T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/994
KARAR NO : 2025/783
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2022
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- Müdürlüğünden aldığı yol yapım ihalesi işi için davacı ile 3 adet taşeron sözleşmesi imzaladığını, taraflar arasında yapılan anlaşma gereği söz konusu sözleşmelerden biri ---- arasında yol yarmasının delme patlatma işi, diğeri -----arasında --- İlçesi ----- Köyü sınırları içerisinde bulunan ruhsatı davalı müteahite ait olan taş ocağından taşın delinip patlatılarak çıkartılması, kırılması, yüklenmesi, nakli sureti ile taşın bant altında tesliminin sağlanması ve sonuncu sözleşme ise yine ---km arasında ---- İlçesi -- Köyü sınırları içerisinde bulunan ruhsatı davalı müteahhit ait olan taş ocağından taşın delinip patlatılması, yüklenmesi, nakli, kırılması ve stok sahasına nakli ve istifi, kurulacak plentin beslenmesi ve istenilen dizayna göre PMAT, PMT imalatı yapılması ve teslimi işi olduğunu, davacının bu sözleşme işinde yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiğini, ancak davalı firmanın ekonomik zorluklar yaşaması sebebi ile davacının hakkediş usulü ödemelerinin bir türlü yapılmadığını ve davacının yaptığı işlerin faturalarının bir kısmını kestirmediğini, bu gelişmeler üzerine davacı tarafından davalı aleyhine yapmış olduğu bu işten kaynaklı olarak Kapatılan---.Asliye Ticaret Mahkemesinin --- ve yine Kapatılan ----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- sayılı dosyalarından toplam yapılan işin tespitinin yapıldığını, davacı tarafından davalıya kesilen faturadan kaynaklı olarak 404.997,88 TL alacağın davalı tarafından ödenmediğini, davalı tarafından haksız olarak keşide edilen faturanın kendisine iade edildiğini, davalının, davacıya kalan bu iş kapsamında alacaklarını ödemediğini beyan ederek davalının haksız itirazının iptaline, ---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasındaki takibin 404.997,88TL üzerinden devamına, alacağının likit olması ve davalının itirazının iyi niyetli olmaması da dikkate alınarak alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında önce 20.06.2012 tarihinde ---- km'leri arası yol yarmasının delme patlatılması işi konulu bir sözleşme imzalandığını bu sözleşme kapsamında taşeron firma olan davacı yan sözleşmede belirtilen işleri taraflarca imza edildiği tarihten itibaren başlayıp teknik şartlarla bitirip teslim etmeyi sözleşmenin 6. maddesine göre kabul ve taahhüt edildiğini, ardından taraflar arasında 12.04.2013 tarihli Karayolları ---- Bölge Müdürlüğü tarafından ihale edilen ----- km'leri arasındaki yol inşaatı kapsamında bulunan ---- İlçesi --- Köyü sınırları içerisinde bulunan ruhsatı davalı tarafından alınan taş ocağından taşın delinip patlatılarak çıkarılması, taşın ocaktan yüklenmesi, konkasöre nakli, konkasörde uygun ebatlarda kırılıp stok sahasına nakli ve istifi, kurulacak plentin beslenmesi ve istenilen dizayna göre PMAT, PMT imalatı yapılması ve malzemenin teslimi işini ana sözleşme ekindeki şartnamelere uygun bir şekilde, belirlenen süre içerisinde, eksiksiz yapılmasına dair sözleşme imzalandığını, davacı yan tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan diğer taşeron sözleşmesinde ise sadece davacı yanın kendisinin kaşe imzası bulunduğunu, davalının imzası bulunmadığını ve sözleşmenin tarihinin dahi belli olmadığını, taraflar arasında böyle bir sözleşme bulunmadığını, TBK'nun 147/6.maddesi uyarınca hizmet sözleşmesinden doğan alacaklar ve eser sözleşmesi nedeniyle istenebilecek alacakların 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davaya konu faturaların 2012 ve 2013 tarihli olduğunu, ödenmeyen fatura, kira, faiz gibi konularda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, zamanaşımı hususunda teslim tarihi dikkate alınacağını, faturaların 2012 ve 2013 tarihli olduğu göz önüne alındığında zamanaşımından davanın reddi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmelerin sırasıyla 16. maddesi ve 17. maddesinde davacı taşeronun sözleşmeye aykırı davranması ve işin süresinde bitirilmemesi halinde davalı şirketin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceğinin belirtildiğini, davacı taşeronun sözleşme konusu işleri sözleşmede belirtilen süre içerisinde bitirememesi, sözleşmeyi ifaya başlamaması ve sözleşmede kararlaştırılan tevdii etmesi gereken teminat senedini davalı firmaya vermemesi gereği ana sözleşme olan 12.04.2013 tarihli sözleşmenin ---. Noterliğinin 27.05.2013 tarihli ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı tarafından haklı nedenle tek taraflı olarak feshedildiğinin ihtar edildiğini, davacı yan tarafından dava konusu icra takibine konu faturalara dayanak işlerin "kendileri" tarafından yapıldığına dair herhangi bir evrak sunulmadığını, kural olarak, davacının, iddia ettiği cari hesap ilişkisinin dayanağı olan faturalarda gösterilen hizmetin ifasını ispat etmek zorunda olduğunu, davacı yan tarafından iş bu dava dosyasına ---- Asliye Ticaret Mahkemesi ------. sayılı dosyalarındaki bilirkişi raporlarının sunulduğunu, söz konusu 20.05.2013 ve 11.10.2013 tanzim tarihli raporlar dikkate alındığında,
