T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/576
KARAR NO : 2025/669
DAVA : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/08/2023
HEYETE TEVDİ TARİHİ : 18/02/2025
KARAR TARİHİ : 10/09/2025
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:
''...
KONU : Sürücü -----; davacı müvekkillerimizin murisi ----- T.C. Kimlik Numaralı maktul ----- yolcu olarak bulunduğu, -------plakalı sevk ve idaresinde olan araç ile 210 promil akollü olmasından ötürü dikkatinin dağınık ve süratli oluşu sebebiyle girdiği virajı alamayarak %100 (asli) kusurlu olarak yaptığı kazada muris------- hayatını kaybetmesine sebep olması nedeniyle Maddi Tazminat taleplerimiz (destekten yoksun kalma tazminatı) açısından Belirsiz Alacak Davası Niteliğinde Olmak Üzere Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik ;
Davacı müvekkil ---- için 50.000,00-TL, Davacı müvekkil ----- için 50.000,00-TL Maddi Tazminatın Davalı ------- açısından sigorta teminatı ile mesul olduğu miktar kadar, Davalı ---- ve ------- açısından ise tamamını kapsayacak şekilde müştereken ve müteselsilen tahsiline,
Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile Davacı müvekkil ------ için 300.000,00-TL, Davacı müvekkil ----- için 300.000,00-TL, Davacı müvekkil ------- için 100.000,00-TL, Manevi Tazminatın Davalı ----- ve ------- Müştereken ve müteselsilen tahsili talebinden ibarettir.
H.E.D: 100.000,00-TL Maddi Tazminat - 700.000.00-TL Manevi Tazminat.
AÇIKLAMALAR
Davacı müvekkillerimizin murisi ---- işbu davaya konu kazanın gerçekleşmiş olduğu 30/08/2021 tarihinde; ------ ilçesinde eğlenmek amaçlı gittiği ----- isimli mekanda davalı ----- ile tanışmış ve arkadaşı ------- ile kendilerini evlerine bırakması için davalının aracına binmeyi kabul etmiştir. Davalı ------kullandığı ----- plaka sayılı araç ile ------- Belediye Başkanlığı Binasının karşısındaki köprülü kavşağa geldiğinde alkollü olmasından kaynaklı dikkatinin dağınık oluşu ve süratli olması nedeniyle virajı almayarak köprülü kavşağın 7 metre genişliğindeki banket demirlerini kırıp 7,7 metre yükseklikten aşağıya uçtuğu ve aracın köprü direği ile tren yolu duvarı arasına sıkıştığı, bu kaza sırasında şüphelinin yanında ön koltuktan oturan müvekkillerin murisi ------ hayatını kaybettiği kaza tespit, olay yeri inceleme tutanakları ve otopsi raporları ile tespit edilmiştir. Şöyle ki ;
Kazaya sebebiyet veren ----- Plaka sayılı araç---- nezdinde --------no' lu poliçe ile Trafik Kaza Sigortası ile sigortalıdır.
Maktul' ün olay yerinde hayatını kaybetmesi ile birlikte, meydana gelen işbu olay hakkında ------ Cumhuriyet Başsavcılığı ----- Esas numaralı dosyası üzerinden soruşturma başlatılmış ve -----Ağır Ceza Mahkemesi'nin ---- Esas,-------Karar sayılı dosyası üzerinden;
"Sanık -------- hakkında bir kişinin ölümü, birden fazla kişinin yaralanması suçundan kamu davası açıldığı, olay gecesi sanık ve mağdurların içkili bir mekanda eğlendikleri, daha sonra sanığın kullandığı araca bindikleri, aşırı alkollü olan sanığın bu haliyle aracı kullanırken ------ Belediye Başkanlığı binasının karşısındaki köprülü kavşağa döndüğü, alkollü olmasından kaynaklı aracın kontrolünü kaybederek ve virajı alamayarak köprülü kavşağın 7 metre genişliğindeki banket demirlerini kırıp 7.7 metre yüksekliğinden aşağı uçtuğu, aracın köprü direği ve tren yolu duvarı arasında sıkıştığı, ------ vefat ettiği, mağdurlar -------yaşamlarını tehlikeye sokacak ve vücutlarında kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları, kazadan yaklaşık 1,5 saat sonra sanığın -------- Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan kan numunesi üzerinden yapılan laboratuvar incelemesinde 210 promil alkollü olduğunun anlaşıldığı, tüm mağdurların şikayetlerinden vazgeçtiği ancak suçun bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle şikayetten vazgeçmenin sonuca etkili olmadığı, tüm bu hususlar nazara alındığında olayda sanığın tam kusurlu olduğu, mağdur ve maktulün ise araçta yolcu olarak bulundukları anlaşılmakla;
Sanık ------- atılı bir kişinin ölümü ve birden fazla kişinin yaralanması suçu sabit olduğundan sanığın hareketine uyan 5237 sayılı TCK'nin 85/2 maddesi gereğince sanığın olayda yüksek derecede alkollü olması, olayın oluş biçimi, yaralanan sayısı nazara alınarak sanığın takdiren ve teşdiden 4 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın atılı suçu yüksek promil alkol altında araç kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği ve atılı suçu bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından sanığa verilen cezanın TCK'nin 22/3 maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında artırılarak sanığın 5 YIL 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," davalı ------- hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir.
İşbu dosya kapsamından anlaşılacağı üzere Sürücü -------, haksız ve hukuka aykırı fiilleri doğrultusunda olay anında aracına yolcu olarak aldığı ---- ölümüne sebep olmuştur. Keza araç sahibi ------- meydana gelen kazada KTK. 3. Maddesi gereğince işleten olarak müvekkillerimin uğradığı maddi ve manevi zararlardan kusursuz sorumluluğu bulunmaktadır. ------Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re'sen başlatılan soruşturma dosyası kapsamında bulunan belge ve evraklar sürücü ----- işbu davaya konu kazada tam kusurlu olduğunu göstermektedir. Şöyle ki ;
30/08/2021 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili, ---- ve ------- sicil numaralı polis memurları tarafından (----- Kod no' lu Ekip) ----- kaza sıra numarasına kayıtlı Ölümlü ve Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı (Aleyhe Hususları Kabul Etmemekle birlikte EK-1) ile birlikte olayın meydana geliş şekli açık şekilde incelenmiş ve tutanağa geçirilmiştir.
Ayrıca meydana gelen kazada davalı ------- arkadaşları olan ------- ile birlikte müteveffa ----- ve onun arkadaşı -------- olmak üzere 5 kişilik bir araçta 6 kişi ile yolculuk yapılmıştır. Söz konusu yolcuların ifadeleri soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınmış olup savcılık ve ağır ceza mahkemesi dosyalarının celp edilmesi gerekmektedir. Davalı sürücü ---- kaza sonrası ------ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde kazadan yaklaşık 1,5 saat sonra alınan kan numunesi üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilen laboratuvar raporuna göre 210 promil alkollü olduğunun tespit edilmiştir. İlgili savcılık ve mahkeme dosyalarında kayıtları mevcuttur. (EK-2)Ayrıca araç içerisinde bulunan diğer yolcuların beyanlarından ve araçta bulunan alkol şişelerinden de alkollü seyir halinde olunduğu açıkça görülmektedir.
