T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/277
KARAR NO : 2025/725
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/09/2019
KARAR TARİHİ : 29/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu aleyhine cari hesaptan kaynaklı 68.607,37 TL alacak için ----İcra Müdürlüğü ------ Sayılı takip dosyası ile icra takip işlemleri başlatıldığını, davalı taraf, itiraz dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari ilişkiye somut bir iddia ve itirazda bulunmaksızın ve davacı firma ile ticari ilişkisini inkar etmeksizin genel bir ifade ile takibe konu edilen cari hesap ve faturadan dolayı herhangi bir borcu olmadığını beyan ederek takibin durmasını sağladığını, davalı firmanın davacı firmadan nakliye ve dağıtım hizmeti aldığını, davacı tarafından verilen nakliye hizmetleri nedeniyle davalı firma adına nakliye hizmet faturası düzenlediğini, davalının da davacıya ödemelerde bulunduğunu ihtilafsız olduğunu, davacının, davalı-borçlunun sevkiyat talepleri doğrultusunda verdiği nakliye hizmetler sebebiyle düzenlediği faturalardan dolayı cari hesap bakiyesi olarak 68.607,37 TL olduğunu, davalı borçlunun, firmanın kayıtlarında bulunan faturalardan kaynaklı cari hesap borcunu ödemediğinden, davacının bu sebeple ----- İcra Müdürlüğü -------. sayılı takip dosyası ile icra takip işlemlerini başlatmak zorunda kaldığını beyan ederek; davalı-borçlu tarafın ----. İcra Müdürlüğü ------. sayılı takip dosyasına (ödeme emrine) yapmış olduğu haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere davalı-borçlu aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı firma ile dava dışı -----Türk Ticaret Kanunun 155. maddesi kapsamında 31.10.2019 tarihi itibariyle birleştiklerini, Birleşen şirket ----- firmasının, davacı firmaya üretmiş olduğu ürünleri ticari ilişki ve taşıma sözleşmeleri kapsamında taşıttığını, davacı ile aralarında ki mevcut cari hesabından davacıdan 2.140,48 TL alacaklı olduğunu, bu kapsamda birleşme sonrası huzurdaki davada davalı tarafında -----. kaydının yapılmasını ve yine anılan birleşme nedeniyle küllü halefiyet söz konusu olduğundan, ----- cari hesabında davacı taraftan alacaklı görülen 2.140,48 TL’nin ilgili takas, mahsup talebinde bulunduklarını, davalı tarafından, davacı tarafa taşıttığı ve ürünlerin niteliği gereği taşınma işinde kullanılacak araçların özellikle su geçirmez ve taşınan emtianın hasarlanmasına ve/veya bozulmasına meydan vermeyecek olması gerektiği anılan iş için hazırlanan şartnamede ön görüldüğünü ve bu hususun 01.03.2016 tarihli şartnamenin (5.11) maddesine açıklıkla vurgulandığını, taraflar arasında akdedilen ve cari olan taşıma sözleşmesi kapsamında davalı şirketin ----- bayisi ------ davacı tarafa ait----- plakalı araç ile ----- nakliye numaralı 03.05.2016 sevk tarihinde gönderilen------ parke, avantgarde parke, süpürgelik -----, süpürgelik home ve aynı bakiye 05.05.2016 sevk tarihinde ----- nakliye numarası ile --- plakalı araç ile gönderilen --- parke ----- eski meşe kodlu ürünlerin ıslandığını, bahsi geçen taşıma ile ıslanan ve hasar gören ürünlerin sevkiyat malzeme ve maliyetinin 58.141,84 TL + KDV olduğunu, davalı şirket tarafından hem aradaki sözleşme hükümleri hem de geçmiş taşımalardaki teamül gereğince hasarlanan ürün bedeli olarak 68.607,37 TL bedeli e-faturayı tazmin ederek davacıya gönderdiğini, davalı firmanın sözleşme hükümleri ve taraflar arasındaki teamüle göre düzenlediği ürün hasar faturasını taraflar arasındaki cari hesaba kayıt ettiğini, ancak, davacı tarafından bu faturanın kabul edilmediğini, atıl kabul edilen ürünlerin fabrika bünyesinden bir alıcının bulunmasının zaman aldığını, nihayetinde bir alıcı çıktığında ürünlerin toplamının 22.02.2017 tarihinde KDV dahil 10.762,26 TL’ye personellerden----- satıldığını, gerek davalının, gerekse davacının anılan taşıma işinden sorumlu personelinin anılan işin operasyonu yürütürken kullandığı iletişim kanalı olan elektronik yazışmalarına bakıldığında, tarafların