.634,13 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Manevi tazminat davası yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 10 uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ---- tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Manevi tazminat davası yönünden davalı ---- kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 10 uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ---- verilmesine,
9-Davalılar tarafından yapılan yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ----vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde -----Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025