T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/585
KARAR NO : 2025/757
DAVA : Menfi Tespit ve Alacak (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/09/2021
KARŞI DAVA : Alacak ve Cezai Şart Alacağı
KARŞI DAVA TARİHİ : 24/11/2021
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile davacının, --- Bayiliğini dava dışı ----- Yetkili Bayisi olduğu; devreden bayinin önceden imzaladığı yağ alımı bayilik sözleşmesi ve buna ek olarak imzalanan diğer sözleşmelerle ilgili olarak davalı ile devir temlik sözleşmesi, bayilik sözleşmesi ve buna ek ---- referans numaralı pazarlama destek sözleşmeleri imzalandığı; davalı tarafın ---- Noterliği aracılığıyla gönderdiği 17/06/2021 tarihli ve ----- yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmeye aykırı hareket edildiği iddia edilerek sözleşmenin devam etmesi için yağ alımı ile ilgili iki seçenek sunulduğu ve aksi halde temerrüde düşüldüğü kabul edilerek teminat mektubunun bozulacağının ihtar edildiği; buna karşılık olarak davacı tarafça ---- Noterliği'nin 24/06/2021 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarıyla sunulan iki seçeneğin de kabul edilmediği ve davalının sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle sözleşmenin fesh edileceğinin cevaben ihtar ettiği; bunun üzerine davalı tarafın ---- Noterliği'nin 30/07/2021 tarihli ve ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin fesh edildiğinin bildirilerek teminat mektubunun bozulacağı veya sözleşmenin süresinin uzatılarak yağ alım miktarının arttırılacağının istendiği ve davacı tarafından da ---- Noterliği'nin 11/08/2021 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmeye devam edilemeyeceğinin ve sözleşmenin fesh edildiğinin bildirilerek davalıda bulunan teminat mektubunun iadesinin istendiği ancak davalı tarafça teminat mektubunun haksız ve hukuka aykırı olarak bozulduğu; yapılan sözleşme ile borçlanılan karşılıklı edimlerinin birbirinden açık bir şekilde farklı olduğu ve piyasa koşullarından davacının aynı özellikteki yağ alımı için ödeyeceği tutarın, davalının davacıya sattığı tutardan %500 daha ucuz olduğu ve sözleşmenin tüm koşulları dikkate alındığında ticari olarak davacı açısından sürdürülebilir bir tarafının bulunmadığı ve ayrıca tüm dünyada etkili olan Covid-19 salgını nedeniyle ortaya çıkan ekonomik krizden davacının da etkilendiği, işlerin yaklaşık %90 düştüğü, davacının ekonomik olarak zorlandığı ve bu hususların mücbir sebep sayıldığı, davacının tüm iyi niyetli çabalarının davalı tarafından kötüye kullanıldığı ileri sürülerek HMK. 389/1 kapsamında söz konusu sözleşme nedeniyle davacı hakkında icra işlemi yapılmaması için 1.124.261,02 TL tutarındaki uyuşmazlık yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve ayrıca davalıya verilen ---- Bankası'ndan alınan 09/01/2020 tarihli, ----- numaralı ve 692.649,00 TL tutarlı teminat mektubunun bozulması nedeniyle davalıya yapılan ödeme nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesi de talep edilmek suretiyle sonuçta fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak taraflar arasında imzalanan Madeni Yağ Tedarik Sözleşmesi ile sözleşmeye ek Pazarlama Destek Sözleşmesi ve Satış Genel Hüküm ve Koşulları sözleşmelerinin gabin, sözleşmeye aykırılık ve mücbir sebeplerle iptaline; kur farkından kaynaklı ve cezai bedel yönünden davalıya 1.124.261,02 TL' lik borç olmadığının tespitine; söz konusu ------ numaralı teminat mektubunun bozulması nedeniyle ödenen bedelden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL'nin ticari temerrüt faizi ile birlikte davacıya ödenmesine; davacıya ödenmesi gereken destek avansından şimdilik 100 USD' nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve ayrıca 114.529,48 USD olan cezai bedelin şimdilik 100 USD' sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.İhtiyati haciz talebi 29/09/2021 tarihinde oluşturulan ara karar ile ihtiyati hacze ilişkin yasal ve maddi şartlar somut olayda gerçekleşmediği için reddine karar verilmiştir.
İhtiyati tedbir talebi yönünden ise 29/09/2021 tarihinde oluşturulan ayrı bir ara karar ile dilekçe ekinde ibraz edilen sözleşme ve ihtarname örnekleri ile diğer deliller, HMK m.389 ve devamı maddelerinde belirtilen mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerine ilişkin yasal düzenleme ile İİK Mad.72 düzenlemesi, yakın ispata ilişkin koşullar, tedbir isteğinin dava konusu kapsamında olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde taraflarla sınırlı olmak üzere ihtiyati tedbir talebinin karşılanması için gerekli yasal ve maddi şartların olayda gerçekleştiği; tedbir isteyen tarafın öncelikli hukuki yararı, dosya kapsamı ve ilgili yasal düzenlemeler gözetilerek tedbir talebine esas dava değeri olan 1.124.261,02 TL üzerinden takdiren %15 teminata bağlı olarak ve karşı tarafla sınırlı kalmak üzere menfi tespit davasının icra takibinden önce açılması ihtimalini düzenleyen İİK Mad.72/2 düzenlemesi doğrultusunda ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilerek:
"1-İhtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile %15 teminata bağlı olarak ve taraflar arasında sonuç doğurmak üzere;
Taraflar arasında imzalanan ve;
------. Noterliği'nin 17/06/2021 tarihli ve ---- yevmiye numaralı,
------. Noterliği'nin 30/07/2021 tarihli ve --- yevmiye numaralı,
----. Noterliği'nin 24/06/2021 tarihli ve -- yevmiye numaralı,
---- -. Noterliği'nin 11/08/2021 tarihli ve ----- yevmiye numaralı,
ihtarnamelere konu olan,
Madeni Yağ Tedarik Sözleşmesi ile sözleşmeye ek Pazarlama Destek Sözleşmesi ve Satış Genel Hüküm ve Koşulları sözleşmeleri yönünden %15 teminat karşılığı olan 168.640,00 TL tutarında nakit ya da kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu karşılığında teminata bağlı olarak ve dava sonuna kadar olmak üzere:
Karşı taraf-davalı tarafından tedbir isteyen-davacı aleyhinde icra takibinin dava tarihinden sonra yapılması halinde İİK m.72/2 düzenlemesi çerçevesinde ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına,
2-İİK. Madde 72/2 düzenlemesi yönünden ihtiyati tedbir kararının ilgili icra dairesince yerine getirilmesine,"
şeklinde tedbir kararı verilmiştir.
İbraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre ------ Arabuluculuk Bürosu, Büro dosya numarası ----- ve arabuluculuk numarası ----- (tutanakta maddi hataya dayalı olarak ---- yazılı ise de sisteme göre -----'dir.) numaralı yapılan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından 31/08/2021 tarihli son tutanak düzenlendiği, arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmiş olduğu belirlenmiştir.
Davalı vekili tarafından süresinde ibraz edilen cevap dilekçesi ve karşı dava dilekçelerinde taraflar arasında 19/12/2019 tarihinde devir ve temlik sözleşmesi imzalandığı, 02/08/2021 tarihine kadar sözleşmenin hüküm ifade ettiği ve taraflar arasındaki ticari ilişkide söz konusu hak ve borçların devralınmış olduğu hususunda bir itilaf yaşanmadığı, söz konusu sözleşme devamında taraflar arasında madeni yağ tedarik sözleşmesi ile bu sözleşmeye ek ---- sözleşme referans no pazarlama destek sözleşmesi ve satış genel hüküm ve koşulları sözleşmesi imzalandığı, sözleşme ve eklerinin 02/08/2021 tarihinde davalı tarafından fesih edildiği, ileri sürülen iddiaların taraflar arasındaki ilişki ve sözleşme hükümleri yönünden dayanaksız olduğu, gabin iddiasının asılsız olup şartlarının gerçekleşmediği, davalının sözleşmeye aykırı davranmadığı, kaldı ki sözleşmeye aykırılığın sözleşmenin iptali gerekçesi olamayacağı, davalının sözleşme uyarınca üstlendiği hükümlülüklerini tam ve eksiksiz yerine getirdiği, davacının istediği ürünlerin süresinde ve eksiksiz olarak tedarik edildiği, sözleşmenin iptal edilmesi için kurulduğu anda iptalini gerektirecek bir irade sakatlığıyla malul olması gerektiği, taraflar arasındaki ilişkiden böyle bir ihtimal bulunmadığı dava dışı şirketin işletmesini devralmaya karar veren davacı şirketin bu ticari kararın bir parçası olarak davalı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmeleri devraldığı, ayrıca TBK Madde 39 düzenlemesine göre de sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 1 yıldan fazla bir süre geçtiği, basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gereken davacı şirketin sözleşmeyle kararlaştırılan ücret ve cezai şartın indirilmesinin talep edilemeyeceği, davacı şirketin dava dışı şirketten devraldığı hak ve hükümlülükler hakkında aydınlatıldığı ve bu hususun sözleşmede de yer aldığı, gabin şartları olmadığı gibi TBK. Madde 28 düzenlemesine göre de bu iddianın hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediği, Covid-19 salgınının davacı yönünden mücbir sebep teşkil etmediği gibi bu konuda davacı tarafından yapılmış herhangi bir bildirimin de bulunmadığı, sözleşmeye göre mücbir sebebin fesih hakkı da sağlamadığı, dava dilekçesinde yatırım destek avansı olarak nitelendirilen pazarlama destek avansını davalının çeşitli tarihlerde ve son olarak 27/08/2014 tarihinde yaptığı 265.000 USD tutarındaki ödeme ile gerçekleştirmiş olduğu, sözleşmede yatırım tutarının miktarı ve davacı şirkete nakden ödenmeyeceği hususlarının açıkça belirtilmiş olduğu ileri sürülerek bütün talepler yönünden davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup, harcı da yatırılmak suretiyle süresinde ve 24/11/2021 tarihli başka bir dilekçe ile taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle fesih nedeniyle 431.612,02 TL pazarlama desteğinden kaynaklanan bakiye alacağın 02/08/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek - sözleşmesinin (pazarlama destek sözleşmesi) 5. maddesinin son paragrafında düzenlenen aylık %1,5 oranında temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, ve ayrıca - sözleşmesinin 6. Maddesi uyarınca ödenmesi gereken ve ve haklı fesih nedeniyle muaccel hale gelen 114.529,48 USD tutarındaki cezai şart alacağının temerrüt tarihi olan 02/08/2021 tarihinden itibaren TC. ----- Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının temerrüt faiziyle birlikte tahsili yönünde karşı dava açılarak dava dayanağı arabuluculuk tutanağının karşı davayı da kapsadığı ileri sürülmüştür.
