T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/601
KARAR NO : 2025/587
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/08/2024
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati haciz talepli olup gerekli- yeterli kısımları:
"...
KONU : Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla
müvekkilimin 131.101,34 .EUR iade alacağının faizi ile
birlikte davalıdan tahsili istemidir.
HARCA ESAS DEĞER :131101,34 x 37,9511= 4.975.440,06.TL
AÇIKLAMALAR :
1- Davalı şirket ile müvekkil şirket arasında “Makine Alım-Satım Sözleşmesi” imzalanarak,------ otomatik dondurma külahı üretim makinesi ve ekipmanlarının müvekkilime satışı ve teslimi hususunda anlaşma sağlanmıştır. (EK - 1, Sözleşme)
2- Ekli sözleşme konusu makine ve bileşenlerinin satış bedeli 138.000,00.EURO+KDV'dir. (Sözleşme md.4.1) Yine sözleşme md.4.2 kapsamında müvekkilimin teslim öncesi yapması gereken ödeme ürün bedelinin %95'i olan 138000x95/100=131.100,00.EURO'dur. Sözleşme gereği fiili ödeme tarihindeki ----- EURO efektif satış kuru esas alınmak üzere,(EK - 2, ----- Kur Bültenleri)
13.11.2023 tarihinde (----- EUR efektif satış kuru 30,6167) 2.746.318/30,6167=89.700,00.EUR
12.02.2024 tarihinde (----- tarafından kurların yayın saati 15:30 olduğundan, havale saati itibariyle geçerli bir önceki iş gününe ait efektif satış kuru 33,0723) 99.300/33,0723=3.002,51.EUR
23.02.2024 tarihinde (----- EUR efektif satış kuru 33,6729) 1.293.000/33,6729=38.398,83.EUR
Olmak üzere toplam 131.101,34.EUR davalı-satıcı şirkete ödenmiştir. (EK - 3, Banka Dekontları)
3- Sözleşme md.4.8 uyarınca teslim tarihi 28.02.2024'tür. Mücbir sebeplerin olması halinde dahi teslim tarihinin teslim süresinin 15 günden fazla uzamayacağı sözleşmede yazılıdır.
Teslim tarihinin geçmesi ve müvekkilimin şifahi teslim talebi üzerine, davalı-satıcı şirket ekli yazıyı (EK - 4) müvekkilime e-posta yoluyla göndermiştir. Ekli yazı ile temerrüdünü kabul eden davalı, nakliye yönteminde değişiklik yapıldığını, gecikmenin bundan kaynaklandığını, gecikmeye rağmen ürünün teslim edileceğini bildirmiştir.
Satıcı temerrüdünün devam etmesi üzerine -----.Noterliği 16.04.2024 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek, sözleşme konusu makine ve bileşenlerinin teslimi istenmiştir. (EK - 5) Tebliğ edilen ihtarnameye davalı-satıcı tarafından yanıt verilmemiştir.
Geçen süreye rağmen teslimin gerçekleşmemesi nedeniyle ---- Noterliği 29.05.2024 tarih ve ------ yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmeden dönme, ödenen bedelin iadesi ve oluşan zararın tazmini, davalı-satıcıya bildirilmiştir. (EK - 6) Tebliğ edilen ihtarnameye davalı-satıcı tarafından yanıt verilmemiştir.
4- Tarafımızca, iade alacağımız ve maddi/manevi zararımızın tazmini hususunda dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş, davalı şirketle yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamamıştır. (EK - 7)
5- YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK ÖZEL AMAÇLI TESPİT RAPORU: Müvekkilin talebi ile YMM ----- tarafından, 3568 sayılı yasaya uygun olarak ekli rapor düzenlenmiştir. (EK - 8) Ekli YMM raporu ile müvekkilin makine alım sözleşmesi kapsamında yaptığı ödemeler, ödeme belgeleri ile birlikte incelenmiştir. (rapor sf.4)
¸ Yine YMM raporu ile müvekkil şirket defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, yasal tasdiklerinin süresinde yapıldığı, tüm varlık, gelir ve giderlerinin gerçek olduğu, bunlara ilişkin kayıtların defter ve belgelerde doğru olarak mevcut bulunduğu, mali tablolara yansıtılan bütün işlemlerin ve hesapların gerçeği yansıttığı, tüm belge ve kanıtların fiili duruma uygun bulunduğu tespit ve tasdik edilmiştir. (Rapor sf.3) Müvekkilin alacağını gösterir muavin defter sayfaları YMM raporuna ek yapılmıştır. (Raporun 4 no'lu eki)
6- İHTİYATİ HACİZ TALEBİMİZ: Yukarıda özetlenen safahat ve ekli belgelerle açıkça görüleceği üzere; Müvekkilimin alacağı muacceldir. Zira; alım-satım sözleşmesi gereği teslim etmesi gereken davalı şirket, kesin vadeye uymaması nedeniyle mütemerrit olmuş ve ayrıca ihtar edilmiştir. Sözleşme temerrüt nedeniyle feshedilmiş olup sözleşme kapsamında davalıya ödenen makine bedelinin müvekkilime iadesi gerekmektedir. İade alacağın müvekkilime ödenmesi ihtarname ile bildirilmesine rağmen bugüne kadar iade ödemesi yapılmamıştır.
