T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/701
KARAR NO : 2025/763
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/10/2024
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ----- Şirketi, çeşitli alanlarda kullanılan ısı,ses yalıtımı malzemelerinin, yapı elemanlarının, straforların ve - üretimi alanında ülkemizde beş ayrı ilde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davacı şirketin ----- bulunan fabrika üretim hattındaki üretilen strafor atıklarının çekimi ve temizlenmesi amacıyla endüstriyel sanayi tipi süpürge makinesine ihtiyaç duyulması üzerine -----Şirketi'ne ulaşılmış ve davalının yönlendirmeleri ile----- Makinesi sipariş verilerek ödemesi yapıldığını, davalı tarafça davacı şirketin üretim hattına getirilen -----makine, davalı şirket çalışanı ile birlikte denenmiş ve davalı şirket çalışanı tarafından bu makinenin müvekkil şirketin taleplerine uygun olmadığı tespit edilmiş ve davacı şirkete teslim edilmeksizin götürüldüğünü, davalı şirket çalışanı tarafından davacı şirket üretim hattı gezildiğini, söz konusu alanın fizibilitesi yapılmış bu kapsamda da davalı şirket çalışanı tarafından davacı şirketin talebini karşılayacak ellerinde başka bir makinenin olduğunu, bu makinenin şirket üretim alanının temizlenmesi ile strafor atıklarının çekiminde fazlasıyla yeterli olacağının bilgisini vererek, davacı bu makineyi----- almaya yönlendirdiğini, bu kapsamda da----- arasındaki fiyat farkı müvekkil şirket tarafından ödenerek, müvekkil şirketin talebini ve ihtiyacını karşılayacağı söylenen/belirtilen---- sipariş edildiğini, bu kapsamda sipariş edilen --- tipi makine, davacı şirketin ---- fabrikasına getirildiğini, davalı şirket çalışanı ile birlikte denendiğini ve davacı şirket üretim hattında bulunan atıkları çekemediği, davalı şirket çalışanı tarafından belirtilen özellikleri göstermediği ve davacı şirketin ihtiyacını karşılamadığını, sonuç olarak da ayıplı olduğu anlaşıldığını, işbu durum üzerine söz konusu "-----" model vakum makinesi davalı ---- Şirketi görevlisi tarafından teslim edilmeksizin geri götürüldüğünü, makinenin belirtilen özellikleri taşımaması, müvekkilin ihtiyaçlarını karşılamaması sebebiyle fatura kabul edilmeyerek davalıdan ödenen tutarın iadesi talep edildiğini, ancak söz konusu ödenen tutar davacı şirkete iade edilmemiş, davalı şirketin ürünlerinin bulunduğu deponun davacı şirket üretim hattına olan uzaklığı gibi sebepler gerekçe gösterilerek davalı şirketçe davacı şirkete iade edilecek tutar üzerinden hizmet bedeli mahsup edilmeye çalışıldığını, ancak işbu husus davacı şirket tarafından kabul edilmediğini, netice olarak da taraflarca yapılan görüşmeler sonuçsuz kaldığını, işbu yaşanan olumsuzlukların üzerine davalı şirket davacıya ödediği tutarı iade etmek yerine ----- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----. İş numaralı ve ----. Sayılı kararı ile ayıplı olan vakum makinesinin(------) teslimi için tevdi mahalii tespiti talepli dava ikame etmiş ve makinenin müvekkil şirketin ----- adresine----- teslimini 27.06.2024 tarihinde polisler eşliğinde gerçekleştirmek için getirmiş, söz konusu ayıplı makine ihtirazi kayıtla teslim alınmak zorunda kalındığını, bu durum üzerine taraflarınca ---- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ile dava konusu malın ayıplı olduğunun tespit edilmesi amacıyla 28.06.2024 tarihinde delil tespiti yoluna başvurulduğunu, dosya kapsamında alınmış olan 18.07.2024 tarihli bilirkişi raporu ile, dava konusu vakum makinesinin çalışmaya başlamasından birkaç dakika sonrasında tıkandığı, makinenin işlevini yapamaz hale geldiği, söz konusu makinenin üretim makineleri arasındaki strafor parçalarını, plastik parçaları ve hurdaları vakum yaparak temizleyecek durumda olmadığı dolayısıyla da ayıplı olduğu tespit edildiğini, işbu bilirkişi raporu taraflarına 28.07.