---- Devlet Yolunun --- km'leri arasındaki yapılan işin tespit edildiğinin görüldüğünü, söz konusu tespitte sadece işin yapıldığının tespit edildiğini ancak davacı
tarafından söz konusu işlemlerin yapıldığına daire herhangi bir tespit yapılmadığını, bununla
birlikte görüleceği üzere 27.05.2013 tarihli fesih ihtarnamesi sonrasında davacı taşeron söz
konusu işlemleri yaptığını iddia ettiğini ve 17.07.2013 ve 20.07.2013 tarihinde yapılmayan işler için de fatura kesildiğini, kesilen faturaların taraflarınca iade edildiğini beyan ederek, haksız olarak açılan davanın öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından usulden ve esastan reddine, davacı taraf aleyhine icra takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet Tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa
yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.--- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.----- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
----- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
----- ATM Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Kapatılan ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.Karayolları ----- Bölge Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Mali müşavir bilirkişi ile sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca tarafların edimlerini eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, buna bağlı olarak davacı tarafça başlatılan takibe, davalı tarafça ----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, --- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında, sözleşme ilişkisinden kaynaklı alacağa ilişkin ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyada, dava şartları ve ilk itirazlar ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dosya, sözleşme yorum ve denetim uzmanı ile mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 08.09.2023 tarihli rapora göre, davacı tarafın şirket merkezi ----- olduğundan defterlerinin incelenemediği, davalı tarafın ibraz edilen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil teşkil ettiği, dava konusu takibe bakıldığında, sekiz adet faturanın takibe konulduğu, bu faturalardan beşinin davalının ticari defterlerinde de yer aldığı, bu durumda ticari deftere kaydedilen ve itiraz edilmeyen bu faturalar bakımından davacının alacaklı olacağının kabulü gerektiği, bununla beraber, davacının kestiği ve davalının ticari defterlerinde yer alan bu beş fatura ile ilgili olarak davalının cari hesaplarına bakıldığında, yapılan ödemeler sebebiyle bu faturalardan kaynaklanan bir alacağın kalmadığı, mevcut durumda ilgili tahsilatların davacının ticari defterlerinde de bulunması veya ödemelere ilişkin belgelerin davalı tarafından sunulması durumunda takip konusu bu faturalar sebebiyle davalıdan talep edilecek bir alacağın bulunmayacağı, bu faturalardan ikisinin ise davalının ticari defterlerinde yer almadığı ve ilgili faturalara davalı tarafından itiraz edildiği, davacının ----- ve ----- numaralı faturalar ile talep ettiği toplam 57.691,50 m3'lük işin, başka hakedişe ve ona bağlı faturaya bağlı olmaması halinde, taraflar arasındaki 20.06.2012 tarihli sözleşme sona erdirilmediğinden, bu işleri karine olarak davacının yapmış sayılacağı ve ilgili bedelleri davalı iş sahibinden talep edebileceği, dosyada hak edişlere dair bir belge olmadığından ve ilgili alanda bir uzmanlıkları bulunmadığından bu faturalar ile ilgili davacının alacağının olup olmadığının nihai olarak değerlendirilemediği, takip konusu faturalardan birinin de bedeli 4.423,71 TL olmakla birlikte, davacının sunmuş olduğu muavin kayıtlarda ya da davalı defterlerinde bu faturaya ilişkin bir kayıt tespit edilemediği, ayrıca dosya içerisinde bu faturanın içeriğine dair bir belgeye de rastlanılmadığından ilgili fatura kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının tespit edilemediği rapor edilmiştir.
