T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/203
KARAR NO : 2025/753
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 20/03/2024
KARAR TARİHİ : 03/10/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasında yapılan yargılama sounucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Sigorta Şirketinin dava dışı ------- Nolu Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile taşıma rizikoları bakımından sigorta güvencesine aldığını, sigortalının 20 adet ------ marka otomobil emtiasını ------ yerleşik üretici firmasından düzenlenen poliçede listelenen ve 15.11.2022-16.11.2022 tarihli faturalar kapsamında dava dışı sigortalı ------ şirketine 1.367.990 Euro karşılığında satışı yapıldığını, söz konusu emtianın --- taşımasının----- plaka sayılı araç ile davalı yanın sorumluluğunda yapıldığını, ancak ----- sasi numaralı ----- marka/model aracın taşıma sürecinde hasarlandığını, emtianın ----- sahasından tahliyesi esnasında hazırlanan gözetim raporunda araç bataryasının vuruk, darbe sonrası sızıntı olduğunun belirtildiğini, sigortalı firma tarafından daha önce yaşanan hasar tecrübeleri nedeniyle ---- tahliye alanında araç altının kamera ile incelenebileceği özel bir platform kurulduğunu, tahliye esnasında bu platform üzerinden yapılan kontrollerde araç alt koruma sacında darbe izi tespit edildiğinin rapor edildiğini, yapılan kontrollerde soğutma sıvısının tamamen boşalmış olduğu ve bu sebeple akünün de kullanılamaz durumda olduğunun tespit edildiğini, dava dışı sigortalı şirketten alınan parçaların ağırlığının 800 kg olduğu bilgisinin alındığını, bu kapsamda yapılan SDR hesabı neticesinde taşıyıcının sorumluluğunun, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 8.392,16 Euro olduğunun hesaplandığını; hasarın karayolu taşıma sürecinde meydana geldiğinin açık olduğunu ve davalı yanın hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın kabulüne, davacı şirketin rücuen tazminat alacağının tahsili amacıyla başlatılan----İcra Müdürlüğünün------ sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 8.932,16 Euro yönünden devamına, %20’den az olmamak üzere borçlu/davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketlere yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava---- ile sigortalısı ----- arasında organik bağ mevcut olduğunu; her iki şirketin de ----- ait olduğunu; sigortalı ile olan bu ilişkileri nedeniyle tazminat talebinin tüm detaylarının tam olarak araştırılmadan davacı sigortacı tarafından yerine getirildiğinin anlaşıldığını; davacı, davalı şirketin sigortalı şirket ile aralarındaki ticari ilişkinin uzun bir süreden beri devam ettiğini ve sigortalı firmanın araç taşıma taleplerini yerine getirdiklerini; taşıma konusu araçları altının yere çok yakın olmasından dolayı alt koruma sacları üzerinde basit çizik ya da eziklerin bulunmasının normal olduğunu; aynı zamanda bakım, servis ve tamir hizmeti veren sigortalının bu türden olaylarda nakliyeciye rücu edilmeksizin tamirini gerçekleştirdiğini; sigortalının davalı şirketten ----- Stok sahasından teslim aldığı aracı daha sonra 06.12.2022 tarihinde----- gönderdiğini, taşıma irsaliyesinde herhangi bir hasar şerhi bulunmadığını; sigortalı şirketin hasar ihbarını ise teslimattan günlerce sonra 09.12.2022 tarihinde davalı şirkete yaptığını; hasarın davalı şirketin taşıma sürecinde oluşmadığını, 15-16.11.2022 tarihlerinde satın alınan dava konusu araçların, önce ----- fabrikasından -----) üretici firmanın sorumluluğunda başka bir firmaya taşıtıldığını; eksper raporunda hasar tarihinin 16.11.2022 olarak açıklandığını, oysa davalı şirketin 24.11.2022 tarihinde araçları taşımak amacıyla teslim aldığını ve davacını sigortalısı şirkete 02.12.2022 tarihinde teslim ettiğini; davalı şirketin aracı teslim alırken alt kısımlarını kontrol etme sorumluluğu bulunmadığını; başka bir ifadeyle emtianın davalı şirket tarafından taşımaya kabulünden önce hasarın meydana geldiğini, bu hususun hem davacı yanın hem de sigortalısının bilgisi dahilinde olması gerektiğini; teslimat sırasında sigortalı tarafından araçların titizlikle incelenmediğini, söz konusu beş araç için 02.12.2022 tarihinde sigortalı şirketinin yetkilileri tarafından “Gözetim Tespit Tutanağı” düzenlendiğini; ancak söz konusu tutanakta hasar şerhinin bulunmadığını; teslimat tarihinden günlerce sonra hasar şerhi içeren 02.12.2022 tarihli geçmişe dönük gözetim raporunun hazırlandığını, bunun gerçek dışı ve rızaları hilafına hazırlandığını; davacının karayolu taşıması için