T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/153
KARAR NO : 2025/765
DAVA : Mülkiyet (Tespit İstemli)
DAVA TARİHİ : 01/03/2024
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Mülkiyet (Tespit İstemli) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında 19.08.2021 tarih ve -----Noterliği ------- yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydı ile Satış sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşme gereğince sözleşmede nitelikleri belirtilen ------ plakalı araç sözleşmede yazılı şartlar dahilinde mülkiyeti saklı tutmak şartı ile davalı tarafa teslim edildiğini, sözleşmede açıkça mülkiyet hakkı satıcı üzerinde kalmak şartı ile sözleşmede yazılı şart ve bedel karşılığında alındığı belirtildiğini, taraflar 24.08.2021 tarihinde bir araya gelerek ----- Noterliği ----- yevmiye numarası ile DÜZELTME BEYANNAMESİ düzenlediğini, buna göre aracın gerçek satış beyanı 40.000 TL + KDV olarak belirlenmiş ve buna dair aylık 8000 TL den 5 ay taksit planı düzenlendiğini, ancak vadesi geldiği tarihlerde davalı tarafından işbu ücretler ödenmemiştir.Bunun üzerine ise ----icra Müdürlüğü ---- Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, davalı tarafından ödemeye dair hiç bir yazılı belge sunulmaksızın borca itiraz edildiğini, diğer yandan davalıya ---- Noterliğinin 02.02.2024 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşme fesih ve araç teslimine dair ihtarname gönderildiğini, ancak olumlu bir cevap alınamadığını, sözleşmeyle kararlaştırılan ayrık hükümler saklı kalmak kaydıyla, alıcı mal bedelini satıcıya ödemede temerrüde düşerse; satıcı, o güne kadar kendisine ödenmiş tutarı veya taksit bedellerini alıcıya geri ödeyerek sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğunu, bu hakkına dayanarak da sattığı malın kendisine geri verilmesini alıcıdan talep edebileceğini, bu nedenle söz konusu işbu davayı açmam gereği doğduğunu, arz ve izah edilen nedenler ile davalı ile davacı firma arasında düzenlenen 19.08.2021 tarih ve ---- Noterliği ----- yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydı ile Satış sözleşmesine konu------ plakalı aracın sözleşme konusu bedelinin ödenmemesi nedeni ile mülkiyeti muhafaza kaydıyla yapılan taksitli satıma ilişkin sözleşmenin feshi ile satış sözleşmesinin iptaliyle aracın davacıya teslimine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemece davacıya anlaşmaya varılmadığına dair son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dosyaya sunması için bir haftalık kesin süre verildiğini; aksi takdirde davanın usulen reddine karar verileceği ihtar olunduğunu, ancak davacı tarafından mahkemenin verdiği sürede son tutanak ibraz edilmediğini, öncelikle dava şartı yerine getirilmediği için davanın usulen reddi gerektiğini, davacı ile davalı arasında akdedilen -----Noterliği’nin 19.08.2021 tarih ve ------ yevmiye no ile imzalanan (EK-1) ve yine aynı noterlikten 24.08.2021 tarih ve ------- yevmiye no ile düzeltilen “Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydı” İle yapılan sözleşme (EK-2) ile ------ plakalı aracın satışı gerçekleştiğini, davacı ile davalı arasında 19.08.2021 tarihinde yapılan sözleşme ile araçların satış bedeli toplam 285.000 bin TL olarak kararlaştırıldığını, davalının bu sözleşme gereği 150.000 TL değerinde ---- plakalı ---- marka ------ model aracın satış ve devrini yaptığını, davalı 45.000 TL lik ve 15.000 TL’lik iki adet müşteri çekini ciro ederek davacıya vermiş ayrıca 5.000 TL lik 15 adet bono tanzim ederek yine davacıya verdiğini, dolayısıyla davalı toplam 285.000 TL lik ödemeyi sözleşmeye uygun olarak ifa ettiğini, davalı ödeme için vermiş olduğu 15 adet 5000 TL lik senetten 3 tanesini vadesinde ödemiş ancak geri kalan 13 adet senet davacı tarafından -----. İcra Müdürlüğü’nün ----- dosyası ile takibe konulduğunu, dosya borcu kapatılarak borcun tamamı ödendiğini, ancak ----. Noterliği’nde 24.08.2021 tarih ve ----- yevmiye no ile yapılan düzeltme beyannamesi ile satış bedeli 285.000 TL’den 40.000 TL’ye düşürüldüğünü, bu husus taraflarca da açıkça kabul edildiğini, davalı, davacıya ------plakalı aracın satışı için fazladan 245.000 TL’lik haksız ödeme yapılmış