Dosyada, davacı tarafın şirket merkezi ---- olduğundan ------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, dosya, mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, 21.12.2023 tarihli rapora göre, davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil teşkil ettiği, davacıya ait 2012 ve 2013 yıllarına ait defter ve kayıtlarında 465.827,83 TL davalının borcu göründüğü rapor edilmiştir.
30.04.2024 tarihli celsede, "26.09.2023 tarihli celse ----- nolu ara karar uyarınca davalı tarafın fatura bilgilerini somutlaştırmış olduğu 10.10.2023 tarihli beyan dilekçesine karşı beyanda bulunmak ve HMK 31 maddesi uyarınca açıklama yapmak üzere davacı vekiline iki hafta kesin süre verilmesine, aksi takdirde açıklama yapma hakkından vazgeçmiş sayılarak mevcut dosya kapsamına göre yargılama yapılacağına ilişkin kesin süre sonuçlarının huzuren ihtar edilmiş olduğuna," şeklinde ara karar oluşturulduğu ve ara karar uyarınca davacı vekili tarafından sunulan 04.05.2024 tarihli beyan dilekçesi ile fatura bilgileri yönünden beyanda bulunulduğu görülmüştür.02.07.2024 tarihli celsede, "1-Davacı vekiline zapta geçen hakediş dosyaları yönünden beyanda bulunmak ve dosya bilgilerini, celp edilecek kurum ve kuruluşları somutlaştırmak üzere HMK 31 maddesi uyarınca 2 hafta kesin süre verilmesine, aksi takdirde açıklama yapma hakkından vazgeçmiş sayılarak mevcut dosya kapsamına göre yargılama yapılacağına ilişkin kesin süre sonuçlarının huzuren ihtar edilmiş olduğuna,
2-Yukarıdaki ara karar gereği süresinde bildirimde bulunulması halinde ilgili hakediş dosyalarının celbine,
3-Yukarıdaki 1 ve 2 nolu ara kararlar yerine geldikten sonra taraflarca dosyaya sunulan rapora karşı itirazların tek tek değerlendirilerek, itirazları karşılar mahiyette ek rapor sunulması amacı ile dosyanın 12.09.2023 tarihli raporu sunan bilirkişi heyetine tevdine" şeklinde ara karar oluşturulduğu, 11.11.2024 tarihli itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, kural olarak, işin sözleşmeye fen ve sanata uygun olarak yapılarak teslim edildiğini ortaya koymanın yükleniciye ait olduğu, bununla beraber, sözleşme feshedilmediği veya iş terk edilmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalâtın üstlenen tarafından yapıldığının karine olarak kabul edildiği, bunun aksinin yani işin kendisi ya da üçüncü kişiye tamamlatıldığının ise iddia eden tarafından ortaya konulması gerektiği, bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında, 4.423,71 TL takip konusu yapılan tutarın da 01.10.2012 tarihli 161.982,39 TL'lik fatura ile ilgili olduğunun beyan edildiği, buna göre ticari defterdeki kayıtlara bakıldığında, taraflar arasındaki temel uyumsuzluğun davacının kestiği iki faturanın davalının defterlerinde, davalının kestiği bir faturanın davacının defterlerinde yer almamasından kaynaklandığı, bu faturalardan altı adedinin davalının ticari defterlerinde de yer aldığı, bu durumda ticari deftere kaydedilen ve itiraz edilmeyen bu faturalar bakımından davacının alacaklı olacağının kabulü gerektiği, bununla beraber, davacının kestiği ve davalının ticari defterlerinde yer alan bu fatura ile ilgili olarak davalının cari hesaplarına bakıldığında, yapılan ödeme kayıtları sebebiyle bu faturalardan kaynaklanan bir alacağın kalmadığı, bu faturalar ile ilgili olarak davacı ve davalı defterlerindeki uyumsuzluğun davalı tarafından kesilen 08.01.2013 tarihli 115.206,68 TL'lik faturadan kaynaklandığı, bu faturanın içeriğine bakıldığında, davacı adına yapılan motorin ve patlayıcı madde ödemelerinin davacının hesabından mahsup edildiği, taraflar arasındaki sözleşmede her türlü giderin birim fiyata dahil olduğu, bu bakımdan davalının davacı adına fatura bedelleri kadar 3. kişilere ödeme yapması durumunda davacının bu faturalar sebebiyle davalıdan alacaklı olmayacağı, dosya içerisinde bu ödemelerin davacı adına 3. kişilere ödendiğine dair bir veriye rastlanmadığı, bu faturalardan ikisinin ise davalının ticari defterlerinde yer almadığı ve ilgili faturalara davalı tarafından itiraz edildiği, fatura