hazırladığı polçenin - (A) Denizyolu Taşımacılığı için düzenlemesinin büyük kusur olduğunu; şirketin yönlendirmesi sonucu------ firması tarafından hazırlanan ekspertiz raporuna itibar edilmesinin mümkün olmadığını; hasar tarihinin 16.11.2022 ekspertiz talep tarihinin 13.12.2022 olduğu ve hasar tarihinden 1,5 ay sonra gecikmeli ekspertize dayanarak hazırlandığını; raporun ise 22.03.2022 tarihli olduğunu; eksper raporlarına dayanak gösterilen fotoğrafların anlaşılır olmadığını, aracın kirli ve lastiklerinin çamurlu farlarının yandığını göründüğünü, bu durumun aracın teslimattan sonra kullanıldığını gösterdiğini; oysa aküsü kullanılamaz durumda olan aracın farlarının yanmayacağını ve kullanılamayacağını; ileri sürerek davanın süresinde açılmaması nedeniyle usulden, aksi halde esastan reddini, davacı şirket aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER :----- İcra Dairesi'nin ------- Esas sayılı dosyası UYAP sureti, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Poliçe ve Hasar Dosyası, Ekspertiz Raporu, Banka Dekontu, Faturalar, Gözetim Tespit Tutanağı, Bilirkişi Raporu, Tanık, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, 6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin NAKLİYAT EMTEA ABONMAN SİGORTA POLİÇESİ nedeniyle dava dışı sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle, dava dışı sigortalısına ait emtianın (---- ARAÇ) taşıma sırasında gördüğü hasar için ödediği tazminatın tahsili için başlatılan-----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine karşı davalıca yapılan itiraz nedeniyle; 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi kapsamında açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada Mahkememizce işbu dosyada usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen araştırmaya tabi başta dava şartı zorunlu arabuluculuk olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, harç, sıfat, hak düşürücü süre gibi hususlar incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmaya taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçirilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Öncelikle davaya esas ----. İcra Dairesi'nin---- Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyaya eklenmek ve bir örneği çıkartılıp dosyaya konulmak suretiyle incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları, konusu ve miktarı ile uyumlu olduğu görülmüştür.Davacının aktif dava ehliyeti yönünden 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır. Davanın yasal danağı 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde ise; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olayda gelince ; davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı------- arasında 31/12/2021-2022 tarihlerinde geçerli Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi bulunduğu sabittir. Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ekspertiz raporu gereğince 44.927,79 EURO hasar ödemesi yaptığı da banka dekontundan açıkça anlaşılmaktadır. Davacı Sigorta şirketi tarafından işbu ödemeyi sorumlu gördüğü davalı taşıyıcıdan tahsili içi----. İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla icra takibi başlatılmış ve ödeme emrine yapılan itiraz üzerine takip durdurulmuş ve yasal bir yıllık hak düşürücü süre içinde SDR hesabı yapılarak 8.392,16 EURO yönünden itirazın iptali için işbu davanın açıldığı görülmüştür. Mahkememizce açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanmış ,ön inceleme duruşması icra edilerek uyuşmazlık belirlenmiş ve taraflarca gösterilen deliller ve getirtilmesi gereken bilgi ve belgeler celbedilmiştir. Mahkememizce 6100 Sayılı HMK'nin 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinde davalıları sorumluluğu ve miktarı rapor düzenlenmesi için dosya ------ Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Karayolu Taşımacılığı ve Hasarları konusunda nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi ------ tarafından düzenlenen 07/12/2024 tarihli raporda sonuçta; 1) Taraflar arasındaki uyuşmazlık notalarının; davacı sigorta şirketinin taşıma sürecinde ortaya çıktığı iddia edilen hasar nedeniyle sigortalısı ------ şirketine ödediği tazminatı davalı şirketten rücuen tahsil etmesinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise miktarının ne olduğu ve faiz hususlarında ortaya çıktığının anlaşıldığı; Taşımanın karayolu, yükleme yerinin -----, boşaltma yerinin Türkiye olmasına göre huzurdaki davanın esasının CMR Konvansiyonuna tabi olduğu (CMR m.1);2) Davacı ------, dava konusu hasar nedeniyle sigortalına ödeme yapmış olması, aynı zamandan TBK m.183 vd. hükümlerine uygun olarak sigortalısının haklarını devir ve temlik almasından dolayı yapmış olduğu ödeme (44.927,79 Euro) ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı akdi (TBK m.183) ve kanuni halef (TTK m.1472) olarak açabileceğinin değerlendirildiği; 3) Dava konusu hasarın meydana geldiği otomobil emtiasının ------- taşımasının davalı şirket tarafından yapıldığı, davalı şirket vekilinin bu yönden bir itirazının bulunmadığı ve hasarın da bu taşıma sürecinde ortaya çıktığının iddia edilmesine göre davalı şirketin huzurdaki davaya muhatap olmasının mümkün olduğu; 4) 02.12.2022 tarihli tarafların birbirinden farklı neticelere götüren iki farklı tutanağı dosyaya sunmaları ve hangisinin gerçeği yansıttığı yönünden değerlendirmenin uzmanlık alanımız dışında olması sebebiyle bu husustaki takdir ve değerlendirmeyi Sayın Mahkemeye bırakarak olayın oluş şekli ve karineler üzerinden değerlendirme yaptığımızda; davacı vekilinin iddialarından birinin araçta sızdırma olduğu yönünde olması, davalının ----- taşımasının 8 gün olması ve davacının sigortalısının ---- deposunda hasarlı aracın yaklaşık dört gün kalmasına göre bu sızdırmanın aracının bulunduğu yere ve davalının taşıma aracına sirayet etmesi gerektiği, nitekim ------ bulunduğu yere sirayet eden sıvının lekesinin aracın park edildiği yerde bulunduğunun eksper raporundaki fotoğraflarda göründüğü, ayrıca ------ taşımasını yapan ------ firmasının aracı taşımaya hasar şerhsiz kabul ettiği ve yine alıcısına da hasar şerhi olmadan teslim ettiğinin irsaliyeden anlaşılmasına ve hasarlı aracın ------ tesliminin 06.12.2022 olmasına rağmen davacının eksper talebinin 13.12.2022 olduğu gözetildiğinde dava konusu hasarın davalının ------- taşıma sürecinde ortaya çıkmadığının değerlendirildiği; 5) Dava konusu taşımanın otomobil parçası taşıması değil, otomobil taşıması olduğu ve bu nedenle davalının sorumluluk sınırının belirlenmesinde ölçüt olarak ------- şasi numaralı aracın tüm brüt ağırlığının nazara alınması gerektiği ve bu durumda davalının sorumluluk sınırının gerçek zararın çok üzerinde kalacağının açık olduğu; buna karşılık davacı vyanın kendi inisiyatifinde hasarlı parça ağırlığının 800 kg olmasını nazara alarak yaptığı sınırlı sorumluluk hesaplaması dikkate alındığında davalının sorumluluk sınırının 6.664,00 SDR olduğu ve bu rakamın karar tarihine en yakın tarihte davacının talebi olan Euroya dönüştürülmesi gerektiği (CMR m.23); işbu rapor taslağının hazırlandığı 03.12.2022 tarihindeki ------ kurlarına göre hesaplama yapıldığında davalı şirketin sorumluluk sınırının 8.331,42 Euro olduğunun hesaplandığı; 6) Sovtaja ilişkin yukarıda beyan edilen çekince bir yana bırakılır veya davacının itirazın kısmen iptalini istemesi gözetilerek talep edilen ve davalının sorumluluk sınırına uygun meblağın her türlü koşulda sovtaj mahsubunun da altında kaldığı takdir edilirse eksper raporu ile tespit edilen 44.927,79 Euro hasar miktarının (poliçede muafiyet ve ilave değer bulunmadığı da gözetilerek) gerçek zarar ilkesine uygun olduğunun değerlendirildiği;7) Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre yabancı para üzerinden yapılan taleplerde yıllık faiz oranın %5 olduğu (CMR m.27), davacının işlemiş faiz talebi hakkından takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu yönünde tespit, hesap görüşlere yer verilmiştir. Mahkememizce anılan bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ vaki edilerek itiraz ve beyanlar değerlendirilmiştir. Mahkememizce dosya ve deliller üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmede ; öncelikle davalının hasara uğrayan aracı ----- Türkiye'ye ----- taşıdığı ve taşımanın sekiz gün sürdüğü itilafsızdır. Aynı araç ---- ise başka bir taşıyıcı firma olan ----- tarafından taşındığı da sabittir. Dava konusu uyuşmazlığın temeli hasarın --- arasında mı ----- arasındaki taşımada mı oluştuğu noktasındadır. Dosyaya mübrez ekspertiz raporunda emtianın 02/12/2022 tarihinde ---- stok sahasında yapılan tahliye gözetimine ilişkin raporda araç bataryasının vuruk ve darbe sonucu sızıntı olduğunun belirtildiğinin görüldüğü, bu belgede ---- yetkilisi ile birlikte liman hizmetleri şirketi ve ----- imzasının bulunduğu, hasarlı araçla birlikte başka araçlarda da benzer ve faklı eksiklikler/hasarlar tespit edildiği, --- arasındaki taşımasının sekiz gün sürdüğü, ----- taşımasının ise daha sonra 06/12/2022 tarihinde gerçekleştiği, mesafe