T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/415
KARAR NO : 2025/787
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/06/2022
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/06/2022
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasında yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;1. 28.01.2022 tarihinde sürücü -----sevk ve idaresindeki----- plakalı -----ait otobüs ile ----- ili istikametinden ----- ili istikametine seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda tek taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere kusurun tamamı şerit değiştirme ve izleme kurallarına uymadığından dolayı sürücüye ait olduğunu, söz konusu kazada araçta yolcu konumunda bulunan-----ağır yaralandığını, davacının, vücudunda büyük kemik kırıkları mevcut olup, çelik korse kullandığını, kaza tarihinde, kusurlu olan ------ plakalı otobüsün Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası, davalı tarafından düzenlendiğini, sigorta şirketine karşı poliçe ile ilgili başvuru yapıldığını, akabinde arabuluculuk yapılmasına rağmen sonuç alınamadığını, arz edilen ve re’sen takdir edilecek nedenlerle, meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan davacı için, HMK 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, harca esas olmak üzere şimdilik Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamından 100,00TL maddi tazminatın hesaplanarak, kaza tarihindeki poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla ve kaza tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili asıl ve birleşen davalara verdiği ortak cevap dilekçesinde özetle; Davacı, davalı şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, davacı sigorta şirketi tarafından dosyada inceleme yapılabilmesi için talep edilen eksik evraklar tamamlanmadığını, dava usule uygun olarak ve dürüstlük kuralı çerçevesinde yapılmadığını, davacı şirketin gerekli araştırmayı yapması kasten engellendiğini, HMK 114 vd. uyarınca dava şartı noksanlığından huzurdaki dava usulden reddedilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 28.01.2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ------
plakalı araç, müvekkil şirkete 06/07/2021 - 06/07/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- numarası ile, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Araçlar Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçesi,06/07/2021-06/07/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti sürekli sakatlık için 175.000-TL olduğunu, poliçe teminat limitlerini belirtmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, davalı şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, ZMMS Genel Şartlarına göre geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığı açıkça belirtildiğini, davacının bakıma muhtaç olup olmadığı maluliyet raporu dışında ayrıca alınacak bir bilirkişi raporu ile hekim bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde davalı şirketin temerrüde düştüğünü kabul anlamına gelmemek üzere davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu doğacak ise haksız filden kaynaklanan taleplerde uygulanacak ancak kanuni faiz olacağını, halefiyet gereği sigortalı aracın özel araç olması durumunda davalı şirketin, sigortalısının sorumlu olduğu yasal faizden sorumlu olacağı hususu tartışmasız olduğunu, arz ve izah olunan ve yargılama esnasında ortaya çıkabilecek sair nedenlerle davanın reddini, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini, usulüne uygun başvuru yapılmadığı için davanın usulden reddini, mahkeme esastan inceleme yapacak ise, davacının güncel maluliyet durumunun tespiti için; Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi Yönetmelik hükümlerine uygun ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmliğe göre 2 ayrı rapor alıdırılmasını , mahkeme aksi kanaatte ise kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, belirtilen yönetmeliğe göre maluliyet oranın tespiti halinde, ilgili yönetmeliğe göre tazminat hesaplamasının yapılmasına, kurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri taleplerinin reddine, davalı şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, kaza tespit tutanağı ve alkol raporunun taraflarına tebliğini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
BİRLEŞEN ( ----ATM'NİN ---- ESAS) DOSYADA;
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.01.2022 tarihinde sürücü ---- sevk ve idaresindeki ------ plakalı ----- ait otobüs ile ----- ili istikametinden ----- ili istikametine seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda tek taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin ağır yaralanarak vücudunda büyük kemik kırıkları oluştuğunu beyan ederek meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan müvekkili için, HMK 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, harca esas olmak üzere şimdilik Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL bakıcı gideri (geçici iş göremezlik dönemi) olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın hesaplanarak, kaza tarihindeki poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla ve kaza tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :
Davalı vekili asıl ve birleşen davalara verdiği ortak cevap dilekçesinde özetle; Davacı, davalı şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, davacı sigorta şirketi tarafından dosyada inceleme yapılabilmesi için talep edilen eksik evraklar tamamlanmadığını, dava usule uygun olarak ve dürüstlük kuralı çerçevesinde yapılmadığını, davacı şirketin gerekli araştırmayı yapması kasten engellendiğini, HMK 114 vd. uyarınca dava şartı noksanlığından huzurdaki dava usulden reddedilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 28.01.2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, -----