Kaldı ki davalı------- kendisi de alkol aldıktan sonra araç kullandığını ifadesinde açıkça beyan etmiştir. ------Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen soruşturma dosyası kapsamında bulunan davalı ve kuzeni ----- ait ifadeler ise aynen şu şekildedir ;
Aleyhe Hususları Kabul Etmemekle birlikte ---- T.C. no’ lu ---Şüpheli vasfı ile vermiş olduğu ifadesi ‘’..----- plaka sayılı araç babama aittir, araçta bulunan ---- benim arkadaşlarımdır, ----- İlçesinden eğlenmek için ----- geldik, ------- isimli eğlence makananında gittik, alkol aldık, ben çok az alkol aldım, ama ne ben ne de arkadaşlarım uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmadık, orada tanıştığımız ---- ve ------ isimli bayan arkadaşla dışarı çıktık, ben bu kız arkadaşları evlerine bırakacaktım, birlikte araçla giderken kısa süre sonra köprüde kaza yaptık, ben gerisini hatırlamıyorum, ------- yabancı olduğum için yolları da bilmiyorum, çok pişmanım,..’’ (EK-3)
Aleyhe Hususları Kabul Etmemekle birlikte Kaza anında sürücü------ sevk ve idaresinde bulunan aracın içerisindeki ------ T.C. no’ lu ------ Veren sıfatı ile vermiş olduğu ifade ; ‘’..30/08/2021 günü saat 02:00 sıralarında teyzemin oğlu ----- ve diğer arkadaşlar olan ---- ve ---- ile birlikte ---- sayılı araç ile ------ isimli mekana eğlenmeye geldik, burada --- ve ------ isimlerini olay nedeniyle öğrendiğim ----- ve ----- isimli şahıslarla tanıştılar. Biz mekanda kızları bilmiyorum ancak ben, ---- ve ------ ve ------ alkol aldık. Daha sonra saat 03:30 sıralarında mekandan yanımızda kızlar ------- ile birlikte çıktık. Kızları evine bırakacaktık, aracı ------ kullanıyordu, ben de şoför arkasında oturmuştum, ön yolcu koltuğuna ------ oturmuştu, benim yanıma da diğer arkadaşlar oturmuştu, Beraber yola çıktık, ben telefonumla uğraşırken birden pat diye ses duydum, daha sonra kendimi araçtan çıkmaya çalışırken hatırlıyorum,..’’ (EK-4)
Yukarıda mahkemenizin arzına sunulan şüpheli ve yolcu ifade tutanaklarından anlaşılacağı üzere Sürücü ------, hem alkollü olarak araç kullanması, hem de trafik kurallarını ihlal ederek işbu davaya konu kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle ASLİ ve TAM KUSURLU KONUMDADIR. Ayrıca meydana gelen kazaya ait olay yeri inceleme raporu da işbu dava dilekçemiz ekinde sayın mahkemenize sunulmaktadır. (EK-5)
Maktulun yukarıda izah edilen şekilde hayatını kaybetmesi ile birlikte geride maktulun desteğine ihtiyaç duyan davacı müvekkillerim ----- (annesi), ----- (babası) ve ------ (kardeşi) kalmıştır.
Maktul ------ hayatta olduğu süre zarfı boyunca ailesine son derece bağlı bir evlat olmuştur. Hayatta olduğu süre zarfı boyunca ailesinden maddi ve manevi hiç bir ihtiyacı esirgememiştir.
Maktul ----- kazanın meydana geldiği tarih olan 30/08/2021 itibari ile -------- İsimli bir şirkette büro memuru olarak çalışmakta iken aylık ortalama 4.021,00-TL net gelir elde etmektedir. (EK-6 son bordrolar)Müvekkillerimiz maktulun ölümü ile birlikte dayanılmaz acı, üzüntü ve elem duymuştur. Evlatlarını ve tek kardeşini kaybeden müvekkillerim derin bir travma ve psikolojik çöküntü yaşamışlardır.
Maktul -------- anne ve babasına karşı da hiç bir zaman maddi ve manevi yükümlülüklerinden kaçınmamış anne ve babasına karşı hayırlı bir evlat olmuştur. Kızlarını kaybeden müvekkillerimizin maktulun desteğinden yoksun kalmaları bir yana, çekmiş oldukları manevi acı izah edilemeyecek boyutlardadır.
Yukarıda açıkladığımız üzere, meydana gelen trafik kazası neticesinde maktul ------- acı bir şekilde hayatını kaybetmiştir. Maktulun hayatını kaybetmesi ile birlikte müvekkillerimiz çok büyük acı, elem ve ızdırap çekmiş olup, halen de çekmeye devam etmektedir. Maktulun desteğinden yoksun kalan müvekkillerimiz oldukça zor ve sıkıntılı günlerden geçmektedir. ------- vefatı ile birlikte büyük acılar çeken müvekkillerimizin ruhsal sağlığı ağır bir biçimde bozulmuş, olayın etkisi ile birlikte günlük yaşantılarına sınır getirmek zorunda kalmışlar ve normal hayata ayak uyduramamışlar bu suretle kişilik hakları ağır bir şekilde zedelenmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR ve GEÇİCİ ÖDEME TALEBİMİZ
İşbu davayı ikame etmeden önce davalı sigorta şirketine başvurulmuş ancak davalı sigorta şirketi tarafından 177.173 TL (Yüz yetmiş yedi bin yüz yetmiş üç Türk Lirası) kısmi bir ödeme yapılmış ve maddi zararımız tümüyle giderilmemiştir. Yapılan ödeme fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere tarafımızca kabul edilmiştir. (EK-7 sigorta kısmi ödeme belgesi)Dava dilekçemizde belirttiğimiz hususlar ve ekli belgelerden, Maktul' ün herhangi bir kusuru olmaksızın Sürücü ------ Alkollü ve trafik kurallarını ihlal ederek sebep olmuş olduğu kaza neticesinde hayatını kaybetmesi nedeniyle, tarafların kusur oranları ve maddi tazminat hesabı yargılama aşamasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile belirlenecek ise de olayın oluş şekli ve müvekkillerimiz lehine belirlenecek muhtemel belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatı göz önüne alınarak ; Dava sonunda hüküm altına alınması muhtemel taleplerimizin sonuçsuz kalmaması için, muhtemel maddi ve manevi tazminat taleplerine mukabil davalıların 800.000,00-TL değerinde ki menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişiler üzerinde ki hak ve alacakları üzerine takdiren teminatsız olarak HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca İhtiyati Tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmekteyiz. Yine müvekkillerimizin lehine maddi ve manevi tazminat istemi ile açmış olduğumuz bu davada, dava dilekçemizde, Maktul ----- geçirmiş olduğu trafik kazası sebebi ile hayatını kaybettiği sabittir. Davada davalıların kusurlu olduğu bu sebeple müvekkilerimizin uğramış olduğu zararları tazmin etme yükümlülüklerinin olduğu, bu kapsamda yargılama süresince müvekkillerimizin yaşamını idame ettirebilmeleri amacıyla 100.000,00-TL Davacı anne ve baba açısından GEÇİCİ ÖDEME YAPILMASINA KARAR VERİLMESİNİ TALEP EDERİZ. Zira tazminat davalarında yargılama süresinin uzun sürmesi sebebiyle, zarar gören zararının giderilmesi için uzun süre beklemek zorunda kalmakta ve zararının giderilmesi zarara uğrayanın kendisinden kaynaklanmayan sebeplerle geç giderildiğinden, zarar göreni bir kez daha mağdur etmektedir. ZARARI OLDUKÇA BÜYÜK OLAN MÜVEKKİLLERİMİZİN MAĞDURİYETİNİ BİR NEBZE OLSUN GİDERECEK '' GEÇİCİ ÖDEME'' MÜESSESESİNDEN YARARLANDIRILMASI GEREKMEKTEDİR.