içeriklerine bakıldığında davacının ------ kmleri yol yarmasının 147.308,50 m3 ile 205.000,00 m3 delme patlatma iş bedellerini 3,50 TL birim fiyat üzerinden fatura ettiği, taraflar arasındaki 20.06.2012 tarihli sözleşmenin ------ kmleri arasındaki yol patlatma işi ile ilgili olduğu, bu sözleşmede m3 birim fiyatının 3,50 TL olarak belirlendiği, dosyaya sunulan 20.05.2013 tarihli değişik iş dosyasında, 20.06.2012 tarihli taşeron sözleşmesine istinaden ----- kmleri arasında, 165.364,39 m3 delme patlatma işinin davacı tarafından yapıldığının tespit edildiği, 11.10.2013 tarihli raporda ise 202.494,00 m3 delme patlatma işinin davacı tarafından yapıldığının tespit edildiği, bu değişik iş dosyalarında yapılan işlerle hak edişlerin karşılaştırıldığı bir tablo olmadığı, dosyaya celbedilen Karayolları Genel Müdürlüğü müzekkeresinde, davalı asıl yüklenicinin sözleşmesinin 21.08.2017 tarih ve --- tarihinde feshedildiğinin belirtildiği, ------ kmleri arasındaki yol yarmasının davalı asıl yüklenici tarafından tamamlanıp tamamlanmadığı, yine davacı ile davalı arasındaki sözleşme 24.05.2013 tarihine kadar feshedilene kadar niza konusu iki faturadaki işlerin yapılıp yapılmadığına dair bir hak ediş tablosunun müzekkere ekinde yer almadığı, mevcut durumda, davacının ------ ve -----numaralı faturalar ile talep ettiği toplam 57.691,50 m3'lük işin, sözleşmenin feshinden önce hak edişlere göre tamamlanması halinde bu işleri karine olarak davacının yapmış sayılacağı ve ilgili bedelleri davalı iş sahibinden talep edebileceği, hak edişlerle ilgili bir uzmanlıkları bulunmadığından, ilgili hususta nihai bir değerlendirme yapılamadığı, davalı tarafından yapılan yakıt ve patlayıcı ödemelerinin davacı adına olmaması ve Değişik İş dosyalarında tespit edilen işlerin taraflar arasındaki sözleşme feshedilmeden önce yapıldığının hak edişlerle tespit edilmesi halinde davacının davalıdan takip konusu faturalar sebebiyle, toplam 346.203,43 TL alacaklı olacağı rapor edilmiştir.
Dosya, hak ediş hesabı yapabilecek aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, 13.03.2025 tarihli rapora göre, Değişik iş dosyasında yer alan ve Karayollarından gelen raporda, yol yapımı işinde yüklenici firma---- firması arasında imzalandığının ve idareye ulaşan herhangi bir alt işverenlik sözleşmesinin olmadığının belirtildiği, ancak, idareye bunun haricinde başkaca herhangi bir alt işverenlik sözleşmesinin de ibraz edilmediği, diğer yandan, davalı ile davacı firmaların arasında, ---- km arasında yol yarması, delme patlatma işleri ve bu işlere yardımcı veya ek işlerin yapımı için sözleşmeler düzenlenmiş olduğu, davalı tarafın, ---. Noterliğinin 27.05.2013 tarihli ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacıya çekmiş olduğu ihtarnamede tek taraflı olarak feshedildiği belirtilen 12.04.2013 tarihli sözleşme, dava konusu işin yapımı kapsamında taş ocağı iletilmesine ilişkin sözleşme olduğu, tüm bu sebeplerle,-----.Asliye Ticaret Mahkemesinin----- İş sayılı dosyalarından tespiti yapılan toplam kazı işi ve dolayısıyla bu iki inceleme tarihinin arasında Karayolları tarafından 09.09.2013 tarihi itibarı ile tespit yapılan kazı işlerinin, davacı tarafından yapılan işler olduğu kanaatine varıldığı, ----- sayılı dosya kapsamında 12.03.2013 tarihinde yapılan tespitte; toplam 165.364,39 m3'lük bir çalışma yapılmış olduğu ve ----- sayılı dosya kapsamında 03.10.2013 tarihinde yapılan tespitte toplam 202.493,96 m3'lük bir çalışma yapılmış olduğunun tespit ettirildiği, bu tespitin sonrasında davacı tarafından kazı veya yarma işleri yapıldığına ilişkin herhangi bir tespitin yaptırılmadığı, yine Karayolları tarafından yapılmış olan tespitin de, 03.10.2013 tarihinden daha önce 09.09.2013 tarihinde yapıldığı, tüm bu sebeplerle; davacının, son hakedişin ödendiği 147.308,50 m3'lük hacimle ilk değişik iş tespiti esnasında tespit edilmiş olan 165.364,39 m3'lük hacim arasında ve 165.364,39 m3'lük hacimle ikinci değişik iş tespitinin yapıldığı tarihte tespit edilen 202.493,96 m3'lük hacim arasındaki