Müvekkil alacağı yaklaşık olarak ispat edilmiştir. Hukuki bir terim olması hasebiyle yaklaşık ispat terimi kullanılmış olmakla beraber, müvekkil alacağı banka ödeme dekontlarına dayalı olması sebebiyle net bir şekilde ispat edilmiştir. Sözleşme, banka dekontları, ticari defter kaydı ve YMM Raporu ışığında müvekkilimin alacaklı olduğu sabittir.
Müvekkil alacağı rehinle temin edilmemiştir. Alacağın herhangi bir teminatı mevcut değildir.
Davalı şirket, alım-satım sözleşmesine konu makinenin ithalat bedelini (müvekkilimden fazlasıyla tahsil etmesine rağmen) içine düştüğü ekonomik sıkıntı nedeniyle, üretici firmaya ödememiştir. Davalı şirketin malvarlığını elden çıkarmaya yönelik çaba içinde olduğu müvekkilimce öğrenilmiştir. Borcunu ödemeyen, ödeme yönünde gayret sarfetmeyen davalı şirketin, malvarlığını elden çıkarması halinde müvekkilimin alacağına kavuşamaması ve davanın akamete uğraması kuvvetle muhtemeldir. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir.
........................
SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda sunulan nedenlerle; Fazlaya ve sair haklara ilişkin dava ve talep haklarımız saklı olarak,
Sözleşme kapsamında davalıya ödenen ve müvekkilime iadesi gereken 131.101,34.EUR iade alacağın, fiilen ödendiği tarihlerden itibaren kamu bankalarınca Euro cinsi vadeli mevduatlara uygulanan en yüksek yıllık mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkilime verilmesine,
Davalının malvarlığını elden çıkarma ve davanın akamete uğraması ihtimaline binaen şartları mevcut talebimiz kabul edilerek, davalı-borçlunun menkul ve gayrımenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek kadarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına,
... "
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak sözleşme kapsamında davalıya ödenen ve iade edilmesi gerektiği ileri sürülen 131.101,34 EURO'nun fiilen ödendiği tarihlerden itibaren Kamu Bankalarınca EURO cinsi vadeli mevduatlara uygulanan en yüksek yıllık mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve belirtilen şekilde ihtiyati hacze karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak davasına ilişkin olup dava değeri 131.101,34 EURO olup, bunun dava tarihindeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı 4.975.440,06 TL'dir.
İbraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre ---- Arabuluculuk Bürosu, Büro dosya numarası --- ve arabuluculuk numarası ----- numaralı yapılan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından 02/08/2024 tarihli son tutanak düzenlendiği, arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmiş olduğu belirlenmiştir.
Dava dilekçesinde ileri sürülen ihtiyati haciz talebi yönünden tensiben yapılan değerlendirmeye bağlı olarak 16/09/2024 tarihli ara karar ile %5 teminat karşılığı ihtiyati haciz talebi kabul edilmiş ise de itiraz üzerine yapılan itiraz duruşmasına bağlı olarak yetki şartına bağlı yetki itirazı kabul edilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına ve ihtiyati haczin kaldırıldığının ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra dosyasına bildirilmesine karar verilmiş ve bu karara karşı İstinaf yoluna başvurulması üzerine ---- BAM ------. Hukuk Dairesinin 20/02/2025 tarihli ve kesin nitelikli -----Esas,----- Karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesinin sonucu itibariyle doğru olduğu belirtilerek İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalıya 19/09/2024 tarihinde yapılan tebliğe bağlı olarak davalı vekili tarafından süresinde ibraz edilen 19/09/2024 tarihli dilekçe ile ek süre talebinde bulunulmuş olup, 24/09/2024 tarihli ara kararla 1 ay ek süre verildiğinden ve süre sonu hafta sonuna tesadüf ettiği için 04/11/2024 tarihinde süresinde ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
"...
