T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/493
KARAR NO : 2025/789
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 17/07/2024
KARAR TARİHİ : 17/10/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu kazada, davacının aracında gerçekleşen hasar, değer ve kazanç kaybı taleplerinin belirlenmesi için bilirkişi gerektiğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılması zarureti hasıl olduğunu, davalı ------poliçe numarası ile zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ------ yabancı plakalı araç, 27.07.2022 tarihinde müvekkile ait------ plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, bu kazanın oluşumunda----- plakalı araç sürücüsü 96100 kusurlu olduğunu, 26.04.2023 tarihli kaza tutanağının ekte olduğunu, davacının uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle uğradığı değer kaybı zararının tazmin edilmesi amacıyla Mahkemeye başvuru zorunluluğu doğduğunu, meydana gelen hasara bağlı olarak davacıya ait araçta değer kaybı oluştuğunu, bu nedenle Mahkemece davaya konu ------ plakalı araçta gerçekleşen değer kaybı bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiklerini, davalı sigorta şirketi Karayolları Trafik Kanunu 85 ve devamı maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu Md. 49 ve devamı maddeleri gereğince müvekkilin aracının değer kaybetmesi nedeni ile uğramış olduğu zararları tazmin etmesi gerektiğini, Yüksek Mahkeme kararlar uyarınca da değer kaybı ZMM poliçesi kapsamında olup poliçe limitleri dâhilinde ödenmesi gerektiğini, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan, Mahkeme işbu davayı açmadan önce taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu, ---- Arabuluculuk Bürosu ---- arabuluculuk nolu dosyada, davalı sigorta şirketi ile anlaşılamadığına dair 11/07/2024 tarihli tutanak düzenlendiğini, izah edilen sebeplerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davanın kabulü ile; 27/07/2022 tarihli kaza neticesinde --- plakalı araçta oluşan değer kaybı bedelinin bilirkişi atanarak tespitine, şimdilik 100,00-TL değer kaybı tazminatının 27/07/2022-kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP : Davalı tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı kurum aşamalarda kendisini vekille temsil ettirmiş; davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, ---- Noterler Birliği Araç Tescil Kayıtları, Maddi Hasarlı Kaza Tespit Tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, ---- Motorlu Taşıt Bürosu ve Hasar dosyası, Kaza ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Faturalar, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu ticari nitelikteki aracında meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının ; yeşil kart poliçesi kapsamında davalı kurum tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada tensip zaptı hazırlanarak taraf vekillerine usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi yeşil kart poliçesi yönünden KTK'nin 97 ve 99 maddeleri gereği davalıya başvuru ile HMK'nin 114. maddesinde sayılan genel ve özel nitelikteki dava şartları, yargı harçları ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve işbu dava yönünden ihtiyari nitelikte olduğu anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek aşamalarda delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin usule ve esasa ilişkin son sözleri de dinlenip tutanağa yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. ----Motorlu Taşıt Bürosunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5.maddesinde “Büro, 4477 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Motorlu Taşıtlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi başta olmak üzere, motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında geçerli sigorta belgelerinin basım, denetim ve düzenlenmesi ile bu sigorta belgeleri kapsamında motorlu araçların sebep olduğu hasarların ödenmesini ve motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında düzenlenen ve ilgili mevzuat uyarınca ülkemizde geçerli bulunan sigorta sözleşmeleri kapsamında bu araçların sebep olduğu hasarların tedvir ve tasfiyesini temin eder.” hükmüne yer verilmiştir. Ülkemizin de üyesi bulunduğu Avrupa Konseyi mensuplarının 20 Nisan 1959 tarihinde imzaladıkları Beynelmilel Mecburi Mesuliyet Sigortasına Dair Avrupa Sözleşmesi gereğince ülkemizde de tüzel kişiliğe haiz ----- Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Motorlu Taşıt Bürosu kurulmuş olup yeşil kart sistemi uygulanmaya başlamıştır. Yeşil kart poliçesi o ülkede düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi gibi kabul edilecektir. Buna göre yeşil kart sigortası anlaşmaya dahil birbirlerine seyahat edilecek yabancı ülkelerin zorunlu mali sorumluluk sigortalarını bir araya getiren beynelmilel bir sigorta poliçesi olarak tanımlanmaktadır. (Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin 29/03/2022 tarih, -- Esas --- Karar sayılı ilamı) Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ile Ülkemizin de üyesi bulunduğu Avrupa Konseyi mensuplarının 20 Nisan 1959 tarihinde - şehrinde imzaladıkları “Beynelminel Mecburi Mesuliyet Sigortası İhdası” ile ilgili anlaşma hükümleri uyarınca, yabancı plakalı motorlu araçların, şayet milletlerarası geçerli olup Türkiye’de de kabul edilen sigortaları varsa, bunların sigorta yaptırmalarına gerek olmaksızın araçlarının neden olacağı zararlar, zorunlu trafik sigorta güvencesinde olacaktır. Şayet böyle bir sigortası yoksa, bu araçlar için Türkiye sınırlarına girişlerinde, zorunlu trafik sigorta sözleşmesi yapılacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, - Motorlu Taşıtlar Bürosunun, yabancı plakalı araçların Türkiye'de karıştığı kazalarda zararların karşılanması sorumluluğu araçların yeşil kart sigortası olması halinde, kaza tarihindeki Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası limitleri ile sınırlıdır.Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 27/07/2022 tarihinde --- ilçesi İstanbul'da davacının malik/işleteni olduğu dava dışı sürücü ---- sevk ve idersindeki ----- plakalı çekiciye dava dışı yabancı uyruklu şahsın sevk ve idaresindeki ----- plakalı çekicinin çarpması şeklinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği dosya kapsamınca tespit edilmiştir. Davalı kurum tarafından müzekkereye verilen cevaba göre yabancı plakalı aracın geçerli yeşil kart poliçesi olduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine göre meydana gelen h değer kaybından oluşan zararın belirlenmesi suretiyle çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda davalı taraf davaya yanıt vermediğinden iddianın inkar edildiği kabul edilerek davacı vekili tarafından gösterilen deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Mahkememizce bu kapsamda HMK'nin 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden kusur durum ve oranı ile değer kaybının tespiti yönünden rapor düzenlenmesi için dosya ---- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Adli Trafik ve Makine Mühendisinden teşekkül eden bilirkişilere tevdi ve teslim edilmiştir. Bu kapsamda Adli Trafik/Kusur bilirkişisi --- ve Makine Mühendisi Bilirkişi --- tarafından ortak düzenlenip sunulan 21/09/2025 tarihli raporda özetle; Davalıya Yeşil Kart Sigortalı; ---- Plakalı Çekici Sürücüsü -----’ nın: Asli ve Tam Kusurlu Olarak % 100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; Davacı ----- Malik Olduğu Park Halindeki --- Plakalı Çekici Sürücüsü----: Atfı kabil bir KUSURUNUN BULUNMADIĞI; Olayın Trafik Kazası Olduğu; Mücbir Sebep, Zarar Gören veya 3. Bir Kişinin Ağır Kusurunun Bulunmadığı 27.07.2022 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan hasar bilgilerinin,---- tarafından belirlenen ----- plakalı araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu, hasarın gerçek zarar kapsamında kaldığı değerlendirmesi yapılmıştır. Davacı tarafın derdest davaya konu ettiği talebin, sigortalısının belirlenen kusur oranı nispetinde davalı sigortacı ---- BÜROSU'na ---- poliçe numarası ile zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigorta---- yabancı plakalı araç için düzenlediği ve riziko anında geçerli ve yürürlükte olduğu, bu kapsamda dava konusu -- plakalı, --- marka,----- çekici tipi, ------ model aracın 27.07.2022 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı oluşan hasarın boyutu (hasar kalemleri dosya içeriğinde tek tek belirtilmiştir.) kaza tarihindeki aracın rayiç değerinin %50’sini aşmadığı----- plakalı aracın rayiç değerinin 710.000,00TL, hasar tutarının 16.028,40 TL olması kriterleri değerlendirilerek) ve tamirinin ekonomik olacağı değerlendirmesi yapılarak aracın perte ayrılamayacağı değerlendirmesi yapılmıştır. Bu bilgiler dâhilinde ---- plakalı, ---- marka,----- çekici tipi, ----- model araçta oluşan Hasar ve Değer Kaybı bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, hasar bedeli = 16.028,40 TL Davacı tarafa ----- Tarafından 06.12.20222 tarihinde 8.346,92 TL Hasar bedeli ödemesi yapıldığı belirtildiği, ancak dosya içeriğinde ödeme dekontunun mevcut olmadığı, bakiye hasar bedeli: 16.028,40 TL – 8.346,92 