6098 sayılı B.K.mad. 76;
"III. Geçici ödemeler
Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir.
Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir."
Yukarıda mahkemenizin arzına sunulan kanun maddesi oldukça açıktır. MÜVEKKİLİMİN HAKLILIĞI YETERLİ VE İNANDIRICI DELİLLERLE ORTAYA KONULMUŞTUR. HER GEÇEN GÜN MADDİ SIKINTILARI KAT ve KAT BÜYÜYEN MÜVEKKİLLERİMİZİN KANUNUN KENDİLERİNE VERDİĞİ BU İMKANI HAK ETMİŞ BULUNMAKTADIRLAR.
Meydana gelen trafik kazası sonucu Maktul' ün hayatını kaybetmiş olması nedeniyle oluşacak tazminat miktarlarının yargılama aşamasında ortaya çıkacak olması nedeniyle Maddi Tazminat taleplerimiz (destekten yoksun kalmadan kaynaklanan) açısından Belirsiz Alacak Davası Niteliğinde Olmak Üzere Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik ;
Davacı müvekkil ----- için 50.000,00-TL, Davacı müvekki------ için 50.000,00-TL Maddi Tazminatın (Destekten yoksun kalma) Davalı ------ açısından sigorta teminatı ile mesul olduğu miktar kadar, Davalı -------araç sahibi) açısından ise tamamını kapsayacak şekilde müştereken ve müteselsilen tahsiline,
Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik ; Davacı müvekkil ----- için 300.000,00-TL, Davacı müvekkil ----- için 300.000,00-TL, Davacı müvekkil ----- için 100.000,00-TL Manevi Tazminatın Davalı --- ve -------Müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekmektedir.
Yasa gereği dava şartı olması nedeniyle, iş bu dava açılmadan önce davacı müvekkillerimiz adına davalı yanlar aleyhinde Arabuluculuk yoluna başvurulmuş ve arabulucu ile yapılan görüşme sonucu taraflar anlaşmaya varamamıştır. Anlaşmaya varılamadığına ilişkin 04/11/2022 tarihli Son Tutanak dilekçemiz ekinde sunulmaktadır.
...............
NETİCE- İ TALEP : Yukarıda açıklanan nedenlerle,Fazlaya ilişkin talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davalı yanlar adına kayıtlı menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişiler üzerindeki hak ve alacakları üzerine işbu dava konusu esas değer üzerinden belirlenecek, takdiren teminatsız bir şekilde İhtiyati Tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz uygulanmasına, bu talebimizin kabul görmemesi halinde ;
Davalı yanlar aleyhinde İhtiyati tedbir talebimizin kabulü ile, davalıların şimdilik adına kayıtlı menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişiler üzerindeki hak ve alacakları üzerine takdiren teminatsız olarak ve HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca İhtiyati Tedbir konulmasına,
----- T.C. Kimlik Numaralı Maktul -------ani ve ızdırap verici şekilde ölümü ile birlikte, geçimlerini zor idame ettirmekte olan Davacı anne --- için 50.000 TL ve baba ---- için 50.000,00-TL olmak üzere toplam 100.000 TL değerindeki Geçici Ödeme talebimizin kabulüne,
Davamızın kabulü ile Maktul' ün 30/08/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle müvekkillerimizin uğramış olduğu zararların Meydana gelen trafik kazası sonucu Maktul' ün hayatını kaybetmiş olması nedeniyle oluşacak tazminat miktarlarının yargılama aşamasında ortaya çıkacak olması nedeniyle Maddi Tazminat taleplerimiz açısından Belirsiz Alacak Davası Niteliğinde Olmak Üzere Fazlaya ilişkin her türlü talep, dava, ıslah ve talep arttırım hakkımız saklı kalmak üzere şimdilik ;
a)Davacı müvekkil ---- için 50.000,00-TL,
b)Davacı müvekkil ------ için 50.000,00-TL,
Maddi Tazminatın Davalı ------ açısından sigorta teminatı ile mesul olduğu miktar kadar, Davalı ---- ve------ açısından ise tamamını kapsayacak şekilde kaza tarihinden itibaren işleyecek Avans Faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline,
Fazlaya ilişkin her türlü talep, dava, ıslah ve talep arttırım hakkımız saklı kalmak üzere şimdilik ;
a)Davacı müvekkil ------- için 300.000,00-TL,
b)Davacı müvekkil ----- için 300.000,00-TL,
c)Davacı müvekkil ---- için 100.000,00-TL,
Manevi Tazminatın Davalı ---- ve ------ kaza tarihinden itibaren işleyecek Yasal Faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline,
...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Davalı ------. Vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:
''...
KONU : Dava dilekçesine karşı şimdilik cevaplarımız ve itirazlarımızın sunulması ile delillerimizin arzıdır.
AÇIKLAMALAR :
1-MÜVEKKİL ŞİRKETİN SORUMLULUĞU SİGORTALISININ KUSURU VE POLİÇE LİMİTİ İLE SINIRLIDIR.
Davacılar, 30/08/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ----- vefat etmesi sebebiyle destekten yoksun kaldıklarından bahisle ------ plakalı aracın müvekkil şirket nezdindeki Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinden tazminini talep etmektedir. ----- plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde ----- numaralı, 06/07/2021 - 06/07/2022 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesii ile sigortalıdır. (Ek-1)
Müvekkil şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlıdır. Yaralanma ve ölümlerde poliçe kişi başına azami teminatı 430.000 TL’dir. Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil Sigorta Şirketi; işletenin ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru ve teminat limiti dahilinde sorumlu olur.
Ceza dosyasının dosyaya getirtilerek sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranı konusunda Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından belirlenmesini talep ediyoruz.
2-MÜVEKKİL ŞİRKET ÖDEME YAPARAK POLİÇEDEN KAYNAKLANAN SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRMİŞTİR.
Dava konusu kazanın meydana gelmesinin ardından başvuru sahiplerinin destekten yoksun kalma tazmini için müvekkil şirkete başvurusu üzerine yapılan değerlendirme sonrasında bağımsız aktüer tarafından yapılan hesaplama dikkate alınarak %20 oranında alkollü sürücü aracına binme ve %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak Anne ----- için 99.540.00 TL. Baba ------- için 77.633.00 TL olmak üzere toplam 177.173,00 TL hasar tazminat ödemesi 02.05.2022 yapılmıştır. (Ek-2-3) Bu meyanda davaya konu talep bakımından tüm zarar eksiksiz karşılanmış olduğundan fazlaya ilişkin talebin reddi gerektiği tartışmasızdır. Sayın Mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde müvekkil şirket tarafından eksiksiz ödeme yapıldığının tespiti gerekmektedir.
