T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/221
KARAR NO : 2025/715
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/03/2023
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -------. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ----- Plaka No’lu ticari araç, -------- Plaka No’lu aracın sebep olduğu 30.07.2022 tarihli kaza nedeniyle hasarlandığını, kaza sonucunda uğranılan zarara ilişkin alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle bu hususta yapılacak tespit sonucu artırılmak üzere hasar bedeli, kazanç ve değer kaybı tazminini talep ettiklerini, huzurdaki davaya konu 30.07.2022 tarihli trafik kazası neticesinde Müvekkile ------ plakalı araçtaki hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı tazminatlarının belirlenmesi mümkün olmadığını ve kendisinden böyle bir kalem belirlemesi beklenemeyeceğini, hasar bedeli, değer ve kazanç kaybı bedelinin hesaplanmasında; hasar gören aracın bilirkişilerce araçtaki hasarın durumu, resim, fatura ve dosyada mevcut diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde hesaplanan aracın hasar miktarı belirlenerek hesaplanması gerektiğini, davacının uğradığı zarar miktarı uzman bilirkişilerce yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu tam ve kesin olarak belirlenebileceğini, arz ve izahına çalışılan nedenlere istinaden; HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; davacıya ait araçta meydana gelen 100,00 TL Hasar Bedeli, 100,00 TL Değer Kaybı ve 100,00- TL hak mahrumiyet kaybı bedellerinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bu davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesi HMK'nun 107. Maddesine göre mümkün olmadığını, davacının zararında bir belirsizlik mevcut olmadığını, davacı tarafından iddia edilen hasardan kaynaklı zarara ilişkin taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafından talep edilen alacağın dayanağı olan kaza tespit tutanağına itiraz ettiklerini, davacının araç sürücüsü ----- %100 kusurlu olduğu şeklindeki kusur oranına itirazlarının bulunduğunu, davalı şirketin maliki bulunduğu ---- plaka nolu aracın; ---- poliçe no ile .----- trafik sigortası ile, ---- poliçe no ile ------ kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, davanın bu şirketlere ihbar edilmesi talep ettiklerini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, davanın; Trafik sigortası poliçesi yapılan ---- ile, Kasko sigorta poliçesi yapılan ------ ihbarı, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Tespit Tutanağı, Nüfus Kaydı, Ticaret Sicil Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı,----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Kaza Yeri ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Faturalar, Ekspertiz Raporu, ----- Taksiciler Odası Müzekkere cevabı, Bilirkişi Kusur ve Hasar Raporları, ATK Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu ticari taksi olan araçta meydana gelen hasara bağlı olarak hasar onarım, değer kaybı ve kazanç kaybı zararının; 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuruna göre zarar veren aracın işleteni sıfatıyla davalı şirket tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken ZMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan taraf vekillerinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Bilindiği üzere haksız fiil öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine 6098 Sayılı TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Buna göre zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmını zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve trafik sigortacısından talep edebilir. Bunlar 6098 sayılı TBK. madde 61. gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumludur. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (TBK 163/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(TBK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.(TBK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır (TBK 168/2). Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemen ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.
Hasar onarım bedeli yönünden; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay ----.HD'ni 15/03/2018 T. ----- sayılı ilamı) İkame araç bedeline gelince; Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Sonuç itibarıyla araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir. (Yargıtay ------HD ------ sayılı ilam), Bu anlamda dava dilekçesindeki anlatım ve aşamalardaki davacı vekilinin beyan ve işlemleri, olaya özgü hususlar ve özellikle davacı şirketin zaten araç kiralama şirketi olaması hasebiyle talebin ikame araç zararın ilişkin olduğu kabul ve takdir edilerek uyuşmazlık izale edilmiştir.Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 30/07/2022 tarihinde --- ili, ---- ilçesi,-----önünde davacının malik/işleteni olduğu dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı ticari nitelikteki otomobilin/taksinin davalı şirketin malik/işleteni olduğu, dava dışı ------ sevk ve idaresindeki ------ plaka sayılı ticari nitelikteki kamyonetin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği sabittir. 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa, kaza fotoğraflarına ve sürücü beyanlarına göre vaki kazada asli kusurun KTK'nin 84/j maddesinde asli kusur olarak düzenlenen manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak kuralını ihlal etmesi nedeniyle davacılıya ait araç sürücüsünde olduğu değerlendirilmekle birlikte; taraf vekillerinin kusur durum ve oranın yönelik itirazları olduğu görülmüştür. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli, değer kaybı zararı ve ikame araç bedeli üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine ve onarım süresine göre, meydana gelen hasar giderim zararı, değer kaybı ve ikame araç bedelinden oluşan zararların belirlenmesi suretiyle çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Mahkememizce bu kapsamda HMK'nin 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden öncelikle kusur durum ve oranlarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesi için dosya ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Adli Trafik bilirkişine tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi Adli Trafik Uzmanı ----- tarafından düzenlenen 10/12/2023 tarihli raporda özetle ; -----plakalı kamyonet sürücüsü ------ 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun, Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: başlıklı Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; “j) Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama” Hallerinde asli kusurlu sayılırlar, maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı ASLİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU, Yüzde Yetmişbeş (%75), 2 –-----plakalı otomobil sürücüsü -------2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun, Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama: başlıklı. Madde 56 – Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar. “c) Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.” maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı TALİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU, Yüzde Yirmibeş (%25), görüş ve kanaatine ilişkin rapor verilmiştir. Buna müteakip dosya ara kara gereğince Makine Mühendisi bilirkişiye verilerek zararlara ilişkin rapor tanzim edilmesi istenmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi----- tarafından düzenlenen 17/03/204 tarihli raporda ise; araç hasar bedelinin KDV dahil 2.020,75 TL olduğu, Araç değer kaybı bedelinin 5.000 TL olduğu, Araç kazanç kaybının 1.500 TL olduğu, Davacının toplamda zarar bedelinin 8.520,75 TL olduğu, Davacının talep edebileceği zarar bedelinin davalı sürücüsünün kusuru oranında %75= 8.520,75* %75 = 6.390,56 TL olduğu yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Her iki bilirkişi raporu da taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Bu kapsamda dosya ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kusur, hasar, değer kaybı ve kazanç kaybı konusunda rapor düzenlenmesi istenmiştir. Daire tarafından düzenlenen 15/01/2025 tarihli raporda özetle; 1-Kusur yönünden: A)- Sürücü -----%25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, B)- Sürücü ----- %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu,2-Hasar yönünden:-Kaza sonucunda davacı tarafın aracındaki hasar bedelinin KDV dahil 2.020,75TL olduğu, kaza sonucu araçta değer kaybı meydana gelmediği, makul onarım süresinin 1 gün olduğu ve bu süre zarfındaki kazanç kaybının takdirinin mahkemenize ait olduğu kanaatini bildirir müşterek rapor verilmiştir. Bu rapora karşı davacı vekili tarafından itiraz ileri sürülmemiş; davalı vekili itiraz etmiştir. Bu kapsamda öncelikle somut olayda kaza sonucunda sürücülerce düzenlenen kaza tespit tutanağı, bu tutanaktaki sürücü görüşleri, kaza fotoğrafları, bilirkişi raporu ve onu tevsik ATK kusur raporu birlikte değerlendirildiğinde sıralı bilgi, belge ve kusur raporlarına itibar edilebileceği sonuçta davacının araç sürücünün % 25 davalının aracının sürücünün % 75 oranında kusurlu oldukları kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74/1, HMK. 266 vd, 282, Yargıtay -----.HD.-------Davacı vekili tarafından işbu dava HMK'nin 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından bilirkişi raporuna göre verilen süre içinde hasar ve değer kaybı yönünden davanın vaki ödeme nedeniyle konusuz kaldığı beyan edilmiş ve sadece kazanç kaybı yönünden talep toplam 700.00 TL olarak artırılmıştır. Davacının vaki beyanı ve dosyadaki bilgi ve belgeler nezdinde hasar onarım ve değer kaybı tazminatına yönelik davalarının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu, aracın marka, model ve kullanım alanı/ ticari taksi olarak işletilmesi ile işin kendine özgü niteliklerine göre kaza tarihi itibarıyla makine mühendisi bilirkişi raporuhda belirlenen miktar , günün ekonomik ve sosyal koşulları nezdinde piyasa şartları da gözetildiğinde ATK raporunda hasar onarım için belirlen bir günde bile kusur durum ve oranı da gözetildiğinde ki Mahkememizce ------ sosyal şartlara ve sanayi işleyişine göre tamirin bir günde yapılamayacağı düşünülmekle birlikte ; her halükarda 700.000,00 TL kazanç kaybı oluşacağı kabul ve takdir edilmiştir. Binaenaleyh, davacının kazanç kaybına ilişkin davasını yukarıda açıklanan ilkeler, vakıalar ve delilere göre TBK, 49, 50/1, 51/1, 52/1, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 maddeleri gereğince yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde; TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve işbu davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olay haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığından TBK'nin 117/2 maddesi ve HMK 107.maddesi gereğince artırılan miktar dahil bedelin tamamına davalı yönünden kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan 30/07/2022 tarihinden itibaren araçları ticari niteliği gereği avans faizi uygulanmasının gerekmesi de gözetilmek suretiyle davacının kazanç kaybına yönelik davasının kabulü ile 700,00 TL tazminatın kaza/ haksız fiil / temerrüt tarihi olan 30/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1,2, 6 ,KTK. 81/2, 84, 85, 86, 88, 91, 97,99, 109/1, TBK, 49, 50/1,51,52/1, 74, 117/2, TTK,11,12,13, 16/1, HMK, 25, 26, 27, 29, 30,31,33, 107, 146, 187/1-2, 190, 198, 266 vd, 282 ) 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 ve 331/1 maddeleri gereğince tamamından davanın açılmasına sebebiyet veren davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında sadece davalı şirketten alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-) Davacının hasar onarım ve değer kaybı tazminatına yönelik davalarının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-)Davacının Kazanç Kaybına yönelik davasının kabulü ile 700,00 TL tazminatın kaza/ haksız fiil / temerrüt tarihi olan 30/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 179,90 TL peşin harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 10,25 TL harcın mahsubuyla bakiye 425,25 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı 179,90 TL peşin harç, 25,60 TL vekalet harcı, 525,50 TL posta masrafı, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.410,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 700,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.