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, bu kapsamda özetlemek gerekirse mezkur yargılama konusu vakum makinesi davalı şirket çalışanları tarafından "müvekkil şirketin ihtiyaçlarını karşılayacağı" belirterek davacı şirkete satıldığını, ancak alınmış olan bilirkişi raporu ile de görüleceği üzere mezkur yargılama konusu vakum makinesinin ayıplı olduğunu, davacının ihtiyacını karşılamadığı, çalışmaya başladıktan sonra tıkandığı hususları sübuta ermiş olup bu durum davalı tarafın ayıba karşı tekeffül borcuna aykırı hareket ettiğini gösterdiğini, -----. Noterliği'nin 29.07.2024 tarihli ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek, yargılama konusu vakum makinesinin ayıplı olduğunun ---- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ---- sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile sübuta erdiği, makinenin davacı şirketten 7 gün içerisinde iade alınmasının gerektiği aksi takdirde 7 günün sonunda davacı şirketin söz konusu mala ilişkin muhafaza yükümünün ortadan kalkacağı, mala gelebilecek zarar ve ziyaadan sorumlu olmayacağı ve malın davacı şirket nezdinde bulunduğu her gün için depolama ücreti talep edileceği, Mahkemeden tevdi mahalli tayin edilebileceği, yapılacak tüm masraflar için davalı tarafa rücu edileceği belirtilerek ayıplı mala ilişkin makine bedeli olarak ödenen 304.117,20-TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde tarafımıza ödenmesi gerektiği aksi takdirde alacağın tahsili için hukuki yollara başvurulacağı davalı tarafa ihtar edildiğini, davalı tarafça 31.07.2024 tarihinde tebellüğ edilmesine rağmen yargılama konusu vakum makinesi davalı tarafça ne geri teslim alınmış ne de mal bedeli tarafımıza ödenmediğini, arz ve izah olunan nedenler ve mahkemenizce resen gözetilecek hususlar kapsamında, başkaya ve fazlaya ilişkin her türlü hakkları saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulüne, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile karşı tarafça davacı şirketin ihtiyacına uygun olduğu belirtilerek satışı yapılan vakum makinesinin(------) ayıplı olması nedeniyle makine bedeli olarak ödenen 304.117,20-TL'nin 07.08.2024 tarihinden (ihtarname uyarınca temerrüt tarihi) itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, delil tespiti ile ihtarname masraflarının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri, arabuluculuk vekalet ücreti ile dava vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket endüstriyel temizlik makineleri üretimi, ithalatı ve ihracatı konularında faaliyet gösteren bir şirket olup, 1980 yılında kurulduğunu, Türkiye ve yurtdışı firmalarının gerek endüstriyel süpürge ile temizlik gerekse üretim zinciri ve proseslerinde vakum makinası ihtiyaçlarını karşılayan müvekkil şirket ayrıca 30 yılı aşkın ----- Türkiye olarak da ---- üretim yapan ------ülkelerine dağıtım noktası olarak faaliyet gösterdiğini, ---- sektörü, Tekstil sektöründe hem Türkiye’de hem de uluslararası firmalara yüksek güçte sanayi tip elektrik süpürgesi ve yer temizleme otomatı sunduğunu, davalı şirketin bilinirliği ve güvenilirliği karşısında davacı şirket davalı şirketten fabrika bünyesindeki strafor köpük parçalarının temizliği amacıyla uygun fiyatta sanayi tipi vakumlu bir süpürge satın almak istediğini, davalı şirket, davacı şirketin talebi doğrultusunda kendilerine uyabilecek nitelikte olan birkaç süpürgenin özelliklerinden sözlü olarak bahsetmiş, aynı zamanda davacı şirketin satın alma işlerini yürüten----- da üç süpürgenin özelliklerini içeren 28.03.2024 tarihli teklif formunu ilettiğini, teklif formlarında görüldüğü üzere ürünlere ait tüm özellikler yazmakta olup, aynı zamanda ----- iletilen mail içeriğinde makinalara ait videoların izlenebileceği birden fazla link yer aldığını, teklif formunun iletilmesini müteakip davacı şirket ----- sanayi tipi vakum makinesini satın almaya karar