Ön inceleme duruşmasında taraf vekilleri dilekçelerini tekrar etmişler ve dava yönünden yapılan ön incelemede kısmi davaya ilişkin HMK. Madde 109 düzenlemesi, bu düzenlemede yer alan ve 6644 Sayılı Kanun ile ilga edilen 2 nolu hüküm fıkrasının ilga edilmeden önceki içeriği ve buna bağlı olarak ilga edilmiş olması nedeniyle doğan fark, cezai şarta ilişkin yasal düzenlemeler, itirazda olabilecek bazı ayrıntıların kısmi dava niteliğine etkisi olmayan ve fakat cezai şarta ilişkin yapılacak irdelemelerde gözetilebilip karşılanabilir hususlara yönelik olabileceği değerlendirilmek suretiyle sonuçta kısmi dava olarak cezai şartın talebine engel bir yasal düzenleme olmadığı sonucuna varıldığından buna yönelik itirazın reddine karar verilmek suretiyle dava yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanmış olan "Devir ve Temlik Sözleşmesi"ne bağlı olarak taraflar arasında imzalanmış olan "Madeni Yağ Tedarik Sözleşmesi (Tedarik Sözleşmesi)" ile bu sözleşmeye ek olan, bayilik sözleşmesine ek-1 başlıklı ve TL ------ referans numaralı olup, "Pazarlama Destek Sözleşmesi" başlıklı ve ayrıca yine söz konusu tedarik sözleşmesine ek olan, EK A olarak belirtilen "Genel Satış Şartları ve Koşulları" başlıklı sözleşmeler yönünden gabin olup olmadığı, zor durumda kalma ihtimali yönünden bu durumun ortadan kalktığı tarihin ne olduğu, Covid-19 salgınına da bağlı olarak mücbir sebep bulunup bulunmadığı, sözleşmeye aykırılık olup olmadığı ve bu üç ayrı sebep yönünden ileri sürülen sebebe ilişkin yasal ve maddi şartların gerçekleşip gerçekleşmediği ve buna bağlı olarak her bir sebep yönünden ayrı ayrı olmak üzere sözleşmelerin iptalinin gerekip gerekmediği; buna bağlı olarak dava dilekçesinde belirtilen 1.124.261,02 TL' lik kur farkından kaynaklı ve cezai bedel yönünden davacının davalıya borçlu olup olmadığı ve ayrıca yine ileri sürülen iptali sebeplerine de bağlı olarak ---- Bankası'ndan alınan 09/01/2020 tarihli, ---- numaralı ve 692.649,00 TL bedelli teminat mektubunun bozdurulması nedeniyle ödenen 22/09/2021 tarihli ve 692.649,00 TL bedel yönünden davacının davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı, teminatın haksız bozdurulup bozdurulmadığı ve buna bağlı olarak söz konusu bedelin istirdatının talep edilip edilemeyeceği; sözleşmeye ve eklerine göre davalı tarafından davacıya ödenmesi gereken yatırım/pazarlama destek avansının olup olmadığı ve varsa miktarının USD olarak ve bunun 24/09/2021 dava tarihindeki TL karşılığı olarak ne olduğu; sözleşme ve eklerine göre davacının davalıdan cezai şart talep edip edemeyeceği, cezai şart talebi yönünden yasal ve maddi şartların olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ve gerçekleşmiş ise miktarının USD olarak ve bunun 24/09/2021 dava tarihindeki TL karşılığı olarak ne olduğu hususlarının aydınlatılmasına ilişkin olduğu tespit edildikten sonra hak düşürücü süre itirazı yönünden TBK. Madde 28 düzenlemesi, sözleşme ve eklerinin içeriklerine göre ilişkinin başladığı tarih, dava tarihi, zor durumun ve bunun ortadan kaktığı tarihin aydınlatılmasının tahkikatı gerektirmesi ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hak düşürücü süre itirazının reddine karar verildikten sonra karşı dava yönünden yapılan ön incelemede ise davaya dayanak yapılan anlaşamama son tutanağı içeriğine göre karşı davaya konu hususlarında arabuluculuk görüşmeleri sırasında ileri sürülerek müzakere edilmiş ve arabulucu tarafından bu hususa da değinilerek iki tarafın talepleri yönünden de arabuluculuk sürecinin yapıldığının ve anlaşamama ile sonuçlandığının belirtilmiş ve tutanağın buna göre düzenlenmiş olması, dava ve karşı davaya ilişkin yasal zorunluluk, şekil-esas dengesinin hayata ve hakkaniyete uygun olarak kurgulanması gereği, iyi niyet kuralları ve zorunlu arabuluculuğun amacı ile buna ilişkin yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde söz konusu anlaşamama tutanağının karşı dava yönünden de esas alınması gerektiği ve zorunlu arabuluculuk şartını karşıladığı sonucuna varıldığından bu yönden bir dava şartı eksikliğinin bulunmadı sonucuna varılarak zorunlu arabuluculuk dava şartı eksikliği itirazı reddedildikten sonra karşı dava yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanmış olan "Devir ve Temlik Sözleşmesi"ne bağlı olarak taraflar arasında imzalanmış olan "Madeni Yağ Tedarik Sözleşmesi (Tedarik Sözleşmesi)" ile bu sözleşmeye ek olan, bayilik sözleşmesine ek-1 başlıklı ve TL ----- referans numaralı olup, "Pazarlama Destek Sözleşmesi" başlıklı ve ayrıca yine söz konusu tedarik sözleşmesine ek olan, EK A olarak belirtilen "Genel Satış Şartları ve Koşulları" başlıklı sözleşmeler yönünden karşı davacının karşı davalıdan pazarlama desteğinden kaynaklanan bakiye alacağının olup olmadığı ve varsa miktarının USD olarak ve ayrıca 24/11/2021 karşı dava tarihindeki TL karşılığının ne olduğu, bu talep yönünden talep edilme ihtimaline bağlı olarak temerrüt tarihinin ne olduğu ve temerrüt tarihindeki talep edilebilecek miktarın USD olarak ve ayrıca temerrüt tarihindeki TL karşılığının ne olduğu; sözleşme ve eklerine göre karşı davacının karşı davalıdan cezai şart talep edip edemeyeceği, cezai şart talebi yönünden yasal ve maddi şartların olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ve gerçekleşmiş ise miktarının USD olarak ve bunun 24/11/2021 karşı dava tarihindeki TL karşılığının ne olduğu, bu talep yönünden talep edilme ihtimaline bağlı olarak temerrüt tarihinin ne olduğu ve temerrüt tarihinde talep edilebilecek miktarın USD olarak ve ayrıca temerrüt tarihindeki TL karşılığının ne olduğu hususlarının aydınlatılmasına ilişkin olduğu tespit edildikten sonra hem dava ve hem de karşı dava yönünden tahkikata geçilerek oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor temini yoluna gidilmiştir.
Tahkikata ilişkin 30/11/2022 tarihli duruşmada taraf vekillerinin alınan beyanlarına göre ----Noterliğine ait 24/06/2021 tarihli ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamenin davalıya 29/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği ve taraflar arasında bunun ihtilaflı olmadığı belirlenmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 12/04/2023 tarihli raporun gerekli-yeterli kısımları:
"...
VI. YAPILAN İNCELEME VE DEĞERLENDİRMELER:
Sözleşmeler
Devir ve temlik Sözleşmesi
Dosyaya dava dilekçesi ekinde imzasız (Devir ve temlik sözleşmesi) başlıklı bir belge sunulmuştur.
Davalı tarafından sunulan 19.12.2019 tarihli imzalı belge temel alınmış olup takdir mahkemenindir. Sözleşmenin başlangıcında sözleşmenin ----- arasında düzenlendiği belirtilmekte ise de, sözleşmede ------ kaşe ve imzası bulunmamakta olup takdir mahkemenindir.
Belge dava tarafları arasında imzalanmış olup dava ile ilgili maddeleri aşağıda belirtilmiştir.Sözleşmenin 1. Maddesine göre------arasında 1.1.2017 tarihinde düzenlenmiş bulunan (Bayilik ve Pazarlama Destek Programı Sözleşmesi) ve bu sözleşmeden doğan tüm hak ve borçların -----devredildiği belirtilmektedir.
Sözleşmenin 4. Maddesinde
Anılan hak ve borçlar konusunda ----- tam ve eksiksiz olarak aydınlatıldığını ve bu husus inkar eder nitelikte herhangi bir hukuki girişimde bulunmayacağını kabul ve taahhüt etmiştir. ---- ---olan borcunu ödemeyi taahhüt etmiş ve bu taahhüdünün teminatı olarak 692.649 TL tutarında banka teminat mektubu vermeyi kabul etmiştir.Sözleşmenin 5. Maddesinde
----- Bu koşullar doğrultusunda sözleşmenin devir ve temlikine onay vermiştir.
Yağlayıcı Tedarik Sözleşmesi
----- arasında imzalanmış olup 1.12.2019-30.11.2022 arasında geçerlidir.
1.Maddeye göre tarafların gerekçe göstermeden, yazılı bildirimde bulunarak 60 gün sonra sözleşmeyi feshetme hakları bulunmaktadır.
2.Maddeye göre -----. Satış şartlarını tek taraflı olarak değiştirirse diğer taraf sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir.
3.Maddeye göre fiyatlar ve ürünler Genel satış şartları ve Koşulları belgesinde düzenlenmiştir ( Sözleşme ekinde mevcuttur).
Genel satış şartları ve Koşulları belgesinin 14. Maddesine göre (Mücbir sebep) nedeniyle performans göstermemek halinde sorumluluk oluşmayacaktır.