3-BAKİYE TAZMİNAT HESAPLANMASI HALİNDE MÜVEKKİL ŞİRKET TARAFINDAN YAPILAN ÖDEMENİN YETERLİ OLUP OLMADIĞI AKTÜERLER SİCİLİNE KAYITLI AKTÜER SIFATINI HAİZ BİLİRKİŞİ TARAFINDAN ÖDEME GÜNÜNDEKİ VERİLER ESAS ALINARAK YAPILMALIDIR.
Müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının tespit edilmesi ve bu kabule dayalı olarak güncel verilere göre hesap edilen tazminata hükmedilmesi ancak müstakar Yargıtay kararlarında da belirtilen aşağıdaki koşullar tahtında yapılacak bir hesaplama metodu ile mümkün olacaktır.
Yargıtay----Hukuk Dairesi’nin ----- Esas,------- Karar, 16.04.2019 tarihli kararı;
Ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak tazminat hesaplaması yapılmalı,
Bu hesaplamaya göre bulunan miktar ile yapılan ödeme mukayese edilmeli,
Bulunan ve ödenen iki tutar arasında bariz bir fark yok ise dava reddedilmeli,
Yetersizlik olgusu var ise; bu sefer rapor tarihindeki verilere göre, evvelce yapılan ödemelerinde faiz uygulanarak güncellenmesi suretiyle nihai tazminat rakamı belirlenmeli demektedir.
Dolayısıyla dosyanın aktüer sıfatına haiz bilirkişi incelemesine gönderilmesine karar verildiği takdirde; yukarıda izah edilen metot kapsamında değerlendirme rapor tanzim edilmesini talep ederiz.
4-ALEYHİMİZE HÜKÜM KURULMASI İHTİMALİNDE HATIR TAŞIMASI İNDİRİMİ YAPILMASINI, TALEBİMİZİN REDDEDİLMESİ HALİNDE GEREKÇESİNİN AÇIKLANMASINI TALEP EDİYORUZ.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 87.maddesi "yaralanan ve ölen kişi , hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç , yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa , işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlerine tabidir." hükmü ile hatır için taşımadan dolayı işletenin sorumluluğunun Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğu düzenlenmiştir. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında, hatır taşımasının sözkonusu olduğu durumlarda BK.43-44 maddeleri uyarınca tazminattan belli bir ölçüde hakkaniyet indirimi yapılması öngörülmektedir.
Davacının kazaya karışan araçta yolcu olduğu gözününe bulundurularak hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ediyoruz.
5-MÜTEVEFFA ALKOLLÜ SÜRÜCÜNÜN ARACINA BİLEREK BİNMİŞ OLUP, HÜKMEDİLECEK TAZMİNATTAN MÜTERAFİK KUSUR İNDİRİMİ YAPILMASINI, TALEBİMİZİN REDDEDİLMESİ HALİNDE GEREKÇESİNİN HÜKÜMDE AÇIKLANMASINI TALEP EDİYORUZ.
Bilindiği üzere zarar görenin kusuru kural olarak sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunması durumunda sigorta şirketinin ödemekle yükümlü olacağı gerçek zarar tutarından bir indirim nedenidir. Nitekim TBK 52’de belirtildiği üzere ‘’Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." Dosyaya getirtilen ceza dosyasından da anlaşılacağı üzere kaza aşağıdaki şekilde meydana gelmiştir;
...............
Müteveffanın sürücünün alkollü olmadığını bilmemesi mümkün değildir. Bu nedenle hesaplanacak olan zarardan müterafık kusur indirimi yapılması gerekmektedir. Sayın mahkemenin bu talebimizi reddetmesi halinde gerekçesini açıklamasını talep ediyoruz.
6- DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI HESAPLAMASINDA ESAS ALINACAK UNSURLAR, GENEL ŞARTLAR' DA AÇIKÇA BELİRLENMİŞ OLUP, YAPILACAK HESAPLAMADA GENEL ŞART HÜKÜMLERİNİN ESAS ALINMASI GEREKİR.
Müvekkil şirket sigorta şirketi olup, KTK 91 maddesi gereği işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiştir. Müvekkil şirketin üstlendiği sorumluluk ise Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlenmiştir. Dava konusu taleple ilgili olarak da ilgili genel şartlarda destekten yoksun kalma oranın nasıl tespit edileceği ve tazminat hesabının nasıl yapılacağı açıkça belirtilmiştir. Buna göre poliçe genel şartlarının;
A.5.ç maddesinde- Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı: Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır. Söz konusu tazminat miktarının tespitinde ölen kişi esas alınır. Bu düzenleme gereğince tazminat hesabında alınacak esaslar aşağıda yer almaktadır.
Ek:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması
1) Destekten yoksun kalma tazminatı, bu Genel Şartlar uyarınca belirlenen ilkeler dikkate alınarak zarar gören kişinin ve müteveffanın bireysel özelliklerine göre hesaplanır.
2) Tazminat toplu para şeklinde ödenir.
3) Hesaplamalarda ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosu dikkate alınır. Tablonun belirli periyodlarla güncellenmesi halinde tazminat tutarı, kaza tarihi itibariyle güncel versiyona göre hesaplanır.
4) Hesaplamalarda iskonto oranı (teknik faiz), % 1,8 olarak dikkate alınır. İskonto oranı (teknik faiz) gerekli görülen hallerde Hazine Müsteşarlığı tarafından güncellenir.
5) Belgelendirilmiş olması durumunda, hesaplamalarda ölen kişinin vergilendirilmiş geliri dikkate alınır. Vergilendirilmiş gelir tutarı için herhangi bir belge sunulamaması durumunda hesaplama, asgari ücret kullanılarak yapılır. Aynı kriterler pasif dönem hesaplamasında da geçerlidir.
6) Yeniden evlenme olasılığı, TÜİK verileri yardımıyla Türkiye’nin coğrafi ve demografik yapısına göre Hazine Müsteşarlığı’nca belirlenecek esaslar çerçevesinde oluşturulacak cetvel dikkate alınarak hesaplamalara yansıtılır. TÜİK tarafından yayınlanacak resmi veriler yardımıyla hazırlanacak cetvelin kullanılmaya başlandığı tarihe kadar, mevcut hakim yargı uygulamasında esas alınan tablo kullanılacaktır.
7) Destek süresi ile aktif ve pasif çalışma süresi, Hazine Müsteşarlığı’nın belirleyeceği esaslara göre hesaplanır.
8) Tazminat tutarının negatif çıkması durumunda tazminat tutarı sıfır olarak kabul edilir.
9) Tazminat, ax,n formülü ile hesaplanır. Tazminat hesaplanırken “Devre Başı Ödemeli Belirli Süreli Rant” formülü esas alınır. Bu formülde kullanılacak yaş parametresi (x) hesap yapılacak mağdurun yaşını, destek süresi parametresi (n) ise mağdur ile ölenin muhtemel yaşam sürelerinin kesiştiği ve desteğin devam ettiği süreyi göstermektedir.
10) Yukarıdakiler dışında hesaplamaya ilişkin diğer hususlar ile hesaplamaya ilişkin standartlar Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenir.Ayrıca destek pay oranları ayrılırken Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına uygun destek pay oranlarının ayrılması, başvuru sahibi eşin evlenmiş olup olmadığının araştırılması, evlenmediğinin tespiti halinde evlenme ihtimali üzerinden indirim yapılması gerekmektedir.
