T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/497 Esas
KARAR NO: 2025/643
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :19/07/2024
KARAR TARİHİ:18/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firma, borçlu davalı adına düzenlediği ve fatura tutarlarından bakiye ---- tahsili için başlatılan ----Esas sayılı dosyasına süre içerisinde borçlular tarafından icra takip dosyasına itiraz edilmesi ve takibin durdurulması talep edildiğinden icra takibi durdurulduğunu, borçlu olarak takipte yer alan -------- Md hükümlerince yasal evrak mevcut olmadığından itirazın iptaline ilişkin bu davada taraf göstermek için yasal imkan bulunmadığından bu borçlu için dava haklarımız saklı tutarak itirazın iptali davası dışında tutulduğunu, borçlu-------- faturaların düzenlenmiş ve e-fatura olarak kendisine gönderildiğini, yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyerek fatura alacağı sabit hale geldiğini, Ayrıca her ne kadar davalı borçlu tarafından takip dosyasına sunulan ------- tarihli itiraz dilekçesinde “müvekkilimizin de herhangi bir borcu bulunmamaktadır. ...” beyanı ile itiraz edilmiş ise de; davalı borçlu itirazdan sonra takip borcuna istinaden davacıya arka yüzünü ciroladığı 430.000 TL tutarlı bir senetle ödeme yaptığını ve işbu borca istinaden senet borçlusu adına davacı hesabına bu tutarın ödenmiş olması borcunu davalı- borçlunun zımnen ikrar ettiğini ve borçlu olduğunun açık kanıtı olduğunu, borçlu davalı itiraz dilekçesindeki kendi beyanıyla çelişkili hareket ettiği aşikar olup alacaklarının açık kanıtı olduğunu, tüm bu nedenlerle davalı borçlu faturaya itiraz etmemiş olması ve takip dosyasındaki itirazından sonra takip alacağına istinaden senet cirolayarak 430.000 TL ödemiş olması alacağı sabit hale getirmiş ve bakiye kalan 839.647,00 TL tutarındaki borcu nedeniyle itirazın iptali davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu beyan ederek; davanın kabul edilerek davalı-borçlunun----------- E.sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline ve takibin bakiye kalan 839.647,00 TL asıl alacak miktarı yönünden devamına karar verilmesini, takip konusu bakiye asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle takibin devamına karar verilmesini, likit alacağa haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine dava konusu 839.647,00 TL miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere lehimize icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ------ ticari ilişkilerini cari hesap üzerinden yürütüldüğünü. buna rağmen davacı taraf davalı aleyhine ------- esas Sayılı dosyası ile haksız icra takibi başlattığını. taraflarınca haksız takibe itiraz edilmiş ve takip durdurulduğunu, takibe konu edilen miktar haksız bir talep olduğunu, davacı ile yapılan cari hesap ödeme anlaşması uyarınca takip tarihinde muaccel olmuş böyle bir borcu bulunmadığını, ticari defterler ve cari hesap ekstreleri incelendiğinde davacının talebinin haksız olduğu ortaya çıkacağını, tüm bunlara rağmen davalı aleyhine icra takibi başlatılmış olup, bu takip haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek; davanın reddine ve lehimize %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:------- Esas sayılı icra takip dosyası, Taraf şirketlere ait ---- formları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava, ------ Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ------ Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.Somut olayda; mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile davalı tarafın davacı tarafa ---------yılından---- yılına devir eden borç bakiyesinin 332.064,70 TL olduğu, davalı tarafından ---- tarihinden --------- tarihine kadar davacı taraftan ----- tutarlı mal ve hizmet alışı yaptığı, bu süreçte davacı tarafa ---- tarihine kadar banka kananıyla ----ödeme yapıldığı, ----- düzenlenme tarihli ---- tutarlı senetin ciro edildiği ve buna göre ---- takip tarihi itibariyle davacı tarafa ----- borçlu olduğu, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ödeme dekontlarını incelmesinde, ilgili dekontların davalı tarafından davacı tarafa ---- tarihinde ciro edilen ---- düzenlenme tarihli ----- tutarlı senet borcuna ilişkin olarak yapılmış ödemeler olduğu, buna göre takip tarihi ile dava tarihi arasında geçen dönemde davalı tarafça yapılmış kısmi ödemeler bulunmadığı, ----- takip tarihi itibariyle davacının davalı taraftan 820.000,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olmakla işbu asıl alacak miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalının --------sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 820.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 820.000,00 TL nin % 20 si oranında olmak üzere 164.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 56.014,2 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 14.339,08 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 41.675,12 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 14.339,08 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 4.490,00 TL nin kabul red oranına göre 4.384,93 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 126.800,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 19.647,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----------- bütçesinden ödenen 3.800,00 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.686,00 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.800,00 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 114,00 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; --------------Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/07/2025