verdiğini, teklif formunda ---- adresine teslim edileceği yazmasına rağmen davalı iyi niyetli bir yaklaşım göstererek nakliye için ayrıca bir ücret yansıtmaksızın makineyi davacı şirketin ----- Bölgesi'nde bulunan fabrikasına teslim etmeyi kabul ettiğini, makine teslimi davalı şirket çalışanı ----- tarafından davacı şirketin fabrikasında gerçekleştirilmiş ve davacı şirket nezdinde makinenin çalışıp çalışmadığı denendiğini, ancak 3 aydır biriktirilen köpük parçalarının davacı şirketin talep ettiği makine ile verimli olarak çekilebilmesi makina özelliklerinin dışına çıkıldığından mümkün olamadığını, zira davacı şirket tarafından talep edilen makinenin hortum çapı sadece 38 milimetre olduğunu, makine teslimi esnasında davalı şirket çalışanı olan -----, mevcut durumdaki atıkların temizlenebilmesi için davacı şirket tarafından ---- tipi vakum makinası talep edilmiş ise de makinenin teknik özellikleri nedeni ile ortam için yeterli olamayacağını kendilerine ifade ettiğini, bunun üzerine aynı gün ----- fabrika nezdinde iken, farklı bir makina ve ortamdaki atıkları temizleyebilmek için davacı şirkete özel olarak geliştirilecek nitelikte farklı bir hortum sisteminde davacı şirket satın alma çalışanları ile anlaşma sağlandığını, taraflar 03.04.2024 tarihinde fabrika nezdinde iken sözlü olarak ----- tipi vakum makinası, aksesuar gövde giriş takımı, seperatör sistemi ve ----- üzerinde anlaşma sağladıktan sonra, davacı şirkete 05.04.2024 tarihinde (sehven 01.04.2024 olarak yazılmış olup, mail içeriğinden tarihin 05.04.2024 olduğu anlaşılmaktadır) yeni teklif formu iletilmiş ve davacı şirket tarafından kabul edildiğini (Ek3- 01.04.2024 tarihli teklif formu ve 05.04.2024 tarihli mail), öncelikle ----- sanayi tipi vakum makinası için 01.04.2024 tarihinde müvekkil şirkete ait-----nolu ibana ----- nolu proforma açıklaması ile 154.117,20-TL ödeyen davacı şirket; (Ek4- 29.03.2024 tarihli proforma fatura ve dekont) kendilerinin talebi ve karşılıklı mutabık kalınması üzerine ---- sanayi tipi vakum makinası, aksesuar gövde giriş takımı, seperatör sistemi ve --- için doğan fark bedelini de teklif formu ile eşleşecek şekilde ----- nolu teklif açıklaması ile 17.04.2024 tarihinde aynı ibana 150.000-TL'yi ödediğini, davalı şirket de davacı şirkete içeriğinde anlaşılan makine ve parçalarına ilişkin 304.117,20-TL bedelli ve 18.04.2024 tarihli faturayı tanzim ettiğini, fatura bedeli de ödendikten sonra davalı yine nakliye için ayrıca bir ücret yansıtmaksızın makineyi davacı şirketin ----- Bölgesi'nde bulunan fabrikasına teslim etmek için gittiğini, karşılıklı mutabık kalınmasına ve davacı şirketin talep ettiği özelliklere göre makine hortumunda geri dönüşü olamayacak revizeler yapılmasına rağmen davacı şirket bu makineyi de teslim almaktan imtina ettiğini, davalı şirket çalışanı ----- davacı şirket nezdinde tek başına olmasına binaen ve daha fazla karşılıklı olarak tatsızlık yaşanmaması adına mecburen makineyi de teslim edemeden ------ geri dönmek zorunda kaldığını, teslimi mahkeme kanalı ile gerçekleştirilen makinede hiçbir ayıp olmamasına rağmen, davacı şirket makinenin ayıplı olduğu iddiası ile delil tespiti isteminde bulunduğunu ve ---- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin----- sayılı dosyasından 18.07.2024 tarihli bilirkişi raporu tanzim edildiğini, davacı şirket kendilerine satışı yapılan makinede hiçbir ayıp ya da kusur olmadığı halde, ayıp iddiası yaratabilmek adına tespit yaptırmak kaydıyla bilirkişi raporu alınmasını sağladığını, rapor içeriği incelendiğinde sadece davacı şirketin sözlü beyanları doğrultusunda ve taraflı bir bilirkişi raporunun tanzim edildiği izahtan vareste olduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle, her türlü yasal hakları ile ilgili dava, talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davacı şirkete teslimi