T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/683
KARAR NO : 2025/739
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/10/2023
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Huzurdaki davaya konu icra takibine dayanak edilen senetlerin, davalı tarafından tahrif edilip sahte hale getirildiğini ve haksız ve kötüniyetli bir şekilde müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, dosyaya sunulan senet suretleri ile de sübuta erdiği üzere davalının, kötüniyetli olarak senetler üzerinde tahrifat yaparak icra takibi başlatıldığını, nitekim ödeme dekontlarından anlaşıldığı üzere, müvekkili tarafından senetlerin gerçek bedelleri ödenmiş olup işbu senet bedellerinin yeniden ve çok daha fazlasının ödenmek zorunda bırakılmaması adına, davalının açıkça kötüniyetli olarak hareket ettiği hususu da göz önünde bulundurularak icra takibinin durdurulması yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmek zorunluluğu hasıl olduğunu, davalının açıkça haksız ve kötüniyetli olarak hareket ettiği hususu da göz önünde bulundurularak; Mahkemenizce ----- İcra Dairesi ------ Esas sayılı icra takibinin durdurulması yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla yakın çevresine taşınır ve taşınmaz mallarını devrettiği hususu göz önünde bulundurularak, Mahkemece verilecek istirdat, kötüniyet tazminatı ve yargılama giderlerine ilişkin hükmün infazını temini adına; davalının araçları ile taşınmazları üzerine, "Davalıdır Şerhi" konulması ile "3. Kişilere Devir ve Temlikin Önlenmesi" yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, izah edilen sebepler ve Mahkemece de resen dikkate alınacak nedenler muvacehesinde; başkaca ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla; davalının açıkça haksız ve kötüniyetli olarak hareket ettiği hususu da göz önünde bulundurularak; davanın kabulü ile, ---. İcra Dairesi ----- Esas sayılı icra takibi ve takibe dayanak senetler sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli olarak başlatılan icra takibinin tümüyle iptaline, haksız ve kötüniyetli icra takibi kapsamında Müvekkil'in malvarlığından haksız bir şekilde alınan 1.280,16 TL'nin ve başkaca tahsilat yapılması halinde ilgili tutarların, haksız bir şekilde haciz konulduğu tarihten Müvekkil'e yapılacak fiili ödeme tarihine kadar işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan istirdatına, haksız ve kötüniyetli olarak takibe konu senetler üzerinde tahrifat yapan ve tahrif edilmiş senetleri icra takibine konu eden davalı aleyhine, davacı lehine takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, hükmedilecek tazminatın davacıya yapılacak fiili ödeme tarihine kadar işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin 07.11.2023 tarihli ara kararıyla verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı taraf davaya konu edilen bonolara ilişkin başlatılan icra takibine haksız ve mesnetsiz iddialarla ----. İcra Hukuk Mahkemesi------. sayılı dosyası kapsamında itiraz davası açtığını, yapılan yargılama neticesinde itirazların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, icra takibinin kesinleşmesi üzerine tarafımızca gerekli masraflar yatırılarak satış işlemleri başlatıldığını, davacı taraf bu işlemlerin akamete uğramasını hedefleyerek menfi tespit davası açtığını ve icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep ettiğini, somut olayda davaya konu bonolara ilişkin olarak davanın açıldığı 11.10.2023 tarihinden önce, 29.05.2023 tarihinde davalı aleyhine tarafımızca ----. İcra Dairesi ------. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, Mahkemenin icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verebilmesi için davacı /borçlu tarafın talep tarihi itibariyle güncel icra dosyası borcunun tamamını ödemesi ve ayrıca takdir edilen teminatı mahkemenize depo etmesi gerektiğini, ancak mahkemece güncel dosya borcunun ödenmesi şartı olmadan ihtiyati tedbir kararı verildiğini, arz ve izah edilen sebeplerle; davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte olması halinde güncel icra dosyası borcu ile alacağın %50'sinden aşağı olmamak üzere teminat yatırılması şartıyla ihtiyati tedbir kararı vermesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER :Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ---- İcra Dairesi'nin ----- sayılı dosyası, -----. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----- Esas Sayılı dosyası UYAP Kayıtları, Nüfus Kayıtları, 21/04/2022 tarihli satış sözleşmesi, ----- Müzekkere cevabı, ------ Müzekkere cevabı, Banka Dekontları, Dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, 6100 Sayılı HMK'nin 106 ve 2004 Sayılı İİK'nin 72.maddesinin 1,3,5,6 fıkraları gereğince Menfi Tespit, Tazminat ve İstirdat ( Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) istemlerine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada; mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda taraf teşkili sağlanarak duruşma açılmış, ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın, duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerini beyan etmeleri üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanıp incelenmiş, tahkikat işlemleri ve incelemeleri yerine getirilip bitirilmiş ve son duruşmaya katılan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve yargısal uygulamaya kısaca değinmekte yarar vardır.
Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir. ------- Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir.Menfi tespit davası, maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (-------). Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır ------/.Öte yandan, kambiyo senedindeki imzanın davacı borçluya ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmektedir. (Yargıtay HGK, 24/06/2020 tarihli ve-----sayılı kararı).
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı TMK m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (------. 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi uyarınca; adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Öte yandan, sözleşmedeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti bunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay HGK'nın 26/04/2006 tarih ve ------. sayılı ilamı). Senede karşı mutlak defiler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler, senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın bütün ya da bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Bu defilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı nispi (kişisel) defi niteliğindedir. Hangisinin mutlak, hangisinin nisbi defi sayılacağı, ‘görünüşe itimat (güven)’, ‘iyiniyet’ ilkesiyle, ‘kambiyo senetlerine ilişkin işlemlerdeki emniyetin korunması’ ilkelerinden hangisine öncelik tanınacağı sorunuyla ilgilidir. Bu iki çıkarın karşılıklı olarak çatıştığı bazı durumları yasa yapıcı özel olarak ele alıp hangi çıkarın korunacağını kendisi (örneğin; TTK m. 659/II, 592, TBK m. 19/II, 605/II olduğu gibi) düzenlemiştir. Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay HGK, ---- Esas, ------ Karar sayılı ilamı).
Yukarıdan beri açıklanan hususlar ve yapılan yargılamaya göre somut olaya baktığımızda; davalı ... tarafından davacı aleyhinde ... hakkında ----. İcra Dairesi---- Esas sayılı alacaklısı ..., borçlusu/ düzenleyeni --- (-----), avalist/kefili ------ olan 21/04/2022 tanzim tarihli 30/06/2022 vade tarihli, 150.000,00 TL bedelli senet ve alacaklısı ..., borçlusu/ düzenleyeni ----), avalist/kefili ------ olan 21/04/2022 tanzim tarihli 30/07/2022 vade tarihli, 150.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığı sabittir. Mahkememizce taraf vekillerince gösterilen ve işin niteliği gereği toplanması gereken tüm deliller toplanmış ve özellikle------.Asliye Ceza Mahkemesinin-----.sayılı dosyası UYAP üzerinden getirtilerek incelenmiştir. Buna göre anılan Mahkemece davalının dava konusu senetler üzerinde tahrifat yaptığı tespit edilerek TCK'nin 204/1 maddesi gereğince resmi belgede sahtecilik suçundan sonuçta 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve verilen hükmün ----- Bölge Adliye Mahkemesi ------Ceza Dairesinin 20/01/2025 tarih ------sayılı ilamıyla onaylandığı ve kararın kesin nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağladığı, ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılmasının olanaklı olmadığı, gerek öğretide ve gerekse Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağının kabul edilmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere ağır ceza mahkemesince dava ve takip konusu senetler üzerinde tahrifat yapıldığı tespiti yapılarak verilen karar kesinleştiğinden, Mahkememizce takibe dayanak bonolar yönünden başka bir inceleme yapılamayacağı anlaşılmıştır. ( Yargıtay -----. HD.11.09.2023 T.------ Netice itibarıyla 6098 Sayılı TBK'nin 74. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan asliye ceza mahkemesinin maddi olayın sübutuna ilişkin vermiş olduğu söz konusu mahkumiyet kararı maddi olgunun tespitine ilişkin olup mahkememizi bağlayıcı nitelikte olduğundan davacı tarafından TMK'nin 6 ve HMK'nin 190. maddeleri kapsamında ispatlanan davanın kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nin 106 ve 2004 Sayılı İİK'nin 72/1 maddeleri gereğince; 6100 Sayılı HMK'nin 106 ve 2004 Sayılı İİK'nin 72/1 maddeleri gereğince; -----.