olup bu bedelin davalıya iadesi gerektiğine, ayrıca 24.08.2021 tarihli düzeltme sözleşmesi ile davacı tarafından yapılan ---- İcra Dairesi’nin------. No ile icra takibine davalı tarafından itiraz edilmiş olup bununla ilgili davacı tarafından itirazın iptali davası açılmadığını, davacı tarafından davalıya gönderilen ----- Noterliğinin 02.02.2024 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnameye ---- Noterliği 14/02/2024 tarih ------- yevmiye numaralı cevapta, tarafımızca dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, izah edilen nedenlerle; asılsız davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : ---- İcra Müdürlüğü'nün ----. sayılı dosyası, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, 19/08/2021 Tarihli Adi Yazılı Sözleşme, Nüfus Kayıtları, ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü Müzekkere cevabı, ----. Noterliği’nin 19.08.2021 tarih ve ---- yevmiye ve ------. Noterliği’nin 24.08.2021 tarih ve ----- yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydı ile yapılan sözleşmeler, ---- Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Kayıtları, ----- Noterliği müzekkere cevabı, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava, ---- Noterliği’nin 19.08.2021 tarih ve ---- yevmiye numaralı ------ sayılı motorlu araç için düzenlenen Mülikiyeti Muhafaza kaydı ile satış sözleşmesinin feshi ile aracın teslimi istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada Mahkememizce taraf teşkili ve dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen incelemeye tabi özel ve genel dava şartları, taraf sıfatı, harç gibi hususlar incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında vaki sulh teşvikine rağmen tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilmiş ve deliller toplanıp incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Buna müteakip tahkikata gerektirir bir husus bulunmadığı anlaşılmakla tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin son sözleri dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 763. Maddesinde; "(1)Taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir. (2)Bir taşınırın zilyetliğini iyiniyetle ve malik olmak üzere devralan kimse, devredenin mülkiyeti devir yetkisi olmasa bile, zilyetlik hükümlerine göre kazanmanın korunduğu hâllerde o şeyin maliki olur." düzenlemesine, aynı kanunun 764. Maddesinde; "Başkasına devredilen bir malın mülkiyetinin saklı tutulması kaydı, ancak resmî şekilde yapılacak sözleşmenin devralanın yerleşim yeri noterliğinde özel siciline kaydedilmesiyle geçerli olur. Hayvan satışlarında mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi yapılamaz." düzenlemesine ve aynı kanunun 765. Maddesinde de; "Taksitle mal satan kimse, bu satımlara ilişkin özel hükümlere uymak koşuluyla, mülkiyeti saklı tutma sözleşmesine dayanarak, sattığı malın geri verilmesini isteyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Taşınır malın mülkiyetinin devrini öngören mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi TMK'nın 764. maddesi gereğince noterde resmi şekilde yapılması ve alıcının yerleşim yeri noterliğinin özel siciline tescili gerekir. Mülkiyeti saklı tutma sözleşmesinin geçerli olması için bu iki koşulun da birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Mülkiyeti muhafaza sözleşmesi genel olarak, alıcıya teslim edilmiş olmasına rağmen, satılan şeyin mülkiyetini, belli bir şartın gerçekleşmesine kadar alıcıda saklı tutan bir sözleşme türü olup, taşınırlarda mülkiyetin intikalinin teslimle gerçekleşeceği kuralının bir istisnasıdır. Mülkiyeti muhafaza kaydı sözleşmesindeki alıcı taksitleri ödememiş ve temerrüde düşmüş ise mülkiyet henüz alıcıya-(borçluya) geçmeyeceğinden ve satıcı davacı 3.kişi de sözleşmeyi feshederek aldıklarını iade edeceğine ilişkin seçeneği ileri sürmemiş ise bu durumda davalı takip alacaklısı ancak ödenmeyen taksitleri davacı satıcıya ödeyerek araçların mülkiyetinin borçluya geçişini sağladıktan sonra sözleşme konusu araçların haczini ve satışını isteyebilir.Yapılan yargılama, yukarıda alıntılanan yasal düzenlemeler ve toplanan delillere göre somut olaya bakıldığında; taraflar arasında ---- Noterliği’nin 