gerçekleştirilen makinede hiçbir kusur ve ayıp olmadığından, davacı şirketin tacir olduğu da nazara alınarak, şirketin onay vermesi ve makinede geri dönüşü mümkün olmayan revize işlemlerin yapılması neticesinde, keyfi bir karar ile sözleşmeden dönme hakkının kullanılabilmesi mümkün olmadığından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tüm talepler yönünden reddine, arabuluculukta talep edilen alacak kalemlerinin tek tek yazılması gerektiğinden arabuluculuk sürecinde iken talep edilmeyen arabuluculuk vekalet ücreti isteminin reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı şirkete tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, ---- Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ---- Sayılı Tevdi Mahali Dosyası UYAP Kayıtları, ----Sulh Hukuk Mahkemesinin ---- Değişik iş sayılı tespit dosyası, Vergi Dairesi Kayıtları, 2024 Yılına Ait BA-BS Formları, 28/03/2024 tarihli sipariş, E-Mailler, Faturalar, Banka Dekontları, -----Noterliğinin 29/07/2024 tarih ve ------ yevmiyeli ihtarnamesi, Fotoğraflar, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava, 6098 sayılı TBK'nin 217-231 maddelerinde düzenlenen ayıplı mal nedeniyle satış sözleşmesinden dönme ve bedelin iadesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi arabuluculuk başta olmak üzere HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartları , taraf sıfatı, hak düşürücü ve zamanaşımı defi gibi hususlar incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla bu kez, esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın, taraf vekillerinin sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanıp incelenmiş, değerlendirilmiş, tahkikat işlemleri yerine getirilip bitirilmiş ve son celse duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin tahkikata ve esasa ilişkin son sözleri dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Öncelikle davanın tarafları şirketlerin ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtları dosyaya kazandırılmıştır. Ayrıca ----- Sulh Hukuk Mahkemesinin ------ Değişik iş dosyası UYAP sistemi üzerinden getirtilmiş ve incelenmiştir. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinin yerine getirildiği ve anlaşma sağlanamaması üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve uygulamaya kısaca değinmekte yarar vardır.
Bilindiği üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 207 nci maddesine göre; satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Taşınır sözleşmesinde satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır. Satıcının satılan mal nedeniyle zapt ve ayıp nedeniyle de sorumlu olduğu devam eden maddelerde düzenlenmiştir. Ayıba karşı satıcının sorumluluğunu düzenleyen TBK’nin 219-223 maddelerinde ise, satıcının alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması nedeniyle sorumlu olacağı gibi nitelik ve niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olduğu, satıcının bu ayıplardan sorumlu tutulması için onları bilmesi gerekmediği, alıcının ayıbı öğrendiğinde satıcıya uygun bir süre içinde bildirimde bulunması gerektiği, uygun süre içinde bildirimde bulunmadığı takdirde satılanı ayıplı hali ile kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Satıcı, satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altında olup ayıba karşı sorumluluğu ise satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır.6102 sayılı TTK'nin 23/c maddesinde "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. " hükmü ve bu madde yollaması ile Türk Borçlar Kanunu 223/2 maddesinin "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." 6098 sayılı TBK’nin 223. maddesinde ayıp ihbarı için herhangi bir şekil şartı ise getirilmemiştir. Ancak 6102 sayılı TTK'nin 18-(3) maddesi uyarınca, taraflar tacir ise ihbarın noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılması gerekmektedir.
