T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/813
KARAR NO : 2025/670
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 27/10/2022
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.08.2022 tarihinde davacıya ait araç seyir halindeyken; ----- ili ----- ilçesi ----- limanı sahil yolunda saat 10.30-10:40 sularında ani su baskını meydana geldiğini, yağmur nedeniyle gerçekleşen su baskını nedeniyle davacıya ait araç su birikintisi içerisinde kalmış, elli metre kadar bir mesafede de suyun şiddeti ile sürüklendiğini, yaşanan bu felaket nedeniyle aracın motoru su aldığını, yaşanan su baskını nedeniyle müvekkilin aracında motor arızası dışında da birçok hasar meydana geldiğini, söz konusu sel ve su baskını neticesinde davacının aracında büyük çapta hasar yaşanmış olup ilgili hasar bedelinin taraflarına ödenmesi amacıyla davalı sigorta şirketine önce mail yoluyla daha sonra da yazılı şekilde başvurulduğunu ve ilgili başvuru------ barkod nolu gönderi evrakı ile 13.10.2022 tarihinde sigorta kuruluşuna ulaştığını, sigorta şirketi ilgili talepleri19.10.2022 tarihinde reddettiğini, davalı sigorta şirketi ------ poliçe nosu ve genişletilmiş kasko poliçesi zeyilnamesi ile davacının aracını muafiyetsiz şekilde sel/su baskını rizikosu teminat altına alındığını, tüm bu nedenlerle davacının aracında meydana gelen hasar oldukça büyük çaptayken davalı şirket küçük birtakım hasarlara ilişkin 9.437,95 TL ödeme yaptığını, aracın motor arızası ve diğer hasarları ödemeyeceğini, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL hasar bedelinin 13.10.2022 tarihini takip eden günü itibariyle avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davalıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava konusu hasarın meydana geldiğ----- plakalı araca ilişkin olarak, davacı şirket nezdinde 20.12.2021 - 20.12.2025 başlangıç ve bitiş tarihli ----no.lu Genişletilmiş ---- Kasko Poliçesi bulunduğunu, davacı sigorta şirketin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu taleplerin dayandığı mezkur poliçenin incelenmesinde de görüleceği üzere, söz konusu poliçe ------- daini mürtehinli poliçe olup, bu nedenle başvuru sahibinin dava açma ehliyetinin bulunabilmesi için, ya söz konusu bankanın açık muvafakatini alması ya da söz konusu bankaya olan borçlarının tamamını ödemiş olduğunu ispatlaması zorunluluk arz ettiğini, başvuru sahibinin bu hususa ilişkin herhangi bir beyanı bulunmamakta olup, bu yönüyle başvurunun aktif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay’ın konuya ilişkin yerleşik içtihadı da bu yönde olduğunu, davalı şirketin, davacı tarafın aracında meydana gelen hasara ilişkin ödeme yükümlülüğünü yukarıda belirtilen hususlara uygun bir şekilde yerine getirdiği sabit olduğundan, davacı tarafın işbu haksız davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, eksper raporunda da tespit edildiği üzere sigortalı araç sürücüsü tarafından, aracın su aldığına aldırış edilmeden araç çalıştırıldığını ve aracın motoruna su sirayet ettiğini, bu durum araç sürücüsünün ağır ihmalinden kaynaklandığını, açıklanan sebeplerle;
poliçede dain mürtehin kaydı bulunduğundan davanın husumet yokluğundan reddine, dava konusu motor hasarı poliçe teminatı dışında olduğundan ve sigortalı araç sürücüsünün ağır ihmali neticesinde zarar meydana geldiğinden, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, her halükarda fahiş olan talebin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, ------ Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları Davalı Sigorta Şirketinden istenen Hasar dosyası ve Kasko Poliçesi, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Hasar Tespit Raporu,-----Müzekkere cevabı, Banka Dekontları, Bilirkişi Kök ve Ek Raporları, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. maddeleri gereğince taraflarca düzenlenen Kasko Sigorta Poliçesi (İMMS) teminatı kapsamında sigortalı araçta oluşan zararın davalıdan tahsili edilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartları ile, taraf sıfatı, harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre kasko poliçesi yönünden sigortaya başvuru/ihbar yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca poliçede dain-i mürtehin hakkı sahbi ------. tarafından işbu davaya muvafakat verilmiştir. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde (1) Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan husus malın bizatihi kendisi değil, sigorta ettirenin o mal üzerindeki menfaatidir. Özel sigorta türlerini, zarar sigortası ve meblağ sigortası olmak üzere iki ana gruba ayırmak mümkündür. Birinci gruba giren zarar yani mal ve malvarlığı sigortalarında, riziko para ile ölçülmesi mümkün olan menfaatlere ilişkin olduğu halde, diğer grupta insan hayatı gibi konusu para ile değerlendirilemeyen menfaat ilişkileri sigorta teminatı altına alınmaktadır. Bunlardan ilk gruba kısaca “menfaat (zarar) sigortası”, diğerine ise, “meblağ sigortası” denilmektedir. Öte yandan, motorlu kara taşıt araçları kasko sigortası, diğer bir deyişle uygulamada kısaca “kasko sigortası” olarak adlandırılan bu sigorta türü, gerçek anlamda ayrı bir sigorta türü olmayıp, mal/zarar sigortaları türlerinden bir kısmının karma olarak motorlu kara taşıt araçlarında birlikte uygulanmasıdır. Kasko sigortası da niteliği itibariyle, bir sigorta sözleşmesidir. Yukarıda da belirtildiği üzere, kasko sigortası, mal sigortasının bir türü olmakla, bu genel düzenleme dışında Türk Ticaret Kanunu'nda ayrıca ve özel olarak düzenlenmemiştir. Kasko sigortası ile kısaca “trafik sigortası” olarak da anılan “motorlu araçlar zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası”nın birbirine karıştırılamaması gerekir. Kasko sigortası ile sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararlar sigortaca güvence altına alındığı halde ikincisinde, sigorta ettirene ait aracın karıştığı kazayla üçüncü kişilerin uğradığı zararlar sigorta tarafından karşılanmaktadır ------Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A. Sigortanın Kapsamı A.1. Sigortanın Konusu; Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. a) Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, d) Aracın yanması, e) Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi sonucu oluşan maddi zararların sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nin 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nin 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.(HGK 10.12.1997 gün ve -------sayılı ilâmları)
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; davacı şirketin malik/işleteni olduğu----- plaka sayılı ------marka ve model araç ---- ilçesi -------- Sahil yolunda su birikintisi içinde kalarak motorun hasar gördüğü anlaşılmıştır. Bu kapsamda öncelikle ----- plaka sayılı ticari nitelikteki motorlu kara taşıtının davalı sigorta şirketi nezdinde ------ numaralı 20/12/2021 - 20/12/2025 başlangıç ve bitiş tarihli olarak Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile davalının teminatı altında olduğu poliçede sel su baskının muafiyetsiz teminat altına alındığı ve bedel olarak rayiç değerin gösterildiği görülmüştür. Davacı şirketin hasarı süresinde usulüne uygun olarak ihbar ettiğinin buna ilişkin bilgi , belge ve sigorta şirketi kayıtlarından anlaşılmıştır. Öncelikle taraflar arasındaki poliçenin niteliğine ve olayın niteliğine göre davada ve kazada kusur tartışmasına yer olmadığı belirtilmelidir. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak taraf vekillerince gösterilen ve sunulan deliller toplanıp değerlendirilmek suretiyle işin esasının incelenmesine geçilmiş ve tahkikat işlemi olarak HMK'nin 266.