söz konusu hasarlı parkelerin atıl olarak şirket içinde personele satılarak değerlendirilmesi sonrasında, bir bakıma sovtaj bedeli gibi değerlendirilebilecek tutarın ürün nakliye hasar bedelinden indirileceği ve bunun taraflar arasındaki cari hesaba yansıtılabileceğinin ifade edildiğini, taşıma konusu ürünlerin Yurtiçi Nakliyeci Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, bu poliçe hükümlerine göre lehdarın davalı taşıtan şirket olduğunu, davacı tarafın anılan hasar ile ilgili sigorta eksperi fabrikaya gelip, inceleme yaptığını, ancak anılan inceleme sonucu ve bedel ödenip ödenmediğinin, ödenmiş ise tutarının ne olduğunun davalı şirkete bildirilmediğini beyan ederek; davacının haksız davasının ve tüm taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
----İcra Müdürlüğü ----- Sayılı takip dosyası, ---- yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğü ------ Sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı tarafça müşterilerine, müşterilerinden gelen günlük sevkiyat taleplerine göre piyasadan yönlendirdiği alt tedarikçi nakliyeci firmalar eliyle nakliye ve sair lojistik hizmetleri tedarik edildiği, davalı firmaya da bu kapsamda bildirdiği adres ve tesislerinden yine bildirdiği Alıcı firma/kişi adreslerine yüklerinin taşınması için nakliyeci firmalar aracılığıyla araç temin ve tedarik ettiği ve davalı firmanın davacı firmadan nakliye ve dağıtım hizmeti alması nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklı 68.607,37 TL alacaklı olduğu iddiası ile ---- İcra Müdürlüğü ------. sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, icra takibine vaki itiraz üzerine huzurdaki davanın ikame edildiği, --- davalı olarak gösterilen -----ile birleştiği, bu haliyle ------ yapmış olduğu ve davacı ile akdetdiği "Taşıma Sözleşmesi" nin alacak ve borçları ile birlikte kendiliğinden devralan Davalı şirkete geçtiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olay bakımından 2 aşamalı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Öncelikli olarak değerlendirilmesi gereken husus taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine uygun olarak malların taşınıp taşınmadığının, sözleşme konusu işin gereği gibi tamamen/kısmen ya da hiç yerine getirilip getirilmediğinin tespit edilmesidir. 2. aşamada ise taşımanın kısmen yerine getirildiğinin tespiti halinde davalının mallarının hasarlandığı yönündeki savunmasının mahsup talebi olarak değerlendirilerek taşıma ücreti alacağından, TTK hükümleri dikkate alınarak hesaplanacak hasarlı ürün bedelinin mahsup işleminin yapılmasıdır. Her ne kadar hasarlanan ürün bedeli ve sovtaj bedelinin tespitine yönelik mahkememizce inceleme yapılmış ise de davacı tarafça taşıma sözleşmesine konu malların tamamının hasarlı şekilde alıcı tarafa iletildiği, mallarının tamamının yağmur nedeniyle kullanılamaz hale geldiği davacı şirket araç sürücüsünün imzasını taşıyan belge ile sabit olduğundan artık taşıma işleminin sözleşmeye uygun olarak yerine getirildiğinden bahsetmek mümkün değildir. Taşımaya konu ürünlerin hasarlandığı hem davacı tarafa ait araç şoförünün imzasını havi belge ile hem de taraflar arasındaki mail yazışmaları ile açıkça anlaşılmaktadır. Bu haliyle; taşınan emtianın tamamının hasara uğramış olması nedeniyle davacının taşıma ücretine hak kazanamayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Aksi yöndeki kabul taşıma hizmetini tam ve eksiksiz şekilde gerçekleştiremeyen taşıyıcının, hasarlanan malların tamamının değerinin taşıma ücretinden az olması halinde taşıyıcının hak etmediği bir ücrete hak kazanmasına yol açacaktır. Yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen alacak talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından baştan peşin alınan 1.148,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 532,72 TL nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davalı tarafından yapılan 135,20 TL yargılama giderinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.