Pazarlama Destek Sözleşmesi
1.12.2019-30.11.2022 arasında geçerli sözleşmenin 1. Maddesine göre, ------ 142.111 $ yatırım primi ödenmiştir. Anılan miktar (her bir ürün grubu için ayrı olan avans kapatma birim tutarı ile her bir ürün için ayrı belirlenen yıllık hedef alım miktarının çarpımı yoluyla bulunacak) sonuç yolu ile kapatılacaktır.
Sözleşmenin 2. Maddesine göre,----- kapatılmamış 142.111 $ kapatılmamış prim avans borcu olduğunu ve bu tutar nedeniyle yatırım avansı ödenmeyeceğini ve bu konuda talepte bulunmayacağını kabul ve taahhüt etmektedir.
Sözleşmenin 3. Maddesine göre,------ sözleşmenin ekinde belirtilen Yıllık Hedef Alım Miktarı kadar ürünü almayı kabul ve taahhüt etmektedir.
Sözleşmenin 5. Maddesine göre, ---- sözleşmenin ekinde belirtilen Yıllık Hedef Alım Miktarı kadar ürünü alma taahhüdünü yerine getirmez ve 30 gün içinde durumu düzeltmezse, -----. Sözleşmeyi feshedebilecektir.----- sözleşme sona erdiği takdirde, fesih tarihinden 60 gün içinde Yatırım bedelini geriye ödeyecektir. Ödeme yapılmazsa aylık %1,5 temerrüt faizi uygulanacaktır.
Sözleşmenin 6. Maddesine göre sözleşme ------ sözleşmeyi ihlalinden dolayı feshedilirse, -----142.111 $ cezai şart ödeyecektir.Sözleşmenin ekinde alınacak ürünler ve yıllık hedef alım miktarları belirtilmiştir.
İhtarnameler
Davalı ihtarnamesi
Davalı, ---- Noterliğinden 17.6.2021 tarihinde çektiği ----- numaralı ihtarnamede, davacının, destek avansından bakiye 114.529,489 $ borcu bulunduğunu, gerçekleştirmesi gereken ürün alımını yerine getirmediğini, bu nedenle temerrüde düştüğünü, ödemeye yönelik çeşitli seçim yollarından birisini 7 gün içinde seçmesi gerektiği, aksi takdirde ödeme yapması gerektiği, 30 gün içinde ödeme yapılmazsa sözleşmenin otomatik olarak feshedileceğini bildirmiştir.
Davacı ihtarnamesi
Davacı, -----. Noterliğinin 24.6.2021 tarih ve ----- sayılı ihtarnamesinde, kendisine pazarlama destek avansı ödenmediğini, sözleşme ve eklerinde gabin bulunduğunu, Yargıtay----. HD kararında, (sözleşme tarihinden 1 yıllık süre içinde sözleşme ile bağlı olmadığını belirtip iptal davası açma hakkının bulunduğunun) belirtildiğini, Covid 19 salgını nedeniyle mücbir sebep oluştuğunu, bu vb. Nedenlerle davalı ihtarnamesini kabul etmediklerini beldirmiştir.
Davalı ihtarnamesi
Davalı,---- Noterliğinden 2.8.2021 tarihinde çektiği ------ numaralı ihtarnamede, "davacının 19.12.2019 tarihinde bir sözleşme ve eklerini devraldığını, bu tarihten sonra hiçbir uyuşmazlık olmadığını, sözleşmenin özgür irade ile imzalandığını, daha evvel çektikleri ihtarname içeriği yerine gelmediğinden sözleşmenin feshedildiği" belirtilmiştir.
Davacı ihtarnamesi
Davacı, ----- Noterliğinin 11.8.2021 tarih ve ----- sayılı ihtarnamesinde, "kendisine devir sözleşmesi hakkında yeterince bilgi verilmediğini, sözleşmede borcun rakamsal olarak belirtilmediğini, rakamı bilselerdi sözleşmeyi yapmayacaklarını, vd. belirtip, teminat mektubunun iadesini ve 24.034 $ ın iadesini" talep etmiştir.
Esas davada, davacı
1-) Davalı tarafla imzalanan Madeni Yağ Tedarik Sözleşmesi ile sözleşmeye ek Pazarlama Destek Sözleşmesi ve Satış Genel Hüküm ve Koşulları sözleşmelerinin gabin, sözleşmeye aykırılık ve mücbir sebeplerle iptalini talep etmektedir.
TBK 28. Maddeye göre, "Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu durum a) zarar görenin zor durumda kalmasından, b) düşüncesizlik veya deneyimsizliğinden yararlanılarak gerçekleşmişse düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenilmesinden veya zor durumun ortadan kalkmasından 1 yıl içinde sözleşme ile bağlı olunmadığı" ileri sürülebilir.Sözleşme içeriğinin hukuki yorumu HMK gereği mahkemenin olmak üzere, sözleşmenin 27.1.2020 tarihinde imzalandığı davanın 24.9.2021 tarihinde açıldığı düşünüldüğünde, 1 yıllık hak düşümü süresinin geçtiği görülmekle, mahkemenin yapacağı hukuki yorum sonucu durum sarahate kavuşabilecektir.
2-) Davalıya 1.124.261,02 TL'lik kur farkından kaynaklı ve cezai bedel yönünden borçlu olunmadığının tespitini talep etmektedir
aa)Taraflar arasında 27.1.2020 tarihinde imzalanmış bulunan Pazarlama Destek Sözleşmesinin 2A maddesinde davacı 19.12.2019 tarihinde yapılmış bulunan devir sözleşmesi gereği üstlendiği 142.111 $ borcu olduğunu kabul etmektedir. Devir sözleşmesinde sözleşme içeriğini incelediğini ve kabul etmediğini (2. Ek raporda kabul ettiği şeklinde maddi hata düzeltilmiştir.) belirttiğinden davacının içeriğe vakıf olmadığı ve miktarın gösterilmediğine ilişkin beyanının hukuki takdiri mahkemenindir.
Davalı, ---- Noterliğinden 17.6.2021 tarihinde çektiği ----- numaralı ihtarnamede, davacının, destek avansından bakiye 114.529,489 $ borcu bulunduğunu ileri sürmektedir. Defter incelemesi yapılmadığından anılan iddia belirlenememekte olup, durumun takdiri mahkemenindir. (2. Ek raporda defterler incelenerek gerekli değerlendirmeler yapılmıştır.)
bb)TBK 179. Maddede düzenlenen ceza koşulu YHGK nun 17.2.1971 tarih ve -----sayılı kararına göre, "geçerli bir borcun yerine getirilmemesi durumunda borçlunun ödemesi gereken feri nitelikte götürü bir edimdir. 180.maddeye göre, "alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifası gerekir. Her ne kadar 6102 sayılı TTK nun 22. Maddesine göre tacirler sözleşme cezasınıun indirilmesini mahkemeden isteyemezlerse de, YHGK nun 20.3.1974 tarih ve ---- sayılı ilamına göre," borçlu tacir olsa dahi, ekonomik bakımdan mahvına neden olacak cezai koşul indirilebilmekte olup, bu konuda takdir mahkemenindir.
Sözleşmelerde, (sözleşme ----sözleşmeyi ihlalinden dolayı feshedilirse,------142.111 $ cezai şart ödeyeceği) belirtilmektedir. Davacının anılan miktarı almadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakla beraber davacı anılan durumu Covid 19 hastalığına ve mücbir sebebin varlığına dayandırmaktadır.
TBK 891. Maddeye göre, mücbir sebep, borçluyu sorumluktan kurtaran bir sebeptir. YHGK nun 27.6.2018 tarihli ve ----- sayılı ilamına göre, mücbir sebep, "sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen genel bir davranış normunun veya borcun ihlaline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan bir olaydır. Deprem, sel, yangın, salgın hastalık gibi doğal afetler mücbir sebep sayılır."Ancak burada TBK 136. Madde doğrultusunda geciktirilmeden bildirme yükümlülüğü bulunup, dosyada bu doğrultuda bir belge bulunmamaktadır.
Genel satış şartları ve Koşulları belgesinin 14. Maddesine göre (Mücbir sebep) nedeniyle performans göstermemek halinde sorumluluk oluşmayacaktır. 2020 yılının Mart ayında Dünya Sağlık Örgütü COVİD 19 u salgın hastalık olarak nitelendirmiştir.
Mahkemece durumun takdiri sonucunda davalının sözleşmeyi fesih ve cezai şartı talep edip edemiyeceği husunda sonuca varılabilecektir.
3-) Davalıya verilen ----- Bankası 'ndan alınan ----- numaralı 09/01/2020 tarihli 692.649 TL tutarlı teminat mektubunun bozdurulması nedeniyle davacı tarafından 22/09/2021 tarihinde ödenen 692.649 TL'nin şimdilik 100 TL'sinin ticari temerrüt faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, talep edilmiştir.
Mahkemece feshin haksızlığı sonucuna varılırsa davacı talebi yerinde görülebilecek, ancak, gerçekleştirmesi gereken ürün alımını yerine getirmediğini, bu nedenle temerrüde düştüğü sonucuna varılırsa (davacının mücbir sebep irdelemesi dikkate alınarak) talebin yerinde olmadığı sonucuna varılabilecek olup, bu konuda hukuki takdir mahkemenindir.
4-)Davacının davalıdan almış olduğu yağın tonajına göre davacıya ödenmesi gereken yatırım destek avansının bilirkişi tarafından hesaplanacak tutarın davalıdan alınarak davacıya ödenmesi talep edilmiştir.
Taraflarca imzalanmış bulunan Pazarlama Destek Sözleşmesinde ek yatırım destek ödemesi yapılmayacağı taraflarca kabul edilmiş olup, takdir mahkemenindir.
Karşı davada---- Sözleşme'nin feshedildiği tarihe kadar gerçekleştirdiği yıllık alımların yatırım tutarından düşülmesinden sonra, fesih tarihinde ---- 114.529,48 USD tutarında borcu olduğundan, ---- Sözleşmesi'nin (6) maddesi uyarınca, ----- ödemesi gereken cezai şart tutarının 114.529,48 USD olup, Bu tutarın temerrüt tarihinden işleyecek ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi ile birlikte ---- ödenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Defter kayıtları incelenemediğinden 114.529,48 $ ın varlığının belirlenemediği, cezai şart isteminin haklılığının mahkemenin mücbir sebep incelemesi sonucunda belirlenebileceği
Sonucuna varılmıştır. (2. Ek raporda defterler incelenerek davalının davacıdan 455.247,08 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.)