7-MÜTEVEFFANIN RESMİ GELİRİ ÇERÇEVESİNDE HESAPLAMA YAPILMALIDIR.
Davacı yan tarafından Sayın Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde müteveffanın gelir durumuna ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmamış olduğundan Sayın Mahkeme tarafından müteveffanın SGK kayıtlarının celbine karar verilmesini talep ederiz.
Öte yandan müteveffanın düzenli ve resmi herhangi bir gelirinin bulunmadığının tespiti halinde davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile var ise yapılacak olan hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerekeceği izahtan varestedir. Nitekim Yargıtay'ın konuya ilişkin yerleşik içtihadı da bu yöndedir. Yargıtay'ın konuya ilişkin yerleşik içtihadının bu yönde olduğu Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin -------sayılı 27.02.2019 tarihli kararında,
"Davaya konu kaza 2013 yılı Mayıs ayında gerçekleşmiş olup, maddi tazminat hesaplanmasına ilişkin hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan bordro 2014 yılı Mart ayına aittir. Dosyada mevcut 2014 yılı Mart ayı bordrosuna göre davacının aynı dönem asgari ücretin 1,15 katı oranında gelir elde ettiği kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de; mahkemece davacının kaza tarihinde elde ettiği geliri konusunda gerekli araştırma yapılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, öncelikle davacının kaza tarihindeki gelirine dair delillerini ibrazının sağlanması, varsa; işyerinden kaza tarihindeki sürekli ve net kazanç durumunun sorulması, geriye doğru maaş bordrosu ve sosyal güvenlik kayıtlarının getirtilmesi, davacının kaza tarihinde fiili olarak çalışmadığının belirlenmesi halinde asgari ücretin gözönüne alınacağının düşünülmesi gerektiğinde dosyanın bilirkişiye tevdii edilerek ek rapor alınması ve ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, gelir durumu yönünden kaza tarihinden sonraki gelir bildirimine bağlı kalınıp, kaza tarihinde asgari ücretin üzerindeki gelir esas alınarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir."Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin -------sayılı 14.09.2017 tarihli kararında,
"Bu halde Mahkemece, davacıya kaza tarihinde kepçe operatörü olarak çalıştığına dair ve aylık gelirini gösteren belgeleri sunmasıiçin süre verilmesi; davacının SGK kayıtları ile kaza tarihinde bir işyerinde çalışıyor ise kaza tarihi ve öncesine ait maaş bodroları getirtilerek davacının kaza tarihindeki gelirinin ne kadar olduğu tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, belirlenen gelirine göre hesaplama yapılması için yeniden aktüer raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş; kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir."Yargıtay ------. Hukuk Dairesi'nin ------- sayılı 20.04.2017 tarihli kararında,"O halde Mahkemece, davacının dava dilekçesindeki açıklamaları da dikkate alınarak davacıya kaza tarihinde kepçe operatörü olarak çalıştığına dair ve aylık gelirini gösteren belgeleri sunması için süre verilmesi; davacının ... kayıtları ile kaza tarihinde bir işyerinde çalışıyor ise kaza tarihi ve öncesine ait maaş bodroları getirtilerek davacının kaza tarihindeki gelirinin ne kadar olduğu tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, belirlenen gelirine göre hesaplama yapılması için yeniden aktüer raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş; kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir." denmek suretiyle hüküm altına alınmıştır.
Tüm bu açıklamalarımız ışığında, müteveffa güncel geliri üzerinden tazminat hesabı yapılmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğu açık olmakla, hesaplama yapılması halinde başvuranın kaza tarihindeki geliri üzerinden hesaplama yapılmak üzere yeni bir bilirkişiye tevdi edilmesini talep ederiz.
8-AKTÜERLER SİCİLİNE KAYITLI AKTÜER SIFATINI HAİZ BİLİRKİŞİ TARAFINDAN HESAPLANMA YAPILMASINI TALEP EDİYORUZ.
6100 sayılı HMK madde 266'da “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz “denmektedir. Burada sözü edilen özel bilgiden maksat, hukuk bilimi dışında, belirli bir bilim dalının araştırıp ortaya koyduğu sonuçlara ilişkin bilgidir. Ancak, yer yer, hukukun spesifik alanlarına ilişkin hukukî bilginin de, özel bilgi kavramının kapsamı içerisinde mütalaa edilip bilirkişilik kurumunun kapısının aralanmaya çalışılması yönünde bir eğilimin belirmesi nedeniyle, maddede, özel bilgiye işaret edilirken, açıkça, “hukuk bilimi dışında” şeklinde bir vurgu yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Teknik bilgi ile kastedilen ise fizik, kimya, matematik gibi, pozitif bilimlerin verilerini uygulamaya yeterli bilgidir…. “ denmektedir.
Nitekim Yargıtay ----- Hukuk Dairesi ----- Esas, ------- Karar, 13.05.2019 tarihli kararında;
“Bu halde mahkemece, davacıların destekten yoksun kalma ve cismani zararlarının hesaplanması için konusunda uzman aktüerya bilirkişisinden, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.” denmek suretiyle, savunmalarımızı teyit eder mahiyette, cismani zarar nedeni ile yapılması gereken hesaplamaların ancak Aktüerya Uzmanı bilirkişilerce yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Yukarıda izah edilen sebeplerle, Sayın Mahkemece müvekkile sigortalı araç sürücüsüne izafe edilecek kusurun varlığı halinde, zarar hesabının ancak Başbakanlık Hazine Müşteşarlığı’nca tutulan Aktüerler Siciline kayıtlı, aktüer sıfatına haiz bilirkişilerden seçilecek uzmana yaptırılmasını talep ederiz.
9-MÜVEKKİL ŞİRKET AVANS FAİZİNDEN SORUMLU TUTULAMAZ.
Davacı yan tarafından talep edilen tazminat taleplerinin avans faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş ise de davacı yanın ancak ve ancak dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi talep edebilmesi mümkündür.
Bu hususta Yargıtay ------ Hukuk Dairesi’nin 24.04.2017 tarih ve ---- Esas, ------- sayılı kararında; “Davalı sigortacı tarafından zorunlu trafik sigortalı araç, kullanım amacı hususi araç olup, dava dışı gerçek kişiye aittir. O halde, temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken, ticari faize hükmedilmesi doğru değildir.” denilerek yerel mahkeme hükmü düzeltilerek onanmıştır.Bu bakımdan Sayın Mahkeme tarafından şirketimizce düzenlenen poliçeye ilişkin olarak yapılacak inceleme ile de görüleceği üzere kazaya karışan araç "hususi" araç olup, uygulanması gereken faiz yasal faizdir.
...............
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenlerle davanın reddi ile mahkeme aksi kanaatte ise açıklanan hususların dikkate alınmasına,...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Davalı ---- ve ----- vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:
''...
KONU : Davaya karşı cevaplarımızın sunulması hakkındadır.