çalışmalar için hakkediş bedeli talep edebileceği, taraflar arasında yapılan sözleşmede metreküp birim fiyat olarak 3,5 TL kararlaştırılmış olduğu hususu göz önüne alındığında yaptırılan son iki tespit için talep edilebilecek hakkediş bedelinin 72.295,78 TL+148.666,81=220.962,59 TL olabileceği rapor edilmiş olup, taraflarca rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişiden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, bilirkişinin kök rapordaki görüş ve kanaati ile kök rapordaki görüş ve kanaatinin aynı olduğu rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan hak ediş bilirkişisi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, taraflar arasında kurulan geçerli sözleşmeye, sözleşmenin davacının kusuruna bağlı sona ermemesine ve yaptırılan tespitlere istinaden, davacının davalıdan hakediş alacağı bulunduğu, her ne kadar tarafların ticari defterleri arasında uyumsuzluk bulunuyor ise de, hükme esas alınan hak ediş raporuna göre davacı tarafın davalı taraftan alacağı bulunduğu, yine her ne kadar davacı tarafça 404.997,88 TL üzerinden talepte bulunulmuş ise de, davacının tespit edilen alacağının 220.962,59 TL olduğu, 3095 sayılı kanun uyarınca taraflar arasındaki işin ticari iş olmasına bağlı olarak ticari temerrüt faizi istenebileceği tespitiyle beraber, davanın kısmen kabulüne, davalının ---- İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, toplam 220.962,59 TL üzerinden takibin devamına, 220.962,59 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 oranında ve değişen oranlarda (icra takibindeki taleple bağlı kalınarak) ticari temerrüt faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan taraflarca icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup, 220.962,59 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Son olarak belirtmek gerekir ki 492 Sayılı Harçlar Kanununun;
''...
İLAMSIZ TAKİPLERDE PEŞİN HARÇ:
Madde 29 - İlama dayanmıyan takip isteklerinden alacak miktarının binde beşi peşin alınır.
Peşin harçlar takip sonunda alınacak asıl harca mahsup olunur.
İlama dayanmıyan takiplerde alacaklı mahkemeye müracaata mecbur kalırsa, peşin alınan harç kendisine iade olunur. Veya alacaklının isteği üzerine mahkeme harçlarına mahsup edilir....''şeklindeki ilgili maddesinde yer alan söz konusu düzenleme, davacı tarafın talebi ve icra dosyası kapsamına göre davacı tarafın takibi başlatırken 2.329,14 TL peşin harç yatırmış olması, eldeki davanın söz konusu derkenara bağlı olarak açılmış olması karşısında söz konusu takip için yatırılan peşin harç miktarı da işleme tabi tutulmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
2-Davalının ---İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, toplam 220.962,59 TL üzerinden takibin devamına, 220.962,59 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 oranında ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmasına,
3-İİK 67/2. maddesi gereğince 220.962,59 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 44.192,52 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Gerekçede açıklanan sebeple karar tarihi itibariyle alınması gereken 15.093,95 TL nispi karar harcından, Mahkeme veznesine yatan 6.916,36 TL peşin harç ile İcra veznesine yatan söz konusu 2.329,14 TL'nin toplamını oluşturan 9.245,50 TL'nin mahsubu ile EKSİK 5.848,45 TL'nin davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Gerekçede açıklanan sebeple davacı tarafından İcra veznesine ve Mahkeme veznesine yatırılan söz konusu peşin harçlar da dahil olmak üzere davacı tarafından yapılan toplam 9.245,50 TL harç gideri, 12.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 346,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 22.091,50 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 11.929,41 TL'sinin davalıdan tahsili ile tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 842,40 TL'sinin davalıdan tahsili ile, 717,60 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 35.354,01 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. E-duruşmaya son verildi.