XI. SONUÇ VE KANAAT:
Tarafımızca yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde yukarıda ayrıntısıyla izah edildiği üzere;
A) Esas dava açısından
Mücbir sebep açısından sözleşmenin feshi isteminin yerinde olduğu, ancak anılan talep yapıldığında ---- Noterliğinden 2.8.2021 tarihinde çektiği ------ numaralı ihtarnamesi gereği sözleşmenin davalı tarafça feshedilmiş olduğu, bu nedenle takdirin mahkemenin olduğu,
Cezai bedel talebinin mahkemenin feshin haklı olup olmadığına ilişkin vereceği hukuki karar sonucu belirlenebileceği, cezai şart miktarının saptanması için taraf defterlerinin incelenmesi gerektiği hususunun mahkemenin takdirinde olduğu , Sözleşmenin ilgili hükümlerine göre ek yatırım desteği istenemeyeceği sonucuna varılmakla beraber, bu konuda takdirin mahkemenin olduğu,
B) Karşı dava açısından
Davacı talebinin taraf defterleri incelenmesi ve mahkemenin mücbir sebebe ilişkin görüşlerinden sonra sarahate ulaşabileceği
Görüş ve kanaatiyle hukuki takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere işbu bilirkişi raporumu saygılarımla sunarız. 12.4.2023
..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
İtirazlar üzerine temin edilen ek rapor istenen hususları karşılamadığından yeniden ek rapor alınması yoluna gidilerek 26/04/2024 tarihli 2. ek rapor temin edilmiş olup, yukarıya aynen alınan kök raporda ilgili yerlerde parantez içerisinde belirtildiği şekilde maddi hata düzeltilerek defterlere ilişkin eksik değerlendirmeler de yapılarak kök rapor teyit edilmiş ise de görev tanımını bütünüyle karşılamaması ve itirazlar gözetilerek yeniden ek rapor alınması yoluna gidilmiş olup, 17/04/2025 tarihli ek raporda bazı hususlar detaylandırılarak kök rapor ve 2. ek rapordaki hususlar teyit edilmekle beraber 22/05/2024 tarihli duruşma tutanağına yansıyan şekilde ve oluşturulan ara kararlara bağlı olarak davacı-karşı davalı defterleri üzerinde bir mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yapılması yönünden talimat yazılarak cevap geldikten sonra 22/01/2025 tarihli duruşmada tutanağa yansıyan şekilde ve oluşturulan ara kararlara bağlı olarak talimatla alınan raporu ve bu rapora karşı itirazları irdeler, kök rapora karşı itirazları irdeler, salgın döneminde sipariş olup olmaması, sektör ve diğer etkenler irdelenerek mücbir sebebin olup olmadığını tartışır şekilde ve nihayetinde ön inceleme duruşma tutanağında tespit edilen ihtilaf noktalarını nihai olarak aydınlatır şekilde rapor alınması yoluna gidilmiştir.
Söz konusu talimatla alınan bilirkişi raporundan davacı-karşı davalı defterlerine göre taraflar arasında herhangi bir borç alacak kalanı bulunmadığı sonucuna varıldığı ifade edilmiş olup bilirkişi heyetinden yukarıda belirtilen şekilde nihai olarak temin edilen 07/08/2025 tarihli raporun gerekli-yeterli kısımları:
"...
VI. YAPILAN İNCELEME VE DEĞERLENDİRMELER:
Sözleşmeler
Devir ve temlik Sözleşmesi
Dosyaya dava dilekçesi ekinde imzasız (Devir ve temlik sözleşmesi) başlıklı bir belge sunulmuştur.
Davalı tarafından sunulan 19.12.2019 tarihli imzalı belge temel alınmış olup takdir mahkemenindir. Sözleşmenin başlangıcında sözleşmenin ----- arasında düzenlendiği belirtilmekte ise de, sözleşmede-----kaşe ve imzası bulunmamakta olup takdir mahkemenindir.
Belge dava tarafları arasında imzalanmış olup dava ile ilgili maddeleri aşağıda belirtilmiştir.
Sözleşmenin 1. Maddesine göre
----- arasında 1.1.2017 tarihinde düzenlenmiş bulunan (Bayilik ve Pazarlama Destek Programı Sözleşmesi) ve bu sözleşmeden doğan tüm hak ve borçların ----- devredildiği belirtilmektedir.
Sözleşmenin 4. Maddesinde
Anılan hak ve borçlar konusunda -----tam ve eksiksiz olarak aydınlatıldığını ve bu husus inkar eder nitelikte herhangi bir hukuki girişimde bulunmayacağını kabul ve taahhüt etmiştir. ----- olan borcunu ödemeyi taahhüt etmiş ve bu taahhüdünün teminatı olarak 692.649 TL tutarında banka teminat mektubu vermeyi kabul etmiştir.
Sözleşmenin 5. Maddesinde
----- Bu koşullar doğrultusunda sözleşmenin devir ve temlikine onay vermiştir.
Yağlayıcı Tedarik Sözleşmesi
------ arasında imzalanmış olup 1.12.2019-30.11.2022 arasında geçerlidir.
1.Maddeye göre tarafların gerekçe göstermeden, yazılı bildirimde bulunarak 60 gün sonra sözleşmeyi feshetme hakları bulunmaktadır.
2.Maddeye göre -----. Satış şartlarını tek taraflı olarak değiştirirse diğer taraf sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir.
3.Maddeye göre fiyatlar ve ürünler Genel satış şartları ve Koşulları belgesinde düzenlenmiştir ( Sözleşme ekinde mevcuttur). Genel satış şartları ve Koşulları belgesinin 14. Maddesine göre (Mücbir sebep) nedeniyle performans göstermemek halinde sorumluluk oluşmayacaktır.Pazarlama Destek Sözleşmesi
1.12.2019-30.11.2022 arasında geçerli sözleşmenin 1. Maddesine göre, ----- 142.111 $ yatırım primi ödenmiştir. Anılan miktar (her bir ürün grubu için ayrı olan avans kapatma birim tutarı ile her bir ürün için ayrı belirlenen yıllık hedef alım miktarının çarpımı yoluyla bulunacak) sonuç yolu ile kapatılacaktır.
Sözleşmenin 2. Maddesine göre, ------ kapatılmamış 142.111 $ kapatılmamış prim avans borcu olduğunu ve bu tutar nedeniyle yatırım avansı ödenmeyeceğini ve bu konuda talepte bulunmayacağını kabul ve taahhüt etmektedir.
Sözleşmenin 3. Maddesine göre,----- sözleşmenin ekinde belirtilen Yıllık Hedef Alım Miktarı kadar ürünü almayı kabul ve taahhüt etmektedir.
Sözleşmenin 5. Maddesine göre,----- sözleşmenin ekinde belirtilen Yıllık Hedef Alım Miktarı kadar ürünü alma taahhüdünü yerine getirmez ve 30 gün içinde durumu düzeltmezse, ----. Sözleşmeyi feshedebilecektir.------ sözleşme sona erdiği takdirde, fesih tarihinden 60 gün içinde Yatırım bedelini geriye ödeyecektir. Ödeme yapılmazsa aylık %1,5 temerrüt faizi uygulanacaktır.
Sözleşmenin 6. Maddesine göre sözleşme ---- sözleşmeyi ihlalinden dolayı feshedilirse, ----- 142.111 $ cezai şart ödeyecektir.Sözleşmenin ekinde alınacak ürünler ve yıllık hedef alım miktarları belirtilmiştir.
İhtarnameler
Davalı ihtarnamesi
Davalı, -----. Noterliğinden 17.6.2021 tarihinde çektiği ------ numaralı ihtarnamede, davacının, destek avansından bakiye 114.529,489 $ borcu bulunduğunu, gerçekleştirmesi gereken ürün alımını yerine getirmediğini, bu nedenle temerrüde düştüğünü, ödemeye yönelik çeşitli seçim yollarından birisini 7 gün içinde seçmesi gerektiği, aksi takdirde ödeme yapması gerektiği, 30 gün içinde ödeme yapılmazsa sözleşmenin otomatik olarak feshedileceğini bildirmiştir.
Davacı ihtarnamesi
Davacı, ----. Noterliğinin 24.6.2021 tarih ve ------ sayılı ihtarnamesinde, kendisine pazarlama destek avansı ödenmediğini, sözleşme ve eklerinde gabin bulunduğunu, Yargıtay -----. HD kararında, (sözleşme tarihinden 1 yıllık süre içinde sözleşme ile bağlı olmadığını belirtip iptal davası açma hakkının bulunduğunun) belirtildiğini, Covid 19 salgını nedeniyle mücbir sebep oluştuğunu, bu vb. Nedenlerle davalı ihtarnamesini kabul etmediklerini beldirmiştir.
Davalı ihtarnamesi
Davalı, ---- Noterliğinden 2.8.2021 tarihinde çektiği ----- numaralı ihtarnamede, "davacının 19.12.2019 tarihinde bir sözleşme ve eklerini devraldığını, bu tarihten sonra hiçbir uyuşmazlık olmadığını, sözleşmenin özgür irade ile imzalandığını, daha evvel çektikleri ihtarname içeriği yerine gelmediğinden sözleşmenin feshedildiği" belirtilmiştir.
Davacı ihtarnamesi
Davacı, ---- Noterliğinin 11.8.2021 tarih ve ----- sayılı ihtarnamesinde, "kendisine devir sözleşmesi hakkında yeterince bilgi verilmediğini, sözleşmede borcun rakamsal olarak belirtilmediğini, rakamı bilselerdi sözleşmeyi yapmayacaklarını, vd. belirtip, teminat mektubunun iadesini ve 24.034 $ ın iadesini" talep etmiştir.
12.4.2023 tarihli esas raporda
Esas davada, davacı
1-) Davalı tarafla imzalanan Madeni Yağ Tedarik Sözleşmesi ile sözleşmeye ek Pazarlama Destek Sözleşmesi ve Satış Genel Hüküm ve Koşulları sözleşmelerinin gabin, sözleşmeye aykırılık ve mücbir sebeplerle iptalini talep etmektedir.
