T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/484
KARAR NO : 2025/779
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/07/2024
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -----nezdinde, ------- poliçe numarası ile genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan ve müvekkiline ait olan ----- plakalı aracın 27.10.2023 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde hasara uğramış olup bu nedenle kasko sigortası kapsamında araçta meydana gelen hasar onarım bedelini ve ikame araç bedelini talep ettiklerini, müvekkiline ait aracın, 27.10.2023 tarihinde dava dışı ------ kontrolündeyken hasara uğradığını, aracın kasko poliçesindeki teminat kapsamında onarımın gerçekleştirilmesi ve müvekkiline ikame araç sağlanması amacıyla sigorta şirketine gerekli bildirimlerin yapılmış olduğunu, ancak davalı sigorta şirketince herhangi bir haklı bir gerekçe olmaksızın herhangi bir ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, sigorta şirketine hasar ve ikame araç bedelinin giderilmesi talepli olarak 24.11.2023 tarihinde başvuru yapıldığını, 27.11.2023 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından hasar dosyasının değerlendirildiğini fakat reddedildiğini bu kapsamda sonucun değişmeyeceğinin bildirildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde -----tarih ve sayılı dosyası ile dava açıldığını, ----- tarih ve sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararı ile mutabakatsızlık kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli mahkemelerce çözümlenmesine ilişkin kararın kendilerine tebliğ edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafın ret sebebine dayanak gösterilen araştırma raporunun müvekkiline ait aracın karıştığı kaza ile de herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, hasar tazminatı ile araç ikame bedelinin poliçe teminat ve limitleri dahilinde ödenmesi zorunluluğunun aşikar olduğunu, sigortacının sigorta sözleşmesi gereği gerçek zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, gerçek zararın kapsamında yapılan onarım sonucu yasal olarak ödenmek durumunda olunan KDV'nin de bulunduğunu, sonuç olarak ------ şirketi tarafından tanzim edilen ----- poliçe numarası ile genişletilmiş kasko sigorta poliçesi uyarınca, müvekkiline ait ----- plakalı araçta meydana gelen kazaya ilişkin yapılan hasar ödemesi bedeli ve ikame araç bedelinin davalı sigorta şirketinden talep edilmiş ancak davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmamış olduğunu beyanla, davanın kabulüne, HMK 109 maddesi uyarınca şimdilik 100,00 TL hasar onarım bedelinin ve 100,00 TL ikame araç bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu hasarın meydana geldiği----- plakalı araca ilişkin olarak, müvekkil şirket nezdinde 06.10.2023–06.10.2024 başlangıç ve bitiş tarihli ------Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı tarafın başvurusu üzerine sigorta tahkim komisyonunda yargılama yapıldığını ''el çekme'' kararı verildiğini, hasar başvurusunun haklı olarak reddedildiğini, hasar dolayısıyla talep sahibi tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine ------ nolu hasar dosyası açıldığını, hasar anında araçta sürücü değişikliği yapıldığının tespit edildiğini ve kaza tespit tutanağında araç sürücüsü olarak geçen şahsın gerçek araç sürücüsü olmadığının tespit edilmiş olduğunu, sigortalı araç sürücüsü ---- temin edilen kaza sonrası çekilmiş olan fotoğrafın yapılan incelemesinde; fotoğrafın kaza tarihi olan 27 Ekim 2023 günü saat:09.44’de çekilmiş olduğunu, sigortalı ------ plakalı aracın kaza tarihi öncesi 21.10.2023 günü saat:14.30, kaza tarihi olan 27.10.2023 günü kaza saati öncesi saat:08.12, kaza saati sonrası saat: 09:57, saat:10.03 saat:10:22 sıralarında güzergâh geçişleri olduğunun, aracın tutanakta belirtilen kaza saati öncesi ve kaza yeri güzergahı öncesi güzergâh geçişinde de hasarlı olduğunun, güzergâh geçişlerinde aracı kullanan şahsın genel vücut anatomisi bakımından aracı farklı şahsın kullandığının tespit edildiğini, sürücü değişikliği-alkol şüphesi ile araştırma ve incelemeye gönderilen dosya üzerinde yapılan çalışmalarda, sigortalı aracın kaza tarihi öncesi, kaza tarihi ve kaza tarihi sonrası güzergah geçişinde geçişleri olması, kaza tarihinde kaza saati öncesindeki güzergah geçişinde aracın aynı bölgede hasarının olması ve aracı güzergah geçişinde kullanan kişinin sürücü olduğunu belirten ----- benzememesine bağlı olarak elde edilen bilgi ve belgeler doğrultusunda dosyanın olumsuz olarak kapatıldığını, başvuran tarafın zararını kaza anındaki gerçek araç sürücüsüne TBK haksız fiil hükümleri kapsamında yöneltmesi gerektiğini, müvekkil şirketin hukuken sorumlu olmadığının ispatlandığını, dava konusu kazanın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen poliçe kapsamı dışında kaldığının kendiliğinden kanıtlanmış olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, dosya kapsamındaki tazminat hesabının Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları Ve Poliçe Hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, davacı tarafça dosyaya sunulan fatura bedelinin son derece fahiş olduğunu, davacı tarafça her ne kadar ikame araç bedeli de talep edilmiş ise de, bu talebin hukuka ve poliçe şartlarına aykırı olduğunu, zira başvuran tarafça hasar sonrası ikame araç talebinde bulunulmadığını, ispat külfetinin başvuran şirkete ait olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekili 23.04.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile, hasar tazminatı (hasar onarım bedeli) için 100,00 TL olan taleplerini 198.815,40 TL artırarak 198.915,40 TL olarak ve araç mahrumiyet bedeli için 100,00 TL olan taleplerini 22.900,00 TL artırarak 23.000,00 TL olarak temerrüt itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ıslah ettiklerini, ikame araç bedeli ve hasar bedeli için toplam 221.915,40 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Davalı sigortaya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 27.10.2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ve davalı sigorta şirketine sigortalı olan ------ plakalı aracın yaptığı kaza sebebiyle kusurun irdelenmesi, araçta onarım alacağı ve araç ikame bedeli alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 109 maddesi uyarınca kısmi alacak davası olarak açılmış 200,00 TL tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 25.01.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ------ plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca kazaya sebebiyet verecek bir kusurunun bulunmadığı, dava konusu aracın marka ve modeli itibarıyla --- tarafından uygulanan parça değişim işlemlerinin ve fiyatların uygun olduğu ve davacının KDV dahil 198.915,40 TL hasar tazminatı talebinde bulunabileceği, aracın özellikleri dikkate alınarak, kaza tarihi 2023 Ekim itibarıyla 7 günlük kiralama bedelinin 23.000,00 TL olabileceği rapor edilmiştir.
Davacı vekili, 23.04.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile hasara ilişkin talebini 198.915,40 TL'ye, araç mahrumiyet bedeline ilişkin talebini 23.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet raporunun bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yargıtay ----Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ---- esas ------ karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca araç ticari olduğundan, yerleşik içtihatlar uyarınca avans faizine hükmedilebileceği, kısmi dava açılmasına bağlı olarak 200,00 TL'ye, TTK 1427.maddesi uyarınca hasar ihbarından 45 gün sonraya tekabül eden 13.12.2023 temerrüt tarihinden itibaren, 221.715,40 TL'ye 23.04.2025 ıslah tarihinden itibaren faiz işletilebileceği ve bu tarihler itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş ve netice olarak davanın kabulü ile toplam 221.915,40 TL'nin (198.915,40 TL hasar tazminatı, 23.000,00 TL ikame araç bedeli), 200,00 TL'sinin 13.12.2023 temerrüt tarihinden itibaren, 221.715,40 TL'sinin 23.04.2025 ıslah tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile toplam 221.915,40 TL'nin (198.915,40 TL hasar tazminatı, 23.000,00 TL ikame araç bedeli), 200,00 TL'sinin 13.12.2023 temerrüt tarihinden itibaren, 221.715,40 TL'sinin 23.04.2025 ıslah tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 15.159,04 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL ile 3.787,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 4.214,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.944,44 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL ile 3.787,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 4.214,60 TL harç gideri, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 87,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 12.801,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 35.506,46 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.