Konu : Cevaplarımızın sunulmasıdır.
Açıklamalar :
1- Yetki yönünden itiraz ediyoruz.
---- mahkemeleri yetkisizdir. Yetkili mahkeme ------ Mahkemeleridir.
Davacı tarafından da dosyaya ibraz edilen "Makina Alım Satım Sözleşmesi"nin 4.14. Maddesinde "iş bu sözleşmeden kaynaklanacak her türlü ihtilafın çözümünde ------- Mahkemeleri yetkilidir" yazmakta olup tacir olduğu muhakkak olana taraflar beyninde yetki şartı vardır.
HMK 17.Maddede
" Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır."
Bu durumda yetkili mahkeme ------- Mahkemeleridir.
2- Müvekkil şirket gıda makinaları ithalatı, ihracatı, imalatı ile iştigal eden ve bu alanda sektör tarafından bilinen ender firmalardan biridir. Yurt dışındaki bir kısım firmaların da Türkiye mümessilidir.
Bu minvalde ----- menşeili, dondurma külah makinesi ve bir kısım gıda makineleri üreticisi olan----- firmasının da Türkiye temsilcisidir.
3- Davalı da dondurma ve gıda işi ile iştigal etmektedir.
4- Taraflar bilâ tarihli sözleşme ile "Otomatik Dondurma Külahı Üretim Makinası Ve Bileşenlerinin"-----firmasından ------ ülkesinden ithali ile davacı tarafa teslimi hususunda anlaşmışlardır.
Teslim tarihi olarak 28.02.2024 tarihi belirlenmişi mücbir hallerde 15 gün ek süre verilmiştir.
5- Müvekkil, mümessil olarak üzerine düşen tüm edimi yerine getirmiştir. ------ firmasına ödemelerini yapmıştır.
Müvekkil davacı tarafından gelen ödemeleri ------ firmasına göndermiştir. Hatta davacı taraf sözleşmeye göre ödemes,i gereken 9.000,00 Eoru'yu da ödememiştir. Dava dilekçelerinde sanki tüm ödemeler yapılmış gibi bir izlenim oluşturulmuştur. Müvekkil ----- firmasına tüm ödemeleri göndermesine rağmen -----firması makine ve bileşenlerini göndermekten hep imtina etmiştir. Makineleri göndermeme/yüklememe gerekçesi olarak ta Ekim 2023'ten beri devam eden ----- Milislerinin gemilere saldırmalarına ilişkin korsan eylemlerini gerekçe göstermiştir.
O tarihlerde haber ajanslarında çıkan haberlere göre; " ------ yük taşıyan gemiler, ---- destekli ----- milislerinin ---- ve ------ Boğazı'ndan geçen ------ ile ilişkili gemilere saldırılar düzenlemesiyle başlayan kriz...." şeklinde haberler yapılmıştır. Bu kriz uzunca bir süre devam etmiştir.----- firmasından farklı bir güzergah üzerinden gönderilmesi istendiğinde de hep müvekkil oyalanmıştır.
6- Fakat sonradan öğrendiğimize göre davacı ile ------ firması müvekkilden habersiz birbirleri ile iletişime geçip makineleri doğrudan kendi aralarında ithal ettikleri, müvekkili saf dışı bıraktıklarını öğrenmiş bulunmaktayız.
Oysa müvekkil bu sözleşme için çok büyük emek, mesai ve masraf harcamıştır. Davacı ile ------ f,irması birlikte hareket ile müvekkilin bu hizmet nedeni ile hak kazandığı komisyon/aracılık/makine ithal hizmeti karşılığı kazanacağı parayı alamaması için işbirliği yaparak müvekkili saf dışı bırakmışlardır.