TBK 28. Maddeye göre, "Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu durum a) zarar görenin zor durumda kalmasından, b) düşüncesizlik veya deneyimsizliğinden yararlanılarak gerçekleşmişse düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenilmesinden veya zor durumun ortadan kalkmasından 1 yıl içinde sözleşme ile bağlı olunmadığı" ileri sürülebilir.Sözleşme içeriğinin hukuki yorumu HMK gereği mahkemenin olmak üzere, sözleşmenin 27.1.2020 tarihinde imzalandığı davanın 24.9.2021 tarihinde açıldığı düşünüldüğünde, 1 yıllık hak düşümü süresinin geçtiği görülmekle, mahkemenin yapacağı hukuki yorum sonucu durum sarahate kavuşabilecektir.
2-) Davalıya 1.124.261,02 TL'lik kur farkından kaynaklı ve cezai bedel yönünden borçlu olunmadığının tespitini talep etmektedir
aa)Taraflar arasında 27.1.2020 tarihinde imzalanmış bulunan Pazarlama Destek Sözleşmesinin 2A maddesinde davacı 19.12.2019 tarihinde yapılmış bulunan devir sözleşmesi gereği üstlendiği 142.111 $ borcu olduğunu kabul etmektedir. Devir sözleşmesinde sözleşme içeriğini incelediğini ve kabul etmediğini belirttiğinden davacının içeriğe vakıf olmadığı ve miktarın gösterilmediğine ilişkin beyanının hukuki takdiri mahkemenindir.Davalı, ---- Noterliğinden 17.6.2021 tarihinde çektiği ------ numaralı ihtarnamede, davacının, destek avansından bakiye 114.529,489 $ borcu bulunduğunu ileri sürmektedir. Defter incelemesi yapılmadığından anılan iddia belirlenememekte olup, durumun takdiri mahkemenindir.
bb)TBK 179. Maddede düzenlenen ceza koşulu YHGK nun 17.2.1971 tarih ve----- sayılı kararına göre, "geçerli bir borcun yerine getirilmemesi durumunda borçlunun ödemesi gereken feri nitelikte götürü bir edimdir. 180.maddeye göre, "alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifası gerekir. Her ne kadar 6102 sayılı TTK nun 22. Maddesine göre tacirler sözleşme cezasınıun indirilmesini mahkemeden isteyemezlerse de, YHGK nun 20.3.1974 tarih ve ----sayılı ilamına göre," borçlu tacir olsa dahi, ekonomik bakımdan mahvına neden olacak cezai koşul indirilebilmekte olup, bu konuda takdir mahkemenindir.
Sözleşmelerde, (sözleşme -----. nin sözleşmeyi ihlalinden dolayı feshedilirse, ---- 142.111 $ cezai şart ödeyeceği) belirtilmektedir. Davacının anılan miktarı almadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakla beraber davacı anılan durumu Covid 19 hastalığına ve mücbir sebebin varlığına dayandırmaktadır.
TBK 891. Maddeye göre, mücbir sebep, borçluyu sorumluktan kurtaran bir sebeptir. YHGK nun 27.6.2018 tarihli ve ---sayılı ilamına göre, mücbir sebep, "sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen genel bir davranış normunun veya borcun ihlaline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan bir olaydır. Deprem, sel, yangın, salgın hastalık gibi doğal afetler mücbir sebep sayılır."Ancak burada TBK 136. Madde doğrultusunda geciktirilmeden bildirme yükümlülüğü bulunup, dosyada bu doğrultuda bir belge bulunmamaktadır.
Genel satış şartları ve Koşulları belgesinin 14. Maddesine göre (Mücbir sebep) nedeniyle performans göstermemek halinde sorumluluk oluşmayacaktır. 2020 yılının Mart ayında Dünya Sağlık Örgütü COVİD 19 u salgın hastalık olarak nitelendirmiştir.
Mahkemece durumun takdiri sonucunda davalının sözleşmeyi fesih ve cezai şartı talep edip edemiyeceği husunda sonuca varılabilecektir.
3-) Davalıya verilen ---- Bankası 'ndan alınan ----- numaralı 09/01/2020 tarihli 692.649 TL tutarlı teminat mektubunun bozdurulması nedeniyle davacı tarafından 22/09/2021 tarihinde ödenen 692.649 TL'nin şimdilik 100 TL'sinin ticari temerrüt faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, talep edilmiştir.Mahkemece feshin haksızlığı sonucuna varılırsa davacı talebi yerinde görülebilecek, ancak, gerçekleştirmesi gereken ürün alımını yerine getirmediğini, bu nedenle temerrüde düştüğü sonucuna varılırsa (davacının mücbir sebep irdelemesi dikkate alınarak) talebin yerinde olmadığı sonucuna varılabilecek olup, bu konuda hukuki takdir mahkemenindir.
4-)Davacının davalıdan almış olduğu yağın tonajına göre davacıya ödenmesi gereken yatırım destek avansının bilirkişi tarafından hesaplanacak tutarın davalıdan alınarak davacıya ödenmesi talep edilmiştir.
Taraflarca imzalanmış bulunan Pazarlama Destek Sözleşmesinde ek yatırım destek ödemesi yapılmayacağı taraflarca kabul edilmiş olup, takdir mahkemenindir.
Karşı davada---- Sözleşme'nin feshedildiği tarihe kadar gerçekleştirdiği yıllık alımların yatırım tutarından düşülmesinden sonra, fesih tarihinde ----- 114.529,48 USD tutarında borcu olduğundan, - Sözleşmesi'nin (6) maddesi uyarınca, ----- ödemesi gereken cezai şart tutarının 114.529,48 USD olup, Bu tutarın temerrüt tarihinden işleyecek ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi ile birlikte ---- ödenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Defter kayıtları incelenemediğinden 114.529,48 $ ın varlığının belirlenemediği, cezai şart isteminin haklılığının mahkemenin mücbir sebep incelemesi sonucunda belirlenebileceği
Sonucuna varılmıştır.
9.11.2023 tarihli ek raporda
Sayın Mahkemenin 13/09/2023 tarihli duruşma tutanağında; ek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.
Davacı- karşı davalı itirazları
Davacı dilekçesinde, a) hakdüşümü süresine itiraz etmekte olup, bu konuda takdir mahkemenindir.
b)raporda 27.1.2020 tarihli sözleşmenin 24. Maddesi irdelenmiş olup, maddede inceleme yapıldığı belirtildiğinden, davacının yeterince aydınlatılmadığı vd. doğrultusundaki itirazlarının takdiri mahkemenindir.
Davalı- karşı davacı itirazları
Devir sözleşmesinde (sözleşmenin tüm hüküm ve koşullarının okunduğu, anlaşıldığı ve kabul edildiği) belirtilmiş olup, takdir mahkemenindir.
Verilmiş bulunan bilirkişi raporuna yapılan hukuki itirazların takdir mercii HMK gereği mahkeme makamıdır.
Karşı davada defter incelemesi yapılıp alacak tespiti yapılamayacağı belirtilip, defter incelemesi yapılacaksa, davalı defterlerinin incelenmesi talep edilmiş olup, takdir mahkemenindir.
26.4.2024 tarihli ek raporda
BİLİRKİŞİYE VERİLEN GÖREV :
Sayın Mahkemenin 22/11/2023 tarihli 6. Celse Nolu duruşma tutanağınını 4 ve 4.maddelerinde;
" 3-Temin edilen ek raporun görev tanımını karşılamadığı anlaşıldığından yukarıdaki 2 nolu ara kararda belirtilen süre geçtikten sonra ve taraf vekillerinin herhangi birinin bu konuda hatırlatıcı yazılı başvurusuna da bağlı olarak dosya aynı heyete verilerek:
a) Davalı defterleri de incelenmek suretiyle,
b) Görev tanımınındaki bütün ayrıntıları karşılar şekilde,
c) Hak düşürücü süre hususunu aydınlatmaya elverişli olacak şekilde "zor durumun kalkması" ve "öğrenme" ile ilgili değerlendirmeyi mümkün kılacak şekilde irdeleme ve kanaati içerir şekilde,
d) Zapta geçen itiraz dilekçesi ile itiraz dilekçesinde atıf yapılan 28/04/2023 tarihli itiraz dilekçesinde ileri sürülen itirazları ve ayrıca yukarıdaki 2 nola karara göre dilekçe verilmesi halinde davacı-davalı vekilinin dilekçesinde ileri sürülecek hususları aydınlatır şekilde, ek rapor düzenlenmesinin istenmesine,
4-Davalı defterlerinin bulunduğu yerde incelenmesi ve davanın aydınlatılması için gerekli olabilecek belgelerin örneğinin alınması yönünden bilirkişi heyetine ve/veya ilgili bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmiş olduğuna," karar verilmiş; dosya tarafımıza ek rapor hazırlamak için tevdi edilmiştir.
Davalı- karşı davacı ---- itirazları
Davalı dilekçesinde, "bilirkişilerin gabin maddesini alıntıladıklarını, gabin şartlarının oluşmadığını" ileri sürmüştür
Raporda davalının (gabin) iddiasında bulunduğu ve gabinin niteliği hakkında bilgi verilmiş olup, HMK gereği, durum hukuki yorum gerektirdiğinden mahkemenin takdirlerine bırakılmıştır.
Raporun 6. sayfasındaki (2) numaralı kısımda davacının da belirttiği üzere yazım hatası yapılmış olup, (ettiği) kelimesi yerine (etmediği) kelimesi kullanılmıştır.
Aynı bölümde (defter incelenmesi yapılamadığı) belirtilmiş olup, taraf defterlerinin incelenmesinin ihtilafın çözümüne yararı olmayacağı belirtilmiş olup, bu konuda takdir mahkemenindir.
Bilirkişilerin, Covid 19 u mücbir sebep olduğunu belirtmelerinin yanlış olduğu ileri sürülmüştür. Bu konuda raporda Dünya Sağlık Örgütü kararı ve YHGK kararı belirtilmiş olup, takdir mahkemenindir.
Bu konuda bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediğine ilişkin bilirkişi tespitinin yerinde olduğu, ancak mücbir sebebin varlığının kabul edilmesine itiraz ettiğini belirtmiş olup, raporda koşulların oluştuğu, ancak sözleşme gereği uyulması gereken prosedürün uygulanmadığı açıkça belirtilmiş olup, takdir mahkemenindir.
Sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığı ileri sürülmüş olup, bu konuda hukuki takdirin mahkemenin olduğu yönündeki bilirkişi takdirine itirazları bulunmadığı belirtilmiştir.
