T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/618 Esas
KARAR NO: 2025/746
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/09/2024
KARAR TARİHİ: 06/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu fatura ve fatura içeriği teslim edilmiş olan mallara davalı tarafça hiçbir itirazda bulunmaksızın fatura ve içeriği malların eksiksiz şekilde kabul edildiğini, davalının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek malların bedelini müvekkiline ödemediğini, müvekkilinin de malların bedelini tahsil etmek amacı ile ----- sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmesinde taraflarca anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulü ile borçlunun haksız olan itirazının iptaline ve takibin devamına, borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibe dayanak gösterilen fatura konusu hizmete ilişkin taraflar arasında yazılı herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme olmadan gönderilen faturanın şekil şartlarını taşısa bile gerçek anlamda bir fatura olmayıp ancak öneri (teklif) niteliğinde bir yazı olarak kabul edilebileceğini, davacı yanca dilekçesinde her ne kadar müvekkili tarafından faturaya itiraz edilmediği böylece borcun ikrar edilmiş olduğu iddia edilmiş ise de faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması halinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanabilmesi için temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığının söz konusu olmasının gerektiğini, dosya kapsamı incelendiğinde taraflar arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme bulunmadığı gibi bu yönde sunulmuş herhangi bir delilin de bulunmadığını, davacı yanca haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan icra takibinin açıkça kötü niyetli olduğundan icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını alacak iddiasının yargılamayı gerektirdiğinden ve davacı yanca haksız olarak fazla tahsil amacıyla icra takibine geçilmiş olduğundan kötü niyetli davacı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini belirterek davanın esastan reddine, davacı yanca kötü niyeti olarak icra takibine başvurulması nedeniyle aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekâlet alacağının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:----- Esas sayılı dosyası, Taraf şirketlere ait ---- formları, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava,----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.------ Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı tarafın dava konusu alacağına dayanak 2 adet faturanın taraf ticari defterlerinde ve mal/hizmet alım satımına ilişkin düzenlenen BA/BS formlarında kayıtlı olduğu, işbu 2 adet faturadan kaynaklı olarak davacı tarafın davalı taraftan 178.440,00 TL alacaklı olduğu, ancak davacı tarafın icra takibi ile toplam 72.250,84 TL asıl alacak talebinde bulunduğu, TBK'nın 117. Maddesine göre "muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer" kuralı gereği davacı tarafça icra takibinden evvel davalı tarafın temerrüde düşürülmediği bu haliyle davacının asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu, işlemiş faiz talebinin ise yerinde olmadığı kanaati ile likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın, taleple bağlı kalınmak suretiyle, kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalının ---------Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 72.250,84 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 72.250,84 TL nin % 20 si oranında olmak üzere 14.450,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.935,45 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 1.254,57 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 3.680,88 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 1.254,57 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 4.395,00 TL nin kabul red oranına göre 4.322,048 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 1.212,14 TL nin kabul red oranına göre 24,75 TL lik kısmının davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 1.212,14 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------bütçesinden ödenen 3.600,00 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.540,59 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 59,41 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/10/2025