T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/406 Esas
KARAR NO: 2025/776
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/06/2024
KARAR TARİHİ: 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının,-------- tarafından verilen doğal gaz dağıtım lisansı ile Konya ilinde kamu hizmeti niteliğinde doğal gaz dağıtım faaliyetlerini yürüttüğünü, davalının ise kurum ya da ürünlerin, pazarlama ya da prestij amaçlı görsel ve sözel materyallerinin tasarlanması ve satış hizmetlerini yürüttüğünü iddia eden şirket olduğunu, davalının, davacı şirkete ulaşarak afet çadırı ve kupa tasarımı ile işbu malların satışı için teklifle bulunduğunu, dilekçe ekindeki mail yazışmalarından da görüleceği üzere davacı ve bağlı/grup şirketleri için toplam ------ çadırının davacı şirketçe ticari amaçla satışı ve teslimi için farklı tarihlerde yazışmalar yapılarak, öneri ve kabul sürecinin tamamlanması ile taraflar arasında ticari ilişki kurulduğunu ve satış sözleşmesi akdedildiğini, davalının kendisini ticari güven oluşturma amacıyla yanlış ve yanıltıcı şekilde tanıtmasına ve davalı ile yapılan tüm yazışmalara istinaden davacı ve bağlı/grup şirketleri toplamda 138.090 TL bedeli herhangi bir mal tedariği sağlanmaksızın ödendiğini, davacıya fatura edilen ve işbu davaya konu bedel 24.960 TL olduğunu, ödeme dekontları dilekçemiz ekinde olduğunu, davacının, davalının oluşturduğu ticari itibara güvenerek ödeme yaptığını ve fakat işbu ödemelerin karşılığında herhangi bir mal tedariğinin davalı tarafından gerçekleştirilmediğini, beyan ederek davacının, davalı borçludan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 24.960 TL alacaklı olduğunu, 24.960 TL alacaklarının işleyecek ticari avans faizi ve ferileri ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmistir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiştir.
Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
---- sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.Mali müşavir bilirkişi ve sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme sebebiyle tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği, davacının davalıdan 24.960,00 TL alacağı oluşup oluşmadığına dair tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosyada, davacı vekilinin ihitiyati haciz/tedbir talepleri hakkında ara karar oluşturulmuştur.
Dosya, sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi ile bir mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 19.06.2025 tarihli rapora göre, dosyadaki bilgi, belge, taraflar arasındaki iş, sunulan bilgi ve belgeler ışığında, Borçlar Kanunun genel hükümlere yaptığı yollamaya binaen, satıcının temerrüde düştüğünün kabul edilebilmesi için, borçlu açısından mülkiyeti devir borcunun ifasının mümkün ve muaccel olmasına rağmen süresinde teslim edilmemesi, alacaklı açısından ise kural olarak temerrüt ihtarında bulunulması gerektiği, satım sözleşmesinin, karşılıklı borç yükleyen ve ani edimli bir sözleşme olduğu, Borçlar Kanununa göre, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça veya adet gerektirmedikçe, satıcının devir borcunun doğumu anında muaccel hale geleceği, satım sözleşmelerinin iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olduğu, belirsiz vadeli satım sözleşmelerinde borcun muaccel hale gelmesi veya temerrüde düşen borçluya karşı ilave seçimlik hakların kullanılabilmesi için, alıcı tarafından satıcıya uygun bir süre verilmesi gerektiği, ancak TBK'nun 124. maddesine göre, borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa ya da borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa borçlu ihtara gerek kalmadan temerrüde düşmüş sayılacağı, alıcının bunun haricinde sözleşmeden dönmesinin de mümkün olduğu, sözleşmeden dönme seçimlik hakkının kullanılması durumunda, tarafların henüz ifa etmedikleri borçlarının, karşılıklı olarak ortadan kalktığı, böylece alıcının, henüz ödemediği takdirde bedel ödeme borcundan kurtulacağı, satıcının da teslim borcunun sona ereceği, sözleşmeden dönme halinde, tarafların ifa edilmeyen borçlardan kurtulacağı bununla birlikte, aslen tarafların ifa ettikleri ve birbirlerine verdikleri şeylerin iade borcu doğacağı, bu bakımdan alıcı edim borcuna binaen bir kısım ödemelerde bulunmuşsa bu tutarların kendisine iadesinin gerekeceği, somut olaya bakıldığında taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, bununla beraber davalının davacı ve dava dışı şirketlere 4 adet çadır ile ilgili fatura kestiği, yine dosya içerisindeki yazışmalara bakıldığında da, 31.10.2023 tarihinden itibaren davacı ve davalı uzantılı mailden bardak ve çadırlar ile ilgili yazışmalar olduğu, davacı tarafından 08.02.2024 tarihinde çadır ve bardakların taraflarına teslim edilmemesi sebebiyle ödenen bedellerin iadesinin istenildiği, davalı uzantılı mailden de 15 Mart tarihinde ilgili bedellerin ödeneceğinin beyan edildiği, mevcut durumda Mahkemece, davalı uzantılı maillerin davalı yetkilisine ait olduğunun kabulü halinde, satıcının temerrüdü hükümlerine binaen davacının sözleşmeden dönebileceği ve ödemiş olduğu toplam 24.960,00 TL'yi davalıdan talep edebileceği rapor edilmiş olup, raporun taraflara tebliğ edildiği, taraflarca rapora karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden, davalının edimini yerine getirmemesine bağlı olarak, davacının sözleşmeden döndüğü ve ödemiş olduğu bedeli davalıdan talep edebileceği, davalının bundan sorumlu tutulması gerektiği kanaatinin Mahkememizde hasıl olduğu, taraflar arasındaki işin ticari iş olması sebebiyle 3095 sayılı kanun uyarınca avans faizinin talep edilebilmesinin mümkün olduğu, faiz başlangıcı için davacı tarafça herhangi bir tarih belirtilmediğinden ve dava açılmadan önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığından, dava tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiğinin tespitiyle beraber, sonuç olarak davanın kabulü ile, toplam 24.960,00 TL'nin 10.06.2024 dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile toplam 24.960,00 TL'nin 10.06.2024 dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.705,01 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.277,41 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 427,60 TL harç gideri, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 65,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.992,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 24.960,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/10/2025