7.sayfa karşı dava bölümünde (defter incelenmesi yapılamadığı) belirtilmiş olup, taraf defterlerinin incelenmesinin ihtilafın çözümüne yararı olmayacağı belirtilmiş olup, bu konuda takdir mahkemenindir.
Davacı- karşı davalı ------ itirazları
Bilirkişi raporunda Covid 19 salgını nedeniyle ülkede süreler durdurulduğu halde, sözleşmenin 27.1.2020 tarihinde imzalanıp, davanın 24.9.2021 tarihinde açıldığı için hak düşürücü süre hesabının yanlış hesaplandığını ileri sürmüştür.
7226 sayılı bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair kanunun Geçici 1. maddesi ve 30.4.2020 tarihli ----- yayınlanana (Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair) Cumhurbaşkanlığı Kararına göre, "dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, itiraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri gibi bir hakkın kullanımına ilişkin süreler 13.3.2020-15.6.2020 arasında dikkate alınmayacaktır.
Devir Sözleşmesinin 7. maddesinde (sözleşmenin tüm koşullarının okunduğu, anlaşıldığı ve kabul edildiği) ----- tarafından belirtilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, rapor yazılırken sehven (etmediği) ibaresi kullanılmıştır. Sözleşme ekindeki Pazarlama Destek sözleşmesinde de (sözleşmenin tüm koşullarının okunduğu, anlaşıldığı ve kabul edildiği) ----- tarafından belirtilmiştir. Davacının sözleşme içeriği hakkında aydınlatılmadığı konusundaki beyanının takdiri mahkemenindir.
Mahkemenin hukuki takdiri olayda gabin olduğu sonucuna varmakta ise, TBK 28. maddeye göre öğrenilmeden itibaren 1 yıl içinde sözleşme ile bağlı olunmadığının bildirilmesi gerekmekte olup, davacının 24.6.2021 tarihli ihtarname ve dosya içeriğinden gabini (mahkemece var olduğu kabul edilirse) ne zaman öğrendiğinin anlaşılamadığı, sonucuna varılmıştır.
Sözleşmeyi davalının 2.8.2021 tarihli ihtarname ile feshettiği dikkate alındığında, davanın genel hükümlere göre zamanında açıldığı anlaşılmaktadır.
2)----- ŞİRKETİ'nin Davalı (karşı Davacı) hakkında yapılan İNCELEME VE TESPİTLER
04.04.2024 Tarihinde Davalı (Karşı Davacı) ---- ŞİRKETİ'nin ------ adresindeki merkez ofisine gidilerek davalının gerekli defter ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme yapılmış olup tarafımızca yapılan tespit ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.(Ek:1-Yerinde İnceleme Tutanağı)
.........
Yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde yukarıda ayrıntısıyla izah edildiği üzere;
Davalı (Karşı Davacı) ----- tutulması gereken defterler V.U.K’nun 172.Maddesi ve HMK 222.Maddesi gereğince yasalara uygun olarak tutulduğu tespit edilmiştir.
----- ŞİRKETİ'nin Davalı (karşı Davacı) Cari hesap ekstresinde davalı -----ŞİRKETİ' den 455.247,08 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davacı tarafça sözleşmelerin okunup, anlaşıldığı ve bu doğrultuda imzalandığı sözleşme ve eklerinde belirtildiğinden, davacının aydınlatılmadığı doğrultusundaki beyanının takdiri mahkemenindir.
17.4.2025 tarihli ek raporda
BİLİRKİŞİYE VERİLEN GÖREV :
Sayın Mahkemenin 22/1/2025 tarihli arakararında, “a) talimatla alınan raporu ve bu rapora karşı
itirazları irdeler, b) kök rapora karşı itirazları irdeler, c) salgın döneminde sipariş olup olmaması, sektör
ve diğer etkenler irdelenerek mücbir sebebin olup olmadığını tartışır şekilde, d)Ön inceleme duruşma
tutanağında tespit edilen ihtilaf noktalarını aydınlatacak şekilde” rapor hazırlanmasına karar
verilmiştir.
a)----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Tal. Sayılı dosyası
Dosyaya verilen 6.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda “davacı-karşı davalı------ ŞİRKETİ nin ticari defterlerinin incelenmesi sonucu, ------ŞİRKETİ ile arasında herhangi bir borç alacak kalanı bulunmadığı” belirtilmiştir.-----. itirazı
Dilekçede, “---- devir ve temlik sözleşmesi ile ------ devraldığı borcu ticari defterlerine
işlemediği, bu yüzden bakiye belirlenemediği, buna karşılık esas dava bilirkişi raporunda ------ 455.247,08 TL alacaklı olduğunun belirlendiğini , davacının 2020 yılında taahhüt ettiği
miktardan daha az alım yaptığını, -- sözleşmesi gereği, davacıdan pazarlama destek avansı olarak
114.529,48 $ karşılığı 237.751,75 TL + kur farkından doğan KDV alacağı olarak 1.124.261,02 TL alacaklı
olduklarını, 692.649 TL teminat mektubu çıkartıldığında 431.612,02 Tl alacaklı olduklarını, cezai şart
alacaklarının 114.529,48 $ olduğunu, alacaklarını faizi ile talep ettiklerini vd.” belirtmiştir.
2)------ŞİRKETİ'nin Davalı (karşı Davacı) hakkında yapılan İNCELEME VE
TESPİTLER
04.04.2024 Tarihinde Davalı (Karşı Davacı) ----- ŞİRKETİ'nin -----adresindeki merkez ofisine
gidilerek davalının gerekli defter ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme yapılmış olup tarafımızca
yapılan tespit ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.(Ek:1-Yerinde İnceleme Tutanağı 3) Davalı (Karşı Davacı) ------ŞİRKETİ ile Yapmış Olduğu Sözleşmeye İstinaden Kestiği Ve Aldığı Faturaların
Dökümü
.........
b)Kök rapora itirazlar
------ itirazı
Dilekçede, “a)Davacının gabin iddiasının kabul edilemez olduğu belirtilmiştir.
Kök raporda, bu konu hukuki yorum gerektirdiğinden ve HMK hükümlerine göre bu yorum bilirkişi
heyeti tarafından yapılamayacağından takdir mahkemeye bırakılmıştır.
b)Yazım hatası olduğu belirtilmiştir
Devir ve temlik sözleşmesinin 4. Maddesi yazılırken itirazda belirtildiği üzere yazım hatası yapılmış
olup takdir mahkemenindir.
c)Davalı defterlerinin incelenmesinin sorunu çözmeye yeterli olmayacağı ileri sürülmüş olup,mahkemece defter incelemesi kararı verilmiş olup, takdir mahkemenindir.Dilekçenin 6. Sayfasında destek avansı ödemelerinin kendi defterlerinden incelebileceğini belirtmiştir.
d) Covid 19 salgınının otomotiv sektörünü olumsuz etkilemediğini belirtmişlerdir.
Salgının etkisi durumu aşağıda irdelenecektir.
e)Mücbir sebep iddiasının fesih için haklı olmadığı ileri sürülmüş olup, esas raporda belirtildiği üzere
hukuki takdir mahkemenindir.------ itirazları
a)Covid 19 salgını hak düşürücü sürede dikkate alınmadığından hak düşürücü sürenin geçirilmediği
ileri sürülmüştür.
Covid 19 döneminde 7226 sayılı Kanunun Geçici 1. Maddesine göre 13.3.2020- 30.4.2020 arası ve 30
Nisan 2020 tarihli ------ yayınlanan “Yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla getirilen
durma süresinin uzatılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararı” na göre bu süre 13 Mart-15 Haziran arasına
genişletilmiştir. Yani 3 ay 2 günlük durma süresi getirilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme 27.1.2020 tarihinde imzalanmış olup, buna karşın dava 24.9.2021 de
,yani 1 sene 8 ay sonra açıldığından anılan sürelerin dahli durumunda da 1 senelik sürenin geçirildiği
görülmekte olup, takdir mahkemenindir.
b)Davacıya (temlik sözleşmesinin kabul ettirilmesine yönelik zorlama yapıldığı) ileri sürülmekle
beraber, dosyada belge bulunmamaktadır.
c)Davacının ihtarname ile sözleşmeyi feshetmek istediğini ileri sürmektedir.
Buna karşılık ---. Noterliğinin 11.8.2021 tarihli ve ----- sayılı ihtarnamesi incelendiğinde (Covid
19) konusunda ihtarname çekilmediğini firmanın açıkça kabul ettiği görülmekte olup, takdir
mahkemenindir.
d)----- yapılan ödemelerin miktarının devir temlik sözleşmesinde açıklanmadığı
belirtilmektedir.
Devir temlik sözleşmesinin 3. Maddesinde (Sözleşme ve ----- sözleşmeden doğan tüm hakve borçlarının devir ve temlik alındığı) belirtilmiş olup, beyanın takdir mahkemenindir.
c) Salgın döneminde sipariş olup olmaması, sektör ve diğer etkenler irdelenerek mücbir sebebin olup
olmadığını tartışılması)
Davacı----- Covid 19 salgını ile ilgili olarak “Covid 19 salgını hak düşürücü sürede dikkate
alınmadığından hak düşürücü sürenin geçirilmediği, Covid 19 döneminde 7226 sayılı Kanunun Geçici
1. Maddesine göre 13.3.2020- 30.4.2020 arası ve 30 Nisan 2020 tarihli ---- yayınlanan “Yargı
alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla getirilen durma süresinin uzatılmasına dair
Cumhurbaşkanı Kararı” na göre bu süre 13 Mart-15 Haziran arasına genişletilmiştir. Yani 3 ay 2 günlük
durma süresi getirilmiştir.” Şeklindeki beyan ve itirazlarda bulunmuşlardır.