AÇIKLAMALAR :
1.- Davacılar tarafından müvekkiller aleyhine açılan işbu dava haksız ve kötüniyetli olup davanın reddi gerekmektedir. Şöyle ki;
2.- Dava dilekçesinde müvekkillerimizin aleyhine olan hususları kabul etmiyoruz. Meydana gelen trafik kazasına ilişkin ceza davası henüz kesinleşmemiş olup halen Yargıtay ------ Ceza Dairesi'nin ------- Esas sayılı dosyasıyla derdest haldedir. Keza temyiz incelemesi sonucu ceza kararının müvekkil lehine bozulma ihtimali kuvvetle muhtemeldir. Davaya konu trafik kazasının oluşumunda şoför müvekkil ------ ve dolayısıyla araç sahibi müvekkil ------- kusur ve sorumlulukları bulunmamaktadır. Gerek ceza yargılaması neticesinde gerekse de işbu dosyamızda aldırılacak olan bilirkişi raporuyla kusur durumu ve müteveffanın kesin ölüm nedeninin değişme ihtimali mevcuttur. Keza yaptırılacak olan keşif neticesinde düzenlenecek bilirkişi raporuyla, tanık beyanlarıyla ve sair deliller ile bu husus ispatlanacaktır. Bu haliyle açılan işbu dava eksik, haksız ve kötüniyetlidir.
3.- Ceza dava dosyasındaki temyiz dilekçemizde de belirttiğimiz üzere; ----- Ağır Ceza Mahkemesi'nin ----- Esas------- Karar sayılı dosyasına 04/02/2022 tarihinde sunulan ve Adli Tıp Kurumunca müteveffa -------- hakkında düzenlenen otopsi raporunun müteveffanın ölümünün sebebinin kapsamlı, detaylı ve şüpheye mahal vermeyecek bir şekilde ortaya konulmasının ve somut gerçeğe ulaşılmasını sağlamak için, dosyamızı Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi'ne gönderilme talebimiz geçerli bir gerekçe olmaksızın reddedilmiştir. Dosyada mübrez otopsi raporunun sonuç kısmında " müteveffanın kanında 110 mg/dl ethanol bulunduğu, 10 ng/ml diphenhydramine bulunduğu, (...) kanda tespit edilen diphenhydramine'in tedavi dozunda ilaç etken maddesi olduğu, (...) kişinin ölümünün ... meydana gelmiş olduğu kanaatini bildirir rapordur." şeklinde belirtilmiştir. Yaptığımız araştırmalar sonucu, müteveffanın kanında bulunan diphenhydramine etken maddesinin; alerjik durumları, uykusuzluğu ve hareket hastalıklarını tedavi amaçlı kullanılan ilaç etken maddesi olduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. Bu hususta gerek yerel gerekse yabancı literatürde mevcut makale ve yazı örneklerinden edinilen bilgi sonucunda, işbu etken maddenin uzun süreli kullanımında kan sulandırıcı, böbrek yetmezliğine ve daha bir çok rahatsızlığa neden olabilecek bir içeriği olduğu ve hatta tek başına günlük kullanım dozunun aşılmasının bile, kişiyi doğrudan öldürebilmeye yeterli olduğu açıklanmaktadır. Kaldı ki, ilgili verilere ulaştığımız kaynaklarda; işbu maddeyi içeren ilaçların alkol ile kullanımı ise neredeyse kesin ölüme sebebiyet verebilmektedir. Hal böyle olmakla birlikte, otopsi raporunun kesinlikten uzak bir şekilde kanaat belirtir haliyle, dosyaya sunulmasından mütevellit; müteveffanın ölümünün tamamında yahut ölümünü etkileyecek/ hızlandıracak mahiyette işbu etken maddenin, mevcut ölümdeki payı şüphesi doğmuştur. Ceza dava dosyasındaki müvekkil ------ ve mağdurların anlatımlarından da açıkça anlaşılacağı üzere, olay zamanı müvekkilin şehir içinde asgari hızla gittiği, müteveffanın elinde bulunan helyum dolu balonların pencerenin açılması sonucu müvekkil sürücünün görüşünü kestiği ve virajı alamamaları sonucu kazanın gerçekleştiği ve de müvekkilimizin bir kusuru bulunmadığı alenidir. Ayrıca belirtmemiz zaruridir ki, yol boyu mevcut olan bariyerlerin özellikle de virajda yoldan çıkıp düşülmesini önlemek amacıyla dayanıklı bir şekilde yapıldığı bilinir. Bariyerlerin amacı bu yönde olup düşmeyi engeller vaziyette dayanıklı bir şekilde olması gerekirken; somut olayda müvekkil ve diğerleri asgari hızda hareket etseler bile bariyere çarpıp buranın aşılması sonucu, aracın metrelerce ileri ve aşağıya düşmesi ise KGM'nin yol yapım aşamasında ve de malzeme kullanımında kusuru olabileceği şüphesini kuvvetlendirmektedir. Şayet bariyerler düşmeyi engelleseydi, kazanın bu kadar vahim sonuçları olmayabileceği kuvvetle muhtemeldir. Bu sebeplerle, olayı açıklığa kavuşturmak ve KGM'nin kusurunun bulunup bulunmadığını ortaya çıkarmak adına gerekiyorsa olay yeri keşif icrası gerekse akabinde bu husus için de dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi ceza dava dosyası için olduğu kadar işbu tazminat davası için de zaruridir.
4.- Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla karşı yanın talep etmiş olduğu tazminat miktarları son derece fahiştir. Özellikle manevi tazminat talep edilirken ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu ve olayın oluş biçimi birlikte değerlendirilerek hakkaniyete uygun bir miktara hükmedilmelidir. Manevi tazminat bir tarafın sebepsiz zenginleşmesine, diğer tarafın ise mahvına sebep olmamalıdır. Dava dilekçesi ile talep edilen manevi tazminat miktarının ülkemizin ekonomik koşulları dikkate alındığında çok fazla olduğu ortadadır. Manevi tazminatın, zararı özendirici hale dönüşmemesi ve sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerekir. Bu haliyle işbu davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
5.- Karşı yanın dava dilekçesi 26/09/2023 tarihinde müvekkil davalılara tebliğ edilmiş olup dava dilekçesine karşı iki haftalık yasal süresi içerisinde cevaplarımızı sunuyoruz. Bu nedenle süre yönünden de işbu dilekçemizdeki beyanlarımızın ve taleplerimizin kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz.
6.- Tüm bu anlatılanlar göz önüne alındığında dava dilekçesinde belirtilen hususlara karşı cevap verme zaruretimiz hasıl olmuştur. Müvekkiller lehine resen rastlanacak olan nedenler de beyanlarımız kapsamındadır.
...............
İSTEM / SONUÇ : Yukarıda izahına çalıştığımız ve müvekkiller lehine resen rastlanacak olan sair nedenlerle;
1.- Davacı yanın işbu davasının ve tüm taleplerinin reddine,
...''
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Deliller
Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
SGK'ya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
İlgili kolluğa yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.------ Ağır Ceza Mahkemesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 30/08/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan, davalı ------ ait olan, diğer davalı ----- sevk ve idaresindeki ------ plakalı aracın kaza yapması sonucu, araçta yolcu konumunda bulunan davacıların murisi müteveffa ------- vefat etmesi sebebiyle, müteveffanın kardeşi, annesi ve babası olan davacılar yönünden, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminat davası (davacılar ---- için, tüm davalılar aleyhine olup, davalı sigorta şirketi yönünden feragat mevcuttur) ile 700.000,00 TL manevi tazminat davası (tüm davacılar için, davalılar --------aleyhine) davadır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dava açılmadan önce davacı tarafça, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, taraflarca arabuluculuk görüşmelerine katılım sağlanmış ancak anlaşma sağlanamamış, bu hususa ilişkin dava şartı yerine getirilmiştir.