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden dosya üzerinden hasar ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya Mahkememizce ------ Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ------ tarafından düzenlenen kök ve ek raporlar düzenlenmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 27/12/2024 tarihli 2.ek raporda özetle ve sonuçta, motorun revize işlemlerinin mümkün olabileceği, ancak daha uzun süreli (200.000 km gibi) motordan verim alınabilmesi için motorun değişiminin yapılması teknik açıdan daha uygun olacağı, bu kapsam dahilinde 17.08.2022 tarihli fatura içeriğinde yer alan ------ motor bedelinin 321.231,15 TL ve bu motor aksamının orijinal olduğu, araca motorun montaj işlemeleri için uygulanacak işçilik bedelinin 25.000,00 TL olabileceği, motor bedeli ile motorun değişimi için işçilik bedeli toplam tutarın 321.231,15 TL + 25.000,00 TL + KDV(%18) = 408.552,76 TL olarak hesap edilmiş olup, bu tutarın serbest piyasa koşullarında piyasa rayicine uygun emsal teşkil etmesi ile Kadr-i Maruf değer taşıdığı değerlendirilmiştir şeklinde kanaat bildirilmiştir. Mahkememizce kasko sigorta sözleşmesinin niteliği ve sözleşmeden tarafların amacı ve menfaatleri esasında uyuşmazlık ele alındığında öncelikle rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin davalının bir ispatının bulunmadığı, aracın araç sürücüsünün aracı çalıştırması nedeniyle motorunun su almış olmasının teminat dışında kalmasına neden olmayacağı, zira işin niteliği ve dosyadan anlaşıldığı üzere şiddetli sağanak ve sel nedeniyle içinde bulunulan durum karşısında aracın çalıştırılıp sudan çıkarılması amacıyla hareket ettirilmeye çalışılmasının o an için olağan bir insan davranışı olduğu kabul edilmelidir. Öte yandan temelde benimsenen bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere motorun revize,tamirat,tadilat işlemlerine tabi tutulmasının sorunu kalıcı ve kesin olarak çözmeyeceği, motorun değiştirilmesi suretiyle rizikoya bağlı hasarın ve zararın gerçekten giderilmiş olacağı tespit ve tayin edilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını / gerçek zararını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri geregince esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki ıslah yoluyla bedel arttırım işlemi, 6102 sayılı TTK'nin 1427/2,1446 maddeleri gereğince ihbardan itibaren kırk beş gün sonra oluşan temerrüt tarihi esasında (ilk talep olan 1.000,00 TL kısım için aslında talebin ihbara göre reddedildiği 19/10/2022 tarihinde temerrüt oluştuğu halde ihbardan itibaren sekiz gün sonrası talep edilmiş olduğundan işbu tarih esas alınmıştır.) ancak gerçekte taleple bağlılık ilkesi nazarında davanın HMK'nin 109.maddesi gereğince kısmi dava olarak açılmasına göre oluşan temerrüt tarihleri, TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tarafların tacir ve taraflar arasındaki kasko sigorta sözleşmesinin de ticari iş niteliğinde oluşuna göre avans faizi de uygulanabileceğinin gözetilmesi suretiyle sonuçta davanın kabulü ile; 1.000,00 TL kısmına 26/10/2022, 378.052,75 TL kısmına 15/05/2024 tarihinden (ıslah) itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte toplam 379.052,75 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 , TTK, 1401 vd.1409, vd. 1427/2, 1446, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları , HMK, 25, 26,27, 29, 30, 31, 33,109, 146, 187/1,2, 190, 198, 266 vd, 281, 282, 320, 322)
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddeleri gereğince davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; 1.000,00 TL kısmına 26/10/2022, 378.052,75 TL kısmına 15/05/2024 tarihinden (ıslah) itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte toplam 379.052,75 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 25.893,09 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 80,70 TL peşin harcın ve ıslah harcı olarak yatırılan 6.456,20 TL harcın mahsubuyla bakiye 19.356,19 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı 80,70 TL peşin harç, 6.456,20 TL ıslah harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 247,00 TL posta masrafı ve toplam 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.876,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 60.648,44 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.