TL = 7.681,48 TL değer kaybı bedeli = 20.000,00 TL olarak hesap edildiği yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek davalı vekili tarafından ileri sürülen beyan ve itirazlar değerlendirilmiş; ancak raporun gerekçeli, denetime açık ve hüküm verilmesi için elverişli ve yeterli bulunduğu anlaşılmakla davalı vekili tarafından rapora yapılan vaki itirazlar yerinde görülmemiştir. (HMK,281/2,3,282) Bu kapsamda öncelikle somut olayda incelenen kaza fotoğrafları da değerlendirildiğinde kusur yönünden kaza sonucunda sürücüler tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağındaki kazanın oluş şekli ve kusur durumu ile bilirkişi raporunun esasen birbirini teyit ettiği ve olaya uygun olduğu anlaşılmakla yabancı plakalı araç sürücüsünün manevra hatası yaparak kazaya sebebiyet verdiği, kazada başka bir etken bulunmadığından % 100 oranında kusurlu olduğu kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74/1, HMK. 266 vd, 281/1, 282 Yargıtay ----.HD-----Bu kabulden hareketle zararlara gelince; zarar gören aracın tamirinin ekonomik olduğu gibi raporda belirlenen hasar onarım bedelinin ve ondan neşet eden değer kaybının dosyada bulunan bilgi, belge ve deliller gözetildiğinde kazanın meydana geliş şekline ve araçtaki hasar durumuna göre parça ve işçilik yönünden hasar onarım bedeli olarak belirlenen miktar ile işbu bedel üzerinden aracın markası, modeli, geçmişi ve kilometresine bakıldığında aracın kazadan önceki rayiç piyasa değeri ile kazadan sonraki rayiç piyasa değeri arasındaki 20.000,00 TL farkın günün ekonomik koşullarına göre kadri maruf olduğu anlaşılmış; işbu raporun somut olaya ilişkin süregelen Yargıtay uygulamasına uygun ve yerinde olduğu, anılan bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilmiştir. Davacı vekili tarafından işbu dava 6100 Sayılı HMK'nin 107.maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak açıldığından bilirkişi raporu doğrultusunda talep resen arttırılmış ve harcın tamamlandığı müşahede edilmiştir. (HMK,107/2) Binaenaleyh, davacının hasar ve değer kaybına ilişkin işbu davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TBK, 49, 50/1,51, TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep artırım işlemi, davalıya sigortalı aracın ticari nitelikte olmasına rağmen talep gereği yasal faiz uygulanabileceğinin de gözetilmesiyle birlikte davanın kabulü ile; 20.000,00 TL değer kaybı tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 29/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı ---- Taşıt Bürosunun faiz ve feriler hariç hükmedilen miktar yönünden araç başına maddi 120.000,00 TL ZMMS poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinin tamamından 326/1 maddesi gereğince poliçe limitinin aşılmadığı da gözetilerek davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Ancak Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinine gelince; işbu dava davalı - Motorlu Taşıtlar Bürosu yönünden de KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca başvuru şartına tabi olup, ayrıca gerek sigorta gerekse işleten ve sürücü yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı, (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası) halde davacı tarafça arabuluculuk sürecine başvurulmuş olması nedeniyle davalı kurumun arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiştir. (Bkz; benzer yönde, Yargıtay ---- Bu kapsamda somut olayda taraflar yönünden ihtiyari nitelikteki arabuluculuk giderinden davacının sorumlu tutulması suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; 20.000,00 TL değer kaybı tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 29/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı ----- Bürosunun faiz ve feriler hariç hükmedilen miktar yönünden araç başına maddi 120.000,00 TL ZMMS poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.366,20 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın ve tamamalama harcı olarak yatırılan 345,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 593,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı 427,60 TL peşin harç, 345,00 TL tamalama harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 89,00 TL posta masrafı ve toplam 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.350,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 20.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) ve Ek Madde 1 (2) fıkrası gereğince dava tarihi itibarıyla kararın miktar yönünden (20.000,00 TL.< 28.250,00 TL.) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.