Dava açılmadan önce davacı tarafça, sigortaya başvurulmuş, bu hususa ilişkin dava şartı yerine getirilmiştir.
Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir ve geçici ödeme talebi ara kararla değerlendirilmiştir.
Davacılar vekili tarafından sunulan 15.10.2023 tarihli beyan dilekçesi ile davalı ----- yönünden davadan feragat ettiklerini, bu davalı yönünden herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığından ve sunulan ibraya bağlı olarak davalı sigorta şirketine herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri ödenmeyeceğinden bahisle mahkememize bilgi verilmiştir.Davalı ----- yönünden davadan feragat edildiğine dair beyan dilekçesi değerlendirildiğinde; davacı tarafın davasından feragat ettiği, 6100 sayılı HMK 307 ve devamı maddeleri gereği feragatın hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı ve feragatin kayıtsız ve şartsız yapılmış olduğu anlaşıldığından davalı ------ yönünden açılan davanın feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiş, feragat ön inceleme aşamasından önce yapıldığı için Harçlar Kanunu m.22 uyarınca 1/3 oranında harç alınmıştır.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.6098 Sayılı TBK'nın 53. maddesi (818 sayılı BK 45. maddesi) gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Bu yasal düzenleme doğrultusunda hükmedilmesi gereken maddi tazminat, davacıların daha önce aldıkları ancak murisin ölümü sonucu artık alamayacakları destek miktarıdır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunması, olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın sağlığında elde ettiği net gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 13.09.2024 tarihli rapora göre, ------ plakalı araç sürücüsü davalı -------- 2918 sayılı KTK'nın 52/a,b maddesini ihlal etmesi sebebiyle %100 asli kusurlu olduğu, kaza sebebiyle müteveffanın anne ve babasının, müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları, yapılacak hesaplamada, Karayolları Trafik Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 tarihinde TBMM'de kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde ------- Gazetede yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde -------- Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” yürürlüğe girdiği 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen poliçeleri kapsayacağından, rapor tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan Yargıtay------- Hukuk Dairesinin --------sayılı ilamları da dikkate alınarak ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, dava dışı SGK tarafından davacılara yapılan rücuya tabi herhangi bir ödemenin olmadığı, davacı ----- hesaplanan destekten yoksun kalma zararının 1.441.680,19 TL olduğu, davacı ------ hesaplanan destekten yoksun kalma zararının 728.374,53 TL olduğu, sigorta tarafından yapılan ödemelerin faizli tutarının (396.421,60 TL) mahsup edilmesi neticesinde, anne ve babanın toplam alacaklarının 1.773.633,12 TL olduğu rapor edilmiştir.
Müteveffa----- vefatı sebebiyle annesi ve babası olan davacılar ----- ve -------, müteveffanın desteğinden yoksun kaldığının kabulü gerekmiş olup, davalı sürücü ----- ile davalı araç maliki------ 2918 sayılı KTK'nın 97 ve devamı maddelerine göre sorumlu kabul edilmiştir.
Davacılar vekili tarafından ibraz edilen ıslah dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:
''...
Dava aşamasında davalı ----- ile karşılıklı sulh olunup yalnızca ---- karşı davadan feragat edildiğinden yalnızca davalı ---- ve -------- karşı ıslah yapılmaktadır.
KONU :Dava dilekçemizde belirtilen manevi tazminat taleplerimiz saklı kalmak ve devam etmekle birlikte maddi tazminata ilişkin davamızın ıslah edilerek; müvekkil ------- için talep edilen 50.000 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma tazminatı) artırılarak 1.178.316,71 TL (Bir Milyok Yüz Yetmiş Sekiz Bin Üç Yüz On Altı Türk Lirası Yetmiş Bir Kuruş)'ye, müvekkil -------- için talep edilen 50.000 TL maddi tazminatın da artırılarak 595.316,41 TL (Beş Yüz Doksan Beş Bin Üç Yüz On Altı Türk Lirası Kırk Bir Kuruş)'ye çıkarılması talebimizden ibarettir.
HARCA ESAS DEĞER
------ Bakımından : 1.128.316,71 TL----- Bakımından : 545.316,41 TL
AÇIKLAMALAR
Sayın bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 12.09.2024 tarihli bilirkişi raporundaki aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz.
Bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda dava dilekçemizde belirtilen tutarları ıslah ile arttırıyoruz. Şöyle ki;
Dava dilekçemiz ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı olarak davalılardan;
-müvekkil ---- için 50.000 TL maddi tazminat,
-müvekkil ------- için 50.000 TL maddi tazminat
talep edilmiştir.
Mahkemenize sunulmuş olan 12.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda; müvekkillerim ------ sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler ve bu ödemelere ilişkin faiz hesabı mahsup edildikten sonra toplamda 1.773.633,12 TL maddi tazminat (destekten yoksun kalma tazminatı) alacağı olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunun 13. Sayfası ve 5. maddesinde yapılan ödemeler ve faiz tutarları mahsup edilmeden evvel her iki davacı müvekkil için ayrı ayrı yapılan hesaplamadaki paylaşım esas alınarak; tespit edilen bakiye tazminat tutarı üzerinden garameten hesaplama yapılmış olup davamız her iki müvekkilimiz bakımından ayrı ayrı ıslah edilmektedir.
NETİCE-İ TALEP :
Yukarıda arz edildiği üzere, dava dilekçemizde belirtilen manevi tazminat taleplerimiz devam etmekle birlikte davamızın maddi tazminat bakımından ıslah edilerek;
-müvekkil ------ için 1.178.316,71 TL (Bir Milyon Yüz Yetmiş Sekiz Bin Üç Yüz On Altı Türk Lirası Yetmiş Bir Kuruş) ,
-müvekkil ------- için 595.316,41 TL (Beş Yüz Doksan Beş Bin Üç Yüz On Altı Türk Lirası Kırk Bir Kuruş)
Maddi tazminat (destekten yoksun kalma tazminatı) bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilinin hüküm altına alınmasına, ...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.Yargıtay ------. Hukuk Dairesinin 27/05/2019 tarih ----- esas ------ karar sayılı ilamında: "...Davacı vekili; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan müvekkilinin desteği ve murisi olan eşi ----- sevk ve idaresindeki motosikletin, dava dışı ------sevk ve idaresindeki araçla çarpışması nedeniyle 02/07/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin desteğinin kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin zarar gören 3.kişi konumunda olduğunu beyanla, eşinin desteğinden mahrum kalan müvekkili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüne, 57.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair verilen karar davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilince tazminat için temerrüt faizi olarak ticari faiz(avans faizi) istenilmiş, mahkemece tazminatta davalı sigorta şirketi yönünden avans faizine hükmedilmiştir. Oysa, zarara neden olan araç motosiklet olup ticari araç değildir. Bu halde temerrüt faizi olarak davalı sigorta şirketi yönünden yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, davacılar ----- ve ------ maddi tazminat davasının, miktar yönünden, toplamda 1.773.633,12 TL olarak ıslah edilmiş olduğu tespit edilmiştir. Yapılan ıslaha bağlı olarak 18.02.2025 tarihli ara karar uyarınca 6545 sayılı yasanın 45.maddesi ile değişik 5235 sayılı yasanın 5.maddesi gereğince davanın, değere bağlı olarak Mahkeme heyetine tevdiine karar verilmiştir.