İcra Dairesinin ------ Esas ( Takibin dayanağı alacaklısı ..., borçlusu/ düzenleyeni -----), avalist/kefili ------ olan 21/04/2022 tanzim tarihli 30/06/2022 vade tarihli, 150.000,00 TL bedelli senet ve alacaklısı ..., borçlusu/ düzenleyeni ----), avalist/kefili ---- olan 21/04/2022 tanzim tarihli 30/07/2022 vade tarihli, 150.000,00 TL bedelli senet) sayılı dosyasından dolayı davacı ... ----davalı ... borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. 'söylediklerim evime girmesi nasip olmasın ki doğrudur' şeklindeki samimi ve inandırıcı beyanları nezdinde olayların gerçekleşme biçimi ve özellikle banka kayıtları ve sair delillere göre davacının taşınmaz satış sözleşmesi gereğince bonolara bağlanan gerçek borcunu avalist/kefil olan eşiyle birlikte tümüyle ödediği sabit görüldüğünden 2004 Sayılı İİK'nin 72/VII ve 72/VIII. maddeleri gereğince ----.İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyasına davacıdan tahsil edilen 1.280,16 TL'nin 11/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya itasına da karar verilmesi gerekmiştir. (AY.138/1, İİK.72,TBK, 74 HMK, 106,)Öte yandan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı olup davacı dava dilekçesinde tazminat talep etmiştir. Buna göre anılan maddenin 5. fıkrasında aynen; “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” hükmünü içermektedir. Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olmasıdır. Başka bir ifadeyle; İcra İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir. Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 17.03.2010 tarihli ve ------esas,----- karar, 07.12.2011 tarihli ve ---- esas ---- karar ve 20.03.2013 tarihli ve ----- esas, ----- sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya tekrar bakıldığından davaya esas senetlerin tahrif edildiğinin asliye ceza mahkemesi kararı ile sabit olması karşısında takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun kabulünün gerektirmesi nedeniyle somut olayda az yukarıda belirtilen tazminat koşulların oluştuğu sonuç ve kanaatiyle takip konusu alacağın ( takip çıktısı olan 223.361,64 TL üzerinden ) takdiren %20'si olan 44.672,32 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar verilmesi gerekmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderleri ise aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince davalının üzerinde bırakılmıştır. Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nin 106 ve 2004 Sayılı İİK'nin 72/1 maddeleri gereğince; ----.İcra Dairesinin ------ esas ( Takibin dayanağı alacaklısı ..., borçlusu/ düzenleyeni ----), avalist/kefili ----- olan 21/04/2022 tanzim tarihli 30/06/2022 vade tarihli, 150.000,00 TL bedelli senet ve alacaklısı ..., borçlusu/ düzenleyeni ---), avalist/kefili ------ olan 21/04/2022 tanzim tarihli 30/07/2022 vade tarihli, 150.000,00 TL bedelli senet) sayılı dosyasından dolayı davacı ...------davalı ... 'e BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-) 2004 sayılı İİK'nin 72/V maddesi gereğince haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle tazminat talebinin kabulü ile, takip konusu alacağın ( takip çıktısı olan 223.361,64 TL üzerinden ) takdiren %20'si olan 44.672,32 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-)2004 Sayılı İİK'nin 72/VII ve 72/VIII. Maddeleri gereğince -----.İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasına davacıdan tahsil edilen 1.280,16 TL'nin 11/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya itasına,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.345,28 TL karar ve ilam harcından; dava açılışında peşin yatırılan 3.814,45 TL harcın mahsubuyla bakiye 11.530,83 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 3.814,45 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 259,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.381,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 35.895.24 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.