6098 Sayılı TBK' nin 227.maddesinde ise "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme;
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme,-
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükmü düzenlenmiştir.Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya bakıldığında; taraf şirketler arasındaki 28/03/2024 tarihli sipariş/ satış sözleşmesi gereğince 18/04/2025 tarihli 304.117.20 TL bedelli faturaya konu ------ makinenin ayıplı olup olmadığı ve davacının sözleşmeden dönme koşullarının oluşup oluşmadığı meselesinin çözülmesi gerekmektedir. Öncelikle davacı şirketin ayıplı mal/makine nedeniyle işin niteliği gereği sonradan ortaya çıktığı için gizli ayıp niteliğinde bulunan ayıbı yukarıda gösterildiği şekilde ve usulde satıcıya bildirdiği kabul edilmişitir. Mahkememizce taraf vekillerinin gösterdiği tüm deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği getirtilmesi gereken deliller de toplanmıştır. Buna müteakip HMK'nin 266. maddesi gereği uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgi gerektirmesi karşısında araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda ------ Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen bilirkişi Makine Mühendisi ----- tarafından makine yerinde incelenmek suretiyle düzenlenen 24/07/2025 tarihli raporda özetle sonuçta ; Deneme sırasında hortum tıkanması, ---- model çalışmaya başladıktan birkaç dakika sonra, hortum içine çekilen küçük parçaların hortumun düz bölümlerini tıkadığı, Bu tıkanmalar sonucunda makine işlevini sürdüremez hale geldiği. Bu işlemleri bir peryod halinde sürdürmüş ve istenilen temizlik sağlanamamıştır. Makinenin işe uygun olmadığı, yani, ----- model sanayi tipi vakum makinesi, tespit isteyen şirketin üretim alanındaki strafor, plastik parça ve hurda atıkları temizleyebilecek kapasitede olmadığı, Deneme süresince sürekli ve sorunsuz çalışamadığı,Üretim tesisinde oluşan parçalar, makine hortumundan sorunsuz şekilde geçememekte; dolayısıyla makinenin sürekli ve verimli şekilde çalışması mümkün olmadığı, Beklenen temizlik işlevinin yerine getirilemediği, Söz konusu makine ile üretim hattı temizliğinin sağlanması mümkün değildir. Makine beklenilen faydayı sağlayamadığı Makine standart bir üründür. Standart ürüne speratör ve de hortumlar eklenerek vakum ve temizlik yapılması sağlandığından, standart teknik verilerine göre aykırılık olmadığı ve bu nedenle de ----- makinesi ayıplı olmadığı, Yapılan tespit ve teknik incelemelere göre, dava konusu makine tıkanma sorunları nedeniyle üretim alanı temizliğine uygun değildir. Makinenin Seçiminde eksiklikler olduğu karşılıklı olarak yeterli analiz yapılmadan spariş aşamalarına geçildiği, bu nedenle uygun işe uygun makine seçilemediğinden beklenilen fayda sağlanamadığı, üründen beklenilen faydanın sağlanamaması ürünü, ayıplı ürün niteliğine getirdiği, davacı tarafın standart ürünler üzerinden işe uygun ürün seçiminde davalı ile birlikte testler yaptığı ve bu testlerde gereken özeni göstermediği, eksiklikleri ve de geri bildirimleri ve de beklentilerini net olarak ortaya koyamadığı sebebiyle %40 oranında kusuru olduğu, ürünün ayıplı olmasında davalının temizlik alanındaki atıkların özelliklerini tam araştırmadığı ve davacının taleplerini tam olarak yazılı bir şekilde netleştirilemediği sebeple Genel ve Güçlü bir vakum süpürgesinin davacının talebini karşılayacağını öngörerek ----- speratör ekleyerek davacıya sunması ve beklenilen emme verimini sağlamaması sebebiyle %60 kusurunun olabileceği Ürünün üzerinde onarılarak giderilebilecek bir durum olmadığı, Ürün Seçiminde tarafların hataları olduğu Ürünün Toplam ---- Maliyetinin KDV Dahil =304.117,720 TL olduğu kanaatine varıldığına ilişkin tespit ve görüşler bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazılar değerlendirilmiştir. (HMK,281,282) Buna göre diğer deliller ve dosya kapsamı nazarında yapılan inceleme ve değerlendirmede öncelikle işin ve uyuşmazlığın niteliği gereği somut olayda satışta kusur tartışmasına yer olmadığı ifade edilmelidir. Esasen bilirkişi raporunda da tespit dosyasından alınan bilirkişi raporunda da davaya konu temizlik makinesinin davacının fabrikadasındaki strafor parçalarını ,plastik parçaları ve hurdaları vakumlayarak toplayıp temizleme işini göremediği, bir başka anlatımla davacının işine yaramadığı açıkca ortaya konmuştur. Bu durumda soru şudur: Satın alınan bir ürün/mal işe yaramıyorsa bu ürün ne yapılacaktır? 