19.08.2021 tarih ve ----- yevmiye numaralı ----- sayılı motorlu araç için toplam 285.000.00 TL bedele göre mülkiyeti muhafaza kaydı ile satış sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme gereğince 150.000,00 TL peşin ödendiği kalan 135.000,00 TL için ise beher 9.000 TL 15 adet sıralı senet verildiği anlaşılmaktadır. Daha sonra işbu sözleşmenin -----. Noterliği’nin 24.08.2021 tarih ve ------ yevmiye nolu düzeltme beyannamesi ile revize edildiği ve sözleşme bedelinin 40.000,00 olarak belirlendiği ve yerine beher 8.000 TL 4 adet sıralı senet verildiği /düzenlendiği görülmektedir. Bu sözleşmelerin yukarıda açıklanan koşulları taşıdığından geçerli olduğu hemen ifade edilmelidir. Davacı şirket tarafından anılan ikinci sözleşmeye göre----. İcra Müdürlüğü'nün -------sayılı dosyası üzerinden 40.000,00 TL için genel haciz yoluyla takip yapıldığı ve ödeme emrine karşı yapılan itirazın icra hukuk mahkemesi tarafından süresinde olduğunun kabulü sonucunda durduğu da anlaşılmıştır. Şu halde sözleşmeye ve alacağa ilişkin olarak açılmış ve derdest bir icra takip dosyası bulunmakta olup davacı tarafından itirazın iptali davası açmak yerine işbu davada sözleşmenin feshi ile aracın iadesi istenmiş durumdadır. Taraflar arasındaki ilk sözleşmenin 7.maddesinde sözleşmede belirtilen borç taksitlerinin herhangi birinin zamanında ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedilebileceği ve taşın geri istenebileceği düzenlemesine yer verildiği gibi ikinci sözleşme sadece bedele ilişkin düzeltme içerdiğinden V anılan maddenin geçerli olduğu söylenebilir. Burada Mahkememizce alacağın varlığına veya yokluğuna ilişkin bir tartışmaya girilmeyecektir. Zira Mahkememizce duruşmada bizzat alınan taraf beyanlarına ve toplanan delilere göre eldeki uyuşmazlıkta davacı şirket temsilcisinin alacağının 40.000,00 TL olduğuna ve alacağını/parasını istediğine yönelik açık beyanına göre işbu alacağın ---- İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edilmesi karşısında ana sözleşmenin 7.maddesinin alacağın tahsil için verdiği cevazlar da gözetildiğinde tutup da sözleşmenin feshi ile aracın iadesinin istenmesinin dürüstlük kuralına uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bilindiği üzere, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Dürüst davranma başlıklı 2. maddesinde yer alan; herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz, şeklindeki hüküm ile herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken makul ve dürüst bir kimseden beklenilen objektif davranışa uygun biçimde hareket etmekle yükümlü olacağı düzenlenmiştir. Hukuki işlemlerin kurulmasında, yorumlanmasında ve tamamlanmasında dürüst davranma ilkesi oldukça önemlidir. Ayrıca hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığını belirleme noktasında da dürüstlük kuralının önemli bir işlevi bulunmaktadır. Bir başka ifadeyle hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığı belirlenirken somut olayın şartları dürüstlük kuralı dikkate alınarak değerlendirilmektedir. Dürüstlük kuralına veya hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı bir davranış, doğrudan hakkın mevcudiyetini ortadan kaldırdığından bir itiraz teşkil eder. Bu nedenle, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden hâkim, dürüstlük kuralına aykırı, hakkın kötüye kullanılması oluşturan davranışı tespit ediyorsa, ilgili tarafından ileri sürülmemiş olsa bile, kendiliğinden (resen) bunu dikkate almalıdır. ----- Binaenaleyh, yukarıda açıklanan sebeplerle davanın resen gözetilen TMK'nin 2.maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu sonuç ve kanaatiyle yerinde görülmeyerek esastan reddine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1,2, 6, 763,764, HMK, 25, 26, 27, 29, 30, 31, 33, 146, 187/1,2, 190, ) 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince davacı sorumlu tutulmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nin 323/1-ğ , Avukatlık Kanunu'nun 169 ve A.A.Ü.T.'nin 1. maddeleri gereğince A.A.Ü.T. ekinin II.Kısım II.Bölüm 9.bendi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, taraf vekillerinin ve davalının yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.