T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/168
KARAR NO : 2025/768
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 07/03/2024
KARAR TARİHİ : 10/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.09.2023 tarihinde --- plakalı araç sürücüsü, müvekkillerin murisi ----- çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde ve dolayısıyla müvekkillerin murisinin ölümüne neden olmasında asli oranında kusurlu olduğunun ----- Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaptırılan bili elemesi ile tespit edildiğini, Cumhuriyet Başsavcılığınca ceza davası ikame edilmiş ve dava --- Asliye Ceza Mahkemesi'nin ---- dosyası ile derdest olduğunu, ---- plakalı araç adına, kaza tarihinde geçerli olan ------ no'lu ZMM Sigortasını düzenlemiş bulunan davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğunu, müteveffanın ölümü neticesinde geriye mirasçıları olarak kardeşleri kaldığını, müteveffa kaza tarihine kadar davacı kardeşlerine destek sağladığını, müvekkilleri söz konusu kaza neticesinde manevi olarak yıkılmalarının yanı sıra kardeşlerinin maddi desteğinden de yoksun kaldıklarını, müteveffa ile davacılardan kardeşi----- birlikte yaşamakta olduklarından birbirlerine destekleri her daim olduğunu, müvekkilleri bu ölüm neticesinde müteveffanın desteğinden mahrum kaldıklarını, yaşanan vaka neticesinde işbu dava konusu destekten yoksun kalma tazminatının müvekkillere ödenmesi hususunda sigorta şirketine başvurulduğunu, taraflarına olumsuz cevap verildiğini, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; davanın kabulüne, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin de davalılardan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın taleplerinin belirsiz alacak talebine konu olması mümkün olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, 2918 sayılı Karayolmurisin desteğine'nun 6704 sayılı yasa ile değişik 97. Maddesi uyarınca işbu davadan önce müvekkil şirkete yapılmış usulüne uygun bir başvuru söz konusu olmadığından dava usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olup, sigortalı araç sürücüsünün, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu davacı yanca ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafın taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı taleplerine konu ----- plakalı araç, 29.09.2022-29.9.2023 vadeli ----- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk ( Trafik) Sigorta Poliçesi ile müvekkil şirket tarafından sigortalandığı, müvekkil şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olabileceği, sigortalı araç sürücüsüne kusur atfını kabul etmedikleri, Davacılar, dava dilekçesinde, müteveffanın kendisine destek olduğu iddiasıyla, tazminat talebinde bulunmakta olsalar da müteveffa davacıların kardeşi olup, reşit oldukları, davacılar ------ evli olduğu, müteveffa bekar ve çocuksuz olarak vefat etmiş olup, anne ve babası da kendisinden önce vefat ettiği, müteveffanın desteklik ilişkisi söz konusu olan bir yakını söz konusu olmadığını, bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Emniyet Müdürlüğü, SGK yazı cevapları, ---. Asliye Ceza Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyası, aktüerya raporu. ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 20.03.2025 tarihli kusur raporunun incelenmesinde;Sürücü ---- %15 (yüzde on beş), müteveffa yaya ------ %85 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Aktüerya bilirkişisi tarafından dosyaya ibraz edilen 04.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 20.09.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karışan ---- plakalı aracın 29.09.2022 başlangıç ve 29.09.2023 bitiş vadeli ----- nolu Karayolu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ----- Tarafından düzenlendiği, kaza tarihi itibariyle kişi başı ölüm poliçe teminat limiti 1.200.000,00 TL ile sınırlı olduğu,
Dosyada mevcut belge ve beyanlara göre, davacılar ---- olay tarihinde evli ve reşit olmaları, muris ile aynı evde yaşamamaları nedeniyle murisin destekliğinden devamlı ve düzenli olarak faydalanmadığı değerlendirilmekle ---- yönünden destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmadığı,
Davacı ---- muris ---- ile aynı ikamette birlikte yaşadığı ve murisin devamlı ve düzenli olarak kardeşine destek sağladığı hususunun takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olmak üzere ---- murisin desteğinden yoksun kaldığı kanaatine ulaşılması halinde; rapor tarihi itibariyle davacı kardeş ------ için, %15 kusur oranı, TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ve Prograsif Rant hesaplama tekniği ile yapılan tazminat hesaplamasında toplam 146.926,21 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı,
Davacılar tarafından dosyada sunulan belgelere göre davalı sigorta şirketine 13.2.2024 tarihinde KEP adresi üzerinden hasar başvurusunda bulunduğu, poliçe genel şartları 8 iş günü sonrası 26.02.2024 hesaplandığı, eksik belge ile başvuru yapıldığı kanaati hasıl olmasına göre temerrüt tarihinin dava tarihi olabileceğinin takdirinin mahkemeye ait olacağı, kazaya karışan aracın tüzel kişi adına sigortalı olduğu, talep edilen faiz türünün avans faizi olabileceği tespit edilmiştir.Mahkememizce HMK m. 107 gereği davacı tarafa talep arttım için süre verilmeksizin 11/09/2025 tarihli dilekçe ile talep arttırım dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle, 6098 sayılı TBK m. 53 gereğince kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse 6098 sayılı TBK. md. 53/1-3'e dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölenle destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.Somut olayda; 20.09.2023 günü dava dışı sürücü ----- idaresindeki ------ plakalı otomobil ile karşıdan karşıya geçmek isteyen müteveffa yaya----- çarpması neticesinde ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; destekten yoksun kalma tazminatının talep edilebilmesi için aranan temel koşulun, ölen ile tazminat talep eden kişi arasında sürekli ve düzenli bir mali desteğin olması gerektiği, somut olaya bakıldığında davacılar ---- olay tarihinde evli ve reşit oldukları, muris ile aynı evde yaşamadıkları ve bu haliyle murisin destekliğinden devamlı ve düzenli olarak faydalanmadıklarının açık olduğu, her ne kadar diğer davacı --- ile müteveffa aynı evde yaşıyorsalar da davacı ------ Belediye de işçi olarak çalıştığı, emekli olduğu, evinin kendisine ait olduğu, evde masrafları karşılayan asıl kişi olduğu, müteveffanın yetmediği noktada davacı tarafın ev masraflarına katkıda bulunduğu, esasen davacı ------ müteveffaya desteklik sağladığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL ile 2.507,44 TL tamamlama harcı toplamı olan 2.935,04 TL den mahsubuyla bakiye 2.319,64 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince 300,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.