6098 sayılı TBK'nin 219.maddesinde bunun cevabı yazmaktadır. MADDE 219 - Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Mahkememizde gerek tespit dosyasında düzenlenen gerekse onu makinenin işlevi konusunda tamamen doğrulayan bilirkişi raporuna bakıldığında davacının davaya konu makineden beklediği işi ve yararı göremediği anlaşıldığından malın ayıplı olarak değerlendirilmesi gerektiği, ayıba ilişkin yasal sürecin usulüne uygun olarak geçirildiğinin tespitiyle birlikte TBK'nin 227/1maddesi gereğince sözleşmeden dönme ve ücretin iadesi talebinde bulunabileceğine ilişkin kesin hukuki ve vicdani bir kanaat oluşmuştur. Binaenaleyh, davacı şirketin davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde; TBK'nin 219 vd gereğince TMK'nin 6, HMK'nin 190.maddelerine göre dava konusu temizlik makinesinin ayıplı olup olmadığı hususunda düzenlenen gerekçeli, denetime hüküm kurmak için yeterli ve elverişli olduğu değerlendirilen ve/veya Mahkememizi yeterince aydınlattığı için benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm delillere göre açıkça ispat ettiği sonuç ve kanaatiyle davanın kabulü ile, davacının/Alıcı TBK'nin 219 vd, 227/1, 229 maddeleri gereğince taraflar arasındaki 28/03/2024 tarihli sipariş/ satış sözleşmesinden; 18/04/2025 tarihli 304.117.20 TL bedelli faturaya konu ------ ürünün ayıplı olması nedeniye döndüğünün tespiti ile işbu ürünün davalı/satıcı şirkete mevcut haliyle iadesi suretiyle teslimine, ve ayrıca TBK'nin 229 (1) maddesi gereğince satış sözleşmesine konu malın fatura bedeli olan 304.117.20 TL 'nin aynı anda ifa kuralı gereğince işbu ayıplı malın fiilen davalıya iadesi/teslimi tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden ( HMK'nin 323(1)/ç gereği geçici hukuki korumaya konu ---- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ------ Değişik iş sayılı dosyasından yapılanlar dahil-kararda vekalet ücretine hükmedilmediğin görüllmüştür) aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince davalı sorumlu tutulmuştur. Ayrıca aynı esaslar çerçevesinde Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)Davacının/Alıcı TBK'nin 219 vd, 227/1, 229 maddeleri gereğince taraflar arasındaki 28/03/2024 tarihli sipariş/ satış sözleşmesinden; 18/04/2025 tarihli 304.117.20 TL bedelli faturaya konu ------- ürünün ayıplı olması nedeniye döndüğünün tespiti ile işbu ürünün davalı/satıcı şirkete mevcut haliyle iadesi suretiyle teslimine,
3-)TBK'nin 229 (1) maddesi gereğince satış sözleşmesine konu malın fatura bedeli olan 304.117.20 TL 'nin aynı anda ifa kuralı gereğince işbu ayıplı malın fiilen davalıya iadesi/teslimi tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 20.774,25 TL karar ve ilam harcından; başlangıçta alınan 5.193,57 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 15.580,68 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı 5.193,57 TL peşin harç, 755,00 TL posta masrafı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.376,17 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından ---- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----- Değişik İş sayılı tespit dosyasında yapılan 195,00 TL başvurma harcı, 195,00 TL karar ve ilam harcı, 6.80 TL vekalet harcı, 3.030,00 TL mahkeme keşif harç ve yolluğu, 1.850,00 bilirkişi ücreti, 90,00 TL posta gideri ve 895,00 TL ulaşım gideri olmak üzere toplam 6.261,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 48.658,75 TL nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avanslarının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.