T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/616
KARAR NO : 2025/782
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 15/09/2023
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/06/2023 günü saat 16:30 sıralarında --- Caddesi No:----- önünden kaldırımdan ilerlediği esnada kaldırıma çıkarak hızla seyrine devam eden ve olay yerini terk eden, plakası ve sürücüsü sonradan tespit edilen ----- plaka sayılı araç sürücüsünün müvekkilimiz yaya ------- çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda plakası ve sürücüsü sonradan tespit edilen ----- plakalı araç sürücüsü ------ asli kusurlu olduğunu, davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak yaralandığı, kazaya sebebiyet veren ---- plaka sayılı aracın, davalı ---- Şirketi Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde, oluşan maddi zararın başvurulan -----. tarafından karşılanması amacıyla doğrudan doğruya ---- Şirketi'ne 03/08/2023 tarihinde başvurulduğunu, davalı kuruma yapılan yazılı başvuruya ----- tarafından talebi karşılayacak nitelikte bir cevap gelmediğini beyan ederek, belirsiz alacak davası olarak 7.800,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50 TL geçici bakıcı gideri ve 50,00 TL sürekli bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.000,00 TL tazminatın davalı ------ Şirketi'ne başvuru tarihi olan 03/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Karayolları Trafik Kanunu'nun 6704 sayılı yasa ile değişik 97. maddesinin; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabileceği, Sigorta şirketlerinin maluliyet tespit ve maluliyet oranı belirleme görevi ve yetkisi bulunmadığı, Kaza tarihinden itibaren 12 aylık iyileşme süresinin tamamlanması halinde sürekli maluliyet bulunup bulunmadığı tespit edilebilecek olup, iyileşme süresi içinde davacının kalıcı bir maluliyetinin tespitine imkan bulunmadığı, davacı tarafın taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı taleplerine konu ------- plakalı aracın 12.12.2022-12.12.2023 vadeli ------- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk ( Trafik) Sigorta Poliçesi ile müvekkil şirket tarafından sigortalandığını, müvekkil şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davaya konu trafik kaza tespit tutanağı incelendiğinde kazaya karışan aracın sigortalı araç olup olmadığı tespit edilemediğini, sonrasında, araç sürücüsünün beyanı üzerine müvekkile husumet yöneltildiğini, kazaya karışan aracın sigortalı araç olup olmadığının tespiti gerektiğini, kusurun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesi gerektiğini, öncelikle davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği gibi, yargılaya konu kaza sonucu malul kalıp kalmadığının, kaza ile illiyet bağının, tazminat talebine konu maluliyetin davaya konu kaza ile illiyet bağının davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, davanın araç sigortalısı ------ ihbarına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekili 28.08.2025 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ------ için sürekli iş göremezlik dönemi tazminat miktarı 128.097,42 TL'nin toplam maddi tazminat tutarının kaza tarihinden tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesin, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili talep artırımına karşı beyan dilekçesinde özetle; Davacının ev hanımı olduğunu, gelir getiren bir işte çalışmadığından, yerleşik yüksek mahkeme kararları gereği geçici iş göremezlik tazminatı talep etme hakkı bulunmadığını, geçici iş göremezlik va bakıcı gideri taleplerinin reddine karar verilmesini, bilirkişi raporuna itirazla, davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
---- Devlet Hastanesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
---- SGK'ya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
------ İl Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
------- Üniversitesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
ATK raporu dosyaya sunulmuştur.
Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 18.06.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan -------- plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu, davacı yönünden fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve sürekli bakıcı giderine dair 8.000,00 TL maddi tazminat davasıdır.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.Dosyada, ihbar olunana HMK 61 vd.maddeleri uyarınca usulüne uygun tebligat yapılmıştır.Aşamalarda, davacı vekili tarafından sunulan 21.04.2025 tarihli beyan dilekçesi adli yardım talebinde bulunulmuş olup, 21.04.2025 tarihli ara karar ile talebin kabulüne karar verilmiştir.Yargıtay ---- Hukuk Dairesi’nin 11/03/2021 tarihli, ----- esas ------ karar sayılı ilamında;"…haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp iddiasında; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğunu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi;-11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,
-11.10.2008–01.09.2013 arası Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,- 01.09.2013–01.06.2015 arası Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
-01.06.2015–20.02.2019 arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik
-20.02.2019 tarihinden sonrası için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." belirtilmiştir.
Dosya, maluliyetin tespiti amacıyla ATK'ya gönderilmiş, 24.01.2025 tarihli, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda, davacının tüm vücut engellilik oranının %3 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren dört aya kadar uzayabileceği rapor edilmiş, raporun, yukarıda anılan güncel içtihata göre, uygun yönetmelik esas alınarak yöntemince düzenlendiği anlaşıldığından ATK raporuna itibar etmek gerekmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 18.08.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ATK raporu ve ibraz edilen deliller ışığında, -------- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/b maddesini ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelişinde %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacının herhangi bir kusuru bulunmadığı, davacının SGK kaydına göre çalışmadığı anlaşıldığından, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre kaza tarihinde yürürlükte bulunan net asgari ücret üzerinden hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatının 128.097,48 TL, dört aylık geçici iş göremezlik tazminatının 44.451,07 TL olduğu rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, davacı tarafça sunulan talep artırım dilekçesinde sürekli iş göremezlik tazminatının 128.097,42 TL’ye çıkarıldığı, diğer kalemler yönünden herhangi bir ıslah yapılmadığı belirtmiştir. Hesaplanan miktarın poliçe limitleri dahilinde kaldığı tespit edilmiştir.
Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih -----esas ----- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça yasal faiz talebinde bulunulmuş olup, kazaya neden olan araç ticari araç olmayıp hususi araç olduğundan, taleple de bağlı kalınarak yasal faize hükmetmek gerekmiş, her ne kadar kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, davalının, başvuru tarihi olan 03.08.2023 tarihinden sekiz iş günü sonrasına tekabül eden 16.08.2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşıldığından, bu tarih itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, toplam 128.097,42 TL' nin 16/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Dava tarihi itibariyle alınması gereken 8.750,33 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harç ile 415,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 684,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.065,48 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 269,85 TL harç ile 415,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 684,85 TL harç gideri, 856,75 TL posta masrafı ve 5.850,00 TL olmak üzere toplam 7.391,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Dosyada bir aşamadan sonra davacı adli yardımdan yararlandığından devlet bütçesinden ödenen 12.000,00 TL bilirkişi ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ------ Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.