plakalı araç, müvekkil şirkete 06/07/2021 - 06/07/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ---- numarası ile, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Araçlar Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçesi,06/07/2021-06/07/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti sürekli sakatlık için 175.000-TL olduğunu, poliçe teminat limitlerini belirtmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, davalı şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, ZMMS Genel Şartlarına göre geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığı açıkça belirtildiğini, davacının bakıma muhtaç olup olmadığı maluliyet raporu dışında ayrıca alınacak bir bilirkişi raporu ile hekim bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde davalı şirketin temerrüde düştüğünü kabul anlamına gelmemek üzere davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu doğacak ise haksız filden kaynaklanan taleplerde uygulanacak ancak kanuni faiz olacağını, halefiyet gereği sigortalı aracın özel araç olması durumunda davalı şirketin, sigortalısının sorumlu olduğu yasal faizden sorumlu olacağı hususu tartışmasız olduğunu, arz ve izah olunan ve yargılama esnasında ortaya çıkabilecek sair nedenlerle davanın reddini, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini, usulüne uygun başvuru yapılmadığı için davanın usulden reddini, mahkeme esastan inceleme yapacak ise, davacının güncel maluliyet durumunun tespiti için; Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi Yönetmelik hükümlerine uygun ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmliğe göre 2 ayrı rapor alıdırılmasını , mahkeme aksi kanaatte ise kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, belirtilen yönetmeliğe göre maluliyet oranın tespiti halinde, ilgili yönetmeliğe göre tazminat hesaplamasının yapılmasına, kurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri taleplerinin reddine, davalı şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, kaza tespit tutanağı ve alkol raporunun taraflarına tebliğini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Nüfus Kaydı, ---- Asliye Ceza Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası, Birleşen ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanakları. Yaralanmalı /Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ------ Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi, ZMMS Poliçesi, Başvuru Belgeleri Ve Hasar Dosyası, Hastane Kayıtları, ATK Maluliyet Raporu, Bilirkişi Raporu, dosyası, dosyalardaki mevcut sair tüm bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Asıl Dava, yaralanmalı trafik kazası nedeniyle zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince işbu davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları , harç, sıfat ve hak düşürücü süre de değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla bu kez vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek mevcut ve toplanan deliller nezdinde tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin tahkikata ve esasa ilişkin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Buna göre karayolları yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza poliçesi/sigortası hakkında bir kısım açıklamalar yapılacak ve ardından eldeki uyuşmazlık üzerinden değerlendirme yapılacaktır.Karayolları yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası bir can sigortasıdır ve doğrudan hak sahipleri (yolcular, sürücüler ve yardımcıları) yararına oluşturulan kişisel kaza sigortasıdır. Can sigortalarıyla insan hayatı koruma altına alınmak istenilmektedir. Sigorta türleri arasında yer alan “bireysel kaza sigortası”, kişinin kendi iradesi dışında ani ve dışsal bir olay ya da kaza nedeniyle ölmesi ya da sakat kalması durumlarını güvence altına alır. Zorunlu Koltuk Sigortası da bir bireysel kaza sigortası olarak yolcuların ve görevlilerin yolculuk boyunca otobüs içinde veya dışında başlarına gelebilecek her türlü kazalara karşı onların canlarını güvence altına almaktadır. Ödenecek tazminat miktarı yönünden “zarar sigortası-meblâğ sigortası” ayrımında Zorunlu Koltuk Sigortası bir “tutar (meblâğ) sigortası”dır. Keza isminde de anlaşılacağı üzere zorunlu sigorta türüdür Sorumluluk sigortalarının zorunlu hale getirilmesindeki amaç, tehlike saçan işletme ve araçlar nedeniyle zarara uğrayan üçüncü kişilerin korunmasıdır. Zorunlu Koltuk Sigortası, doğrudan sigortalılar (yolcular, sürücüler ve yardımcıları) yararına oluşturulan bir “kişisel kaza sigortası”dır. Taşımacı, sürücü ve yardımcıları kusursuz olsalar bile, sigortacı ödeme yapmak zorundadır ve bir zarar sigortası değil, bir tutar (meblâğ) sigortası olduğu için, somut zarar ne olursa olsun, bir zarar hesabı yapılmaksızın poliçede yazılı tutar haksahiplerine ödenir. 11.06.2009 gün ---- sayılı ------- yayınlanan yeni Karayolu Taşıma Yönetmeliği’ “Yapılması zorunlu sigortalar” başlıklı 48. maddesinde: ”Bu Yönetmelik kapsamındaki yolcu taşımalarında, Kanunun 18 inci maddesinde tanımlanan Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ile Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırılması zorunlu olan sigortalardır” denilmiş;
Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 48. Madddesi Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ile Karayolu Yolcu Taşımıcalığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırılmasını zorunlu tutmuştur. 49. Madde de ise söz konusu sigortayı yaptırmayan yetki belgesi sahiplerinin yolcu taşımacılığı yapamayacağına amirdir.
Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası, yolculuğun başlangıcından bitişine kadar, otobüsün içinde veya dışında, otobüs hareket halinde iken veya değilken, yolculuk sırasında veya bekleme, duraklama ve mola yerlerinde karşılaşılabilecek her türlü kazalara karşı, sigortalılar (yolcular, sürücüler ve yardımcılar) yararına taşımacı tarafından yaptırılması zorunlu bir kaza (can) sigortası olup, kazanın oluşunda taşımacının ya da sürücü ve yardımcılarının bir kusurları bulunmasa bile, ölümlerde sigorta poliçesinde yazılı tutarın tamamı, bir zarar hesabı yapılmaksızın, ölen kişinin mirasçılarına eksiksiz ve kesintisiz olarak; yaralanmalarda beden gücü kayıp oranına göre zarar gören kişilere ödenir. Ödenecek tazminat miktarı yönünden “zarar sigortası- tutar (meblâğ) sigortası” ayrımında Zorunlu Koltuk Sigortası bir “tutar (meblâğ) sigortası”dır. Zarar sigortasında sigortacının ödeyeceği tutar, “sigorta değeri” ya da “sigorta poliçesinde yazılı tutar” olmayıp, sigortalının ya da üçüncü kişinin uğradığı “zararın tutarı”dır. Meblâğ sigortasında ise, sigortacı, sigorta ettirilen kişinin zarara uğraması durumunda, somut zarar ne olursa olsun, sigorta sözleşmesinde belirlenen tutarı (meblâğı), başka bir deyişle, sigorta poliçesinde yazılı olan “sigorta bedelini” eksiksiz ve tam ödemek zorundadır.4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile buna bağlı Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen 25.03.2004 tarihli Genel Şartlar A.3.2 maddesi 1.fıkrasında: “Bu sigorta ile teminat altına alınan bir kaza, sigortalının kaza tarihinden itibaren iki yıl içinde sakatlığına yol açtığı takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve sakatlığın kesin olarak tespiti sonucunda, sakatlık tazminatı aşağıda belirtilen oranlar dahilinde kendisine ödenir.“ denildikten sonra, hangi zarar durumunda veya organ kaybında ne oranda tazminat ödeneceği (01.07.2006 tarihinden itibaren) tablo halinde gösterilmiştir.