Yukarıda anılan içtihat uyarınca kazaya sebebiyet veren araç ticari araç olmayıp, hususi araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, davalılar ------yönünden olay tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek tahkikat tamamlanmış ve teselsül talebi de dikkate alınarak, davalılar----- ile ------ hakkındaki dava yönünden ıslahlı davanın kabulü ile, davacı -------- yönünden 1.178.316,71 TL'nin 30/08/2021 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ------- yönünden 595.316,41 TL'nin 30/08/2021 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacıların ayrıca manevi tazminat talebi de mevcuttur.Manevi tazminat konusunda belirtmek gerekir ki; Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın "Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği" başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmıştır. Türk Borçlar Kanunu m. 56 gereği de ; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidi----)Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir(------)
Manevi tazminata hükmedilirken uygulamaya 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler ışık tutmaktadır. Manevi tazminat uygulamadaki yerleşen ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları da gözetilerek, hakimin takdirinde bir husustur. Mahkemeler kanunen kendilerine tanınan takdir haklarını dikkatlı kullanmalıdırlar. Takdir yetkisi, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek, yani bilinçli olarak bıraktığı kural-içi (intra legem) boşlukların; hukuk kurallarını uygulamakla yükümlü olanlarca, olaylardaki özelliklerle toplumdaki ahlâkî düşünceler, hukukun birliği, takdir yetkisini tanıyan kuralın amacı, sosyal adalet gibi hususlar göz önünde tutularak ferdîleştirilip doldurulması yetkisidir. Hukukî niteliği bakımından, MK. m. 4'de tanınmış olan bu yetki, kural-içi boşluğu doldurup doldurmamak bakımından yargıca bir « s e r b e s t i » (ihtiyar) vermemiş; tersine, bir ödev yüklemiştir. Gerçekten, MK. m. 4'e göre, «hâkim ... hükmeder». Bu ibareden ödev niteliği kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şu halde, hakim, takdirle ilgili şartların gerçekleşmesi halinde, takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, hakkın dağıtımından kaçınmış olur(--------; Hukukun Uygulanmasında Yargıca Tanınmış Takdir Yetkisi).
Mahkememiz anılan hususların da farkında olarak, dosyaya dönüldüğünde, Manevi tazminatın amaçlarından biri caydırıcılık olmakla beraber diğeri manevi tatmin duygusudur. Manevi tazminat miktarı amacından çıkacak şekilde, tarafın maddi olarak çöküşüne neden olacak miktarda da olmamalıdır. Davacı tarafın sebepsiz olarak zenginleşmesine neden olmayacak, zarara uğrayanda manevi huzur doğuracak ve hükmedilecek tazminat miktarının cezalandırmaya veya malvarlığına ilişkin bir zararı gidermeye yönelik olmayacak şekilde olmasının Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul edilmiş olduğu, iş bu davada manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesinin davalının ekonomik olarak çöküşüne sebep olacağı, tüm hususlar, yukarıdaki açıklamalar, 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler göz önünde tutarak, kazada davalı sürücü ----- ile davalı araç maliki ----- %100 kusurlu olması, müteveffa ------- vefatı sebebiyle annesi, babası ve kardeşi olan davacılar ------- içinde bulundukları durum bir bütün olarak değerlendirilip, teselsül talebi de dikkate alınarak, hükümde gösterildiği şekilde, kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Öte yandan her ne kadar davalı ----- şirketine yöneltilen davadan feragat edilmiş ise de; davacıların, bu davalı yönünden herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığından ve sunulan ibraya bağlı olarak davalı sigorta şirketine herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri ödenmeyeceği kararlaştırıldığından, ayrıca davalı sigorta vekili tarafından sunulan 16.10.2023 tarihli beyan dilekçesi ile davacılardan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından, davalı ------ lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A) Destekten yoksun kalmaya ilişkin ve davacılardan -------adlarına bütün davalılara karşı açılan maddi tazminat davası yönünden:
Davalı -------yönünden:
Feragat nedeniyle davanın reddine,
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 205,13 TL harcın davacılar ------- müteselsilen alınarak ile Hazine adına irad kaydına,
Bu dava bakımından taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,Taraf vekillerinin beyanları ve sunulan ibraname doğrultusunda taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Davalı ------. yönünden, Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılar -------- müştereken ve müteselsilen alınarak ile Hazine adına irad kaydına,
Diğer davalılar ----hakkındaki dava yönünden ıslahlı davanın kabulü ile:
Davacı -------- yönünden 1.178.316,71 TL'nin 30/08/2021 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
Davacı ------ yönünden 595.316,41 TL'nin 30/08/2021 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
B) Bütün davacılar adına davalılardan ------ hakkında açılan manevi tazminat davası yönünden:
Davanın kısmen kabulü ile:
Davacı ------- için 200.000 TL manevi tazminatın 30/08/2021 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
Davacı------ için 200.000 TL manevi tazminatın 30/08/2021 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
Davacı ------- için 70.000 TL manevi tazminatın 30/08/2021 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
C) Harç ve yargılama giderleri yönünden:
1-Kabule konu toplam değer üzerinden karar tarihi itibariyle alınması gereken 153.262,58 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 2.732,40 TL harç ile ıslah sonrasında yatırılan toplam 28.581,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 121.948,58 TL karar ve ilam harcının davalılar ------- müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
2-Davacılar tarafından yapılan 2.732,40 TL nispi harç ile 28.581,60 TL ıslah harcının toplamı olan 31.314,00 TL harç gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.743,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 39.057,25 TL yargılama giderinin davalılar ------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
3-Maddi tazminat davası bakımından davacı ------kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 176.964,34 TL vekalet ücretinin davalılar ----- ile------müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ------- verilmesine,
4-Maddi tazminat davası bakımından davacı ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 93.297,46 TL vekalet ücretinin davalılar ---- ile ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacı -------- verilmesine,
5-Manevi tazminat davası bakımından davacı -------kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ---- ile -----müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ------ verilmesine,
6-Manevi tazminat davası bakımından davacı ------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ----müştereken ve müteselsilen alınarak davacı --- verilmesine,
7-Manevi tazminat davası bakımından davacı ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ------ verilmesine,
8-Manevi tazminat davası bakımından davalılar -------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 10/2 maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ----- tahsili ile davalılar ----- ile ----- verilmesine,
9-Manevi tazminat davası bakımından davalılar ------- ile ------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 10/2 maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ----- tahsili ile davalılar -------verilmesine,
10-Manevi tazminat davası bakımından davalılar------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 10/2 maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ----- tahsili ile davalılar -------verilmesine,
11-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,İlişkin olmak üzere davacılar vekili yönünden huzuren, bir kısım davalılar vekili yönünden e-Duruşma sistemi üzerinden olmak üzere yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.