ve yol şartlarına (otoyol) bakıldığında bu taşımanın iki saatte gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu, bütün bunlara ve özellikle anılan tespit tutanağına göre hasarın davalı sorumluluğunda taşındığı sırada meydana geldiğinin görece davalı tanığı beyanları da değerlendirildiğinde olayların gerçekleşme biçimine ve işin niteliğine daha uygun olduğu, ----- arasındaki taşımayı yapan firmanın araçtaki yağ sızdırmasını fark etmeyebileceği, zira sızmanın sürekli bir sızma olmadığı, bu tür yağ sızdırmalarının aracın uzun süreli park halinde ortaya çıktığının maruf olduğu, bilirkişi raporundaki bu konudaki değerlendirmelerin sübjektif nitelikte karinelere dayandığı gibi işin niteliğine ve delillere uygun olmadığından hükme esas alınamayacağı, ancak bilirkişi raporunun uyuşmazlığın çözümü için yeterli gerekçeler ve tespit ve hesaplamalar içerdiğinden tahkikatın bitirilerek hüküm verilebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Buna göre usul ekonomisi ilkesi nazarında bilirkişiden ek rapor alınmasına gerek görülmemiş ve Mahkememizce hakimlik bilgi ve tecrübesi ile uyuşmazlık izale edilmiştir. Davalının sorumlu olduğu zarar ise, CMR 23.madesi gereğince karar tarihine en yakın olan 02/10/2025 tarihli ------ kurları esas alınarak ( 1 SDR 1,37247 USD olup 6.664x1.37247=9.146,14 USD çapraz kurlara göre 9.146,14 USD/1,1751=7.783,29 EURO) 7.783,29 EURO olarak bulunmuştur. Binaenaleyh; yukarıda yasal nedenleri ve ilkeleri gösterildiği üzere davacının yargılamaya hakim olan ilkeler ve halefiyet nezdinde; TMK'nin 6 ve HMK'nin 190. maddeleri esaslarına göre ispat edilen davasının kısmen kabulü ile davalı-borçlunun --- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasının 7.783,29 Euro asıl alacak kısmına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin işbu asıl alacağa takip tarihinden itibaren CMR Konvansiyonunun 27. maddesi uyarınca yıllık % 5 oranında faiz uygulanmak ve fiili ödeme günündeki ------ efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (608,87 Euro) talebin ise reddine karar verilmiştir.Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda takip hukuku acısından tazminatın yaptırım amacı ışığında yapılan değerlendirmede; takibe konu alacak yönünden davalının itirazının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi bir yana, takip miktarı ile dava edilen miktar arasındaki fahiş fark bulunması ve özellikle davalının sorumluluğunun ve miktarının yapılan yargılama sonucunda belirlenmesi karşısında davalı borçlu yönünden her halde asıl alacak/borç likit/muayyen olmadığından İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluğa gelince davacı vekili tarafından SDR hesabı yapılarak işbu davanın açıldığı ve yaklaşık sonucun bilirkişi raporunda da teyit edildiği, reddedilen kısmın CMR 23.maddesi gereğince karar tarihine en yakın SDR kuru üzerinden hesaplanmasına dayanması nedeniyle dürüstülük kuralı ve hakkaniyet çerçevesinde reddedilen yargılama giderleri hesap ve takdir edilmemiş, tüm yargılama giderlerinden HMK'nin 326/2 maddesi gereğince davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Yargılama giderlerinin (harç ve vekalet ücreti) hesabında yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası esas alınmıştır. (Yargıtay ----- HD'nin 12/05/2022 tarih ve ------Yargılama gideri kapsamında ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ---- İcra Dairesinin------ Esas sayılı takip dosyasının 7.783,29 Euro asıl alacak kısmına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin işbu asıl alacağa takip tarihinden itibaren CMR Konvansiyonunun 27. maddesi uyarınca yıllık % 5 oranında faiz uygulanmak ve fiili ödeme günündeki ------ efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (608,87 Euro) talebin reddine,
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 18.713,90 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 427,60 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 6.584,29 TL harcın mahsubuyla bakiye 11.702,01 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafından yapılan 237,00 TL posta ücreti ile 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 6.237,00 TL toplamından oluşan toplam 6.237.00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)Davacı şirket kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 47.261,83 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-)Davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
10-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.