Buna göre, bu sigorta türünün sigortalı olarak gösterilen yolcu, sürücü ve sürücü yardımcıları yararına yapılmış bir ferdi kaza meblağ sigortası olduğu, poliçede yazılı maluliyetin gerçekleşmesi halinde, iş göremezlik halinin oluştuğu organ veya organlar dikkate alınarak, sigorta bedelinin poliçede belirlenen oranı dâhilinde ödeme yapılmasını gerektiren bir sigorta türü ferdi kaza sigortaları, can sigortası türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de, ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavi giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesini gerektirir. Uyuşmazlık halinde bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya bakıldığında; davacı ---- 22/01/2022 tarihinde dava dışı ---- sevk ve idaresindeki -- --- arasında hareket halinde bulunan ----- plaka sayılı yolcu otobüsünde yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda yaralandığı sabittir. Bu cümleden olmak üzere davacı hakkında ---- Adli Tıp Kurumu ----. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 17 Ocak 204 tarihli rapora göre davacının tüm vücut engellilik oranının % 8 olduğu ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği de vazıhtır. Uyuşmazlığı ve taraflara doğrudan etki eden sigorta sözleşmesine gelince davalı sigorta şirketinin az yukarıda plakası yazılı otobüsü 06/07/2021-06/07/2022 başlangıç ve bitiş tarihli Karayolları yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası poliçesi ile sürekli sakatlık halinde koltuk başına 175.000,00 TL olarak sigortaladığı ve kazanının 22/01/2022 tarihinde işbu sigorta süresi içinde meydana geldiği de tartışmasızdır. Mahkememizce açıklanan hususlar muvacehesinde taraflarca gösterilen deliler ve resen getirtilmesi gerek tüm deliller toplanıp incelenmiştir. Yine bu kapsamda dosya doktor ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilere verilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi Dr. ------ tarafından hazırlanan raporda teminatın % 30 kısmını talep edebileceği buna göre 175.000,00 x 30 =52.500,00 TL olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi raporları taraf vekillerine tebliğ edilerek beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Davacı vekili tarafından verilen talep arttırım dilekçesi verilmiş ve harç tamamlanmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirme de öncelikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesinin birinci fıkrasında; “Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” düzenlemesi de gözetildiğinde maluliyete ilişkin rapor ve tarihine göre işbu savunma dinlenmemiştir. Öte yandan zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Ancak somut olayda mahkememizce de benimsenen ve aynı kazaya ilişkin olarak soruşturma dosyası kapsamında ----- tarafından düzenlenen 01/01/2022 tarihli bilirkişi raporu da gözetilerek davacıya herhangi bir kusur atfedilmemiş ve dolayısıyla müterafik kusuru bulunmadığı kabul edilmiştir. Burada yeri gelmişken sürücünün kusurunun dava konusu olaya ve tazminata bir etkisinin olmadığı da ifade edilmelidir. Hasılı kelam, Mahkememizce bilirkişiler tarafından sunulan yukarıda bahsi geçen raporlar genel olarak gerekçeli, hüküm kurmaya elverişli ve yeterli bulunmuştur. Davacı vekili tarafından davanın 6100 Sayılı HMK'nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açılması ve verilen talep artırım dilekçesi ve başvuru sonucu oluşan temerrüt tarihi de gözetilmiştir. Binaenaleyh; davacı tarafından usul ve yasaya uygun olarak ispatlanan davanın, sigortalı aracın tescil ve poliçeden anlaşılan ticari vasfına göre (OTOBÜS) ticari faiz tür ve oranı da gözetilerek davanın kabulü ile, oplam 52.500,00 TL maddi tazminatının 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1 inci maddeleri ile Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın B.5. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşeceğinden başvuruya bağlı olarak belirlenen temerrüt tarihi olan 10/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte -davalı sigorta şirketinin kişi başına karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi limiti olan 175.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Birleşen Dava ise yaralanmalı trafik Kazası nedeniyle 6098 Sayılı TBK'nin 54. maddesi gereğince bedensel zararlar (1.Tedavi giderleri. ( bakıcı ) 2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar) nedeniyle ZMMS poliçesi kapsamında davalıdan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde ise sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören , zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ise, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1 maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır.Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında,bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ------. 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi,kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim,durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır.2918 Sayılı KTK'nin 90. maddesinin yaptığı atıf gereğince uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. Maddesinde ise “Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. '' Buna göre bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebilir. Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik, kalıcı sakatlık ya da maluliyet nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında birleşen dosyaya konu somut olaya bakıldığında; birleşen dosyaya gelince aynı kaza sebebiyle davacının geçici bakıcı gideri, geçici maluliyet ve kalıcı maluliyet nedeniyle tazminat taleplerine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Yukarıdaki kabul edilen kusur durum ve oranı ile özellikle ATK maluliyet raporundaki veriler aynen kabul edilmiştir. Hülasa; yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler kapsamında haksız fiil niteliğindeki trafik kazası ile malüliyet/zararlar arasında illiyet bağı bulunduğu, ortaya çıkan geçici ve sürekli maluliyet nedeniyle niteliklikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi tarafından hesaplanan zararlardan davalının sorumlu tutulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Binaenaleyh; Mahkememizce taleple bağlılık ilkesi, talep artırım dilekçesi, sigorta poliçesinin türü, tarih ve kapsamı ile limitleri, 2918 sayılı KTK'nin 97.maddesine göre davalıya yapılan başvuruya bağlı olarak hesaplanan sekiz iş günü sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi, sigortalı aracın ticari nitelikte olmasına göre avans faizi uygulanmasının gerekmesi, özellikle kusur, hasar (maluliyet) ve hesaba (tazminat) ilişkin genel olarak denetimi yapılan ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görüldüğü için benimsenen kusur ve malüliyet raporları ile nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisi tarafından ibraz edilen rapor da gözetildiğinde yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde davacının davasını TMK'nin 6, HMK'nin 190 maddeleri gereğince usulüne uygun olarak ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle davacının geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat davasının kabulü ile; 26.680,06 TL tazminatın, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 03/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sağlık/tedavi giderleri teminatı sigorta poliçesi limiti olan 500.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, aynıca davacının kalıcı iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat davasının da kabulü ile; 500.000,00 TL tazminatın, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 03/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına ölüm ve sürekli sakatlık teminatı sigorta poliçesi limiti olan 500.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6,KTK. 3, 85, 86, 88, 91, 97,99, 109/1,2 Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. Maddesi, TBK, 49, 50/1, 51/1, 52, 54, 55, 74/1 117/1,2 TTK,16/1, 1401 vd,409,1459,1461,1463 1483 vd, HMK,25,26,27,29,30,31,33,146, 187, 190, 198, 266 vd,281,282,320,321,322 )
Asıl ve Birleşen davalarda 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur.Ancak Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretlerine gelince; asıl davadaki başvuru hususu sadece temerrütün belirlenmesi açısından önemli olup Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yönünden dava açmadan önce başvuru yapılması koşuluna bağlayan yasal bir düzenleme olmadığından işbu uyuşmazlığın dava tarihinde yürürlükte olduğu halde ve şekliyle; 6102 Sayılı TTK'nin MADDE 5/A - (EKLENMİŞ MADDE -----: 19.12.2018 ---- NO: ----- KANUN NO: ------) (YÜR. TAR.: 01.01.2019) (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır, düzenlemesine göre taraflar yönünden zorunlu olarak başvurulduğu anlaşılan arabuluculuk ücretinin de aleyhinde hüküm verilen davalı sigorta şirketine yüklenmesi gerekmiştir. Birleşen davada ise, KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigortaya başvuru şartına tabi olup, ayrıca gerek sigorta gerekse işleten ve sürücü yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı, (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası) halde davacı tarafça arabuluculuk sürecine başvurulmuş olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiştir. (Bkz; Yargıtay ------ Bu kapsamda birleşen dosyada taraflar yönünden ihtiyari nitelikteki arabuluculuk giderinden davacı sorumlu tutulmak suretiyle sonuçta her bir dosya yönünden ayrı ayrı olacak şekilde 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
MAHKEMEMİZİN ------- ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-)Davanın kabulü ile; toplam 52.500,00 TL maddi tazminatının temerrüt tarihi olan 10/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte -davalı sigorta şirketinin kişi başına karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi limiti olan 175.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.586,28 TL karar ve ilam harcından 80,70 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 3.505,58 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı 80,70 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 2.595,00 TL Adli Tıp fatura ücreti, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 398,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.666,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanununun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
MAHKEMEMİZİ-----. SAYILI BİRLEŞEN DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-)Davacının geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat davasının kabulü ile; 26.680,06 TL tazminatın, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 03/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sağlık/tedavi giderleri teminatı sigorta poliçesi limiti olan 500.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
2-)Davacının kalıcı iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat davasının kabulü ile; 500.000,00 TL tazminatın, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 03/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına ölüm ve sürekli sakatlık giderleri teminatı sigorta poliçesi limiti olan 500.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35.977,51 TL karar ve ilam harcından 80,70 TL peşin harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 2.000,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 33.896,81 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı 80,70 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 172,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanununun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 83.000.00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avanslarının yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına ) Dair; asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin yüzüne karşı, asıl ve birleşen dosya davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.