Davacı tarafından ödenen rakamların tamamını da ------ firmasına göndermiştir. Yani davacının müvekkil nezdinde hiçbir parası kalmamıştır. Müvekkil bu paraları ------ firmasına göndermiştir. ------ firması da müvekkilden habersiz, müvekkili ------ korsan saldırı var diye oyalarken, müvekkilin arkasından iş çevirip davacı ile iletişime geçip makineleri davacıya göndermiştir. Davacı ile ----- firması beraber hareket edip müvekkilden haksız kazanç sağlama amacındadırlar. Zira davacı taraf makinesine kavuşmuş ve bu makine için de müvekkile ödediğinin dışında bir ödeme yapmamıştır.
7- Açıklanan sebeplere mebni olarak davanın reddini talep ediyoruz.
...............
Netice-i Talep : Yukarıda açıklanan sebeplere binaen;
Davanın reddine,
..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan cevap dilekçesinde HMK. Madde 17 düzenlemesine bağlı olarak yetki itirazında bulunulmak suretiyle ------ Mahkemelerinin yetkili olduğu ileri sürülerek öncelikle yetki itirazında bulunulmak sureti ile esas hakkında ise davalının mümessil olarak üzerine düşen edimleri yerine getirdiği, ------ firmasına ödemeleri yaptığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Yetki sözleşmesine ve yetki itirazına ilişkin HMK. düzenlemeleri:
''
YETKİ SÖZLEŞMESİ
Madde 17- (1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.
YETKİ SÖZLEŞMESİNİN GEÇERLİLİK ŞARTLARI
Madde 18- (1) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz.
(2) Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.
YETKİ İTİRAZININ İLERİ SÜRÜLMESİ
Madde 19- (1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.''
şeklinde olup, yukarıya aynen aktarılmıştır.
Dosyaya örneği sunulan ve taraflar arasında ihtilafsız sözleşmenin 4.14 maddesinde her türlü itilafın çözümünde ------- Mahkemelerinin yetkili olacağının kararlaştırılmış olduğu belirlenmiştir.
HMK. Mad.17 kapsamında yapılan irdeleme sonunda yukarıya aynen alınan bu maddeye ilişkin yasal düzenleme, bu düzenlemenin kesin yetki olması, taraflar arasında ihtilafsız sözleşmede yer alan yetki şartına göre ------ Mahkemelerinin yetkili olması, cevap dilekçesi ile birlikte yetki itirazının süresinde ileri sürülmüş olması karşısında bu düzenlemeye bağlı yetki itirazının yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından; davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde davanın davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine göre açıldığı, Mahkememizin yetkili olduğu, yetki itirazının davayı uzatmaya matuf olduğu yönündeki itirazlar yukarıya aynen aktarılan yasal düzenleme ve sözleşmedeki yetki şartı düzenlemesi karşısında yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak taraflar arasındaki sözleşmede yer alan yetki şartına, HMK.m.17 düzenlemesine ve süresinde yapılan yetki itirazına bağlı olarak Mahkememizin yetkisine itirazın yerinde olduğu kanaatine varıldığından yetki itirazının kabulü ile ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı alanı ----- kapsaması dikkate alınarak Mahkememizin yetkisizliğine ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Yetki itirazının kabulü ile Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE ve davanın USULDEN REDDİNE,
Kararın kesinleşmesine bağlı olarak ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20/1 maddesinde belirtilen 2 haftalık süre içinde, taraflardan birinin talebi halinde dosyanın görevli ve yetkili ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,Süresinde başvuruda bulunulması halinde harç ve yargılama giderleri ile avansa ilişkin hususların 6100 sayılı HMK.'nın 331/2 maddesi gereğince görevli ve yetkili Mahkemece değerlendirilmesine,
Süresinde başvuruda bulunulmaması halinde HMK. Madde 20 düzenlemesine bağlı olarak davanın açılmamış sayılmasına yönelik gerekli usuli kararın resen verilmesi gereğinin gözetilmesine,
Yukarıdaki hüküm fıkralarında belirtilen ihtimallerde gözetilerek yargılama sonucunda ve resen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse resen yapılacak giderde mahsup edilmek ve HMK. Madde 333 düzenlemesi gözetilmek sureti ile avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
İlişkin olmak üzere davacı vekili yönünden huzuren ve davalı vekili yönünden e-Duruşma sistemi üzerinden olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.