Salgın döneminde sipariş olup olmaması, sektör ve diğer etkenler irdelenerek mücbir sebebin olup
olmadığını değerlendirecek olursak Covid 19 salgının başladığı ve en şiddetli yıl olan 2020 yılında dünyada otomotiv sanayinde daralma oluştuğu araştırma verilerinden görülmektedir. Türkiye’de ise
dünyadaki daralmanın tersine 2020 yılında otomotiv sektörü toplam pazarı bir önceki yıla göre %61,8
artarak 796.200 adede ulaşmıştır. Bu büyümede, önceki yıllardan gelen talep ertelemesinin yanı sıra
pandemi nedeniyle bireysel mobilite ihtiyacının artması ve kredi maliyetlerindeki düşüş önemli rol
oynamıştır. Üretim ise %11,2 azalarak 1.297.854 adet ve ihracat %26,8 azalarak 916.543 adet
olmuştur. Otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı 2020’de bir önceki yıla göre %61,3 artışla
772.788 adet olarak gerçekleşmiştir. Otomobil satışlarındaki artış %57,6, hafif ticari araç
satışlarındaki artış ise %77,2 seviyesinde olmuştur. 2020 yılında Türkiye’de toplam 610.109 adet
otomobil ve 162.679 adet hafif ticari araç satılmıştır. Pazarın %87,6’sını vergi oranları düşük olan A, B
ve C segmentlerindeki araçlar oluşturmuştur. ----- otomobillerin payındaki düşüş 2020 yılında da
devam ederken, yıl genelinde 844 adet elektrikli ve 22.272 adet ---- otomobil satışı gerçekleşmiştir.
Sonuç olarak pandemi döneminde yurt içi otomotiv sektöründe düşüş gözlenmediğinden madeni
yağ sektöründe düşüş gerektirecek bir ortamın oluşmadığı araştırma verilerinden de görülmektedir.(-----
Yağ satış fiyatları açısından değerlendirme yapacak olursak madeni yağ üretiminde kullanılan
hammadde, petrol veya petrol türevleridir.
Yukarıda 10 yıllık ve 5 yıllık brent petrol fiyatlarını içeren grafikler yer almaktadır. Bu grafik verilerine
göre petrol fiyatlarının Covid 19 pandemi etkisi ile 2020 yılında 16 dolara kadar gerilediği ve petrol
fiyatlarının 2021 yılı içerisinde eski seviyelerine tekrar yükseldiği görülmektedir.
Sonuç olarak ülkemizdeki otomotiv sanayi verileri dikkate alındığında, pandemi döneminde
madeni yağ satış miktarlarında düşüş oluşmayacağı, ancak madeni yağın üretilmesinde hammadde
olarak kullanılan petrol ve türev ürünlerinin fiyatının düşmesine bağlı olarak, madeni yağ satışlarından elde edilecek toplam gelir ve cirolarda düşüşlerin kaçınılmaz olacağı kanaatine
varılmıştır.
Görüldüğü üzere, esas rapor ve ek raporlarda, taraf itirazları ve arakararlardaki görevlendirmeler karşılanmış olup, HMK hükümleri gereği sorumlu tutulmamak için hukuki yorumlar mahkemenin takdirlerine bırakılmıştır.
NETİCE
Talimatla alınan rapor ve bu rapora karşı itirazlar
Yukarıda HMK273.Madde uyarınca Bilirkişilerin görev alanının Hakim tarafından belirlenmesi gereği bugüne kadar çeşitli rapor ve ek rapor verilmiş olup Yukarıda Mahkemece görevlendirilmemiz ve bu çerçevede Düzenlenen Raporlar sunulmaktadır.
Aşağıda dosyanın incelenmesi sonucu varılan Nihai görüşümüz belirtilmektedir.
Mahkeme 22.1.2025 tarihli arakararda (talimat yoluyla alınan rapora karşı yapılan itirazlar yönünden ek rapor alınmamasına) karar vermiştir.Davalı itiraz dilekçesinde, "---- defterlerinde borç-alacak varlığının saptanamadığını belirtmişse de, bunun ticari defterin usulünce tutulmamasından doğduğunı belirtmiş" olup, takdir mahkemenindir.
Ön inceleme duruşma tutanağında tespit edilen ihtilaf noktaları
Esas davada
Sözleşmeler yönünden gabin olup olmadığı
TBK 28. Maddeye göre, "Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu durum a) zarar görenin zor durumda kalmasından, b) düşüncesizlik veya deneyimsizliğinden yararlanılarak gerçekleşmişse düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenilmesinden veya zor durumun ortadan kalkmasından 1 yıl içinde sözleşme ile bağlı olunmadığı" ileri sürülebilir. Tarafların tüzel kişi tacir oldukları düşünüldüğünde TTK 18. Madde doğrultusunda basiretli iş adamlarının gabin ihtiva eden sözleşmeyi imzalamayacaklarının tabii olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle zor durumda koşullarının gerçekleşmediği düşünülmekle beraber durumun hukuki takdir HMK gereği mahkemenindir.
Sözleşme içeriğinin hukuki yorumu HMK gereği mahkemenin olmak üzere, sözleşmenin 27.1.2020 tarihinde imzalandığı davanın 24.9.2021 tarihinde açıldığı düşünüldüğünde, 1 yıllık hak düşümü süresinin geçtiği görülmekle, mahkemenin yapacağı hukuki yorum sonucu durum sarahate kavuşabilecektir.
Covid-19 salgınına bağlı olarak mücbir sebep bulunup bulunmadığı
Salgın döneminde sipariş olup olmaması, sektör ve diğer etkenler irdelenerek mücbir sebebin olup
olmadığını değerlendirecek olursak Covid 19 salgının başladığı ve en şiddetli yıl olan 2020 yılında dünyada otomotiv sanayinde daralma oluştuğu araştırma verilerinden görülmektedir. Türkiye’de ise
dünyadaki daralmanın tersine 2020 yılında otomotiv sektörü toplam pazarı bir önceki yıla göre %61,8
artarak 796.200 adede ulaşmıştır. Bu büyümede, önceki yıllardan gelen talep ertelemesinin yanı sıra
pandemi nedeniyle bireysel mobilite ihtiyacının artması ve kredi maliyetlerindeki düşüş önemli rol
oynamıştır. Üretim ise %11,2 azalarak 1.297.854 adet ve ihracat %26,8 azalarak 916.543 adet
olmuştur. Otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı 2020’de bir önceki yıla göre %61,3 artışla
772.788 adet olarak gerçekleşmiştir. Otomobil satışlarındaki artış %57,6, hafif ticari araç
satışlarındaki artış ise %77,2 seviyesinde olmuştur. 2020 yılında Türkiye’de toplam 610.109 adet
otomobil ve 162.679 adet hafif ticari araç satılmıştır. Pazarın %87,6’sını vergi oranları düşük olan A, B
ve C segmentlerindeki araçlar oluşturmuştur. ----- otomobillerin payındaki düşüş 2020 yılında da
devam ederken, yıl genelinde 844 adet elektrikli ve 22.272 adet ---- otomobil satışı gerçekleşmiştir.
Sonuç olarak pandemi döneminde yurt içi otomotiv sektöründe düşüş gözlenmediğinden madeni
yağ sektöründe düşüş gerektirecek bir ortamın oluşmadığı araştırma verilerinden de görülmektedir.(------
Yağ satış fiyatları açısından değerlendirme yapacak olursak madeni yağ üretiminde kullanılan
hammadde, petrol veya petrol türevleridir.
Yukarıda 10 yıllık ve 5 yıllık brent petrol fiyatlarını içeren grafikler yer almaktadır. Bu grafik verilerine
göre petrol fiyatlarının Covid 19 pandemi etkisi ile 2020 yılında 16 dolara kadar gerilediği ve petrol
fiyatlarının 2021 yılı içerisinde eski seviyelerine tekrar yükseldiği görülmektedir.
Sonuç olarak ülkemizdeki otomotiv sanayi verileri dikkate alındığında, pandemi döneminde
madeni yağ satış miktarlarında düşüş oluşmayacağı, ancak madeni yağın üretilmesinde hammadde
olarak kullanılan petrol ve türev ürünlerinin fiyatının düşmesine bağlı olarak, madeni yağ satışlarından elde edilecek toplam gelir ve cirolarda düşüşlerin kaçınılmaz olacağı, ancak zarara yol açmayacağı kanaatine varılmıştır.
Sözleşmeye aykırılık olup olmadığı ve bu üç ayrı sebep yönünden ileri sürülen sebebe ilişkin yasal ve maddi şartların gerçekleşip gerçekleşmediği ve buna bağlı olarak her bir sebep yönünden ayrı ayrı olmak üzere sözleşmelerin iptalinin gerekip gerekmediği
Yukarıda açıklandığı üzere gabin ve zor durumda bulunma koşullarının dosya içeriğinden belirlenemediği, sektörel incelemede belirtildiği gibi, Covid 19 un madeni satışlara olumsuz etkisi bulunmadığı, ancak fiyat artışlarının kar düşümüne neden olabileceği, dolayısıyla gelirde düşme olabileceği, bu olguların sözleşmelerin iptali için yeterli gerekçe olmadığı sonucuna varılmakla beraber takdir mahkemenindir.
Dava dilekçesinde belirtilen 1.124.261,02 TL lik kur farkından kaynaklanan ve cezai bedel yönünden davacının davalıya borçlu olup olmadığı
Dosyaya sunulan Pazarlama destek sözleşmesinin 6. Maddesinde belirtilen cezai şart maddesine göre; davacı haklı bir neden olmaksızın süre dolmadan sözleşmeyi feshederse 142.111 $ ödeyecektir.
Davacı anılan miktarın dayanağı olan pazarlama destek avansının kendisine ödenmediğini ileri sürmektedir. Dosyanın incelenmesinden davalının daha evvel ------ ile yapmış olduğu 1.1.2017 tarihli sözleşmenin devir ve temlik sözleşmesi aracılığıyla davacıya geçtiği anlaşılmaktadır. Devir ve temlik sözleşmesinin 3. Maddesine göre devir alan bütün hak ve borçları da üstlenmiş durumdadır. Dosyada ödemeye ilişkin belge bulunmadığından anılan bedelin davacı tarafından ödenmesi gerektiği sonucuna varılmakla beraber takdir mahkemenindir.TBK 99. Maddeye göre, (yabancı para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenebilir.)
Davalı 17 Haziran 2021 tarih ve ---- sayılı ihtarnamesinde (Pazarlama destek miktarından bakiye kalan 114.529,48 $ ın 8.6.2021 tarihli 8.6356 olan kur ile hesaplanıp, KDV dahil 1.124.261,02 TL yı talep etmektedir. İhtarname 21.6.2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Pazarlama Destek Sözleşmesinin 2. Maddesinde davacı (142.111 $ prim borcu bulunduğunu) kabul etmektedir.
Sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadığından $ karşılığı TL talebinin yerinde olduğu, ancak bu konuda hukuki takdirin mahkemenin olduğu sonucuna varılmıştır.---- Bankası'ndan alınan 9.1.2020 tarihli, ----- numaralı ve 692.649 TL bedelli teminat mektubunun bozdurulması nedeniyle ödenen 22.9.2021 tarihli ve 692.649 TL bedel yönünden davacının davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı, teminatın haksız bozdurulup bozdurulmadığı ve buna bağlı olarak söz konusu bedelin istirdatının talep edilip edilemeyeceği,
Taraflar arasındaki Pazarlama Destek Sözleşmesi'nin 2 D maddesine göre, davacı, davalıya teminat mektubu verecek olup 2 E maddesine göre, davalı müşterinin (davacı) söz konusu yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde teminat mektubunu nakde çevirme hakkına sahiptir.Mahkemece feshin haksızlığı ve davacının ödemelerini tam olarak yapmadığı sonucuna varılırsa davalının teminat mektubunu nakde çevirme hakkının doğacağı sonucuna varılacaktır.Sözleşmeye ve eklerine göre davalı tarafından davacıya ödenmesi gereken yatırım/pazarlama destek avansının olup olmadığı
Pazarlama Destek Sözleşmesinin 2. Maddesine göre davacı, davacı, davalının daha evvelki hak sahibine ödenen miktarın 141.111 $ ının ödenmediğini ve kendisinin de bu konuda talepte bulunmayacağını kabul etmektedir. Aynı maddede davacı (yatırım tutarını talep etmeyeceğini) kabul etmektedir. Sözleşmede davacının bunun dışında talepte bulunabileceği belirtilmemektedir.Bu nedenle davacıya ödenmesi gereken yatırım/pazarlama destek avansı bulunmadığı sonucuna varılmış olup, takdir mahkemenindir.
Karşı dava yönünden
Sözleşmeler yönünden karşı davacının karşı davalıdan pazarlama desteğinden kaynaklanan bakiye alacağının olup olmadığı ve varsa miktarının $ olarak ve ayrıca 24.11.2021 karşı dava tarihindeki TL karşılığının ne olduğu,
Davalı, ----. Noterliğinden çektiği 17 Haziran 2021 tarih ve ---- sayılı ihtarnamesinde (Pazarlama destek miktarından bakiye kalan 114.529,48 $ ın 8.6.2021 tarihli 8.6356 olan kur ile hesaplanıp, KDV dahil 1.124.261,02 TL yı talep etmektedir. Tebliğ tarihi belli değildir . Ancak davalı tarafından ---- Noterliğinden çekilen ----- sayılı ve 24.6.2021 tarihli ihtarnamede alındığı kabul edilmektedir. Ödeme için tebliğden itibaren 37 gün verilmiştir.
Temerrüt tarihinin ne olduğu ve temerrüt tarihindeki talep edilebilecek miktarın $ olarak ve ayrıca temerrüt tarihindeki TL karşılığının ne olduğu,
Sözleşme ve eklerine göre karşı davalının karşı davalıdan cezai şart talep edip edemeyeceği, cezai şart talebi yönünden yasal ve maddi şartların olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ve gerçekleşmiş ise miktarının $ olarak ve bunun 24.11.2021 karşı dava tarihindeki TL karşılığının ne olduğu,
Dosyaya sunulan Pazarlama destek sözleşmesinin 6. Maddesinde belirtilen cezai şart maddesine göre; davacı haklı bir neden olmaksızın süre dolmadan sözleşmeyi feshederse 142.111 $ ödeyecektir.Davacı anılan miktarın dayanağı olan pazarlama destek avansının kendisine ödenmediğini ileri sürmektedir. Dosyanın incelenmesinden davalının daha evvel---- ile yapmış olduğu 1.1.2017 tarihli sözleşmenin devir ve temlik sözleşmesi aracılığıyla davacıya geçtiği anlaşılmaktadır. Devir ve temlik sözleşmesinin 3. Maddesine göre devir alan bütün hak ve borçları da üstlenmiş durumdadır. Dosyada ödemeye ilişkin belge bulunmadığından anılan bedelin davacı tarafından ödenmesi gerektiği sonucuna varılmakla beraber takdir mahkemenindir. Bu talep yönünden talep edilme ihtimaline bağlı olarak temerrüt tarihinin ne olduğu ve temerrüt tarihinde talep edilebilecek miktarın $ olarak ve ayrıca temerrüt tarihindeki TL karşılığının ne olduğu
Davalı, -----. Noterliğinden çektiği 17 Haziran 2021 tarih ve ----- sayılı ihtarnamesinde (sözleşmeden doğan 114.529,48 $ cezai şartı talep etmektedir). Tebliğ tarihi 21.6.2021 dir. Davalı tarafından ---. Noterliğinden çekilen ----- sayılı ve 24.6.2021 tarihli ihtarnamede alındığı kabul edilmektedir. Ödeme için tebliğden itibaren 37 gün verilmiştir. Bu durumda 01.8.2021 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Bu süreler dikkate alındığında Esas Dava Davalısı 01.08.2021 Tarihin de temerrüte düşmüştür. Temerrüt tarihindeki ---- Bankası Efektif Alış Kuru: 8.4080.-TL olup 114.529.48 $' nin Türk Lirası karşılığı 962.963,87 TL dır.
Türkiye ----- Bankası Tarafından 2/1/2021 Tarihli Gazete’de Tebliğ Yayımlanmıştır.
Türk Ticaret Kanununun 1530’uncu maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mal ve hizmet tedarikinde alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hallerde uygulanacak faiz oranı 1/1/2021 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık % 18,25 olarak belirlenmiştir.
Bu verilere göre davalının dava açılış tarihine kadar işenecek temerrüt faizi günlük 0,05 oranından hesaplanarak 59 günlük toplam faiz oranı %2.95 olduğu tespit edilmiştir.
Bu verilere göre 59 günlük temerrüt faizi : 962.963,87 * %2,95 : 28.407,43 TL olarak tespit edilmiş olup,
Görüş ve kanaatiyle hukuki takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere işbu bilirkişi heyet raporumuzu saygılarımızla sunarız. 07.08.2025
..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Davacı-karşı davalı vekili söz konusu 07/08/2025 tarihli ek rapora itiraz ederek yeniden ek rapor alınmasını talep etmiş, davalı-karşı davacı vekili ise önceki beyanlarını tekrar ederek dosyanın tekemmül ettiğini belirtip karar verilmesini talep etmiştir.Temin edilen raporlara ve dosya kapsamına göre itirazlar yönünden tahkikatı gerektirir bir husus olmadığı ve davanın aydınlandığı sonucuna varılarak tahkikatın tümü hakkında taraf vekillerinin beyanları alındıktan sonra tahkikat tamamlanmıştır.
Sonuç olarak gerekli kısımları yukarıya aynen aktarılan kök rapor ve nihai olarak temin edilen 07/08/2025 tarihli rapor ile kök raporun ilgili yerlerine parantez içinde işaret edilen 2. ek rapor, talimatla alınan rapora göre davacı defterlerinde herhangi bir bakiye borç alacak kaydının olmaması, defterlerin davacı aleyhine delil etkisi, taraflar arasındaki ihtilafsız sözleşmeler, ekleri, sözleşme hükümleri, ticaret sicil kayıtları, gabin ve mücbir sebep olmadığına ve ayrıca davalı feshinin haklı olduğuna ilişkin dosya kapsamına uygun ve mahkememizce de yeterli görülen bilirkişi heyeti kanaati ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın ileri sürülen bütün talepler yönünden sübuta ermediği ve fakat karşı davada ileri sürülen her iki talebin de sözleşmenin haklı feshi, sözleşme hükümleri, talimatla alınan rapor, 2. ek rapordaki davalının 455.247,08 TL alacaklı olduğuna ilişkin tespit, taleple bağlılık, temerrüt faizine ilişkin sözleşme hükümleri ve tüm dosya kapsamı ile sübuta erdiği kanaatine varıldığından davanın bütün talepler yönünden reddine ve karşı davanın her iki talep yönünden de kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Son olarak belirtmek gerekir ki dava yönünden döviz olarak ileri sürülen taleplerin dava tarihindeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılıkları da gözetilmek suretiyle sonuçta toplam dava değeri 1.126.121,02 TL olup karşı, dava yönünden ise döviz olarak ileri sürülen talebin karşı dava tarihindeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı da gözetilmek suretiyle sonuçta toplam karşı dava değeri 1.827.726,38 TL olduğundan harç ve avukatlık ücreti hesabı yönünden bu bedeller gözetilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A) DAVA YÖNÜNDEN:
Davanın bütün talepler yönünden reddine,
Peşin harçtan maktu karar harcının mahsubu ile artan 18.615,94 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,Davalı vekili için tarife gereğince hesap ve takdir edilen 169.657 TL nispi avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B) KARŞI DAVA YÖNÜNDEN:
Karşı davanın kabulü ile:
Pazarlama desteğinden kaynaklanan bakiye alacak yönünden 431.612,02 TL'nin 02/08/2021 tarihinden itibaren -- sözleşmesinin 5. maddesinin son paragrafındaki düzenleme gereğince aylık %1,5 oranında temerrüt faiziyle birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine,Cezai şarta ilişkin 114.529,48 USD'nin 02/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre Devlet Bankalarının USD olarak açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek temerrüt faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki --- Bankası efektif satış kuru TL karşılığının eklenmesi suretiyle karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine,Kabule konu toplam değer üzerinden hesaplanan 124.851,98 TL nispi karar harcından 31.213 TL peşin harcın mahsubu ile EKSİK 93.638,98 TL harcın karşı davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Kabule konu toplam değer üzerinden tarife gereğince hesap ve takdir edilen 261.050 TL nispi avukatlık ücretinin karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine,
C) HEM DAVA VE HEM DE KARŞI DAVA YÖNÜNDEN:
Davacı-karşı davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı-karşı davacı tarafından ödenen peşin harçlar dahil olmak üzere davalı-karşı davacı tarafından toplam 44.023 TL yargılama giderinin karşı davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A-(13) ve (14) düzenlemelerine ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine bağlı olarak Arabulucuk Bürosu tarafından yapılan ve Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL zaruri giderinin davacı-karşı davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
İlişkin olmak üzere davacı-karşı davalı vekili yönünden e-Duruşma sistemi üzerinden, davalı-karşı davacı vekili yönünden huzuren olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.